4 soruda Donald Trump'ın 2024 adaylığına dair merak edilenler

Eski ABD liderinin yeni yardımcısı kim olacak? Hakkındaki soruşturmalar ve rakipleri...

Trump, adaylığını açıkladığı konuşmasında ABD lideri Joe Biden'a yüklendi (Reuters)
Trump, adaylığını açıkladığı konuşmasında ABD lideri Joe Biden'a yüklendi (Reuters)
TT

4 soruda Donald Trump'ın 2024 adaylığına dair merak edilenler

Trump, adaylığını açıkladığı konuşmasında ABD lideri Joe Biden'a yüklendi (Reuters)
Trump, adaylığını açıkladığı konuşmasında ABD lideri Joe Biden'a yüklendi (Reuters)

Eski ABD Başkanı Donald Trump, 2024'te düzenlenecek başkanlık seçimleri için adaylığını ilan etti.
Trump, dünkü konuşmasında Joe Biden yönetimindeki ülkeyle ilgili distopik bir manzara çizerek, "Ulusumuz çöküyor. Ulusumuz milyonlarca Amerikalıyı hayal kırıklığına uğratıyor. Biden'ın 4 yıl daha kazanmasını engelleyeceğim" dedi.
ABD siyasetinin en tartışmalı isimlerinden Trump'ın yeniden adaylığıla ilgili merak edilenleri 4 soruda derledik.

1 - Yardımcısı kim olacak?
Trump, 6 Ocak 2021'deki ABD Kongre baskınındaki rolü nedeniyle başlatılan soruşturmada verdiği ifadede, eski ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence'i kendisine ihanet etmekle suçlamıştı.
Eski ABD Başkanı'nı destekleyen radikal sağcılar, baskında bir darağacı maketi kurarak, Trump'ın hileli olduğunu öne sürdüğü seçim sonuçlarına itiraz etmeyen Pence'in asılması için tezahürat yapmıştı. Trump'ın da protestoculara hak verdiği savunulmuştu.
Dolayısıyla başkan olması durumunda Trump'ın yeniden Pence'le çalışması ihtimal dışı görünüyor.
Trump henüz yardımcı olarak kimi seçmeyi planladığını açıklamasa bile olası adaylar arasında yer alan isimlerden biri, New York'un 21. Bölgesi'nden Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Elise Stefanik. Stefanik, Trump'ın yeniden adaylığına desteğini açıkça belirtti.
Diğer adaylar arasında, Güney Carolina'nın eski valisi ve daha sonra Trump yönetiminde ABD'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi olarak görev yapan Nikki Haley yer alıyor. Geçen hafta Güney Dakota'nın valisi olarak seçilen Cumhuriyetçi Kristi Noem de adı anılan isimlerden.
Trump kabinesinden eski Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve ara seçimlerde Arizona valiliği için yarışı kaybeden eski haber sunucusu Kari Lake de seçilebilecek kişiler arasında gösteriliyor.

2 - Ailesinden destek bulabildi mi?
ABD'nin tanınmış tabloid gazetelerinden New York Post'un bu hafta yayımladığı haberde Trump'ın, adaylığını açıklayacağı konuşma sırasında sahnede kendisiyle birlikte olmaları için kızı Ivanka ve damadı Jared Kushner'a "yalvardığı" öne sürüldü. Kushner ve Ivanka'nınsa bunu reddettiği savunuldu.
Ivanka, babasının adaylığını açıklamasının ardından kampanyada yer almak istemediğini söyledi. Kushner'ın da şimdilik Trump'ın talebine sıcak bakmadığı düşünülüyor.
Eski ABD Başkanı'nın eşi Melania ise Trump adaylığını açıklarken yanındaydı. Beyaz Saray'da geçirdiği zamandan pek memnun olmadığını eski söyleşilerinde dile getiren Melania'nın 2024 seçim kampanyasında nasıl bir rol oynayacağı belli değil.
ABD'nin önde gelen gazetecilik kuruluşlarından Politico'ya konuşan ve Trump ailesine yakın olduğunu söyleyen bir kaynak, Melania için "Trump aday olursa, kesinlikle onun yanında olur" demişti.

3 - Ne tür yasal süreçlerle uğraşıyor?
Trump hakkında açılan birçok dava ve soruşturma var. Bunların seçim kampanyasını ne yönde etkileyeceğiyse henüz bilinmiyor.
Eski ABD Başkanı'nın 2020 seçimlerinin ardından Georgia Eyalet Sekreteri Brad Raffensperger'e "seçim sonuçlarının kendi lehine çevrilmesi için" baskı yaptığı öne sürülmüştü. Fulton Bölge Savcısı Fani Willis'in yürüttüğü soruşturma halen sürüyor.
Trump'ın aile gayrimenkul işletmesi "Trump Organizasyonu" da dolandırıcılık, hırsızlık ve vergi kaçakçılığı suçlamalarıyla karşı karşıya. Bu iddialarla ilgili dava New York'ta devam ediyor.
 Türkiye dahil 6 ülkenin Trump'ın başkent Washington'daki otelindeki toplantılara 700 bin dolar harcadığı da ortaya çıktı.
ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı Carolyn Maloney'in CNN'e verdiği belgelere göre, Trump'ın Beyaz Saray'da oturduğu ilk iki yıl boyunca (2017-2019) Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Çin, Katar, Malezya ve Suudi Arabistan'dan yetkililer otele büyük miktarda ödemeler yaptı.
Demokratlar, Trump'ın 2016'da devraldığı otelde yapılan bunun gibi harcamaların, ABD Başkanı'nın Kongre'den onay almaksızın yabancı devletlerden ödeme alamayacağına ilişkin anayasa maddesini ihlal ettiğini savunuyor. 
Trump'ın başkanlığından sonra gizli belgeleri Florida'daki Mar-a-Lago malikanesine taşıdığına dair suçlamalar da söz konusu.
FBI, 8 Ağustos'ta malikaneye düzenlediği baskında 100'e yakın gizli belge ele geçirildiğini açıklamıştı.
"Arama emri"nin detaylarında FBI ajanlarının, Casusluk Yasası kapsamında üç farklı federal yasanın olası ihlallerini araştırdıklarına yer verilmiş, baskında "çok gizli" damgalı 11 set belge alındığı da tutanaklara geçirilmişti.
Trump'ın, gazeteci Jean Carroll'a tecavüzle suçlandığı dava da sürüyor.
Carroll, Trump'un kendisine 1990'ların ortalarında New York'daki lüks bir mağazanın soyunma odasında saldırdığını ileri sürmüş, eski ABD lideriyse suçlamaları reddederek Carroll'ın yalan söylediğini savunmuştu.
Trump'ın mahkeme trafiğinde yargılandıklarının dışında bir de şikayetçi olduğu var. Trump, Twitter'a açtığı davada ABD Kongresi baskınında şiddet olaylarını körüklediği gerekçesiyle kapatılan hesabının yeniden açılmasını istemişti. Kaliforniya Bölge Yargıcı James Donato ise Twitter'ın kararının yasal olduğunu söyleyerek Trump'ın talebini reddetmişti.
Trump, pazartesi yaptığı başvuruda Twitter'ın tekrar hesabını açmasını talep etti.

4 - Kendi partisinden rakipleri kim?
Florida'nın Cumhuriyetçi Valisi Ron DeSantis, Trump'ın 2024 başkanlık seçimlerinde kendi partisinden en güçlü rakibi olarak görülüyor.
Ara seçimlerde yüzde 59 oyla yeniden Florida Valisi seçilen DeSantis, 2024'teki başkanlık yarışında aday olup olmayacağını henüz açıklamadı.
Öte yandan Trump başkanlık yarışında yeniden adaylığını duyurmadan bile DeSantis'i eleştirdi. Bu ay ABD'nin muhafazakar televizyon kanallarından Fox'a konuşan Trump, "DeSantis aday olursa hata yapar. Bu parti tabanının hoşuna gitmez" ifadelerini kullandı.
DeSantis ise salı günkü açıklamasında Trump'ın eleştirilerine ara seçimlerdeki başarısıyla yanıt vererek, "Herkese skora bakmasını öneririm" dedi.
Independent Türkçe, CNN International, New York Times, Washington Post, AA, Fox News, Politico, New York Post, CNBC, BBC, Reuters, Daily Beast



İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe


New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
TT

New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)

Rusya ve ABD arasında her iki ülkedeki nükleer silahları sınırlandırmak için imzalanan New START anlaşmasının bu hafta sona ermesinden bu yana, dünyanın önde gelen nükleer güçleri arasındaki gerilim tırmanıyor. Washington, gelecekteki herhangi bir anlaşmaya Pekin'i de dahil etmek isterken, Moskova ise Paris ve Londra'nın nükleer silahlanma konusunda yapılacak çok taraflı müzakerelere katılmasını talep ediyor. İki nükleer güç New START anlaşmasının kısıtlamalarından kurtulduğundan, uzmanlar her iki tarafın da taviz vermeden kazanç elde etmeye çalışacağı yeni bir silahlanma yarışından endişe duyuyor.

Çin'in belirsiz tutumu

Çin, nükleer silahların yayılmasını sınırlamak için yeni bir antlaşma müzakerelerine katılma fikrini reddetti. Batılı bir diplomat, Pekin'in iki büyük nükleer güce yetişmenin ne kadar zor olacağı konusunda ‘kasıtlı olarak belirsiz’ kalmayı tercih ettiğini söyledi. Çin'in toplamda yaklaşık 600 nükleer savaş başlığı var. Bu sayı, ABD ve Rusya'nın şu anda sahip olduğu toplam bin 700 savaş başlığından çok daha az ve iki büyük nükleer gücün cephaneliklerindeki toplam nükleer savaş başlığı sayısından da çok daha az. Ancak çoğu gözlemci, Çin'in nükleer savaş başlığı üretimini artırdığı konusunda hemfikir. ABD'nin tahminlerine göre bu sayı 2030 yılına kadar bine, 2035 yılına kadar ise bin 500'e ulaşabilir.

Eski ABD Stratejik Komutanlığı (STRATCOM) Komutanı emekli Amiral Charles A. Richard, ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde verdiği ifadesinde, Çin'in yeteneklerinin ‘istihbarat topluluğunun raporlarından’ daha yüksek tahmin edilmesini istedi. Emekli Amiral, bu rakamın gerçeklere daha yakın olması için ‘iki veya üç katına çıkarılması gerektiğini’ de sözlerine ekledi.

Öte yandan Singapur Ulusal Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Ja Ian Chong, Çin'in bu konudaki şeffaflık eksikliğinin birçok soruna yol açtığını savundu.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan Ja Ian Chong, “Bu şeffaflık eksikliği ve gizlilik, yanlış hesaplama riskini artırıyor” dedi.

Siyaset Bilimci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı analistler, Pekin'in gerçek kapasitesini gizlemeye çalıştığına inanıyor. Bu, nükleer silahlarını koruyabilir ve potansiyel düşmanlarının karşı önlemler geliştirmesini engellemede belirli bir avantaj sağlayabilir.”

Çin'in nükleer kapasitesini ulusal güvenlik için gerekli minimum düzeyde tuttuğunu ısrarla savunduğunu belirten Chong, “Ancak bu iddiayı bağımsız olarak doğrulamanın bir yolu yok” ifadelerini kullandı.

Sıcak hat... Ancak Çin'in durumu farklı

Rusya ile ABD arasında 1962 yılında neredeyse bir savaşın patlak vermesine yol açan Küba Füze Krizi'nden bir yıl sonra, iki ülkenin liderleri, olası benzer bir acil durumda hızlı bir şekilde iletişim kurabilmeleri için bir sıcak hat (kırmızı telefon) kurdular, ancak Çin'in durumu farklı.

ABD Senatosu komitesine “Rusya ve ABD'nin Soğuk Savaş sırasında öğrendiği şey, bu kadar büyük yıkıcı güce sahip sistemleri sorumlu bir şekilde yönetmekti” diyen emekli Amiral Richard, “Çin'in ise aynı dersleri alıp almadığını bilmiyoruz” diye ekledi.

Diğer taraftan Londra merkezli Chatham House'da araştırmacı olan Georgia Cole, “Çin'in nükleer silahları sınırlamayı amaçlayan görüşmelere katılmakta isteksiz olmasının nedenlerinden biri, diğer iki büyük gücün çok gerisinde kalmasıdır” yorumunda bulundu.

Trump'ın Pekin'in müzakere masasında olmasını istediğini söyleyen Georgia Cole, ancak ‘Çin, Washington ve Moskova ile eşit düzeye gelmedikçe resmi nükleer silah azaltma görüşmelerine katılmayacağını ısrarla vurguladığı için bunun şu anda olası olmadığını’ belirtti.

Rusya'nın manevrası

Rusya ise, ABD'nin Çin'in katılımında ısrarcı tutumuna karşılık olarak, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi olan Avrupa’daki iki nükleer güç olan İngiltere ve Fransa'dan da aynı şeyi talep etti. Rusya'nın Cenevre'deki BM Ofisi Daimi Temsilcisi Gennady Gatilov geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin katılım isteğinin ‘ABD'nin NATO'daki askeri müttefikleri’ olan İngiltere ve Fransa'nın katılımına bağlı olduğunu söyledi.

Bu arada Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün güvenlik uzmanı Elouaz Fayeh'e göre iki Avrupa ülkesinin toplam nükleer savaş başlığı sayısı 500'den az, ancak Rusya, hepsini Batılı güçler olarak görerek, bunların ABD ile aynı ‘kefeye’ konulmasını istiyor.

Fayeh, bunun iki ülkeyi ‘iki süper gücün pazarlık kozu’ haline getireceğini ve Fransa'nın bunu sık sık reddettiğini belirtti. Nükleer tehditler

Washington'da, New START anlaşmasının eski ABD baş müzakerecisi Rose Gottemoeller, ABD Senato Komitesi’ne verdiği ifadede Pekin'in gelecekteki nükleer müzakerelere katılmasının gerekliliğini vurguladı. Gottemoeller, Pekin'in nükleer tehditler konusunda ABD ile diyalog başlatmanın yollarını bulmaya büyük ilgi gösterdiğini” düşündüğünü söyledi.

Dolayısıyla Pekin silah kontrolü ile ilgili görüşmelere katılmayı reddetse bile, bu tehlikeler ele alınmalı. Silah cephanelerinin ABD’ninkinden çok daha küçük olduğunu belirten Gottemoeller, buna karşın füzelerin ateşlenmeden önceden bildirilmesinin ve acil hat düzenlemeleri gibi hususların, nükleer silahları müzakere masasına getirme ve modernizasyon programlarında yapılanlara dair bu düzeyde bir belirsizliğin sürdürülmemesi konusunda bir diyalog başlatmak için önemli araçlar olduğunu açıkladı.

Gottemoeller, bunun ‘niyetlerini öğrenmek için onlarla konuşmak’ şeklindeki başlıca ve en önemli hedef olması gerektiğinin de altını çizdi.