Rusya'nın Tahıl Koridoru Anlaşması’ndan çekilmesi BM’yi derinden endişelendiriyor

Batı, BM’nin Rusya'nın Tahıl Koridoru Anlaşması’ndan çekilmesini kınarken Ankara, Kiev ve Moskova ile görüşüyor

Ukrayna Altyapı Bakanı ve Türkiye Milli Savunma Bakanı, 22 Temmuz’da Türkiye ve BM'nin ortak arabuluculuğunda Karadeniz’de tahıl koridoru açılması için yapılan anlaşmanın imzalanmasından sonra (Reuters)
Ukrayna Altyapı Bakanı ve Türkiye Milli Savunma Bakanı, 22 Temmuz’da Türkiye ve BM'nin ortak arabuluculuğunda Karadeniz’de tahıl koridoru açılması için yapılan anlaşmanın imzalanmasından sonra (Reuters)
TT

Rusya'nın Tahıl Koridoru Anlaşması’ndan çekilmesi BM’yi derinden endişelendiriyor

Ukrayna Altyapı Bakanı ve Türkiye Milli Savunma Bakanı, 22 Temmuz’da Türkiye ve BM'nin ortak arabuluculuğunda Karadeniz’de tahıl koridoru açılması için yapılan anlaşmanın imzalanmasından sonra (Reuters)
Ukrayna Altyapı Bakanı ve Türkiye Milli Savunma Bakanı, 22 Temmuz’da Türkiye ve BM'nin ortak arabuluculuğunda Karadeniz’de tahıl koridoru açılması için yapılan anlaşmanın imzalanmasından sonra (Reuters)

Rusya'nın Tahıl Koridoru Anlaşması'nı askıya alarak Ukrayna'dan tahıl sevkiyatını durdurmasının ardından dün birçok ülke Moskova’yı boykot etti. Rusya, cumartesi günü Kırım'daki Sivastopol Körfezi'nde konuşlu Karadeniz Filosu’nun hedef alındığını söylediği saldırıya yanıt olarak, küresel gıda arzı için hayati önem taşıyan Ukrayna limanlarından tahıl ihracatı için imzalanan Tahıl Koridoru Anlaşması’ndan çekildi. Rusya saldırıyla ilgili olarak Ukrayna ve İngiltere'yi suçladı.
İngiltere Savunma Bakanlığı, ‘Rusya’nın dikkatleri başka yöne çekmeyi amaçlayan yanlış iddialarını’ kınarken, Ukraynalı bir yetkili olayın ‘Rusya güçlerinin patlayıcıları ihmalkâr bir şekilde kullanmasından’ kaynaklandığını belirtti.
Tahıl Koridoru Anlaşması, Rusya-Ukrayna savaşının başladığı Şubat ayından bu yana Ukrayna limanlarında sıkışıp kalan milyonlarca ton tahılın ihracatının önünü açtı. Ukrayna limanlarına uygulanan abluka, birçok ülkede gıda kıtlığı korkularını artıran gıda fiyatlarının yükselmesine neden oldu.

BM temasları ve Türkiye
Öte yandan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, deniz yoluyla tahıl ihracatının askıya alınması konusundaki ‘büyük endişesini’ dile getirdi. Guterres’in sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, “BM Genel Sekreteri, Tahıl Koridoru Anlaşması ile ilgili mevcut durumdan büyük bir endişe duyuyor” denildi. Fransız Haber Ajansı’nın (AFP) haberine göre Guterres’in sözcüsü, BM Genel Sekreteri’nin Arap Zirvesi’ne katılmak üzere Cezayir'e yapacağı yolculuğu bu mesele yüzünden bir gün ertelemeye karar verdiğini de sözlerine ekledi. Rusya ve Ukrayna tarafından Türkiye ve BM’nin arabuluculuğunda imzalanan anlaşma, çatışmanın neden olduğu küresel gıda krizini hafifletmenin anahtarı niteliğindeydi.
Moskova, Kiev'i insansız hava araçları (İHA) ile Karadeniz Filosu’na ‘büyük’ bir saldırı gerçekleştirmekle suçladıktan sonra Tahıl Koridoru Anlaşması’ndan çekildiğini açıkladı. Kiev ise Moskova’nın saldırı iddiasını ‘sahte gerekçe’ olarak niteledi. Guterres'in sözcüsü, “Genel Sekreter, Rusya'nın Tahıl Koridoru Anlaşması’ndan çekilme kararından vazgeçmesi amacıyla yoğun temaslar yürütmeye devam ediyor” dedi. Sözcü, bu çabaların aynı zamanda ‘Ukrayna'dan gıda ve gübre ihracatı yapılmasını kolaylaştırmayı ve Rusya’nın gıda ve gübre ihracatının önündeki engelleri kaldırmayı amaçlayan girişimi yenilemeyi ve tam olarak uygulamayı’ hedeflediğini de sözlerine ekledi.
Öte yandan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Tahıl Koridoru Anlaşması’nı canlandırmak amacıyla Rus ve Ukraynalı mevkidaşları ile görüştü. Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Bakan Akar, her iki taraftan da anlaşmanın uygulanmasını etkileyebilecek herhangi bir ‘provokasyondan’ kaçınmalarını istedi. Reuters’ın aktardığına göre açıklamada, İstanbul Boğazı yakınlarında bekleyen tahıl yüklü gemilerin denetimlerinin bugün ve yarın devam edeceği belirtildi.
Milli Savunma Bakanlığı, ‘İstanbul'daki Ortak Koordinasyon Merkezi'nde görev yapan Rus personelin halen merkezde bulunduğunu ve bu süre zarfında hiçbir geminin Ukrayna'dan ayrılmayacağını’ açıkladı. İstanbul'da imzalanan uluslararası anlaşmayı denetlemekle görevli Ortak Koordinasyon Merkezi, dün sabah saatlerinde, Ukrayna’nın tahıl ihracatına dair Karadeniz'de hiçbir adımın onaylanmadığını duyurdu. Rusya, Ukrayna, Türkiye ve BM’den temsilcilerin yer aldığı merkez, bu hafta İstanbul açıklarında denetlenmek üzere bekleyen 170'den fazla yük gemisinin olduğu, bazılarının on iki gündür beklediğini açıkladı. Milli Savunma Bakanlığı'na göre 1 Ağustos’ta yürürlüğe giren ve Ukrayna limanlarından yaklaşık 9,3 milyon ton tahıl ve diğer tarım ürünlerinin ihracatına izin veren anlaşmanın süresi 19 Kasım'da sona eriyor.
Diğer taraftan Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Komisyon Başkan Yardımcısı Josep Borrell, Guterres ile Ukrayna'dan tahıl ihracatının sürmesine yönelik koordinasyon çalışmalarını görüştüğünü açıkladı. Borrell, Rusya'nın anlaşmaya dönmesi gereğini vurguladı.
NATO ise dün, Moskova'yı BM arabuluculuğunda anlaşma süresini acil olarak uzatmaya çağırdı. NATO Sözcüsü Oana Lungescu, yaptığı açıklamada, “Başkan Putin, gıdayı silah olarak kullanmayı durdurmalı ve Ukrayna'daki yasa dışı savaşa bir son vermeli” dedi. Rusya'yı tahıl anlaşmasını askıya alma kararını gözden geçirmeye ve anlaşmayı derhal yenilemeye çağıran Lungescu,  Tüm NATO üyelerinin daha önce Türkiye'nin yardımıyla varılan anlaşmadan memnun olduklarını ifade etti.

İHA’lı saldırı
Rusya dün, Sivastopol'da konuşlu Karadeniz Filosu’nu hedef alan İHA’ların enkazını bulduğunu duyurdu. Söz konusu İHA’ların tahıl ihracatına yönelik güvenli bölgeyi kullandığını öne süren Rusya, İHA’ların sivil bir gemiden havalanmış olma olasılığını gündeme getirdi.
Rusya Savunma Bakanlığı, İHA’ların tahıl ihracatı için Karadeniz’de açılan koridorun geçtiği güvenli bölgede hareket ettiğini belirtti. AFP’nin aktardığına göre Bakanlık, İHA’ların enkazının bir kısmını denizden kaldırdığını da bildirdi.
Rus yetkililer, Cumartesi sabah saatlerinde İHA’larla gerçekleştirilen saldırının mayın tarama gemisinde küçük bir hasara neden olduğunu açıkladılar. Rusya Savunma Bakanlığı, kullanılan İHA’larda ‘Kanada yapımı navigasyon cihazları’ olduğunu belirtti. Bakanlık, İHA’lardan birinin ‘Kiev’deki ya da Batı'daki ustaları tarafından Ukrayna limanlarından tarım ürünleri ihraç etmek için kiralanan sivil gemilerden birinden’ havalandığını öne sürdü.

“Sahte gerekçe”
Ukrayna, Rusya'nın Tahıl Koridoru Anlaşması'ndan çekilme gerekçesine itiraz ederek bunun ‘sahte gerekçe’ olduğunu belirtti. Kiev, Moskova'ya ‘anlaşmadaki yükümlülüklerine yeniden uyması’ için baskı yapılması çağrısında bulundu. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ise “Rusya'nın kararı bugün alınmış bir karar değil. Rusya, Eylül ayında tarım ürünlerimizi taşıyan gemilerin çalışmalarını sekteye uğratmaya başladığında küresel gıda krizini daha da kötüleştirmeye başlamıştı” dedi.
Rusya'nın niyetinin ‘Afrika ve Asya'da geniş çapta açlık korkusunu yeniden körüklemek’ olduğunu söyleyen Zelenskiy, Moskova'nın şimdiye kadar en az 176 geminin yola çıkış iznini askıya aldığını aktardı. Zelenskiy, Rusya’nın kararına karşı BM, özellikle de G20 düzeyinde sert bir uluslararası tepkiye ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Biden: Rusya'nın anlaşmadan çekilme kararının çirkin
Öte yandan ABD Başkanı Joe Biden, cumartesi günü yaptığı açıklamada, Rusya'nın Ukrayna'dan tahıl ihracatına izin veren anlaşmadan çekilme kararının ‘çirkin’ olduğunu söyledi. Biden, gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya’nın bu kararı alması için hiçbir nedeni olmadığını da sözlerine ekledi.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ise Rusya’nın anlaşmadan çekilerek, düşük gelirli ülkeler ve küresel gıda fiyatları üzerinde doğrudan etkileri olan, insani krizleri ve gıda güvensizliğini körükleyen savaşta gıdayı yeniden silah olarak kullandığını belirtti.
Rusya’nın Tahıl Koridoru Anlaşması’ndan çekildiğinin duyurulmasından önce, Rusya Tarım Bakanı Dmitry Patrushev’in anlaşmayı bir televizyon programında bir kez daha eleştirerek, AB ülkelerini Ukrayna'nın fakir ülkelere gitmesi gereken tahıl ve tarım ürünlerini tekellerine almakla suçlaması dikkati çekti. İstanbul’daki Ortak Koordinasyon Merkezi, daha önce bu iddiaları yalanlamıştı. Rus Bakan, “Maalesef,  Tahıl Koridoru Anlaşması yardıma muhtaç ülkelerin sorunlarını çözemedi. Üstüne üstlük bu sorunları daha da ağırlaştırdı” ifadelerini kullandı.



Gazze'de termobarik mühimmat mı kullanıldı? İsrail ABD'den aldığı silahlarla 3 bin Filistiniliyi buharlaştırmış

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana en az 72 bin kişi katletti (Reuters)
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana en az 72 bin kişi katletti (Reuters)
TT

Gazze'de termobarik mühimmat mı kullanıldı? İsrail ABD'den aldığı silahlarla 3 bin Filistiniliyi buharlaştırmış

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana en az 72 bin kişi katletti (Reuters)
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana en az 72 bin kişi katletti (Reuters)

İsrail, ABD'nin sağladığı termal mühimmatla 3 bine yakın Filistinliyi küle çevirmiş.

Katar merkezli medya kuruluşu El Cezire'nin haberinde, İsrail ordusunun Gazze savaşında yüksek ısı üretebilen termal ve termobarik bomba kullandığı öne sürülüyor. 

Gazetenin "Hikâyenin Geri Kalanı" adlı araştırmasına göre, Gazze Sivil Savunma ekipleri savaşın başladığı Ekim 2023'ten bu yana 2 bin 842 Filistinliyi "buharlaşmış" diye belgeledi. 

Bu kişilerden geriye yalnızca duvarlara sıçramış kan izleri veya küçük doku parçaları kaldığı belirtiliyor.

Gazze Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Basal, kayıtların sahadaki adli incelemelere dayandığını, olay yerinde "eleme yöntemine" başvurduklarını belirtiyor: 

Hedef alınan bir eve giriyoruz ve içeride olduğu bilinen kişi sayısını çıkarılan cesetlerle karşılaştırıyoruz. Aile içeride beş kişi olduğunu söylüyorsa ve biz yalnızca üç sağlam ceset bulabiliyorsak, kapsamlı aramalar sonucunda sadece biyolojik izler kaldığını gördüğümüzde, diğer iki kişiyi 'buharlaşmış' olarak kaydediyoruz.

Haberde, bu durumun termal ve termobarik silahların sistematik kullanımından kaynaklandığı iddia ediliyor. "Vakum bombası" diye de bilinen bu silahlar 3 bin 500 santigrat dereceye varan ısı üretebiliyor. 

Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı Genel Direktörü Dr. Münir el-Burş, insan bedeninin yaklaşık yüzde 80'inin sudan oluştuğunu hatırlatarak şunları söylüyor: 

3 bin dereceyi aşan enerjiye, yoğun basınç ve oksidasyon eşlik ettiğinde vücut sıvıları anında kaynar. Dokular buharlaşır ve küle dönüşür. Bu kimyasal olarak kaçınılmazdır.

Rus silah uzmanı Vasily Fatigarov, bombanın yanma süresini uzatmak için karışıma alüminyum, magnezyum ve titanyum tozları eklendiğini, bunların ısıyı daha da artırdığını belirtiyor. 

ABD yapımı bazı bombalarda kullanılan tritonal maddesinin de çok yüksek ısı ürettiği vurgulanıyor.

Araştırmaya göre yaklaşık 900 kilogramlık MK-84 "Hammer" bombası, tritonal içeriyor ve 3 bin 500 santaigrat dereceye varan ısı üretebiliyor. 

Sığınak delici" BLU-109 bombalarınınsa içerdiği PBXN-109 patlayıcı karışımı sayesinde kapalı alanlarda büyük ateş topu oluşturarak içeridekileri yaktığı ifade ediliyor. 

İsrail ordusunun bu bombaları, Eylül 2024'te "güvenli bölge" ilan ettiği El-Mevasi'de kullanıldığı ve 22 kişinin kalıntı bırakmadan öldürüldüğü savunuluyor. 

AFX-757 patlayıcısının kullanıldığı GBU-39 hassas güdümlü bomba da Ağustos 2024'teki Tabiin Okulu saldırısında kullanılmış. Yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı okul binasına atılan bu bomba, basınç dalgası ve yüksek ısıyla öldürüyor. Rus uzman Fatigarov'a göre mühimmat, binayı nispeten sağlam bırakıp içindekileri yakarak yok etmek için tasarlanmış. 

Gazze'deki Sivil Savunma ekiplerinin, "buharlaşmış" cesetlerin olduğu alanlarda GBU-39'a ait kanat parçaları bulduğu aktarılıyor.

Georgetown Üniversitesi'nin Katar kampüsünden hukukçu Diana Buttu, bu tür silahların kullanımının yalnızca İsrail'i değil tedarikçileri de sorumlu kıldığını vurgulayarak şunları söylüyor: 

Bu sadece İsrail'in işlediği değil, küresel çapta yapılmış bir soykırımdır.

Buttu, "Bu silahların ABD ve Avrupa'dan sürekli olarak gönderildiğini görüyoruz. Bu silahların savaşçıyla çocuk arasında ayrım yapmadığını bilmelerine rağmen, göndermeye devam ediyorlar" diye ekleyerek, bunun savaş suçu sayılacağını belirtti. 

Birleşmiş Milletler'e bağlı İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu'nun geçen yıl eylülde yayımladığı raporda, İsrail'in Gazze Şeridi'nde Filistinlilere karşı soykırım yaptığı sonucuna varılmıştı. Tel Aviv yönetimiyse raporun bulgularını "yanlış ve çarpıtılmış" diye nitelemişti.

Independent Türkçe, El Cezire, The Cradle, New Arab


İsrail Cumhurbaşkanı: Avustralya'daki Yahudi karşıtlığı 'korkutucu ve endişe verici'

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Melbourne'deki Yahudi topluluğu için düzenlenen etkinlikte (AFP)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Melbourne'deki Yahudi topluluğu için düzenlenen etkinlikte (AFP)
TT

İsrail Cumhurbaşkanı: Avustralya'daki Yahudi karşıtlığı 'korkutucu ve endişe verici'

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Melbourne'deki Yahudi topluluğu için düzenlenen etkinlikte (AFP)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Melbourne'deki Yahudi topluluğu için düzenlenen etkinlikte (AFP)

Avustralya'yı ziyaret eden İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ülkedeki antisemitizmi “korkutucu” ve “endişe verici” olarak nitelendirirken, “barış isteyen sessiz çoğunluk Avustralyalılar”a da dikkat çekti.

Herzog, Sidney'deki Bondi Plajı'nda meydana gelen ölümcül silahlı saldırının kurbanlarına taziyelerini sunmak ve Yahudi topluluğunu teselli etmek için pazartesi günü Avustralya'ya dört günlük bir ziyaret başlattı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bugün Melbourne'a (güneydoğu) gitmeden önce Seven TV'ye verdiği demeçte, 14 Aralık'ta 15 kişinin öldüğü saldırının ardından antisemitik nefret “dalgasının” zirveye ulaştığını söyledi.

Bunun “korkutucu ve endişe verici” olduğunu vurgulayan Herzog, “barış isteyen, Yahudi topluluğuna saygı duyan ve elbette İsrail ile diyalog kurmak isteyen sessiz bir Avustralya çoğunluğu da var” diye belirtti.

Pazartesi günü, Herzog'un Sidney'e gelişini protesto eden Filistin yanlısı göstericiler ve polis arasında çatışmalar çıktı.

AFP muhabiri, polisin göstericileri dağıtmak için biber gazı kullandığını ve yürüyüş önceden belirlenmiş rotadan sapmaya çalıştığında Fransız basın muhabirleri de dahil olmak üzere, gazetecilere göz yaşartıcı gaz atıldığını bildirdi.

Görsel kaldırıldı.
Melbourne'deki Flinders Street İstasyonu önünde İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un ziyaretine karşı düzenlenen gösteri için toplanan protestocular (EPA)

AFP muhabiri, yürüyüşçüler ile polis arasında çıkan çatışmalarda en az 15 protestocunun gözaltına alındığını bildirdi.

Yürüyüş, Herzog'u Gazze Şeridi'nde “soykırım” yapmakla suçlayan ve Canberra'nın uluslararası yükümlülüklerine uygun olarak soruşturulmasını talep eden Palestine Action grubu tarafından düzenlendi.

Avustralya'daki Yahudileri temsil eden ana kuruluş olan Avustralya Yahudileri Yürütme Konseyi ziyareti memnuniyetle karşılarken, Avustralya Yahudi Konseyi ziyareti reddetti ve İsrail cumhurbaşkanını, Gazze Şeridi'nin “süregelen yıkımından” sorumlu tuttu.

Görsel kaldırıldı.
Pazartesi günü, Sydney'de Herzog'un gelişini protesto eden Filistin yanlısı göstericiler ile polis arasında çatışmalar çıktı (EPA)

Bu arada ABC, Melbourne Üniversitesi'ndeki bir binaya “Herzog'a ölüm” yazısının yazıldığını bildirdi.

2025 yılında, bağımsız bir BM soruşturma komisyonu, İsrail'in 7 Ekim 2023'te Hamas'ın Yahudi devletine saldırmasının ardından patlak veren savaşın başlangıcından bu yana Gazze'de “soykırım” işlediğine karar verdi.

Birleşmiş Milletler adına konuşmayan komisyona göre, Herzog ve diğer İsrailli liderler Filistin topraklarında “soykırımı kışkırttı”, ancak İsrail bunu ‘kesinlikle’ reddetti, “önyargılı ve yanlış bir rapor” olarak kınadı.


Rusya adına casusluk yapan Ukraynalıların sayısı neden artıyor?

Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)
Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)
TT

Rusya adına casusluk yapan Ukraynalıların sayısı neden artıyor?

Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)
Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)

Ukrayna’da bir papazın kızı Rus istihbaratına casusluk yapmaktan 15 yıl hapse mahkûm edildi

19 Temmuz 2024 günü öğleden kısa bir süre sonra, bir papazın kızı 19 yaşındaki Hristina Garkavenko, Ukrayna’nın doğusundaki Pokrovsk kentinde bulunan bir kiliseye geldi. Dindar olmasına rağmen bu kez kiliseye ibadet için gitmemişti.

Babasının burada görev yapması nedeniyle binayı iyi tanıyan genç kadın, ikinci kata çıkarak odalardan birine girdi. Perdelerle kapatılmış pencerede cep telefonunu canlı yayın kamerası olarak yerleştirdi ve cihazı, doğudaki cephe hatlarına gidip gelen Ukrayna askeri birlikleri ve araçlarının kullandığı yola doğru çevirdi. CNN’in aktardığına göre, görüntüler doğrudan Rus istihbaratına iletildi.

Ukraynalı savcılara göre Garkavenko’nun Rus istihbaratı adına yürüttüğü tek faaliyet bu değildi. Genç kadın yıl boyunca bir Rus ajanıyla temas halinde kalarak, stratejik öneme sahip Pokrovsk’taki Ukrayna askerleri ve askeri teçhizatın konumlarına ilişkin bilgiler aktardı.

Binlerce kişiden biri

Vatana ihanet suçundan 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Garkavenko’nun, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) ve diğer Rus istihbarat birimleri tarafından ülkesi aleyhine casusluk yapmak üzere devşirildiği düşünülen binlerce Ukraynalıdan biri olduğu ifade edilidyor.

Ukrayna Güvenlik Servisi’ne (SBU) göre Rusya’nın Şubat 2022’de başlattığı kapsamlı işgalden bu yana 3 bin 800’den fazla vatana ihanet soruşturması açıldı. Bu davalarda bin 200’den fazla kişi suçlu bulunarak hüküm giydi.

Hüküm giyenler ortalama 12 ila 13 yıl arasında ceza alırken, bazı sanıklar müebbet hapisle cezalandırılıyor.

CNN’in ulaştığı FSB ise konuyla ilgili yorum yapmayı reddetti.

Şarku'l Avsat'ın CNN’den aktardığına göre Ukraynalı avukat ve uluslararası insancıl hukuk uzmanı Andriy Yakovliv yaptığı açıklamada, Kiev yönetiminin “adil yargılama için gerekli koşulları sağladığını” ve ülke mahkemelerinin genel olarak usul kurallarına uyduğunu belirtti. Yakovliv, savcılığın yeterli delil olmadan dava açmadığını ve mahkûm etmek üzere herhangi bir bahaneye başvurmadığını belirtti.

En yaygın ihanet türü

SBU’ya göre savaş döneminde en yaygın vatana ihanet türü, bilgilerin Rus istihbaratına sızdırılması.

SBU’nun açıklamasına göre “Cephe hattına yakın bölgelerde en sık, Ukrayna ordusunun hareketleri ve konuşlandığı yerler hakkında bilgi toplayıp bunları sızdıran ajanları yakalanıyor. Ukrayna’nın batı ve orta kesimlerinde ise askeri tesisler ve kritik altyapı hakkında bilgi toplanıyor, bunları sızdırıyor ve enerji santralleri, polis binaları ile demiryolu hatları yakınında sabotaj girişimlerinde bulunuluyor.”

Ukraynalılar neden casusluğu kabul ediyor?

CNN’nin haberine göre Rusya’nın devşirdiği Ukraynalılar farklı kesimlerden geliyor. Ukraynalı istihbarat yetkililerine göre ideolojik nedenlerle hareket edenlerin sayısı azalıyor. Casusluğu kabul edenlerin çoğu için temel motivasyon para.

SBU, Rus istihbaratının öncelikli olarak işsizler ya da uyuşturucu, alkol veya kumar bağımlılarını veya paraya acil ihtiyacı olan kişileri hedef aldığını belirtiyor.

SBU’da görevli bir karşı istihbarat yetkilisi CNN’e yaptığı açıklamada, Telegram kanallarının devşirmede kullanılan en yaygın araçlarından biri olduğunu söyledi. Yetkiliye göre Ruslar, “hızlı ve kolay kazanç” vaat eden ilanlar yayımlıyor ve görevleri kademeli olarak veriyor.

Yetkili, ilk aşamada oldukça basit olan görevler verildiğini belirtiyor, “Örneğin kahve satın almak ve kafedeki fişi fotoğraflamak gibi. Bunun karşılığında para banka kartına yatırılıyor ve devşirme süreci adım adım ilerliyor. Daha sonra demiryolu hatları boyunca kamera yerleştirmek, askeri tesisleri görüntülemek gibi daha hassas görevler veriliyor” dedi.  

Yetkili ayrıca, kişinin bir aşamada iş birliğini reddetmesi durumunda Rus ajanların şantaja başvurduğunu ve önceki yazışmaları SBU’ya iletmekle tehdit ettiğini belirterek, “O noktadan sonra geri dönüş imkanı kalmıyor” değerlendirmesinde bulundu.