Kuveytli vaizin ‘kadınların sosyal medyada fotoğraf paylaşmasının caiz olmadığını’ söylemesi büyük tartışma yarattı

Kuveyt toplumu gündemdeki bazı sorunlar nedeniyle keskin bir bölünmeye tanık oluyor (WAM)
Kuveyt toplumu gündemdeki bazı sorunlar nedeniyle keskin bir bölünmeye tanık oluyor (WAM)
TT

Kuveytli vaizin ‘kadınların sosyal medyada fotoğraf paylaşmasının caiz olmadığını’ söylemesi büyük tartışma yarattı

Kuveyt toplumu gündemdeki bazı sorunlar nedeniyle keskin bir bölünmeye tanık oluyor (WAM)
Kuveyt toplumu gündemdeki bazı sorunlar nedeniyle keskin bir bölünmeye tanık oluyor (WAM)

Kuveytli ünlü vaiz Osman el-Hamis’in bir televizyon yayını sırasında kullandığı ‘kadınların sosyal medyada fotoğraf paylaşmasının caiz olmadığına’ dair ifadeleri, ülke içi ve dışında tartışmalara yol açtı.
Hamis, Kuveyt Enformasyon Bakanlığı’na bağlı Al-Majlis TV’de haftalık programında yaptığı konuşmada, “Kadınlar ister açık, ister tesettürlü olsun, fotoğraflarını sosyal medyada yayınlamamalı. Bir kadının Twitter ve Instagram’a fotoğrafını koyması caiz değildir” dedi.
Son zamanlarda, özellikle Kuveyt ve İslami çevrelerde sosyal paylaşım sitelerinde birçok videosunun yayılmasıyla ünlü olan Hamis, daha önce de fotoğraflarda görüntüyü değiştirmek için filtre kullanılmasının caiz olmadığına dair bir fetva yayınlamıştı.
Kadınların yurt dışında okumasını onaylamadığını daha önce ifade eden Hamis, “Öğrenim amacıyla oluşturulan WhatsApp gruplarında genç üniversite öğrencileri olan erkek ve kızların bir arada olması caiz değildir” dedi.
Kuveyt’te tanınmış olan vaizin bu fetvalarının ardından, çeşitli Körfez toplumlarında ülkelerinin çıkarları ve kalkınma hedefleriyle uyumlu olmayan bu tür konuları gündeme getirmenin nedeni sorgulandı.

Hamis’in tartışmalı fetvaları ve açıklamaları, Kuveyt toplumunda geniş tepki aldı (Vaiz Osman Hamis’in web sitesi)
Kuveyt tarihsel olarak hassas bir aşamadan geçiyor.
Veliaht Prensi Şeyh Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, kısa bir süre önce mecliste yaptığı konuşmada, “Dikkatli olmalıyız ve dersler almalıyız, çünkü tehlikeler bizi her taraftan kuşatıyor” ifadelerini kullandı.
Veliaht Prens ülkeyi etkileyen tehlikelerden haberdar olma çağrısında bulunurken, son zamanlarda ‘aşırı söylemler’ de belirgin bir şekilde görülmeye başlandı.
Hamis, Eylül ayında Ulusal Meclis seçimlerinden günler önce bazı meclis üyeleri ve İslami akımdan aktivistler tarafından başlatılan ‘Değerler Belgesi’ne şeriat ve yasaları ihlal etmediğini düşünerek destek verdi ve milletvekillerini buna imza atmaya çağırdı.
Söz konusu belge, otellerde kadın-erkek karışık yüzme havuzları ve kulüpleri reddetmek, üniversitede mütevazı kıyafet kurallarını etkinleştirmek için çalışmak, pagan uygulamalarını ve kumar faaliyetlerini durdurmak gibi taahhütler içeriyor.
Belgede, ayrıca, sosyal medyada genel ahlaka aykırı uygulamaların engellenmesi, karşı cinsi taklit etme yasasında değişiklik yapılması ve vücut dövmelerinin suç sayılması da yer aldı.
Eski Enformasyon Bakanı olan Kuveytli yazar Dr. Saad bin Tafle el-Acmi, belgeyi bir ‘DEAŞ belgesi’ olarak nitelendirdi.
Acmi Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Sözde değerler belgesi DEAŞ’ın mükemmel bir belgesidir. Hukukun üstünlüğüne, anayasaya, kamusal ve bireysel özgürlüklere bağlı herkesin bu belgeyi reddetmesi gerekir. Bu bir Kandahar Belgesidir” ifadelerini kullandı.
Belge, Kuveyt’teki entelektüel akımlar arasındaki derin bölünmeyi ortaya çıkardı.
Kuveyt bölgesi ve çevresi, toplum, ekonomi ve yatırım üzerinde olumlu etkileri olan sosyal ve ekonomik kalkınmada dikkate değer deneyimlere tanık oluyor.
Fetva Kurumu Daru’l İfta, Hamis’in fetvası hakkında gelen sorulara yanıt olarak, bir kadının kişisel fotoğraflarını sosyal medyada kullanabileceğini bildirdi.
Eski Enformasyon Bakanı Sami en-Nesf ise, “Kuveyt’te bölge ülkeleri ve dünyadaki genel eğilimin aksine güçlü bir tepki var. Bu, Kuveyt toplumunun zamana ve moderniteye ayak uydurmak, dünyayı kasıp kavuran mevcut ve yaklaşmakta olan bilgi devrimine hazırlanmak açısından yönelmek gereken şeyle tam bir çelişki içindedir” yorumunda bulundu.

Eski Enformasyon Bakanı Sami en-Nesf (KUNA)
Nesf’e göre, şileri daha da kötüleştiren şey, ‘2050’ye kadar net sıfır karbon emisyonu’ kararı doğrultusunda, dünyanın petrolün stratejik bir meta olarak rolü için geri sayıma başlaması oldu.
Çünkü bu tarihten önce, petrol fiyatlarının gerilemesine neden olacak şekilde, petrol talebinde yıllarca büyük düşüşler yaşanacak.
Bu nedenle, turizm, yatırım getirileri, finans ve ticaret gibi petrole alternatif gelirlere duyulan ihtiyaç artıyor.
Şarku’l Avsat, bu konuda endişelerle dolu bir soruyu gündeme getirdi.
Yani, meclisinde ziyaretçilerin ne giyip, ne yiyip, içeceğine dair olumsuz görüşler bulunan bir ülkeyi veya adaları kimler ziyaret eder?
Şarku’l Avsat’a görüş bildiren Kuveytli bir uzman, ülkede böyle bir tartışmaya ihtiyacı olmadığını vurgulayarak, “Bu konu, özellikle selefi Osman Hamis olarak bilinen vaiz için yeni bir fetva olmadığı için suni bir meseledir” dedi.
Uzman, “Hamis siyasetten uzaktı ve bu fetvayı yıllar önce yayınlamıştı ve söz konusu videoyu yayınlayan medya kuruluşunun arkasındakiler tarafından bilinmeyen bir amaç için yeniden yayınlandı. Bu ne ilginçtir ki, Hamis’in nihayet siyasete adım atmak istediği bir dönemde oldu” diye ekledi.
Kuveyt’te sert söylemin tırmanışı hakkında yorum yapan uzman, bugüne kadar sürekli ivme kazanan ‘Değerler Belgesi’nin Kuveyt toplumu ve halk temsilcilerinin koruyuculuğunu temsil eden tehlikeli bir belge olduğunu vurguladı.
Kuveytli avukat Arec Abdurrahman Hamada ise, Twitter üzerinden yaptığı yorumda, Suudi Arabistan ve Kuveyt’te yaşananları karşılaştırarak, hala bu tür tartışmalarla meşgul olan ülkesinin aksine Suudi Arabistan’da yaşananları övdü.
Kuveytli yazar Dala Al-Mufti, “İslami eğitim veren ve birkaç öğrencisine cinsel tacizde bulunanlar ne olacak? Bunun için de konuşmak gerekmez mi? Yoksa bu konu bir kadınla, saçıyla, sesiyle, kokusuyla ilgili olmadığı için mi önemsiz?” diyerek, Hamis’in fetvasına tepki gösterdi.
Eski Milletvekili Salih el-Mulla ise, Hamis’e yönelik yaygın eleştirilere karşı çıkarak, başka görüştekilere saygı duyma çağrısında bulundu.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.