Husiler, Taiz mahallelerini füzelerle hedef alırken saldırılar Lahic vilayetine doğru genişliyor

Yemen Dışişleri Bakanı Ahmed Avad bin Mübarek, Kuveytli mevkidaşı ile Cezayir'de bir araya geldi. (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı Ahmed Avad bin Mübarek, Kuveytli mevkidaşı ile Cezayir'de bir araya geldi. (SABA)
TT

Husiler, Taiz mahallelerini füzelerle hedef alırken saldırılar Lahic vilayetine doğru genişliyor

Yemen Dışişleri Bakanı Ahmed Avad bin Mübarek, Kuveytli mevkidaşı ile Cezayir'de bir araya geldi. (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı Ahmed Avad bin Mübarek, Kuveytli mevkidaşı ile Cezayir'de bir araya geldi. (SABA)

Yemen hükümet güçleri ile Husi milisleri arasındaki temas hatlarının çoğu göreceli bir sakinliğe tanık oluyor. Ancak Taiz şehrinin (güneybatı) mahallelerine yönelik Husi milislerinin saldırıları gerçekleşiyor. Darbeci grubun saldırıları aynı zamanda Lahic vilayetine de uzanıyor.
Yemen resmi kaynaklarına göre, Taiz'in batısındaki Eski Havaalanı yerleşim bölgesini hedef alan Husi saldırısı sonucu aynı aileden bir kişi öldü, birkaç aile üyesi yaralandı.
Yemen resmi haber ajansı SABA'nın yerel kaynaklara dayandırdığı haberde şu ifadeler yer aldı: “Husi milisleri Eski Havalimanı mahallesindeki evleri havan toplarıyla hedef aldı. Saldırıda, 32 yaşındaki Sehim Ahmed Yahya el-Amiri ölürken, oğlu 4 yaşındaki Sami bacak ve vücudunun farklı bölümlerine şarapnel parçası isabet etmesi sonucu yaralandı. Saldırı nedeniyle ayrıca, 2 yaşındaki Emir Şerif Ahmed Yahya el-Amiri'nin saldırı sonucunda bacağı kesildi. Anne ve ailenin geri kalanı da çeşitli şekillerde yaralandı. Yaralılar hastaneye sevk edildi.”
Yemen resmi kaynaklarına göre, son Husi saldırısı, Eski Havaalanı mahallesinde 3 çocuğun yaralanmasına neden olan başka bir bombalı saldırının ardından geldi.
Yemen resmi haber ajansı SABA’nın tıbbi kaynaklardan aktardığına göre Pazar günü öğleden sonra Eski Havaalanı mahallesini hedef alan top mermisi saldırısı sonucu yaralanan Muhammed Nasır Farii (10), Bedr Nasır el-Mecnehi (8) ve Haşim Nasır el-Mecnehi (9) tedavi için hastaneye nakledildiler.
Husilerin yerleşim bölgelerine yönelik saldırıları, Yemen ordusunun Lahic vilayetindeki darbe milislerinin saldırılarını püskürtüldüğü açıklamasıyla aynı zamana denk geldi. Yemen silahlı kuvvetleri medya merkezi, ordu güçlerinin Kereş cephesindeki askeri bölgelere yönelik bir saldırı girişimini püskürttüğünü bildirdi.
Husi milisler, BM'nin Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg'in 2 Ekim'de sona eren ateşkesi uzatma ve genişletme önerisini reddederken, Yemen hükümeti, milisleri barışı kabul etmeleri ve şiddeti bitirmeleri için ikna etme adına diplomatik hamlelerini hayata geçirmeyi sürdürüyor.
Resmi kaynaklar, Yemen Dışişleri Bakanı Ahmed Avad bin Mübarek’in Kuveytli mevkidaşı Şeyh Salim Abdullah el-Cabir es-Sabah ile görüştüğünü aktardı. İki bakan yaptıkları görüşmede Yemen'deki son gelişmeleri ve hükümetin BM girişimlerine ve Husi milislerinin uzatmayı reddettiği ateşkese yönelik çabalarını değerlendirdi. Bin Mübarek "Radhum limanına ve Hadramevt ve Şebve'deki Dabbe petrol limanına yapılan son terörist saldırılara" atıfta bulundu.
SABA haber ajansının aktardığına göre, Kuveyt Dışişleri Bakanı, Yemenli mevkidaşına Ulusal Savunma Konseyi'nin Husi darbe milislerini terör örgütü olarak sınıflandırma kararı hakkında bilgi verdi. Ajansın aktardığına göre, Kuveyt dışişleri bakanı, ülkesinin Yemen'in birliğini, istikrarını ve egemenliğini destekleme konusundaki pozisyonunu yineledi. Kuveytli bakan, ülkesinin Husi saldırılarını ve bunların haksız tırmanışını kınadığını ve Başkanlık Konseyi'ne mutlak ve kesin destek verdiğini dile getirdi.
Yemen hükümeti, Arap Denizi'ndeki petrol ihracat limanlarını hedef alan saldırılardan Husi milis liderlerini sorumlu tutma gereğini vurgulamıştı. Hükümet ayrıca, BM elçisine, milisleri terörist grup olarak sınıflandırma kararının, darbecilerin kontrolündeki bölgelerde insani faaliyetleri etkilemeyeceği konusunda güvence verdi.

4 yılda 21 bin çocuk istismarı vakası belgeledi.
Diğer yandan, Yemen insan hakları raporları, 4 yıl boyunca Yemen'de Husi milisleri tarafından yaklaşık 21 bin çocuk istismarı vakasını belgeledi. Yemen Hak ve Özgürlükler Ağı, Husi grubunun Yemen'deki çocuklara yönelik, “cinayet, yaralama, adam kaçırma, yerinden etme, eğitimden yoksun bırakma, keskin nişancılar ile hedef alma, askere alma, tedavi, yiyecek ve suya erişimi engelleme” şeklinde ihlallerde bulunduğunu kaydetti. İnsan hakları ağı, Husi milislerini 31'i bebek olmak üzere, bin 343 çocuğu öldürmekle suçladı. Yemen Hak ve Özgürlükler Ağı ayrıca çocuklarda, bin 620 yaralanma ve 321 kalıcı sakatlık vakasını belgeledi.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.