Umman Sultanlığı 52. Milli Günü’nü kutluyor

Umman Sultanlığı 52. Milli Günü’nü kutluyor
TT

Umman Sultanlığı 52. Milli Günü’nü kutluyor

Umman Sultanlığı 52. Milli Günü’nü kutluyor

Umman Sultanlığı, 18 Kasım’da her yıl olduğu gibi şanlı Milli Günü’nün 52. yıl dönümünü kutluyor. Umman’ın irade ve kararlılıkla donanmış şerefli evlatları, 11 Ocak 2020 tarihinde iktidara gelmesinden bu yana ülkeyi ileriye taşıma, itibarını yükseltme ve daha iyi yaşam şartları sağlama arayışı içerisinde olduğunu vurgulayan Umman’ın muzaffer yürüyüşünün lideri Sultan Heysem bin Tarık'a olan sıkı bağlılıklarıyla Umman rönesansının kazanımları ve başarılarını korumakta kararlılar.
Sultan Heysem bin Tarık bin Teymur Al Said’in aktif katılımın yanı sıra kalkınma, ilerleme ve gelişme çabalarının artmasına katkıda bulunan ne varsa sağlanması çağrısı, Umman rönesansının ve ‘büyük ulusal hedefe’ ulaşmadaki mutlu döneminin ilkelerinden biridir. Yapılan ve elde edilmeye çalışılan her şeyde en büyük hedef Umman’dır. Mevzuatta, yasalarda, mekanizmalarda ve çeşitli alanlarda çalışma programlarında modernleşme açısından sahada ortaya çıkan da budur.

Umman ve Ummanlılara daha iyi bir gelecek formüle etmek, bir mihenk taşı yapmak ve yeniliklere sağlam bir temel oluşturmak üzere devam eden çabalar çerçevesinde 2021 tarihli ve 6 sayılı Kraliyet Kararnamesi çerçevesinde Devlet Temel Yasası çıkarıldı. Devlet Temel Yasası, ‘devlet kurumlarını desteklemek, milleti, ülkenin toprağını, birliğini, sosyal dokusunu ve medeniyet unsurlarını korumak, hak, görev ve kamu özgürlüklerini geliştirmek’ başlıkları altında 98 madde içeriyor.
Yasa ile hukukun üstünlüğü ilkesine ve yargının bağımsızlığına vurgu yapılırken, siyaset ve ekonomi gibi birçok açıdan olumlu etkisi olacak iktidarın aktarımı için istikrarlı bir mekanizma kuruyor ve devlette yönetimin temeli olarak yargının bağımsızlığı, temel eğitim dönemi sonuna kadar zorunlu eğitim alınması, düşüncede bilimsel yöntemin kökleşmesi, yeteneklerin geliştirilmesi ve Umman 2040 Vizyonu’na uygun olarak yenilikçiliğin teşvik edilmesini öngörüyor.

Devlet Temel Yasası'nın 5’ten 11’e kadar olan maddeleri, Umman Sultanlığı'ndaki yönetim yetkisinin daha açık ve daha yumuşak bir şekilde devredilmesine yönelik mekanizmayı düzenliyor. Madde 5’e göre yönetim sistemi sultanlıktır ve Sultan Turki bin Said bin Sultan'ın soyundan gelen erkekler şu hükümlere göre yönetime gelebilirler; hükümdarlık sultandan en büyük oğluna, daha sonra bu oğlun en büyük oğluna geçer. Eğer en büyük oğul yönetimi devralmadan önce ölürse, yönetim ondan sonraki en büyük oğula geçer. Eğer hükümdarlık yetkisi olan, ancak yönetime geçmeden ölenin çocuğu yoksa vesayet onun en büyük kardeşine geçer. Eğer kardeşi de yoksa, en büyük kardeşinin en büyük oğluna geçer. Eğer kardeşlerinin en büyüğünün oğlu yoksa, kardeşlerin yaş sırasına göre diğer kardeşlerinin oğullarının en büyüğüne, hükümdarlık yetkisine sahip olanın erkek kardeşlerine veya yeğenlerine yahut bu maddenin ikinci bendinde belirtilen sıraya göre amcalara veya amca çocuklarına geçer. İktidarın, ancak aklı başında bir Müslümana ve Ummanlı Müslüman bir anne ve babanın meşru oğluna verilmesi şart koşulmuştur.
Devlet Temel Yasası 6'ncı maddesi, devletin vesayetinin yirmi bir yaşından küçüklere devredilmesi halinde vesayet meclisinin kurulmasını öngörüyor. Bu meclis sultanın yetkilerini kullanır ve sultan bu meclisi üstün bir irade ile tayin etmiştir. Eğer sultan vefatından önce bir vesayet meclisi atamamışsa Umman Kraliyet Aile Konseyi, sultanın bir kardeşi ve iki kuzeninden oluşan bir vesayet meclisi oluşturur. 
Madde 7, Devlet Temel Yasası’nın 5. maddesinin metnine uygun olarak bir kraliyet emriyle bir veliaht prensin atanmasına izin verir. Kraliyet kararnamesiyle yetkileri ve kendisine verilen görevler tanımlanır. Veliaht, yetkilerini veya kendisine verilen görevleri kullanmadan önce sultanın huzurunda yasanın 10. maddesinde belirtilen yemini eder.

Umman Sultanlığı, Umman gelenek ve göreneklerinden yola çıkarak sağlam temeller üzerine inşa edilen istişare etme ve demokratik çalışma konusunda kendi deneyimini edindi. Devlet Konseyi ve Şura Meclisi olmak üzere iki meclisli Umman Konseyi’ni oluşturmak için birkaç aşamadan geçti. Şura yaklaşımını ülke çıkarlarına uygun ve vatandaşların beklentilerine cevap verecek şekilde güçlendirmek amacıyla bir özellik haline gelene kadar her aşamasında farklı yasa ve yönetmeliklerin yapı taşlarının koyulduğuna tanık oldu. Bu konuda Sultan Heysem bin Tarık, Devlet Konseyi ve Şura Meclisi’nin çalışmalarını düzenleyen 78 maddelik Umman Konseyi Yasası hakkında 2021 tarihli ve 7 sayılı Kraliyet Kararnamesi’ni yayınladı.

Pandemi ile mücadele
Öte yandan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını, başta sosyal ve ekonomik açıdan olmak üzere dünyanın tüm ülkelerinde farklı sonuç ve yansımalara neden oldu. Umman Sultanlığı, Kovid-19’un yayılmasından kaynaklanan gelişmelerle başa çıkacak bir mekanizma oluşturmaktan sorumlu Yüksek Komisyon aracılığıyla bu iki alanı (sosyal ve ekonomi) dikkate alan ılımlı kararlar almaya çalıştı. İhtiyati tedbirler, bu güzel topraklarda yaşayanların güvenliğini büyük ölçüde sağlamıştır. Ulusal bir bilinçlendirme kampanyası çerçevesinde iş birliği yapılması, toplumun müdahalesi ve uluslararası onaylı antivirüs aşılarının sağlanması, Umman Sultanlığı düzeyinde pandemi ile mücadeleye olumlu yansıdı.
Bu kararlar ve tedbirler, Umman Sultanlığı'ndaki Kovid-19 salgını durumuna ilişkin göstergelerde iyileşmeye yol açmıştır. Toplumun yüzde 83’ünü kapsayan ulusal bir aşı kampanyasıyla ölüm ve vaka oranlarında önemli bir düşüş kaydedildi. İyileşme oranı ise yüzde 98,5 olarak kaydedildi.
Hükümet, Kovid-19 pandemisinden kaynaklanan ekonomik etkileri ele almak için bir komite aracılığıyla pandeminin yarattığı ekonomik etkiler için de önlemler aldı. Tüm kurum, kuruluş ve şirketlere kesilen para cezalarına muafiyet verilirken, küçük ve orta ölçekli işletmeler ile girişimcilik kartı sahiplerine özel muafiyetler sağlandı. Pandeminin kurum ve şirketler üzerindeki etkilerinin ve yansımalarının her düzeyde azaltılmasına yönelik kararlar alındı. Ayrıca bankalardan ve finans kurumlarından bireysel ve kurumsal borç alanlar için bir prosedür ve teşvik paketi uygulamaya koyuldu.

26 Ekim'i gençlik günü
Umman Sultanlığı'nın her yıl 26 Ekim'i gençlik günü olarak kutlaması, Sultan Heysem bin Tarık’ın liderliğindeki yönetim gençlere olan ilgisini, hevesini ve gençlerin kalkınmadaki rolüne olan inancını yansıtıyor.
Sultan Heysem bin Tarık bir kabine toplantısına başkanlık ettiği sırada, gençlerle çeşitli sektörlerdeki gelişim sürecinin ihtiyaçlarını karşılamak konusunda gösterilen tüm çabaları netleştirmenin, istek ve ihtiyaçlarını dinlemek için onlarla iletişim kanalları bulmanın öneminden bahsetti. Heysem bin Tarık valileri, ilgili makamların da katılımıyla, gençlerle periyodik olarak toplantılar düzenlemeye, onları ilgilendiren konuları tartışmaya ve bu sevgili ülkenin inşa ve kalkınma sürecine katkıda bulunma ve rol almalarına yardımcı olmak için onların görüşlerini dinlemeye çağırdı.

Kadınlara verilen önem
Umman kadını da Umman Sultanlığı'nın rönesansında önemli bir sacayağını temsil ediyor. Sultan Heysem bin Tarık, kadınların yasalarla güvence altına alınan haklarından yararlanma ve ‘ulusal sabitlerden’ biri olan ülkesinin ve toplumun hizmetinde çeşitli alanlarda erkeklerle yan yana çalışmaları konusundaki arzusunu teyit etti.
Umman Sultanı’nın eşi Sayyida Ahad Bint Abdullah bin Hamad Al Busaidi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle yaptığı konuşmada, Umman'da ve dünyanın diğer ülkelerinde kadınların ailelerini ve toplumlarını inşa etmek, geliştirmek ve desteklemek, insani ve küresel sorunlara etkili katkılarda bulunmak için gösterdikleri büyük çabalara değindi. Sayyida Ahad Bint Abdullah bin Hamad Al Busaidi, Umman Kadınlar Günü vesilesiyle yaptığı bir konuşmada ise ‘iyilik, hoşgörü, sevgi ve gönüllülük değerlerine sahip çıkan, konumu ve çeşitli alanlardaki sosyal, milli ve insani duruşuyla bu aziz ülkenin inşasına katkıda bulunan her kadına teşekkür ve takdirlerini’ iletti.

Yaşanan felaketlerde halkın yanında ve destek
Allah, bu güzel vatanı ve onun sadık evlatlarını, aralarındaki kardeşlik, sinerji ve uyum gibi çeşitli nimetlerle sevmiştir. Bu birlik ve beraberlik duygusu, geçen yıl Ekim ayında Umman’ı vuran Şahin Kasırgası felaketinde Ulusal Acil Durum Yönetimi Komitesi aracılığıyla Sultan Heysem bin Tarık’ın hükümetinin gösterdiği çabaları destekleyen ulusal birlik ile açıkça ortaya çıkmıştır. Umman Sultan’ı felaketin yaralarının sarılması için derhal harekete geçmiş ve kasırganın etkilerinden doğrudan etkilenen bölgelerdeki vatandaşların evlerinde ve mülklerinde oluşan zararın değerlendirilmesi ve bu zararın mümkün olan en kısa sürede giderilmesi amacıyla gerekli her türlü destek ve yardımın sağlanması için bir bakanlar komitesi oluşturulması talimatı vermiştir. 
Umman Sultanı, Şahin Kasırgası’nın vurduğu bölgelerde günlük hayatın normale dönmesinin ve felaketten etkilenenlere temel gereksinimlerinin sağlanmasını birinci öncelik ilan ederek mümkün olan en kısa sürede ihtiyaçların giderilmesini sağladı.
Umman Sultanı’nın bu hızlı müdahalesi, felaketten etkilenen bölgelerde en temel hizmetlerin yüzde 100 oranında normale döndürülmesi için Ulusal Acil Durum Yönetimi Komitesi ile iş birliği içindeki bakanlar komitesi tarafından yürütülen yorulmak bilmeyen ve sürekli çalışmalarla sahaya yansıtıldı. Hasar tespiti yapılarak hasar gören yolların ıslahı ve oturulamaz hale gelen konutların yerine 328 konutun yeniden inşası ve muhtemel doğal afetler karşısında acil durumlar için ulusal bir fon kurulması sağlandı.

Bilime, bilimsel araştırmalara destek ve yeni üniversiteler
Uluslar, rönesanslarını, bilim olmaksızın gerçekleştiremezler. Bu, Ummanlıların, 52 yıl önce gerçekleşen kutlu rönesanslarından beri inandığı bir ilkedir.  Umman rönesansının öncüsü Sultan Heysem bin Tarık, çeşitli düzeyleriyle eğitim alanına bir ilginin olduğunu belirterek, bilimsel araştırma ve yeniliği teşvik etmek için ‘ulusal öncelikler piramidinin başına yerleştirdi. Bu çerçevede yüksek öğrenim, bilimsel araştırma ve yenilikle ilgilenen bir bakanlığın kurulması, Umman Sultanlığı valiliklerinde şubeleri bulunan Teknoloji ve Uygulamalı Bilimler Üniversitesi'nin kurulması, Musandam ilinde bazı uzmanlıkları içeren bir üniversitenin kurulması bu sayede gerçekleştirildi. Bu, Sultan Heysem bin Tarık’ın söz konusu ilin gelişimi ve kapsamlı sürdürülebilir bir kalkınma sağlanması konusunda verdiği önem çerçevesinde gerçekleştirildi. Aynı şekilde el-Vusta ilindeki özel bir ekonomik bölge olan Duqm’da, Umman Sultanlığı'nda yürürlükte olan özel üniversiteleri ve yüksekokulları düzenleyen yasalara, yönetmeliklere ve kararlara tabi Duqm Yüksekokulu kuruldu. Bu adımlar, Umman 2040 Vizyonu ile uyumlu olan Ulusal Bilimsel Araştırma ve Geliştirme 2040 Stratejisi hedefleri doğrultusunda gerçekleşti.

Kraliyet Divanı, öncelikli olan ve yaklaşık 8,850 milyon Umman Riyaline (OMR) mal olması beklenen 6 eğitim kurumunun inşası için gerekli fon ayırarak, 2 bin 430’a yakın eğitim binaları, 11 özel ve devlet üniversitesi ayrıca sekiz yüksekokul yapılmasına olanak sağladı. Tüm bu çalışmalar, Sultan Heysem bin Tarık'ın ülke çapında eğitimin ihtiyaçlarını cömertçe karşılamaya ve Umman'ın bugününü ve geleceğini inşa etmenin temeli olan eğitim alanını destekleyici ve teşvik edici bir ortam sağlamaya ve güçlendirmeye yönelik çabaları çerçevesinde ortaya çıktı.

Çevreye verilen önem
Umman Sultanlığı, yeni rönesans döneminde, çevrenin yerel ve küresel düzeyde korunmasına büyük ve özel önem vermeye devam ediyor. Sultan Heysem bin Tarık, geçtiğimiz Zufar ilinde Khor Kharfout (Hur Harafut) bölgesini Alanı'nı bir kararname ile Arkeolojik Koruma alanı olarak ilan etti.

Umman Sultanlığı’nın çevre ile ilgili uluslararası birçok sözleşmeyi ve yerel düzeyde düzenleyici mevzuatı onaylayarak bu önemli alana ayırdığı bu bütçe, çevreye verilen önemi ortaya koymaktadır.

Pandeminin ekonomi üzerindeki etkisine karşı önlemler
Petrol fiyatlarındaki düşüş ve dalgalanma ile Kovid- 19 salgınına karşı alınan önlemler dünyanın çoğu ülkesinin ekonomisini etkiledi. Umman Sultanlığı da orta vadeli mali denge planı (2020-2023) aracılığıyla bunlarla yüzleşmek için önlem ve tedbirler aldı. Umman Sultanı, kamu borcunu azaltmak ve finansal sürdürülebilirliği sağlamak için programın ikinci yılındaki uygulamasını takip etmek amacıyla Ulusal Mali Denge Programı ana komitesinin toplantısına başkanlık etti. Çeşitli zorluklara tanık olan bu aşamada sosyal koruma sisteminin takibi ve geliştirilmesi bağlamında ilgili makamlar tarafından sunulan girişimler, vatandaşların iyi ve nezih bir yaşam standardını sürdürmelerini sağlamayı ve olumsuz etkilerini hafifletmeyi hedefliyor. Bu koşullar çerçevesinde Umman 2040 Vizyonu için geçen yıl ortaya konulan onuncu beş yıllık plan (2021-2025) titizlikle takip ediliyor. Söz konusu plan, 14 ulusal öncelik, 88 stratejik hedef ve performansı ölçmek için 68 göstergeden oluşan dört ana eksene dayanmaktadır.
Onuncu Beş Yıllık Plan, ‘ekonomik aktiviteyi canlandırmak ve makroekonomik ortamı geliştirmek’, kamu mali yönetiminin etkinliğini artırmak ve özellikle cari harcamalar olmak üzere kamu harcamalarını kontrol etmek ve rasyonelleştirmek için önlemler arasında bir denge sağlamak, sürdürülebilir büyüme oranlarına ulaşan disiplinli genişletici maliye politikalarının benimsenmesi ve özel yatırımları teşvik etmek için gerekli altyapının geliştirilmesi, plan yıllarında varil başına ortalama 48 ABD doları petrol fiyatları tahminleri üzerine inşa edilirken, büyük stratejik ve kamu-özel sektör ortaklığı projelerinin uygulanmasının hızlandırılması ve daha fazla doğrudan yabancı yatırımın çekilmesi dahil olmak üzere bir dizi hedefe ulaşma amacını sürdürmektedir. Bunun yanı sıra Umman 2040 Vizyonu’nun hedeflerine ulaşmada valiliklerin katılımının güçlendirilmesi de planın hedefleri arasındadır.
Sultanlık direktiflerinin uygulanmasıyla gelen Valilikler Kalkınma Programı projesi, planın hedeflerine ve Umman 2040 Vizyonu’nun hedeflerine ulaşılmasına da katkıda bulunacak 28 stratejik program aracılığıyla valiliklerin ekonomik yönünü geliştirmek için onuncu beş yıllık plan döneminde (2021-2025) her valiliğe yılda iki milyon OMR olmak üzere 10 milyon ödenek tahsis edilmektedir.

Ekonomik destek önlemleri ve kredi notunda iyileşme
Bakanlar Kurulu’nun aldığı kararlarda ekonomik canlandırma planı beş ana eksene dayanıyor. Bunlar, vergi ve harçlarla ilgili teşvikler, iş ve yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik teşvikler, küçük ve orta ölçekli işletmeleri desteklemeye yönelik teşvikler, işgücü piyasası ve istihdama yönelik teşvikler ve bankacılık teşvikleridir. Ekonomik toparlanma çabalarını desteklemeyi, ekonomik faaliyetlerin performansını artırmayı ve yabancı yatırımları çekmeyi amaçlayan bir dizi teşvik önlemi ve girişimi sağlayarak, Kovid-19 ve dünyada yaşanan ekonomik krizin ülke ekonomisi üzerindeki etkilerinin azaltılmasına yönelik çabaları desteklemeyi amaçlamaktadır.

Umman Sultanlığı tarafından alınan önlemler,  birçok uluslararası derecelendirme kuruluşunun kredi notunu değiştirmesini sağladı. Alınan önlemler sayesinde 2020 yılında yüzde 80 olan kamu borcunun GSYİH'ya oranının, 2024 yılında yüzde 60'a düşmesi bekleniyor.

Dış politika: Ülkelerin iç işlerine karışmama
Yeni rönesans döneminde bölgesel ve uluslararası düzeydeki siyasi değişimler, Umman Sultanlığı'nın dış politikasının, ülkelerin iç işlerine karışmama arayışı ve ülkenin korunmasına etkin ve gerçek katkı, uluslararası barış ve güvenlik ve diyalog ve anlayış yoluyla kamu çıkarının üstün gelmesi çağrısı yoluyla istikrarlı olduğunu kanıtladı. New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 76’ıncı toplantısında Umman Sultanlığı’nın Heysem bin Tarık’ın bilge liderliği ile iyi komşuluk politikası, başkalarının iç işlerine karışmama ve uluslararası kanun ve normlara saygı, ülkeler arasındaki iş birliğini desteklemek ve aralarında diyalog fırsatlarını geliştirmekle temsil edilen dış politikasının temel ilke ve ilkelerine bağlı kalmaya devam ettiği vurgulandı. Anlaşmazlıkları uzlaşma ve hoşgörü ruhuyla çözmenin, çatışma yoluyla elde edilebilecekten daha iyi ve kalıcı sonuçlara yol açan medeni bir davranış olduğuna olan inanç dile getirildi.
Umman Sultanlığı'nın barış meselelerine hizmet etme konusundaki dur durak bilmeyen çabası, kardeş Suudi Arabistan Krallığı'nda düzenlenen, kardeş Kuveyt Devleti'nin önderlik ettiği uzlaşma çabalarının başarısı ve Filistin meselesinin adil bir şekilde ele alınması ve Filistin halkının taleplerinin uluslararası forumlarda sürekli olarak teyit edildiği, Suudi Arabistan Krallığı, BM ve ABD'nin Yemen elçileri ve ilgili Yemenli taraflarla ülkedeki krize kapsamlı bir siyasi çözüm bulunmasına yönelik çabaları, İran nükleer dosyasına değinilen ayrıca her türlü terörizmi kınanmaya devam edildiği el-Ula Zirvesi'nden kaynaklanan olumlu gelişmelere verdiği destek gibi birçok konuda da kendini gösterdi.

Umman Sultanı’nın ilk resmi yurtdışı seyahati Suudi Arabistan’a
Umman Sultanlığı, Heysem bin Tarık'ın önderliğinde dengeli ve yapıcı bir yaklaşımla, sağlam Umman değer ve ilkeleriyle desteklenen çeşitli siyasi duruşlarında dürüstlük ve tarafsızlığa bağlı kalmayı kendine görev edindi. Sultan Heysem bin Tarık'ın, ilk dış ziyareti olarak Suudi Arabistan Krallığı'nı ziyareti ve Kral Selman bin Abdulaziz Al Suud ile görüşmesi, iki kardeş ülke ve halkı birbirine bağlayan güç üzerinde etkileri oldu. Özellikle de Umman Sultanı’nın ilk resmi yurtdışı seyahatini Suudi Arabistan’a gerçekleştirmesi büyük önem taşımakta. Bu ziyaret, Suudi-Umman Koordinasyon Konseyi'nin kurulmasıyla sonuçlandı. İki kardeş ülke arasında başta ekonomik olmak üzere çeşitli alanlarda işbirliği için daha geniş ufuklar açtı.
Umman Sultanı Heysem bin Tarık, silahlı kuvvetleri ve diğer güvenlik ve askeri hizmetlerine büyük bir önem vermesi, ‘bu aziz vatanı korumak, kutsal mekanları ve kazanımlarını savunmak’ konusundaki somut ve görünür rolünü tüm yönleriyle içeriyordu.
Sultan Heysem bin Tarık’ın 11. Piyade Tugayı, Thumrait Hava Üssü, Umman Kraliyet Donanması ve Sultan’ın Özel Kuvvetleri komutanlıklarına ve çeşitli askeri ve teknik alanlarda niteliksel bir sıçramaya tanık olan bölgeye yaptığı ziyaretler, bu önemli sektöre gösterilen yüksek özen ve endişeyi yansıtmaktadır. ‘Böylece bu sektörler, aziz vatanın topraklarının bir ucundan diğerine savunmasında müstahkem kaleler ve güçlü kalkanlar olarak kalacaklardır.’

Ulusların milli bayramları, geçmiş ve gelecek için bir sembol, gurur, onur ve ümit ve umut durağıdır.  Modern Umman'ın kurucusu ve kutlu rönesansın öncüsü merhum Sultan Kabus bin Said bin Teymur, 50 yılı aşkın bir süredir bu güzel topraklar ve sadık çocukları için yaptığı iyi işler için ona sadakat ve şükranla dua eden her Ummanlının kalbinde yaşamaya devam ediyor. Başarıları ve tesis ettiği samimi inanç çeşitli alanlarda kendini göstermekte. "Geçmiş deneyimlerimizden, çalışmak, iş birliği yapmak, çabalamak ve görevin yerine getirilmesine olan bağlılığımızla birleştirmek için yeni ve kesin bir kararlılığa sahip olmalıyız. Böylece zorlukların üstesinden gelebilir ve Umman'ın ve onurlu halkının iyiliği için ulusal görevlerimizi yerine getirebiliriz.”



Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.


Suudi Arabistan-Almanya görüşmelerinde ilişkiler ve son gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
TT

Suudi Arabistan-Almanya görüşmelerinde ilişkiler ve son gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün akşam Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ve bu konularda yürütülen çabaları ele aldı.

Görüşme, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Merz’i el-Yemame Sarayı’nda kabul etmesinin ardından gerçekleşti. Resmi karşılama töreninin düzenlendiği ziyarette, iki taraf ayrıca ikili ilişkilerin genel durumu ile farklı sektörlerde iş birliği ve geliştirme fırsatlarını değerlendirdi.

drfgt
Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz için düzenlenen resmi karşılama töreninden, 4 Şubat 2026 (SPA)

Görüşmeye Suudi tarafından; Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Devlet Bakanı Prens Turki bin Muhammed bin Fahd, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bender, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasabi, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, Yatırım Bakanı Mühendis Halid el-Falih ve Almanya Büyükelçisi Fahd el-Hazal katıldı.

sfrg
Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda gerçekleşen resmi görüşmeden, 4 Şubat 2026 (SPA)

Alman tarafından ise görüşmeye; Hükümet Sözcüsü Stefan Cornelius, Suudi Arabistan Büyükelçisi Michael Kindsgrab, Başbakan’ın dışişleri ve güvenlik politikası danışmanı Dr. Günter Sautter, Başbakan’ın ekonomi-finans politikaları danışmanı Dr. Levin Holle ile çok sayıda üst düzey yetkili katıldı.

Merz dün Suudi Arabistan’a resmi ziyarette bulunmak üzere Riyad’a geldi. Bu, Merz’in Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret oldu. Ziyareti sırasında kendisine eşlik eden geniş bir Alman iş insanları heyeti yer aldı. Merz, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, her iki ülkenin büyükelçileri ve çok sayıda yetkili tarafından karşılandı.

fgt
Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman dün Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’i karşıladı. (Riyad Bölgesi Valiliği)

Almanya, Ortadoğu’da etkili bir ülke olarak gördüğü Suudi Arabistan ile stratejik ortaklığı güçlendirmeyi hedefliyor. Hükümet Sözcüsü Stefan Cornelius, Riyad’ın ‘bölgenin istikrarı ve güvenliğinde kilit bir aktör’ olduğunu belirterek, bunun, Berlin’in bölgesel politika alanında Suudi Arabistan ile iş birliğine yönelmesine neden olduğunu vurguladı.

Alman hükümeti kaynaklarına göre Riyad’daki görüşmelerde İran meselesi, bölgedeki gerilimi azaltmaya yönelik iş birliği ve savunma alanındaki ortak çalışmalar ele alınacak.

Kaynaklar, Almanya’nın Suudi Arabistan ile ‘ikili stratejik ilişkileri ve stratejik diyaloğu genişletmeyi’ amaçladığını ve özellikle enerji sektöründe olmak üzere bir dizi ekonomik anlaşmaya varmayı hedeflediğini ifade etti.

vgthy
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'i kabul etti. (SPA)

Almanya’dan son günlerde Suudi Arabistan’ı ziyaret eden yetkililer arasında Ekonomi ve Enerji Bakanı Katarina Reiche de yer aldı. Reiche, Riyad’da Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ile enerji alanında iş birliğini artırmayı hedefleyen anlaşmalar imzaladı.

Reiche, Riyad’dan yaptığı açıklamada, “Anlaşmalar enerji, yapay zekâ, hidrojen, sanayi değer zincirleri ve inovasyon gibi geleceğe dönük çok kritik alanları kapsıyor” dedi. Anlaşmalar kapsamında, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’e kıyısı olan Yanbu Limanı’ndan Almanya’daki Rostock Limanı’na amonyak sevkiyatı gerçekleştirilecek.

frgthy
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ve Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Katarina Reiche, geçtiğimiz pazar günü mutabakat zaptını imzaladıktan sonra (Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı)

Alman hükümeti, hidrojen alanında somut sonuçlar elde etmeyi hedefliyor; bu konu hükümet stratejisinin önemli bir parçası olsa da henüz hedeflerine ulaşabilmiş değil. Almanya, Suudi Arabistan’ın yeşil hidrojen üretimi için elverişli ortamı sayesinde bu alanda merkezi bir rol oynayabileceğini değerlendiriyor.

Reiche, Suudi Arabistan-Almanya Ortak Ekonomik ve Teknik İşbirliği Komitesi’nin 21. toplantısına da katıldı. Toplantıda, enerji, sanayi ve yatırım alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesi, yenilenebilir enerji, hidrojen, teknoloji ve sağlık sektörlerindeki fırsatlar ele alındı.

Geçtiğimiz pazartesi günü düzenlenen Suudi Arabistan-Almanya İş Konseyi toplantısında ise enerji alanında genel bir iş birliği çerçevesi oluşturmayı amaçlayan bir niyet mektubu imzalandı. Ayrıca, iki ülkenin kamu ve özel sektör kurumları arasında çeşitli anlaşmalar yapılmasıyla ikili ekonomik ilişkilerin sağlam temelleri bir kez daha ortaya kondu.