Dünya Kupalarının ilginç tarihi

Futbol dünyasının en büyük organizasyonu olarak kabul edilen FIFA Dünya Kupası, Katar'da 22. kez düzenlenecek.

AA
AA
TT

Dünya Kupalarının ilginç tarihi

AA
AA

Dünya Kupası'nda geride kalan 21 organizasyon, birçok ilginç olaya sahne oldu. Dört yılda bir düzenlenen kupaya, İkinci Dünya Savaşı nedeniyle 2 kez ara verildi.
İlk olarak 1930'da düzenlenen kupayı 8 farklı ülke kazandı, Brezilya 5 şampiyonlukla başı çekti.

İlk Dünya Kupası
O dönemki FIFA Başkanı Jules Rimet'nin girişimleriyle başlayan ve bir süre kendi adıyla oynanan Dünya Kupası'na, ilk olarak 1930 yılında Uruguay ev sahipliği yaptı ve şampiyon oldu.
Uruguay, 1924 ve 1928 olimpiyat şampiyonluğu ve 1930'da bağımsızlığının 100. yılını kutlayacak olması nedeniyle ev sahibi olarak seçildi. Avrupa takımları, yolun uzak olması nedeniyle bu karara karşı çıktı.
Fransız spor adamı Rimet'nin çabalarıyla bu kupaya Avrupa'dan sadece 4 ülke Belçika, Fransa, Romanya ve Yugoslavya katıldı. 13 takımın katıldığı ilk Dünya Kupası'nı, Arjantin'i 4-2 yenen ev sahibi Uruguay kazandı.
1930'daki kupada final maçının hakemi, Belçikalı John Langenus sahada ceket ve kravatla yer aldı.
Organizasyonda yer alan 13 ülke, eleme oynamadan FIFA'nın davetiyle kupaya katıldı.
Kupaya katılan Avrupa ülkeleri, gemi yolculukları sırasında antrenmanlarını güvertelerde yaptı.
Kupanın iki yarı final maçında Arjantin, ABD'yi, Uruguay da Yugoslavya'yı aynı skorla 6-1 mağlup etti.

1934 İtalya
Uruguay'daki ilk kupanın ardından Avrupa temsilcileri, kupayı kendi ülkelerinde düzenlemek için çalışmalara başladı.
FIFA'ya ilk müracaat eden ülke İtalya, 1934 Dünya Kupası'nı düzenlemeye hak kazandı.
Kendi ülkesindeki ilk kupaya Avrupa ülkelerinin ilgi göstermemesi nedeniyle Uruguay, İtalya 1934'e katılmadı.
İtalya, kupa tarihinde eleme maçı oynayan ilk ve tek ev sahibi ülke oldu.
Mısır, Dünya Kupası'na katılan ilk Afrika ülkesi unvanını elde etti.
Uruguay'daki ilk Dünya Kupası'nda Arjantin forması giyen Monti, İtalya Milli Takımı'nda görev aldı.
İtalya, ev sahibi takımın şampiyon olma geleneğini sürdürdü.

1938 Fransa
Amerika ve Avrupa'da sırayla düzenlenmesi kararlaştırılan kupanın yeniden bir Avrupa ülkesi olan Fransa'ya verilmesi nedeniyle Arjantin, 1938 Dünya Kupası'na katılmadı.
16 takım Dünya Kupası'na katılmaya hak kazansa da Hitler'in Avusturya'yı işgal etmesiyle katılımcı sayısı 15'e düştü.
Penaltı uygulaması olmadığı için ilk turda uzatmaya giden 5 maçın 3'ü tekrar edildi.
Giuseppe Meazza'nın yarı finaldeki kritik penaltıyı kullanırken şortu düşse de atış gol oldu ve İtalya, finalde Macaristan'ı 4-2 yenmeyi başardı.
İtalya Teknik Direktörü Vittorio Pozzo, Dünya Kupası'nı üst üste iki kez kazanan ilk ve tek antrenör oldu.

1942 ve 1946'da yapılamadı
Patlak veren İkinci Dünya Savaşı nedeniyle 1942 ve 1946'da Dünya Kupası organize edilemedi.

1950 Brezilya
Brezilya'da 12 yıl aradan sonra gerçekleştirilen Dünya Kupası'na 13 ülke katıldı.
İlk şampiyon Uruguay, protestosuna son verip komşusu Brezilya'daki turnuvada yer aldı.
Türkiye, katılmaya hak kazandığı ilk Dünya Kupası'na maddi sıkıntılar nedeniyle gidemedi.
İngiltere, ilk kez Dünya Kupası'nda boy gösterdi.
1950'de maçları çıplak ayakla oynama isteği reddedilen Hindistan, turnuvaya katılmadı.
200 bine yakın kişinin izlediği Brezilya-Uruguay finalinin ardından Uruguay şampiyonluğa ulaştı. Ev sahibi ülkenin taraftarları, uzun süre tribünlerdeki yerlerinden kalkamadı. 3 kişi kalp krizi geçirdi, bir kişi intihar etti ve bir hafta yas tutuldu.

1954 İsviçre
Türkiye, Dünya Kupası'na ilk kez 1954 İsviçre'de katıldı.
Elemelerde İspanya ile eşleşen Türkiye, ilk maçı 4-1 kaybedip ikinci karşılaşmada ise 1-0 galip geldi. Averaj uygulaması olmadığı için üçüncü karşılaşma İtalya'nın başkenti Roma'da oynandı. Bu maç da 2-2 berabere bitince yazı-tura atışı yapıldı. İtalyan çocuk Franco'nun yaptığı atışta Türkiye kazanıp Dünya Kupası'na katılma hakkı elde etti.
Milli takım, 1954 Dünya Kupası'nda Batı Almanya'ya iki maçta 4-1 ve 7-2 mağlup oldu, Güney Kore'yi 7-0 yendi.
Türkiye'nin kupa tarihindeki ilk golünü Suat Mamat attı.
Finalde Macaristan'ı 3-2 mağlup eden Batı Almanya, şampiyonluğa ulaştı.
Dünya Kupası, 1954 İsviçre'de ilk kez bir televizyon kanalı tarafından yayınlandı.

1958 İsveç
Türkiye, Avrupa yerine Asya-Afrika grubuna dahil edilip İsrail ile maç yapması gerekince durumu protesto ederek elemelere katılmadı.
Mısır, Etiyopya, Tayvan, Kore, Endonezya, Mısır ve Sudan da çekilince İsrail, maç yapmadan kupaya katılmaya hak kazandı. FIFA, maç yapmadan kupaya katılmayı yasakladı. İsrail, Galler ile karşılaştı ve elendi.
Dünya Kupası tarihinin golsüz biten ilk maçı, İngiltere ile Brezilya arasında yapıldı.
Brezilya, ilk kez dünya şampiyonu oldu.
Kupa, ilk kez düzenlendiği kıtanın dışında bir takım tarafından kazanıldı.

1962 Şili
Şili'de 1962'de düzenlenen Dünya Kupası oldukça sert geçti.
Şili ve İtalya arasında oynanan ve sert faullere sahne olan maç sonrası, Şili'deki dükkanlara "İtalyanlar giremez" tabelaları asıldı. Kupanın ilk 12 maçında 37 futbolcu sakatlandı. Brezilya'nın yıldız futbolcusu Pele de ikinci maçında sakatlanarak kupaya veda etti.
Brezilya ile Şili arasında oynanan ve "Sambacılar"ın 4-2 kazandığı maçın ardından Şilili futbolcu Ramirez'in babası kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi.
Brezilya, finalde Çekoslovakya'yı 3-1 yenerek kupayı üst üste ikinci kez kazandı.
Final maçının heyecanına dayanamayan 4 Brezilyalı taraftar, kalp krizi geçirerek öldü.

1966 İngiltere
Afrika ülkeleri, FIFA'nın Asya ve Okyanusya takımları ile baraj maçı oynanması yönündeki kararı nedeniyle 1966 Dünya Kupası'na katılmadı.
Kupa, turnuva başlamadan önce sergilendiği yerden çalındı. Altın kupa, bir parkta gazetelere sarılmış olarak bulundu.
Televizyondan canlı yayınlanan ilk kupa oldu.
Finalde Batı Almanya'yı 4-2'lik skorla geçen İngiltere, ilk ve tek kupasını kazandı.
İngiltere'yi finalde öne geçiren 3. golde topun kale çizgisini geçip geçmediği tartışmalara neden oldu.

1970 Meksika
1970 Meksika Dünya Kupası'nda oyuncu değişiklikleri ve sarı-kırmızı kart uygulamaları ilk kez kullanıldı.
İlk kez tüm maçlar canlı ve renkli yayınlandı.
Honduras-El Salvador maçında çıkan olaylar, orduların da devreye girmesiyle 100 saat süren çatışmalara neden oldu.
Finali 4-1 kazanan Brezilya, Jules Rimet Kupası'nın ebedi sahibi oldu. Bu organizasyon daha sonra FIFA Dünya Kupası adını aldı.
Brezilya'nın müzesine götürdüğü Jules Rimet Kupası çalındı ve bulunamadı.
Brezilya Milli Takımı Teknik Direktörü Mario Zagallo, Dünya Kupası'nı hem futbolcu hem de teknik adam olarak kazanan ilk isim unvanını elde etti.

1974 Batı Almanya
Batı Almanya'da 1974 yılında düzenlenen Dünya Kupası'nda ilk kez bir Türk hakem düdük çaldı.
Doğan Babacan, aynı zamanda Batı Almanya-Şili maçında Güney Amerikalı futbolcu Carlos Caszely'ye gösterdiği kırmızı kartla da tarihe geçti. Bu kart, Dünya Kupası'nda gösterilen ilk kırmızı kart oldu.
Dünya Kupası, ilk kez FIFA Dünya Kupası adıyla düzenlendi ve İtalyan heykeltıraş Silvio Gazzaniga'nın tasarımını yaptığı yeni kupa kullanıldı.
Zaire, Dünya Kupası tarihinde kaleci değişikliği yapan ilk ülke olarak dikkati çekti.
Haitili Ernst Jean-Joseph, Dünya Kupası'nda doping yaptığı tespit edilen ilk futbolcu olarak tarihe geçti.
İtalya Milli Takımı'nın kalecisi Dino Zoff'un 1143 dakikalık gol yememe rekoruna Haitili futbolcu Sanon son verdi.
Batı Almanya, finalde Hollanda'yı 2-1 yenerek şampiyon oldu.

1978 Arjantin
1978'de ev sahibi Arjantin'de iktidarda olan cuntanın faaliyetleri ve propagandası, turnuvaya damga vurdu.
Hollanda'nın yıldız futbolcusu Johan Cruyff ve Alman Paul Breitner'in Arjantin'deki siyasi durumu protesto ederek kupaya katılmadığı öne sürüldü. Cruyff, daha sonra kendisi ve ailesine yapılan kaçırma girişimi nedeniyle kupaya katılmadığını açıkladı.
İkinci tur grubundan çıkmak için Brezilya ile çekişen Arjantin'in son maçta Peru'yu 4 farklı yenmesi gerekiyordu. Söylentilere neden olan maçta "Tangocular", Peru'yu 6-0 mağlup ederek bir üst tura çıkmayı, sonrasında da kupayı kazanmayı başardı.

1982 İspanya
İspanya'da düzenlenen 1982 Dünya Kupası'nda FIFA, katılımcı sayısını 16'dan 24'e çıkardı.
Tüm kıtaların temsil edildiği ilk kupa oldu.
Cezayir, Batı Almanya'yı 2-1 mağlup ederek Dünya Kupası tarihinde Avrupa takımını yenen ilk Afrika ülkesi olmayı başardı.
1982'nin en çok konuşulan maçlarından biri Batı Almanya ile Avusturya arasındaki karşılaşmaydı. 2. grupta mücadele eden iki takım, son maçta karşı karşıya geldi. Almanya ve Avusturya'nın birlikte gruptan çıkması için Almanların sahadan 1-0 galip ayrılması gerekiyordu. Maç da 1-0 Almanya'nın galibiyetiyle sonuçlanınca iki takımla aynı puana sahip Cezayir, şike yapıldığı gerekçesiyle itirazda bulundu ancak bu itiraz sonuçsuz kaldı.
1982'de Kuveyt takımının genel menajeri Şeyh El Sabah, Fransa'nın 4. golüne itiraz etmek için sahaya indi. Şeyh'in bu ilginç olayı sonrasında hakem golü iptal etti.
Macaristan, El Salvador'u 10-1 yenerek kupa tarihinin en farklı galibiyetine imza attı.
Gruptaki 3 maçını da berabere bitirip sadece bir gol farkla üst tura çıkan İtalya, 1982 Dünya Kupası'nı kazanmayı başardı. İtalyanlar, finalde Batı Almanya'yı 3-1 mağlup etti.

1986 Meksika
Kolombiya'nın ev sahipliğini yapması kararlaştırılan 1986 Dünya Kupası, ekonomik sorunlar nedeniyle bu ülkenin çekilmesiyle Meksika'ya verildi.
Büyük bir deprem geçiren Meksika, ikinci kez ev sahipliği için başvuruda bulundu ve kabul edildi.
Bu turnuvayla, aynı grupta yer alan takımların son maçlarını aynı saatte oynaması uygulamasına geçildi.
Fas, kupa tarihinde grubunu lider tamamlayan ilk Afrika ülkesi oldu.
Arjantin'in yıldız futbolcusu Diego Armando Maradona'nın çeyrek finalde İngiltere'ye eliyle attığı gol, turnuvanın en çok konuşulan konusuydu. Bu gol daha sonra "Tanrı'nın Eli" olarak isimlendirildi.
Maradona'nın aynı maçta orta sahadan aldığı topla İngilizleri çalımlayıp attığı gol de kupa tarihinin en güzel golleri arasında gösterildi.
Günümüzde de tribünlerde kullanılan "Meksika Dalgası", bu turnuvada ortaya çıktı.
Arjantin, Batı Almanya'yı 3-2 yenerek ikinci kez şampiyonluğa ulaştı.

1990 İtalya
Meksika'dan sonra İtalya da kupaya ikinci kez ev sahipliği yaptı.
Turnuvanın sürpriz takımı Kamerun, Kolombiya'yı eleyerek çeyrek finale yükselen ilk Afrika ülkesi oldu.
Kamerun'da forma giyen 38 yaşındaki Roger Milla, Romanya'ya attığı 2 golden sonra "General" rütbesiyle ödüllendirildi.
Arjantin ile ev sahibi İtalya arasında Napoli'de oynanan maçta İtalyan taraftarların bir bölümü, Napoli'yi Serie A'da şampiyonluğa taşıyan Maradona'yı destekledi.
İtalyan kaleci Walter Zenga, Dünya Kupası maçlarında 517 dakikayla en uzun süre gol yemeyen kaleci oldu.
Batı Almanya, finalde Arjantin'i 1-0 yenerek şampiyonluğa ulaştı.
Batı Almanya Milli Takımı Teknik Direktörü Franz Beckenbauer, Brezilyalı Zagallo'dan sonra Dünya Kupası'nı hem futbolcu hem de teknik adam olarak kazanan ikinci kişi unvanını aldı.

1994 ABD
ABD'de düzenlenen 1994 Dünya Kupası'nın en ses getiren olayları, Arjantinli futbolcu Maradona'nın doping nedeniyle ihraç edilmesi ve Kolombiyalı futbolcu Escobar'ın kendi kalesine attığı gol nedeniyle ülkesinde öldürülmesi oldu.
ABD maçında kendi kalesine gol atan ve takımının elenmesine neden olan Kolombiyalı Andres Escobar'ın öldürülmesi, futbol dünyasını derinden sarstı.
1994'te ilk kez şampiyon ülke, penaltıların ardından belirlendi.
Brezilya, 0-0 berabere biten final maçında İtalya'yı penaltılar sonucunda 3-2 mağlup ederek 24 yıl aradan sonra mutlu sona ulaştı.
Rus futbolcu Oleg Salenko, Rusya'nın Kamerun'u 6-1 yendiği maçta 5 gol birden atarak bir maçta en fazla gol atan oyuncu oldu.

1998 Fransa
Fransa'da düzenlenen 1998 Dünya Kupası'nda takım sayısı, 24'ten 32'ye yükseltildi.
Dünya Kupası'nda altın gol uygulaması getirildi.
Robert Prosinecki, 1990'da Yugoslavya adına gol attıktan sonra, 1998'de de Hırvatistan adına fileleri havalandırdı. Bir dönem Kayserispor ve Denizlispor'u da çalıştıran Prosinecki, böylece kupa tarihinde iki ülke milli takımı adına gol atan ilk futbolcu oldu.
Alman Lothar Matthaeus, Dünya Kupası'nda 25. maçına çıkarak rekor kırdı.
Ev sahibi takım ile son şampiyon, Dünya Kupası tarihinde ilk kez finalde karşılaştı. Ev sahibi Fransa, son şampiyon Brezilya'yı 3-0 yenerek tarihindeki ilk şampiyonluğa ulaştı.

2002 Japonya-Güney Kore
2002'de Güney Kore ve Japonya'da düzenlenen turnuvayı, ilk kez iki ülke birlikte düzenledi. Bu turnuva, Asya'da düzenlenen ilk kupa olarak da tarihe geçti.
Türkiye, ikinci kez katıldığı Dünya Kupası'nda tarihi bir başarıya imza atarak dünya üçüncülüğüne ulaştı.
1954 İsviçre'de şampiyon olan Almanya'ya 2 maçta da yenilen Türkiye, 2002'de de şampiyonluğa ulaşan Brezilya'ya yine 2 maçta mağlup oldu. Milli takım, böylece katıldığı 2 Dünya Kupası'nda da sadece şampiyon takımlar karşısında mağlubiyet yaşadı.
Son dünya şampiyonu takımın eleme oynamadan doğrudan katılması kuralı son kez uygulandı. Fransa, eleme oynamadan kupaya katılan son şampiyon oldu.
Son şampiyon Fransa, gol atamadan kupadan elendi.
Brezilya, Almanya'yı 2-0 yenerek beşinci kez şampiyonluğa ulaştı.

2006 Almanya
Almanya'da 2006'da düzenlenen Dünya Kupası'nın en çok konuşulan konusu, İtalya ile Fransa arasındaki finalde Zinedine Zidane'ın İtalyan futbolcu Marco Materazzi'ye kafa atması oldu.
Zidane, bu pozisyon sonrası kırmızı kart gördü ve İtalya, penaltı atışlarıyla 5-3 galip gelip şampiyonluk unvanını aldı.
Bu turnuvayla altın ve gümüş gol uygulaması kaldırıldı.
Brezilya, Dünya Kupası'nda peş peşe 11 maç kazanan ilk takım oldu.
Son 16 turunda Nürnberg'de oynanan Portekiz-Hollanda maçı, 12 sarı ve tamamı ikinci sarıdan olmak üzere 4 kırmızı kartla kupa tarihinin en çok kart gösterilen karşılaşması unvanını aldı. Bu karşılaşma, futbol literatürüne "Nürnberg Muharebesi" olarak geçti.

2010 Güney Afrika
Güney Afrika'daki 2010 Dünya Kupası'yla Afrika, ilk kez bu büyük organizasyona ev sahipliği yaptı.
2010 Dünya Kupası'nın en çok ses getiren olayı "Vuvuzela" oldu. Güney Afrika'ya özgü bu üflemeli çalgı, çıkardığı yüksek ses nedeniyle televizyon başında maçı seyreden seyirciler tarafından tepki çekse de maçlarda 90 dakika boyunca kullanıldı.
İspanya, tarihindeki ilk şampiyonluğunu 2010 Güney Afrika'da elde etti. Vicente del Bosque yönetimindeki "Matadorlar", finalde Hollanda'yı 1-0 mağlup etti.

2014 Brezilya
Brezilya, evinde yapılan 2014'teki organizasyonda tarihi bir yenilgi yaşadı.
Taraftarı önündeki yarı finalde Almanya'ya 7-1 yenilen "Sambacılar", tarihinde ilk kez sahadan 7 gollü mağlubiyetle ayrıldı.
Son şampiyon İspanya, 2014 Dünya Kupası'nın grup aşamasında elenmekten kurtulamadı.
Almanya, final maçının uzatma devresinde bulduğu golle Arjantin'i 1-0 yenerek 4. şampiyonluğuna ulaştı.
Amerika kıtasında düzenlenen bir turnuvada ilk kez Avrupa ekibi şampiyonluğa uzandı.

2018 Rusya
Rusya'nın ev sahipliğinde 2018'de düzenlenen turnuva, Doğu Avrupa'da gerçekleştirilen ilk Dünya Kupası oldu.
Son şampiyon Almanya, grubunu son sırada bitirerek turnuvaya erken veda etti.
Mısırlı kaleci Essam El Hadary, 45 yaşında katıldığı Dünya Kupası'nda en yaşlı futbolcu unvanını kazandı.
Finalde Hırvatistan'ı 4-2 yenen Fransa, kupadaki ikinci şampiyonluğunu yaşadı.
Fransa Milli Takımı Teknik Direktörü Didier Deschamps, Dünya Kupası'nı hem futbolcu hem de teknik adam olarak kazanan üçüncü isim unvanını aldı.
Avrupa takımları, kupada üst üste 4. defa şampiyonluk elde etti.



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM