İran Irak’tan bölge ülkeleriyle arasında köprü kurma çabalarına devam etmesini istedi mi?

İran Dışişleri Bakanı Abdullahiyan ile Irak Başbakanı Sudani dün Tahran’da görüştüler (Şarku’l Avsat)
İran Dışişleri Bakanı Abdullahiyan ile Irak Başbakanı Sudani dün Tahran’da görüştüler (Şarku’l Avsat)
TT

İran Irak’tan bölge ülkeleriyle arasında köprü kurma çabalarına devam etmesini istedi mi?

İran Dışişleri Bakanı Abdullahiyan ile Irak Başbakanı Sudani dün Tahran’da görüştüler (Şarku’l Avsat)
İran Dışişleri Bakanı Abdullahiyan ile Irak Başbakanı Sudani dün Tahran’da görüştüler (Şarku’l Avsat)

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, İran ziyaretinin ikinci gününde İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile iki ülke arasında siyasi ve ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesini görüştü. Iraklı bir yetkili, Tahran'ın Sudani'den Irak'ın bölge ülkeleri ile İran arasında görüşlerin birleştirilmesi amacıyla üstlendiği rolü sürdürmesini istediğini söyledi.
Irak Başbakanı Sudani, Tahran'da İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney, Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan başta olmak üzere İranlı üst düzey yetkililerle bir araya geldi. Irak Başbakanlığı Basın Ofisi’nden yapılan açıklamada, Sudani’nin Abdullahiyan ile yaptığı görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ve bunların geliştirilmesinin yanı sıra Irak'ın bölgedeki kilit rolünü ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını güçlendirme çabalarını ele aldıkları belirtildi. Açıklamaya göre görüşmede ayrıca iki komşu ülke arasındaki yapıcı işbirliği ve ortaklık çerçevesinde ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirmenin yolları tartışıldı.
Öte yandan Iraklı bir yetkili İranlı liderlerin Sudani'ye yeni Irak hükümetine tam destek sözü verdiklerini söyledi. Şarku’l Avsat’a konuşan yetkili, Sudani’nin görüşmeleri sırasında ele alınan dosyaların başında iki ülkenin sınırlarındaki güvenlik meselesinin geldiğini belirtti. Bu dosyadaki en önemli noktanın Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile İran arasındaki ortak sınırların ve İran’a muhalif grupların merkezlerinin güvenliği olduğuna dikkati çeken yetkili, bu meselenin Tahran ile Erbil arasındaki ortak komiteden çekildiği için artık federal hükümetin dosyası haline geldiğini söyledi. Kaynak, ekonomi, ticaret ve diğer dosyalara ek olarak uyuşturucuyla mücadele konusunda da koordinasyon sağlanması konusunda mutabık kalındığını sözlerine ekledi.
Yetkili kaynak, görüşmede ekonomi, ticaret ve diğer birtakım dosyaların yanı sıra uyuşturucuyla mücadele konusunda da koordinasyon sağlanmasında da mutabık kalındığını sözlerine ekledi. Resmi kaynak, İranlıların Irak'tan bölgedeki farklı görüşleri yakınlaştırmayı amaçlayan rolünü sürdürmesini açıkça talep ettiklerini, Sudani hükümetinin bu yöndeki her türlü girişimine cevap vermeye hazır olduklarını söylediklerini aktardı.
Irak'ın, Mustafa el-Kazemi liderliğindeki bir önceki hükümet, İran ile Suudi Arabistan arasında bir diyaloga arabuluculuk yapmış, Riyad ile Tahran arasında güvenlik düzeyinde 5 turluk görüşmeler gerçekleşmişti. Irak, Iraklı yetkililerin yeni bir hükümetin kurulması karşısındaki zorlukların aşılmasıyla meşgul olmalarından ötürü yaklaşık bir yıldır ertelenen bu diyalogu diplomatik boyutta tamamlamaya hazırlanıyor.
Irak ayrıca hem Tahran hem de Washington arasında, aralarındaki gerginliğin azalmasını sağlayan mesajları taraflara iletti. Bu durum, Bağdat'ın merkezindeki Yeşil Bölge’de yer alan ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği binasının bombalanması gibi ABD’nin Irak'taki çıkarlarının hedef alınmasının durdurulması gibi Irak’ın içine de sükunet olarak yansıdı.
Nahrain Üniversitesi’nden Siyasal Bilimler Profesörü Dr. Amir Hasan Feyyad, Irak’ın Başbakan Sudani döneminde de bölge ülkeleri arasında arabuluculuk rolünü sürdürme ihtimaline dair Şarku’l Avsat’a değerlendirmede bulundu.
Prof. Dr. Feyyad, değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Irak'ın halen bu rolü oynayabildiği söylenebilir. Zira Arapların ve bölge ülkelerinin bu rolü, yani İran ile Suudi Arabistan arasında arabuluculuk rolünü oynaması çerçevesinde Irak’a bugüne kadar hep güvenmiştir. İran, başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez ülkeleri ile arasında arabuluculuk rolü oynayabilecek Irak dışında başka bir Arap ülkesinin olmadığının farkında. Bu yüzden bu rolü oynaması ve oynamaya devam etmesi için ona güvenmek önemlidir ve tüm tarafların çıkarınadır.”
Irak'ın aynı rolü İran ve ABD arasında oynayıp oynayamayacağına da değinen Prof. Dr. Feyyad, “Irak, son iki yılda iki taraf arasında mesajların iletilmesi bağlamında bir arabulucu olduğu sürece İran, ABD’nin Irak'ta çıkarları olduğunu ve Irak'ın bu çıkarları tüm tarafların çıkarına olumlu yönde kullanabileceğini bildiğinden bu rolü de oynayabilir” yorumunda bulundu.
Irak’ın taraflar arasında bir çatışma arenası değil, diyalog arenası olmasının kendisinin de çıkarına olduğunu belirten Prof. Dr. Feyyad, “Irak'ın bu rolü oynaması, bölgedeki istikrarın ve kendi iç durumunun istikrarına da olumlu yansımaları olacağından kendisinin de çıkarınadır” dedi.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe