Rusya, Polonya’ya düşen füzeyi fırsata çevirmeye çalışıyor

Moskova, saldırılarının Polonya sınırlarından onlarca kilometre uzakta gerçekleştirildiğini iddia etti

Ukrayna sınırına yakın bir Polonya köyüne füzenin düşmesi sonucu oluşan tahribat (Reuters)
Ukrayna sınırına yakın bir Polonya köyüne füzenin düşmesi sonucu oluşan tahribat (Reuters)
TT

Rusya, Polonya’ya düşen füzeyi fırsata çevirmeye çalışıyor

Ukrayna sınırına yakın bir Polonya köyüne füzenin düşmesi sonucu oluşan tahribat (Reuters)
Ukrayna sınırına yakın bir Polonya köyüne füzenin düşmesi sonucu oluşan tahribat (Reuters)

Moskova yönetimi, bir füzenin Polonya topraklarına düşmesi sonrası Batı'nın tutumundaki gelişmeleri büyük bir rahatlamayla izledi. Rus devlet medyası, daha önce iki kişinin öldüğü olayla bağlantısını inkar eden Rusya'nın tutumunun doğruluğunu göstermek için Batılı yetkililerin açıklamalarına odaklandı.
Polonya'da olayın sorumlusu olarak Moskova'nın gösterilmesinden bir gün sonra Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda açıklamalarda bulundu. Duda “Varşova'nın, Polonya topraklarına düşen füzenin kasıtlı bir saldırı olduğuna dair elinde hiçbir veri olmadığını” vurgulayarak füzenin Ukrayna hava savunmasına ait olmasının muhtemel olduğunu söyledi. Duda “Yaşanan olay münferit bir olaydı. Yeni olayların yaşanabileceğine dair bir işaret yok” dedi.
Şarku’l Avsat’ın Novosti haber ajansından aktardığı habere göre Rusya merkezli ajans, resmi bir kaynağa dayanarak “Batı'nın Moskova'yı suçlamakta ne kadar aceleci davrandığını göstermek için Rus yetkililerin eline bir fırsat geçti” ifadelerini kullandı.
Bu bağlamda ABD Başkanı Joe Biden dün Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ne (NATO) ve G7’deki ortaklarına Polonya topraklarına düşen füzenin Ukrayna hava savunması tarafından ateşlendiği bilgisini verdi.
Rusya, Batı ittifakının Moskova'ya karşı hamlelerini tırmandırmak için bu olayı kullanacağını düşünürken G7 liderleri ve bir dizi NATO ülkesi, Polonya'ya füzenin düşmesi nedeniyle G20 Zirvesi’nin oturum aralarında acil bir toplantı yaptı.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in “Polonya'ya düşen füze ​​krizi” sonrasında Almanya Başbakanı Olaf Scholz ile görüşmediğini söyledi.
Novosti haber ajansının daha önce aktardığı bir habere göre Almanya Savunma Bakanlığı, Scholz'un ‘Polonya'daki olayla ilgili olarak Putin ile temas halinde olduğunu’ duyurmuştu.
Rusya Savunma Bakanlığı dün sabah yaptığı açıklamada, Polonyalı yetkililerin Przewodow bölgesine ‘Rus’ füzelerinin düştüğüne ilişkin açıklamalarının ‘kasıtlı bir provokasyon’ olduğunu vurguladı.
Bakanlık açıklamasında “Polonya ve bazı Batı başkentlerinden gelen açıklamalar, tansiyonu yükseltmeye yönelik kasıtlı bir provokasyondur (…) Rus kuvvetleri, Polonya sınırında yakın hedeflere yönelik bir saldırı düzenlememiştir” ifadelerini kullandı.
Bakanlık, medya tarafından Polonya'daki olay yerinden yayınlanan füze parçalarının Rus silahlarıyla hiçbir ilgisi olmadığını belirterek, Rus silahlı kuvvetlerinin Ukrayna topraklarına yönelttiği tüm saldırıların, Ukrayna-Polonya sınırına en az 35 kilometre uzaklıkta olduğunu vurguladı.
Sahadaki gelişmelerle ilgili yaptığı günlük açıklamasında Bakanlık, temas hatlarında son 24 saatte yaşanan şiddetli çatışmalarda Rus kuvvetlerinin önemli bir ilerleme kaydettiğini belirtti.
Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“15 Kasım'da Rus Silahlı Kuvvetleri, Ukrayna'nın askeri komuta ve kontrol sistemine ve ilgili enerji tesislerine büyük bir darbe indirdi. Tüm füzeler hedeflenen noktalarına isabet etti. Bu saldırılar, Ukrayna-Polonya sınırına en az 35 kilometre mesafede Ukrayna topraklarındaki Ukrayna hedeflerine karşı gerçekleştirilmiştir.”
Konaşenkov “Bulunan füze parçalarının fotoğrafları, askeri üretim birimindeki Rus uzmanlar tarafından incelendi ve Ukrayna Hava Kuvvetleri'nin S-300 hava savunma sisteminin parçaları olarak tanımlandı” dedi.
Rusya Savunma Bakanlığı “Ayrıca, 15 Kasım'da Ukrayna topraklarındaki hedeflere yüksek hassasiyetli silahlarla yapılan büyük saldırı sırasında, Kiev kentindeki hedeflere tek bir füze saldırısı yapılmadığını da vurgulamak istiyoruz” ifadelerini kullandı. Bakanlık “Ukrayna başkentinin yerleşim bölgelerinde Kiev rejiminin gösterdiği tüm tahribat, doğrudan Ukrayna askerlerinin kentte konuşlanmış yerli ve yabancı yapım hava savunma sistemlerinden ateşlediği uçaksavar füzelerinin düşmesi ve kendi kendini imha etmesinden kaynaklanmaktadır” bilgisini paylaştı.
Sahaya gelince, Rusya Savunma Bakanlığı, hava kuvvetlerinin Zaporijya bölgesinde Ukrayna'ya ait bir Mi-8 helikopterini düşürdüğünü bildirdi.
Savunma Bakanlığı’nın açıklamasına göre Rus güçleri Kupyansk’a doğru ilerlemeye devam ediyorlar. Rusya Hava Kuvvetleri, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin 14. ve 92. mekanize tugaylarından üç taktik grubunun Luhansk bölgesinin eteklerindeki Berestovoye ve Kolesnikovka’ya yönelik saldırı başlatma girişimlerini engelledi. 80'den fazla Ukrayna askeri, altı tank, sekiz zırhlı savaş aracı, iki zırhlı motorlu araç ve üç kundağı motorlu topçu sistemi etkisiz hale getirildi.
Savunma Bakanlığı Sözcüsü “Krasny Limanı yönünde topçu ateşi ve Rus birliklerinin yoğun faaliyeti, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin taktik gruplarının Luhansk’taki Kolomyichikha'ya doğru Rus mevzilerine saldırmak için yaptığı iki girişimi püskürtmeyi başardı. Kapsamlı ateş gücünün hamlesi sonucunda Ukraynalı askerler 100'den fazla yaralı ve ölü verirken, iki tank ve dört zırhlı savaş aracı imha edildi” ifadelerini kullandı.
Bakanlık, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin karşı saldırılarının engellenmesinin ardından Donetsk civarında hafif bir ilerleme kaydedildiğini belirterek “Rus Silahlı Kuvvetleri’nin topçu atışları ve taarruz gruplarının kararlı hareketleri sayesinde düşman birlikleri durdurulup dağıtıldı. 160'ın üzerinde Ukrayna askeri, üç tank, beş zırhlı savaş aracı, bir kamyonet ve mühimmat taşıyan iki motorlu araç etkisiz hale getirildi” bilgisini paylaştı.
Açıklamada Donetsk’in güney istikametinde Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin taktik tugayının taburunun Stepnoye'ye yönelik saldırısının Rus güçleri tarafından engellendiği ifade edildi. Böylece ‘düşmanın hezimete uğratılmasının ardından başlangıç ​​pozisyonlarına geri döndürüldüğü ve 65'in üzerinde Ukrayna askerinin ve paralı savaşçının, iki piyade savaş aracının, beş motorlu zırhlı aracın ve üç motorlu aracın etkisiz hale getirildiği’ belirtildi.
Açıklamaya göre, son 24 saat içinde Operasyonel-Taktik Birimi ve Kara Havacılığı, Füze Birlikleri ve Topçu Birliği, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ne ait yedi karargahın yanı sıra atış mevzilerindeki 94 topçu birliğini ve 185 bölgedeki insan gücünü ve askeri teçhizatları vurdu.
Öte yandan Rusya, Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa ülkelerine, önceden bir dizi Avrupa ülkesinin el koyduğu 280 bin ton Rus gübresini Afrika'ya taşıma sürecini başlatmaları çağrısında bulundu.
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Verşin, İzvestiya gazetesine verdiği röportajda, “Rus tarafı, başta Afrika kıtası olmak üzere ihtiyacı olan ülkelere bu gübreleri ücretsiz olarak verme kararı aldı” dedi.
Diplomat “Yani bu ticari bir süreç değildir. Bu davanın çözümünün aylarca geciktirilmesi bize göre anlaşılabilir bir durum değil. Bu geciktirmeyi kınıyoruz. Gıda güvenliğinden ve açlıkla mücadelenin gerekliliğinden bahsediliyorsa, bu gübrelerin hedeflenen yerlere gönderilmesi için derhal karar verilmelidir” şeklinde konuştu.
Diplomat ayrıca “Söz konusu 280 bin tonun yüzde 80'inin, hala sevkiyata başlanması için izin vermeyen Letonya'da bekletildiğini vurgulamak isterim. Bu nedenle özellikle bu gübreye ihtiyaç duyan Afrika ülkelerinin yararına ücretsiz bir ticaretten söz ediliyorken BM’deki ortakları ve onlar aracılığıyla Avrupalıları bu sevkiyatı gerçekleştirmeye çağırıyoruz” dedi.
Rus diplomat, bu konunun siyasallaştırılmamasının doğru olmadığını vurgulayarak, sorunun bir an önce çözülmesi gerektiğini kaydetti.



Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC


İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
TT

İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)

İsrail istihbaratı, Hamas'ın büyük bir saldırı düzenleyeceğine dair bilgileri Başbakan Binyamin Netanyahu'ya 2018'de doğrudan iletmiş.

İsrailli medya kuruluşları Ynet ve Yedioth Ahronoth'un aktardığına göre Hamas, 2018-2022'de İsrail'in güneyindeki askeri üsler ve sivil yerleşimlere karşı koordineli bir saldırı planlamış. 

İstihbarat yetkililerinin "Eriha Duvarı" adını verdiği kapsamlı harekat planının, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısını özetler nitelikte olduğu aktarılıyor. 

New York Times, "Eriha Duvarı" kod adlı 40 sayfalık belgenin, İsrailli yetkililerle paylaşıldığını 2023'teki haberinde bildirmişti. Askeri ve istihbarat yetkililerinin, 2022'de haberdar olduğu planı "hayal ürünü" diye niteleyip gerçekleşmesini çok zor bularak dikkate almadığı öne sürülmüştü. 

Ancak İsrail medyasındaki yeni haberlerde, Başbakan Netanyahu'nun 2018'de planla ilgili birden fazla kez doğrudan bilgilendirildiği ortaya kondu. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla konuşan yetkililer, "Hamas'ın askeri kanadı, topraklarımızın derinliklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı için güç mü topluyor?" alt başlıklı istihbarat raporunun, doğrudan Netanyahu'nun masasına bırakıldığını söylüyor. 

Diğer yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun 7 Ekim'deki başarısızlığına ilişkin devam eden soruşturmada, Hamas'ın saldırı planladığına dair önceden bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti. Ofisin, İsrail Kamu Denetçisi Matanyahu Englman'a gönderdiği açıklamada, "Eriha Duvarı" belgesinin Netanyahu'ya hiç sunulmadığı öne sürülmüştü. 

İsrail İstihbarat Kolordusu'na bağlı Birim 8200'den bazı analistlerin de Hamas'ın saldırı hazırlıklarına dair bilgileri 2018'de orduyla paylaştığı 2023'te ortaya çıkmıştı.  

Kaynaklar, bu planların iç güvenlik teşkilatı Şin Bet tarafından incelendikten sonra doğrudan Netanyahu'ya iletildiğini de savunuyor. 

2022 ve 2023'te "Eriha Duvarı" dosyasının yeni istihbarat bilgileriyle güncellendiği fakat bunların doğrudan Netanyahu'ya ulaşmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, Gazze Savaşı'nın fitilini ateşleyen 7 Ekim saldırılarına tüm uyarılara rağmen hazırlıksız yakalandığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Başbakan Netanyahu'ya sunulan istihbaratlarla ilgili bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söylüyor: 

Ordu komutanları parçaları birleştirmekte başarısız olsa bile başbakanın görevi, Hamas'ın hedefleri hakkında yanıt talep etmektir. Netanyahu ise hiçbir şey yapmadı.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Ynet 


Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede nihai bir anlaşmaya varılmadığını, ancak İran’la müzakerelerin sürdürülmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.

Trump, Beyaz Saray’da üç saati aşk süren görüşmeyi “son derece verimli” olarak nitelendirerek, ABD ile İsrail arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı.

Toplantıda, İran’la yeni bir nükleer anlaşmaya varma ihtimali ele alındı. Trump, müzakerelerin başarıya ulaşmasının tercih ettiği seçenek olduğunu ve bu tutumunu Netanyahu’ya ilettiğini söyledi. Anlaşma sağlanamaması halinde ise “işlerin nereye varacağını göreceğiz” dedi. Trump, İran’ın geçmişte bir anlaşmayı reddettiğini ve bunun “gece yarısı çekici” olarak nitelendirdiği bir darbeyle sonuçlandığını hatırlatarak, Tahran’ın bu kez “daha rasyonel ve sorumlu” davranmasını umduğunu ifade etti.

cd
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun resmi internet sitesinde yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir fotoğraf.

Trump ayrıca Gazze ve genel olarak bölgede “büyük ilerleme” kaydedildiğini savunarak, “Ortadoğu’da barışın fiilen hüküm sürdüğünü” dile getirdi.

Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner katıldı.

Netanyahu’nun Washington ziyareti, İsrail basını tarafından İran’a karşı stratejik koordinasyon açısından kritik olarak değerlendirildi. Görüşmelerde İran’ın nükleer programının geleceği ve diplomatik sürecin başarısızlığa uğraması halinde İsrail’in askeri hareket serbestisine ilişkin güvenceler öne çıktı.

Netanyahu’nun, müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmaması; İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin de kapsama alınması için Trump yönetimine baskı yaptığı aktarıldı. ABD’nin diplomatik sürece şans tanıma konusundaki ısrarına karşın Netanyahu’nun, olası bir anlaşma durumunda dahi İsrail’in İran’a karşı “hareket özgürlüğünü” koruması gerektiğini savunduğu belirtildi.

ghyju
Tahran’da devrimin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında sergilenen bir füzenin yanında konuşan iki din adamı (New York Times)

Görüşmede Gazze dosyası da ele alındı. Taraflar, İsrail’in resmen katıldığı “Barış Konseyi” çerçevesinde Gazze’nin yeniden imarına yönelik planın ikinci aşamasındaki ilerlemeyi değerlendirdi.

Beyaz Saray yetkilileri, görüşmenin Trump ile Netanyahu arasında yakın bir uyum sergilediğini ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi konusunda ortak vizyon bulunduğunu belirtti. Ancak analistler, iki liderin önceliklerinde farklılıklar olabileceğine dikkat çekti. Trump’ın siyasi kazanım olarak sunabileceği hızlı bir diplomatik anlaşmaya eğilimli olduğu; Netanyahu’nun ise İran’a kısmi tavizler içeren bir mutabakata karşı daha katı şartlar talep ettiği ve askeri seçeneğin masada kalmasında ısrar ettiği ifade edildi.

Netanyahu, görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrıldı. Sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Rubio ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile Blair House’ta bir araya gelen Netanyahu, ayrıca Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile de temaslarda bulundu. İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Leiter, görüşmelerde “önemli jeostratejik gelişmelerin” ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu temasların siyasi ve güvenlik koordinasyonu çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Trump, salı günü yaptığı açıklamada anlaşma sağlanmaması halinde İran’a karşı sert adımlar atılabileceğini söylemişti. Axios’a konuşan Trump, Tahran’ın “bir anlaşma yapmak için güçlü istek duyduğunu” savunarak, İran’ın nükleer silah ya da füze sahibi olmasına izin verilmeyeceğini ifade etti. İsrail’in müzakere sürecini sekteye uğratacak adımlar atmasını istemediğini de sözlerine ekledi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de anlaşma sağlanamaması halinde “başka bir seçeneğin” masada olduğunu belirterek, Trump’ın tüm seçenekleri açık tuttuğunu söyledi. Vance, Washington’un önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu, rejim değişikliğinin ise İran halkının vereceği bir karar olduğunu kaydetti.

New York Times, ABD’nin İran’la yürüttüğü dolaylı müzakerelerde ilerleme sağlanmasının zor olduğuna işaret ederken; İsrail’in taleplerinin Washington’da yankı bulduğunu, ancak Tahran’ın balistik füze programı ve bölgesel vekil unsurlar konusunu müzakere kapsamına almaya yanaşmadığını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı analize göre ABD yönetiminin İran’a baskıyı artırmak amacıyla İran petrolü taşıyan tankerlerin müsaderesini değerlendiriyor. Ancak böyle bir adımın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit edebileceği ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarıları yapılıyor.

Gazete, ABD Hazine Bakanlığı’nın bu yıl 20’den fazla İran petrol tankerine yaptırım uyguladığını ve Beyaz Saray’ın olası müsadereler için hukuki zemin hazırlığı yaptığını aktardı. ABD’li bir yetkili, Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini ancak görüşmelerin çökmesi halinde alternatif seçeneklerin hazır tutulduğunu söyledi.

ABD Ulaştırma Bakanlığı ise Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde ticari gemilere yönelik potansiyel tehditlere karşı uyarıda bulundu.