Sahte ses kayıtlarını tespit eden yeni yöntemler geliştirildi

İki bilgisayar mühendisi, makina veya insan tarafından üretilen ses modellerini inceliyor

Sahte ses kayıtlarını tespit eden yeni yöntemler geliştirildi
TT

Sahte ses kayıtlarını tespit eden yeni yöntemler geliştirildi

Sahte ses kayıtlarını tespit eden yeni yöntemler geliştirildi

Şu senaryoyu hayal edin: Telefon çalıyor, çalışan cevap veriyor ve müdürünün endişeli bir şekilde yeni müteahhide işten ayrılmadan önce parayı transfer etmeyi unuttuğunu söylediğini duyuyor. Müdür transferi yapmasını istiyor ve gerekli bilgileri kendisine veriyor. Asıl kriz bundan sonra başlıyor.
Bunun üzerine çalışan sandalyesine oturup, derin bir nefes alıyor;  ardından müdürünün kapıdan içeri girdiğini görüyor. Telefonda duyduğu ses onun sesi değildi, hatta insan sesi bile değildi.  Deep Fake teknolojisi kullanılarak yapılmış profesyonel bir dolandırıcılık. Müdürün sesine benzemesi için makineler tarafından tasarlanmış bir ses modeli.

Ustaca sahtecilik
Bu, ses kayıtları kullanılarak yapılan ilk saldırı değil. Deepfake teknolojisi kullanılarak yapılan sesli sohbetler o kadar uzak olmayabilir.
İster ses ister video olsun, deepfake materyalleri, karmaşık makine öğrenimi tekniklerinin geliştirilmesi sayesinde doğdu. Ama aynı zamanda dijital medya hakkında yeni bir şüphecilik düzeyi getirdi. Profesyonel sahtekarlığı veya deepfake’i takip etmek için araştırmacılar, sahte teknolojiyle yapılan videolardaki ince hatalar ve tutarsızlıklar gibi görsel efektleri analiz etmeye başvurdu.
Profesyonel olarak yapılmış sahte ses kayıtları (deepfake ses klipleri) daha büyük bir tehdit oluşturuyor çünkü insanlar genellikle sözlü olarak (örneğin, telefon görüşmeleri, radyo ve ses kayıtları yoluyla) iletişim kuruyor. Bu nedenle, sadece sesli olan iletişim araçları, kötü niyetli kişilerin deepfake materyallerini kullanma ihtimallerini arttırır.
Bu materyali izlemek için, biz ve Florida Üniversitesi'ndeki araştırmacı arkadaşlarımız, insan seslerinin doğal vokal modelleri ile bilgisayarlar tarafından oluşturulan yapay modeller arasındaki akustik ve akışkanlık farklılıklarını ölçen bir teknik geliştirdik.

Doğal ve yapay ses
İnsanlar, ses telleri, dil ve dudakların da yer aldığı ses yolunda bulunan oluşumlar üzerindeki havayı iterek konuşuyor. İnsan, bu oluşumların düzenini ve ses yolunun akustik özelliklerini değiştirerek 200 farklı ses çıkarabilir. Ancak insan anatomisi, bu farklı seslerin vokal davranışını belirliyor. Sonuç olarak her bir ses için, nispeten küçük bir geçerli ses kümesi bulunuyor.
Buna karşılık, sahte ses materyali, mağdur konuşmacının ses kayıtlarını bilgisayarın dinlemesine izin verilerek profesyonelce tasarlanıyor. Kullanılan teknolojiye bağlı olarak, bir bilgisayarın, ses kaydının on veya yirmi saniyesini dinlemesi gerekebilir ve ses kaydı, kurbanın sesindeki benzersiz kalıplar hakkında temel bilgileri çıkarmak için kullanılıyor.
Saldırgan, deepfake teknolojisinde kullanmak için bir cümle seçip ardından seçilen cümleyi söylemesini istediği kurbanın sesine benzeyen bir ses modeli üretmek için bir metin okuma algoritması kullanıyor. Bu teknoloji ile sahte ses kayıt modeli yapma işlemi saniyeler içinde gerçekleşiyor. Bu da kişiye herhangi bir konuşmada sahte bir ses kullanma esnekliği veriyor.

Sahte kayıtların tespit edilmesi
İnsan konuşması ile deepfake ile oluşturulan konuşma arasında ayrım yapmanın ilk adımı, insan ses yolunun bir modelinin nasıl oluşturulacağını anlamak. Bilim adamlarının, ses yolunun anatomik ölçümlerine dayanarak bir kişinin- veya dinozor gibi eski bir geçmişte yaşayan herhangi bir canlının- nasıl ses çıkarabileceğini tahmin etmek için teknikleri var.
Ama biz tam tersini yaptık, bu tekniklerin birçoğunu tersine çevirdik ve bir konuşma kesitinden, konuşmacının ses yolunun kabaca bir tahminini çıkarabildik. Bu, konuşmacının anatomisini etkili bir şekilde kontrol etmemizi sağlıyor. Bu nedenle, profesyonel olarak üretilmiş sahte ses modellerinin, insanın yapısal kontrollerinin sınırlamaları karşısında başarısız olacağını varsaydık. Diğer bir deyişle, sahte ses modellerinin analizi, gerçek insanlarda bulunmayan ses yolu şekillerini simüle ediyor.
Şarku’l Avsat’ın Tribune Media’dan aktardığı araştırmaya göre test sonuçları sadece teorimizi doğrulamakla kalmıyor, aynı zamanda ilginç bir şeyi de ortaya koyuyor. Sahte ses kayıtlarından ses yolu tahminlerini çıkarırken, bunların genellikle yanlış olduğunu gördük. Örneğin, sahte ses kayıtlarının bir içecek kamışıyla aynı çap ve yapıdaki ses yolları tarafından üretildiğini, buna karşılık insan ses yollarının daha geniş ve şekil olarak daha çeşitli olduğunu bulduk.
Bu gerçek, profesyonel olarak üretilen sahte kayıtlarının, insanları ikna etseler bile hiçbir güvenilirliğinin olmadığını kanıtlıyor. Çünkü insan konuşmasından tamamen ayrı yapıdalar. Herhangi bir konuşmayı oluşturan yapıyı tahmin ederek, ses kaydının insan mı yoksa bilgisayar tarafından mı üretildiğini belirleyebiliriz.

* Florida Üniversitesi “Fast Company”de bilgisayar bilimleri alanında iki araştırmacı



Çin, Silikon Vadisi’yle arayı kapatıyor

Yarı iletken çipler üzerinden yürüyen yapay zeka yarışı, yeni dil modelleriyle kızışıyor (AP)
Yarı iletken çipler üzerinden yürüyen yapay zeka yarışı, yeni dil modelleriyle kızışıyor (AP)
TT

Çin, Silikon Vadisi’yle arayı kapatıyor

Yarı iletken çipler üzerinden yürüyen yapay zeka yarışı, yeni dil modelleriyle kızışıyor (AP)
Yarı iletken çipler üzerinden yürüyen yapay zeka yarışı, yeni dil modelleriyle kızışıyor (AP)

Çinli yapay zeka şirketleri düşük maliyetli ve yüksek performanslı modellerle OpenAI, Anthropic ve Google'ın teknolojik üstünlüğüne meydan okuyor.

New York Times'ın (NYT) analizine göre özellikle Çinli girişim Z.ai'nin geliştirdiği yeni GLM-5.2 modeli, ABD'li rakiplerine kıyasla çok daha düşük maliyetle benzer seviyede performans sunarak küresel yapay zeka yarışında dengeleri değiştiriyor.

Donald Trump yönetimi ulusal güvenlik ve siber güvenlik endişelerini gerekçe göstererek, ABD vatandaşı olmayanların Anthropic'in Fable 5 ve Mythos 5 yapay zeka modellerine erişimini yasaklamıştı.

Pentagon'la yaşadığı tartışmalarla gündem olan şirketten 12 Haziran'da yapılan açıklamada, sözkonusu modellere erişimin küresel olarak kaldırıldığı duyurulmuştu.

Analize göre bu hamle bazı şirketleri alternatif yapay zeka modelleri aramaya itti.

Geçen hafta tanıtılan GLM-5.2 özellikle yazılım geliştirme ve yapay zeka ajanları alanında öne çıkıyor. Bazı görevlerde Anthropic'in Claude Opus 4.8 modelinin yaklaşık sekizde biri maliyetle çalışabiliyor.

Teknoloji analiz şirketleri Graphistry ve Semgrep tarafından yapılan iki ayrı güvenlik değerlendirmesinde, GLM-5.2'nin siber güvenlik ve güvenlik açığı tespiti testlerinde önde gelen ABD modelleriyle aynı seviyede performans gösterdiği ortaya kondu.

ABD Ticaret Bakanlığı'nın geçen yıl kara listeye aldığı Z.ai'nin modelinin açık kaynak olarak yayımlanması da geliştiricilerin bunu ücretsiz biçimde kullanıp özelleştirebilmesini sağlıyor. Öte yandan aynı özellik, kullanıcıların güvenlik kontrollerini kaldırmasını da mümkün kılıyor. Bu da bilgisayar korsanlarının modeli siber saldırılarda kullanmasının önünü açıyor.

Anthropic ve ChatGPT'nin yaratıcısı OpenAI, Çinli şirketleri kendi modellerinden izinsiz veri toplamakla suçluyor. Anthropic'in ABD'li senatörler Tim Scott ve Elizabeth Warren'a 10 Haziran'da gönderdiği mektupta, şirketin Claude modelinin bazı özelliklerinin Çinli teknoloji devi Alibaba tarafından kopyalandığı öne sürülmüştü. Şirketten suçlamalara henüz yanıt gelmedi.

Yapay zeka şirketi Baseten'dan Charles O'Neill ise Çinli yapay zeka modellerinin başarısının sadece bununla açıklanamayacağına dikkat çekiyor:

Bu modellerin tüm kapasitesinin Anthropic'ten geldiğine yönelik anlatı tam olarak gerçeği yansıtmıyor.

Independent Türkçe, New York Times, Axios


Apple, bellek çiplerinin maliyetindeki artış nedeniyle MacBook ve iPad fiyatlarını yükseltti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Apple, bellek çiplerinin maliyetindeki artış nedeniyle MacBook ve iPad fiyatlarını yükseltti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Apple, iPad ve MacBook fiyatlarını yükseltti.

Şirket, yapay zekâ sektörünün veri merkezi yatırımları sebebiyle artan bellek ve depolama çipi maliyetlerini artık tüketicilere yansıtmama seçeneklerinin kalmadığını belirtti.

Fakat bu zam, Apple'ın en büyük gelir kaynağı olan iPhone'u etkilemiyor.

Öte yandan şirketin bütçe dostu Windows ve Chromebook modellerinden pazar payı kapmak amacıyla piyasaya sürdüğü en ucuz dizüstü bilgisayarı olan Neo'nun başlangıç fiyatı, lansmanından sadece birkaç ay sonra 599 dolardan 699 dolara çıkacak.

Apple'ın fiyatları yükseltmesi, sektörde gıpta edilen tedarik ilişkilerine sahip, dünyanın en değerli elektronik şirketlerinin bile bellek çiplerinin fiyatlarındaki artıştan etkilendiğini gösteriyor.

Micron gibi bellek üreticileri, son aylarda Nvidia gibi yapay zekâ çip üreticilerinin siparişlerine öncelik vererek, bu şirketlerin büyük kâr elde etmesine yardımcı oldu.

Apple yaptığı açıklamada, "Bir bileşen fiyatının bu kadar hızlı ve bu kadar fazla arttığını daha önce hiç görmedik. Şimdiye kadar müşterilerimizi bu artıştan koruduk fakat artık iPad ve Mac için bugün uyguladığımız zamlar da dâhil olmak üzere, birçok üründe fiyatları artırmaya başlamamız gereken bir noktaya geldik" dedi.

Apple'ın internet sitesinde yer alan güncel fiyatlara göre, 512 gigabayt depolama alanına sahip MacBook Air'in fiyatı 1,099 dolardan 1,299 dolara yükselirken, 1 terabayt depolama alanına sahip MacBook Pro'nun fiyatı ise 1,699 dolardan 1,999 dolara çıktı. 128 gigabaytlık iPad Air'in fiyatı ise 599 dolardan 749 dolara çıktı.

Independent Türkçe

 


Uzmanlar, tıbbi yapay zekanın beklenmedik risklerine karşı uyardı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Uzmanlar, tıbbi yapay zekanın beklenmedik risklerine karşı uyardı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Uzmanlar, tıpta kullanılan yapay zekanın insanların mahremiyetini beklenmedik şekillerde tehlikeye atabileceğini tespit etti.

Pek çok kişi, çeşitli kullanım alanları olan bu tür tıbbi yapay zeka sistemlerinin sağlık hizmetlerinde çarpıcı bir iyileşme yaratabileceğini iddia ediyor. Bu sistemler, özellikle tıbbi uzmanlık bilgisinin nadir olduğu bölgelerde fayda sağlayabiliyor ve böylece insanlar, örneğin tıbbi görüntüler üzerinden sorunları teşhis etmek için yapay zekaya başvurabiliyor.

Ancak yeni çalışma aynı teknolojinin, sistemin eğitilmesi için haberleri bile olmadan verileri kullanılan kişilerin mahremiyetini tehlikeye atabileceği uyarısında bulunuyor. Bu, devrim yarabilecek bu yeni teknolojide ortaya çıkabilecek çeşitli güvenlik açıklarından biri.

Yeni araştırma, kötü niyetli kullanıcıların tıbbi yapay zeka sistemlerine gizlilik saldırıları düzenleyebileceği ve hackerların bu sayede, örneğin bir kişinin belirli bir hastalık için tedavi görüp görmediğini öğrenebileceğine dair uyarıyor.

Diğer yapay zeka sistemlerine benzer şekilde tıbbi yapay zeka araçları da hasta görüntüleri gibi çeşitli verileri bilgisayara yükleyip hangi görüntülerin belirli bir sonuca işaret ettiğini bildirerek çalışıyor. Sistem daha sonra bu kalıpları aramayı öğrenerek bu sayede potansiyel semptomları tespit edebiliyor.

Verileri bu şekilde kullanılan kişilerin kimliklerinin gizli tutulması gerekiyor. Ancak yeni araştırma, belirli bir hastanın verilerinin o modeli eğitmek için kullanılıp kullanılmadığının saptanabileceğini öne sürüyor.

Bu bilgi daha sonra sözkonusu hasta hakkında hassas tıbbi bilgileri elde etmek için kullanılabilir. Örneğin yeni çalışmada araştırmacılar, birinin kanser olup olmadığını öğrenmek için kullanılabilecek bir tür saldırı yöntemini tanımlıyor.

Araştırmada, "üyelik çıkarım saldırısı" diye bilinen ve hackerların belirli bir hastanın verilerinin belirli bir modeli eğitmek için kullanılıp kullanılmadığını tespit etmelerine olanak tanıyan spesifik bir saldırı yöntemi incelendi. Bilim insanları bu tür bir saldırının bazı hastalarda "neredeyse kusursuz başarı oranları" elde edebildiğini ve bu riskin yeterince temsil edilmeyen gruplarda daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

Araştırmacılar, siber suçluların bu bilgiyi insanların mahremiyetini ihlal etmek ve ele geçirdikleri verilerden başka tür saldırılarda yararlanmak için kullanabileceği uyarısında bulunuyor.

Araştırmacılar, "Bu güvenlik açığı göz önüne alındığında, tıbbi yapay zeka modelleri ve bunların kullanıldığı bağlamlar, saldırganların eğitim veri kümesi üyeliğini başarıyla çıkararak elde edebilecekleri hassas bilgiler açısından değerlendirilmeli" diye uyarıyor. Bu çalışma da tıbbi yapay zeka sistemlerinin bu tür saldırılara karşı korunması gerektiğini gösteren önemli bir kanıt niteliğinde.

Çalışma, hakemli dergi Nature'da yayımlanan "Disparate privacy risks from medical AI" (Tıbbi yapay zekadan kaynaklanan farklı gizlilik riskleri) başlıklı yeni makalede anlatılıyor.

Independent Türkçe