Grundberg, tıkanan barış sürecini yeniden canlandırmak için Amman'da Uleymi ile bir araya geldi

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı, yerel ve uluslararası düzeyde üzerinde anlaşmaya varılan çözüm için görev tanımlarına bağlı olduklarını vurguladı

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Uleymi, BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg ile bir araya geldi (SABA)
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Uleymi, BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg ile bir araya geldi (SABA)
TT

Grundberg, tıkanan barış sürecini yeniden canlandırmak için Amman'da Uleymi ile bir araya geldi

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Uleymi, BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg ile bir araya geldi (SABA)
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Uleymi, BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg ile bir araya geldi (SABA)

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, Husilerin ateşkesin yenilenmesi ve kapsamının genişletilmesi yönündeki teklifleri reddetmesi nedeniyle tıkanan barış sürecini yeniden canlandırmayı amaçlayan yeni adımlarını dün Ürdün'ün başkenti Amman'dan atmaya başladı.
BM Yemen Özel Temsilcisi Grundberg, Yemen hükümeti ile Husiler arasında geniş kapsamlı bir anlaşmaya varmak için yeni boşluklar bulmaya çalışırken, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Uleymi, Körfez Girişimi, Ulusal Diyalog Konferansı’nın sonuçları ve BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2216 sayılı kararı çerçevesinde kalıcı bir barışa ulaşmak için üzerinde anlaşmaya varılan görev tanımına bağlı olduklarını vurguladı.
Yemenli resmi kaynaklar, Uleymi'nin dün BM Yemen Özel Temsilcisi Grundberg ve yardımcısı Muin Şerim’i Ürdün’e gerçekleştirdikleri ilk ziyaret sırasında başkent Amman'daki evinde kabul ettiğini bildirdiler.
Yemen resmi haber ajansı SABA’nın aktardığına göre görüşmede, Yemen dosyasındaki gelişmelere, BM'nin Yemen'de barış sürecinin yeniden canlandırılması için bölgesel ve uluslararası düzeyde koordineli olarak yürüttüğü çabalara ve Yemen Ulusal Savunma Konseyi'nin Husi milisleri terör örgütü olarak sınıflandırma kararı çerçevesinde hükümetin açıkladığı ve Husilerin altyapıya yönelik sistematik saldırılarını caydırmayı, ulusal ekonomi üzerindeki feci etkilerini kontrol altına almayı ve insanların acılarını dindirmeyi amaçlayan tedbirlere değinildi.
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı, BM Yemen Özel Temsilcisi’ne, Başkanlık Konseyi’nin ve hükümetin, savaşı sona erdirmek, güvenlik ve istikrarı yeniden tesis etmek ve Yemenlilerin bir devlet ve iyi bir yaşam inşa etme, eşit yurttaşlık haklarını kazanma gibi taleplerini destekleyen girişimlerini hatırlattı. Uleymi, Başkanlık Konseyi ve hükümetin ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeylerde üzerinde anlaşmaya varılan referanslara dayanan barış yaklaşımına bağlı olduklarının da altını çizdi.
SABA’nın aktardığına göre Grundberg, yaptığı açıklamada, Başkanlık Konseyi'nin ve hükümetin itidalli tutumuna ve Yemen'de kapsamlı barış sürecini yeniden canlandırmaya yönelik tüm çabalara ciddiyetle ve sorumlulukla katılmasına övgüde bulundu.
Avrupa Birliği (AB) Yemen Delegasyonu Başkanı Gabriel Munuera Vinals ve Almanya'nın Yemen Büyükelçisi Hubert Jager, Avrupa'nın BM Yemen Özel Temsilcisi’ni ve barış sürecini destekleme çabaları bağlamında Pazartesi günü Uleymi ile Amman'da bir araya geldiler. Görüşmede, ekonomik reformların yanı sıra uluslararası desteğin harekete geçirilmesine yönelik devam eden çabalar ve Yemen Ulusal Savunma Konseyi'nin Husi milisleri terör örgütü olarak sınıflandırma kararının uygulanması gibi konular ele alındı.
Uluslararası toplumun, Yemen hükümetinin Husileri terör örgütü olarak sınıflandırmasının neden olabileceği yansımalara dair bazı endişeleri var. Resmi kaynaklara göre Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Uleymi, Avrupalı ​​yetkililere, terörist olarak sınıflandırılan Husi milislere yönelik cezai tedbirlerin, Yemen Başkanlık Konseyi’nin ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde üzerinde anlaşmaya varılan görev tanımına göre Yemen'e barış ve istikrar getirmeyi amaçlayan iyi niyetlere kapıları kapatmak anlamına gelmediği konusunda güvence verdi.
Kaynaklar, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı’nın, onaylanan bölgelerin dışında terörist milisler tarafından kontrol edilen bölgelere yönelik herhangi bir işleme ya da transfere karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayarak yardıma muhtaç kişilere yardımların ulaştırılması ve yardımların devam etmesinin sağlanması konusunda insani yardımlarda bulunan kuruluşlara ve özel sektöre verilen güvenceyi yineledi.
SABA haber ajansının haberine göre Uleymi, AB Yemen Delegasyonu Başkanı Vinals ve Almanya'nın Yemen Büyükelçisi Jager’a Husiler tarafından gerçekleştirilen terör saldırılarının petrol sektörü, küresel ticaret özgürlüğü ve uluslararası barış ve güvenlik üzerindeki yansımalarından bahsetti.
Yemen Ulusal Savunma Konseyi, Husi milislerinin insansız hava araçlarıyla (İHA) Hadramut ve Şebva illerindeki petrol ihracatı yapılan limanları hedef alarak gerilimi tırmandırmasının ardından Husilerin terör örgütü olarak sınıflandırılmasını onayladı.  Söz konusu saldırılar, Yemen hükümetinin iki aydır petrol ihracatı yapamamasına neden oldu.
Yemenli yetkililer tarafından alınan önlemler arasında, İran rejimi tarafından desteklenen terörist gruba mali ve hizmet desteği sağlamak için Husi milislerin liderlerine, Husilere bağlı kuruluşlara ve şüpheli bir finansman ağına karışan kişilere yaptırım uygulanması yer alıyor.
BM Yemen Özel Temsilcisi’nin ve Avrupa’nın barışı yeniden tesis etme çabalarına, ABD'nin Yemen Özel Temsilcisi Tim Lenderking’in aynı çabalar kapsamında bölgeye dönüşü eşlik etti. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Husiler tarafından limanları hedef alan saldırılarının ‘derhal durdurulması’ çağrısında bulunduğu açıklamasına göre Lenderking, barış çabalarına kaldığı yerden devam edecek. ABD Dışişleri Bakanlığı, açıklamada ayrıca İran destekli Husilere, BM ile iş birliği yaparak barış fırsatını değerlendirme çağrısında bulundu.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD'nin Yemen Özel Temsilcisi Tim Lenderking’in ‘devam eden barış çabalarını desteklemek amacıyla’ Umman ve Suudi Arabistan'a gittiğini açıkladı.
Bakanlık Sözcüsü, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu kritik anda Husilere Yemenlilerin savaşa dönüş değil, barış çağrısı yaptığını hatırlatıyor ve bu amaçla Husileri Yemen’in limanlarına yönelik saldırılarını derhal durdurmaya çağırıyoruz.”
Yemenliler BM’nin ve uluslararası toplumun Husilerin devam eden terör faaliyetlerini durdurmadaki ve barış çabalarını desteklemedeki başarısızlığının büyük çaplı çatışmaların yeniden başlamasına yol açmasından ve Yemen Başkanlık Konseyi'nin, İran destekli grubu darbeyi sona erdirmeye ve kapsamlı bir barış sürecine girmeye zorlamak için askeri operasyonları yeniden başlatmak zorunda kalmasından korkuyorlar.



Sudan'da İHA saldırıları birkaç gün içinde 15 elektrik santralini hedef aldı

28 Ekim'de İHA saldırısının ardından Omdurman'ın kuzeyindeki Merhiyat Elektrik Santrali'nde meydana gelen hasar (AFP)
28 Ekim'de İHA saldırısının ardından Omdurman'ın kuzeyindeki Merhiyat Elektrik Santrali'nde meydana gelen hasar (AFP)
TT

Sudan'da İHA saldırıları birkaç gün içinde 15 elektrik santralini hedef aldı

28 Ekim'de İHA saldırısının ardından Omdurman'ın kuzeyindeki Merhiyat Elektrik Santrali'nde meydana gelen hasar (AFP)
28 Ekim'de İHA saldırısının ardından Omdurman'ın kuzeyindeki Merhiyat Elektrik Santrali'nde meydana gelen hasar (AFP)

İHA savaşının dikkat çekici biçimde arttığı Sudan'da Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK), Sudan ordusunun kontrolündeki bölgelerde elektrik tesislerine yönelik saldırılarını sürdürdü. Ülkenin farklı bölgelerindeki elektrik üretim ve trafo merkezlerini hedef alan saldırılar, geniş çaplı elektrik ve su kesintilerine yol açtı. Hastaneler ve tarım projeleri üzerindeki olası etkiler konusunda uyarılar yapılırken, saldırıların mevcut hızla devam etmesi halinde ulusal elektrik şebekesinin bazı bölümlerinin çökebileceği belirtiliyor.

Haberlere göre 20 Ekim ile 1 Kasım arasında yaklaşık 15 elektrik santrali hedef alındı. Acil Durum Avukatları Grubu ise dün yaptığı açıklamada, yalnızca ekim ayı içerisinde 15 santralin saldırıya uğradığını bildirdi. İki farklı sayım arasındaki farkın, bazı haberlerde hedef alınan tesislerin, bazılarında ise aynı tesise yönelik tekrarlanan saldırıların esas alınmasından kaynaklandığı belirtildi. Örneğin, Omdurman'daki Merhiyat Elektrik Santrali'nin çalışanlarına göre tesis sekiz kez saldırıya uğradı.

Görgü tanıklarının aktardığına göre İHA'lar dün şafak vakti Nil Nehri eyaletindeki Ebu Hamed trafo merkezine ve Kuzey Eyaleti'ndeki Debbe Santrali'ne eş zamanlı saldırılar düzenledi. Yerel kaynaklar saldırılarda Kuzey Eyaleti'ndeki bazı akaryakıt tesislerinin de hedef alındığını bildirdi.

Nil Nehri Eyaleti Valisi Muhammed el-Bedevi, saldırı bölgesinde incelemelerde bulunduktan sonra yaptığı açıklamada, bir İHA'nın Ebu Hamed trafo merkezini bombalayarak tamamen imha ettiğini ve eyalette elektriklerin kesildiğini söyledi. Saldırılar, Kızıldeniz Eyaleti'nde yapımı devam eden Haya trafo merkezinin ve petrol taşımacılığıyla bağlantılı tesislerin hedef alınmasından 24 saatten kısa süre sonra gerçekleşti.

Ülke genelinde karanlık uyarısı

Sudan'ın eski Enerji Bakanı Adil İbrahim, saldırıların devam etmesinin doğurabileceği sonuçlara dikkat çekerek, ülkenin başlıca elektrik trafo merkezlerinin büyük bölümünün bombalandığını ve hizmet dışı kaldığını söyledi. İbrahim'e göre geriye yalnızca üç büyük merkez kaldı: Kuzeydeki Meravi Barajı ve Atbara santralleri ile Cezire Eyaleti'nin başkenti Vad Medeni'deki Marincan Santrali.

İbrahim, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, «Elektrik santrallerine yönelik saldırılar bu şekilde devam ederse ülkenin tamamı zifiri karanlığa gömülecek» dedi. Santrallerde meydana gelen hasarın giderilmesinin ve tesislerin yeniden devreye alınmasının uzun zaman alabileceğini belirten İbrahim, zarar gören transformatör ve ekipmanların değiştirilmesinin de yüksek maliyet gerektirdiğini vurguladı.

xascdfrgt

Trafo merkezleri, elektrik üretim tesislerini tüketim bölgelerine bağlayan kritik altyapılar arasında yer alıyor. Bu nedenle söz konusu merkezlerin imha edilmesi, üretim santralleri enerji üretmeye devam etse bile kentlerin ve eyaletlerin tamamında elektrik kesintilerine neden olabiliyor.

Saldırıların haritası ve en fazla etkilenen eyaletler

Saldırıların haritası, hedef alınan tesislerin Sudan'ın 18 eyaletinden 10'una yayıldığını gösteriyor. HDK'nın kontrolünde bulunan Darfur'daki beş eyalet ise saldırılardan etkilenmedi. En fazla elektrik tesisi hedef alınan eyaletler, üçer santralle Beyaz Nil ve Gadarif oldu.

Beyaz Nil Eyaleti'nde Tendelti, Meşkur ve Üm Dabakir termik santralleri İHA saldırılarının hedefi oldu. Gadarif Eyaleti'nde ise Havata ve Fav santralleri ile bazı elektrik tesislerine yönelik saldırılar bildirildi.

Cezire Eyaleti'nde Cüneyd ve Menakil santralleri bombalanırken, Nil Nehri Eyaleti'nde Şendi ve Ebu Hamed santralleri hedef alındı.

Saldırılardan etkilenen diğer tesisler şöyle sıralandı:

  • Sinnar Eyaleti'nde, Sinca Santrali.
  • Hartum Eyaleti'nde, Omdurman'ın kuzeybatısındaki Merhiyat Santrali.
  • Kızıldeniz Eyaleti'nde, Haya Santrali.
  • Kuzey Eyaleti'nde, Debbe Santrali.
  • Güney Kurdufan Eyaleti'ndeki Kadugli'de bir elektrik tesisi.

Böylece Beyaz Nil ve Gadarif, raporlara yansıyan hedef sayısı bakımından ilk sırada yer aldı. Ancak eyaletleri meydana gelen hasarın büyüklüğüne veya elektrik kesintilerinin süresine göre sıralamaya imkân verecek ortak teknik veriler bulunmuyor.

Kapsama alınan saldırı dalgası 20 Ekim'de Tendelti Santrali'nin hedef alınmasıyla başladı. Saldırılar 26 Ekim'de Sinca, Havata, Fav, Meşkur ve Cüneyd'e yayıldı. Ardından 27 Ekim'de Merhiyat, 28 Ekim'de Menakil, 29 Ekim'de Üm Dabakir, 30 Ekim'de Şendi, 31 Ekim'de Haya ve son olarak dün şafak vakti Ebu Hamed ile Debbe hedef alındı.

Etiyopya'ya yönelik suçlamalar

Sudan hükümeti, saldırıları HDK'nın gerçekleştirdiğini öne sürerken, Etiyopya'yı da Sudan içindeki tesisleri hedef alan İHA'ların kendi topraklarından havalanmasına izin vermekle suçluyor.

Sudan Dışişleri Bakanlığı, cumartesi günü diplomatik misyonlara verdiği bilgilendirmede, Etiyopya topraklarında İHA operasyonlarını desteklemek amacıyla kullanıldığını ileri sürdüğü bazı noktaları gündeme getirdi.

Sudan Dışişleri Bakanı Muhyiddin Salim de Moskova'ya gerçekleştirdiği son ziyaret sırasında, Ukraynalı askerleri HDK'ya yardım etmek ve örgüt mensuplarına İHA kullanımı konusunda eğitim vermekle suçlamıştı.

Saldırıların geniş bir alana yayılması, tekrarlanması ve bazı hedeflerin hassas biçimde vurulması, söz konusu güçlerin çok sayıda uzun menzilli İHA'ya sahip olduğuna ve operasyonel kapasitelerinin geliştiğine işaret ediyor.

Acil Durum Avukatları Grubu ise elektrik santrallerinin hedef alınmasının elektrik ve su tedarikini aksattığını, sağlık tesislerinin faaliyetlerini tehlikeye soktuğunu ve sivillerin yaşadığı sıkıntıları artırdığını bildirdi.

Guterres'ten saldırıların durdurulması çağrısı

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, cumartesi günü yaptığı açıklamada, Sudan'da savaşan iki tarafın İHA saldırılarındaki artışı kınayarak, bu saldırıların siviller üzerindeki yıkıcı sonuçlarından duyduğu dehşeti dile getirdi.

BM Sözcüsü Stephane Dujarric, saldırılarda ülkenin farklı bölgelerinde ve Abyei bölgesinde kadınlar ve çocuklar dahil yüzlerce sivilin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Guterres, sağlık tesisleri de dahil olmak üzere sivillerin ve kritik altyapının korunması gerektiğini vurgulayarak, çatışmanın taraflarına düşmanlıkları derhal durdurma ve savaşı sona erdirmek amacıyla arabuluculuk çabalarına ciddi biçimde katılma çağrısında bulundu.

Saldırılar, özellikle kış tarım sezonunun yaklaşmasıyla birlikte hastanelerin tıbbi cihazlarını çalıştırabilmesi, içme suyu pompalarının ve sulama projelerinin faaliyetlerini sürdürebilmesi konusunda endişeleri artırıyor.

savd
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, 24 Eylül'de New York'ta Sudan Dışişleri Bakanı Muhyiddin Salim ile görüşürken (BM).

Sudan'ın elektrik sektörü, Nisan 2023'te savaşın başlamasından bu yana termik santral üniteleri, iletim merkezleri, transformatörler ve elektrik hatları dahil olmak üzere ağır hasar gördü. Son saldırılar, ekipman eksikliği, bakım güçlükleri ve finansman sorunlarıyla zaten mücadele eden elektrik şebekesinin üzerindeki yükü daha da artırdı.


Suriye İstihbaratı: Humus Rafinerisi'ne yönelik terör saldırısı planı engellendi

Humus Rafinerisi ve bağlı tesisleri (SANA)
Humus Rafinerisi ve bağlı tesisleri (SANA)
TT

Suriye İstihbaratı: Humus Rafinerisi'ne yönelik terör saldırısı planı engellendi

Humus Rafinerisi ve bağlı tesisleri (SANA)
Humus Rafinerisi ve bağlı tesisleri (SANA)

Suriye Genel İstihbarat Teşkilatından bir kaynak, dün Suriye'nin orta kesiminde bulunan Humus Rafinerisi'ni hedef alan terör saldırısı planının engellendiğini açıkladı.

Humus Rafinerisi, Baniyas Rafinerisi ile birlikte ülkenin iç piyasasının petrol ürünleri ihtiyacının karşılanmasında önemli rol oynuyor. Bu kapsamda, rafinerinin yıllık 1 milyon ton ham petrol işleme kapasitesine sahip 10 numaralı atmosferik damıtma ünitesinin bakım ve rehabilitasyon çalışmaları, geçtiğimiz ekim ayında tamamlandı. Bu çalışmaların rafinerinin petrol ürünleri üretim kapasitesini artırması ve motorin, fuel oil ile gazyağı arzını desteklemesi hedefleniyor.

Patlayıcılı saldırı planının arkasında hangi tarafın bulunduğuna ilişkin henüz resmî makamlardan herhangi bir açıklama yapılmadı.

dfghyj
Humus Rafinerisi (Arşiv)

Mevcut rafineri, atmosferik damıtma yöntemiyle çalışan dört üretim ünitesinden oluşuyor. Tesiste ayrıca yerel piyasanın ihtiyaçlarına uygun, yüksek oktanlı benzin üretmek amacıyla nafta iyileştirme projesi yürütülüyor. Ünitelerin bir bölümü hâlihazırda faaliyette bulunurken diğer iki ünitede bakım ve hazırlık çalışmaları devam ediyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu çalışmaların tamamlanmasıyla rafinerinin günlük operasyonel kapasitesinin 60 bin ila 70 bin varil seviyesine ulaşması öngörülüyor.

1959 yılında kurulan Humus Genel Rafineri Şirketi, Suriye'nin en eski petrol tesislerinden biri olma özelliğini taşıyor. Ancak tesisin verimliliği yıllar içinde geriledi. Suriye Petrol Şirketi Üst Yöneticisi Yusuf Kablavi, Kasım 2025'te düzenlenen 7. Suriye Petrol Fuarı'nda yaptığı açıklamada, şirketin Humus kentinin 51 kilometre uzağında yeni bir rafineri inşa etmekte olduğunu bildirmişti.

cdgyjh
Ağustos 2025'te Humus Rafinerisi'ndeki yakıt tanklarından birinde çıkan yangın (Arşiv)

Humus Petrol Rafinerisi'ndeki yakıt tanklarından birinde 21 Ağustos'ta yangın çıkmıştı. Suriye Sivil Savunma Müdürlüğü, itfaiye ekiplerinin rafinerinin itfaiye birimiyle koordineli şekilde yangına müdahale ettiğini bildirmişti. Açıklamada, alevlerin büyüklüğü ve yoğun duman nedeniyle tankın bazı noktalarına ulaşmanın güçleştiği, yangının diğer tanklara sıçramasını önlemek amacıyla rafineri çevresinde güvenlik önlemleri alındığı belirtilmişti.

Deyrizor'da DEAŞ operasyonu

Öte yandan Genel İstihbarat Teşkilatı, Deyrizor'daki İç Güvenlik Güçleri ile ortaklaşa düzenlediği operasyon sonucunda, DEAŞ terör örgütüne bağlı iki kişilik bir hücreyi çökertti. Operasyonun, yürütülen kapsamlı istihbarat takibinin ardından gerçekleştirildiği bildirildi.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan iki şüphelinin, kentte gerçekleştirilen bir dizi suikast eylemine karıştığı belirlendi. Şüphelilerin son olarak, Savunma Bakanlığı personeli İbrahim el-Casim'i Meyadin kentindeki Reşid Camisi yakınlarında silahla hedef aldıkları tespit edildi.

Operasyonda ayrıca hücreye ait bir sığınakta bulunan silah ve mühimmat ele geçirildi. Yetkili makamların, şüphelilerin bağlantılarını ortaya çıkarmak ve adalete teslim edilmelerini sağlamak amacıyla soruşturmayı sürdürdüğü belirtildi.

Genel İstihbarat Teşkilatı, İç Güvenlik Güçleriyle iş birliği içinde geçtiğimiz ayın 16'sında da Şam kırsalında bir polis devriyesini hedef almaya hazırlanan DEAŞ bağlantılı bir hücrenin saldırı planını engellemişti.

Ayrıca geçen ayın 10'unda Humus kırsalındaki Havle bölgesinde, Genel İstihbarat Teşkilatı ile İç Güvenlik Güçlerinin ortak operasyonunda DEAŞ bağlantılı bir hücre çökertildi. Operasyon kapsamında ibadethaneleri ve İç Güvenlik Güçlerine ait devriyeleri hedef alan terör saldırısı planlarının önüne geçildiği açıklandı.

Geçtiğimiz ekim ayının 6'sında da Genel İstihbarat Teşkilatı, Şam Kırsalı İç Güvenlik Komutanlığıyla koordineli olarak düzenlediği operasyonda, DEAŞ'ın Humus'taki operasyonel kolunun başında bulunduğu belirtilen Halid Raid Biruni'yi, diğer adıyla Ebu Hasan Duşka'yı, Şam kırsalındaki Huceyre beldesinde yakaladı.


İsrail planı, Lübnan'da yeni bir savaş çıkacağına ilişkin endişeleri artırıyor

İsrail'e ait ağır iş makineleri, geçtiğimiz eylül ayında Lübnan'ın güneyindeki Mansuri beldesinde evleri yıkarken (Reuters)
İsrail'e ait ağır iş makineleri, geçtiğimiz eylül ayında Lübnan'ın güneyindeki Mansuri beldesinde evleri yıkarken (Reuters)
TT

İsrail planı, Lübnan'da yeni bir savaş çıkacağına ilişkin endişeleri artırıyor

İsrail'e ait ağır iş makineleri, geçtiğimiz eylül ayında Lübnan'ın güneyindeki Mansuri beldesinde evleri yıkarken (Reuters)
İsrail'e ait ağır iş makineleri, geçtiğimiz eylül ayında Lübnan'ın güneyindeki Mansuri beldesinde evleri yıkarken (Reuters)

Lübnan'da, İsrail'in devam eden saldırıları ve bölgedeki gerilimin etkisiyle yeni bir savaş çıkabileceğine ilişkin endişeler artıyor. İsrail'in Maariv gazetesi, İsrail ordusunun İran'la savaşın yeniden başlaması ve Hizbullah'ın çatışmaya dahil olması ihtimaline karşı Lübnan'ın güneyindeki üç önemli kenti, Sur, Sayda ve Nebatiye'yi işgal etmeye yönelik hazırlıklar yaptığını ortaya çıkardı.

Gazeteye göre İsrail, Hizbullah'ın olası bir çatışmaya katılması ihtimalini ciddiye alıyor. Tel Aviv yönetimi, örgütün askerî durumunun iyi olmadığı değerlendirmesinde bulunmasına rağmen, olası bir savaşta «son derece yoğun ateş gücü» kullanmaya hazırlanıyor.

Öte yandan savaş endişesi, Beyrut'un güney banliyölerinde (Dahiye) yaşayanların günlük hayatını da etkilemeye başladı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bölgedeki bazı aileler, olası bir göç dalgasına karşı alternatif konut arayışına girdi. Bu arayışın, bölgede artabilecek gerilim nedeniyle yaşanabilecek muhtemel yerinden edilmelere karşı önlem amacı taşıdığı belirtiliyor.