İspanya 470 kripto para dolandırıcılığı şüphelisi siteyi ifşa etti

AB üyesi 7 ülkeden polislerin aylarca yürüttüğü soruşturmada binlerce mağdur ortaya çıktı

Uzmanlar, kripto para borsası görünümlü internet platformlarının çok kolay kopyalanabileceği uyarısı yapıyor (Unsplash)
Uzmanlar, kripto para borsası görünümlü internet platformlarının çok kolay kopyalanabileceği uyarısı yapıyor (Unsplash)
TT

İspanya 470 kripto para dolandırıcılığı şüphelisi siteyi ifşa etti

Uzmanlar, kripto para borsası görünümlü internet platformlarının çok kolay kopyalanabileceği uyarısı yapıyor (Unsplash)
Uzmanlar, kripto para borsası görünümlü internet platformlarının çok kolay kopyalanabileceği uyarısı yapıyor (Unsplash)

Avrupa genelinde yaklaşık 200 bin kişiyi kripto para dolandırıcılığıyla mağdur eden şebeke, 7 ülkeden polis teşkilatlarının ortak çabası sonucu çökertildi.
El Pais'nin haberine göre, İspanyol polisi 3 milyon e-postayı tarayarak, genellikle İspanya, Almanya ve İtalya'daki yatırımcıları hedefleyen 470 internet sitesiyle bunları destekleyen çağrı merkezi, teknoloji platformu ve şirketi açığa çıkardı.
Sadece İspanya'daki mağdur sayısının en az 17 bin olduğunu belirleyen polis, kullandığı adları ve şemasını sürekli değiştiren şebekenin dünya genelinde dolandırıcılıkla yaklaşık 2,5 milyar dolar elde ettiğini tahmin ediyor.
Avrupa Birliği ülkelerinin adli soruşturma işbirliği kuruluşu Eurojust'ın eşgüdümüyle, şebekeyi çökertmek için Arnavutluk, Bulgaristan, Gürcistan, Kuzey Makedonya ve Ukrayna'da baskınlar yapıldı ve çok sayıda şüpheli gözaltına alındı.
İspanyol avukat Mauro Jordan, dijital cüzdanları çalınan 20 mağduru temsil ettiğini ve 80 yaşındaki bir müvekkilinin 800 bin euro kaybettiğini söyledi:
"Bu örgütler önce İsrail'de ve Doğu Avrupa'da peydahlandı. Yavaş yavaş birbirleriyle ilişkiye geçip büyüdüler. Artık çok büyük ve yakından bağlantılı bu örgütler sürekli yeni internet siteleri ve şirketler açıp kapatıyor."
İspanya'nın önde gelen futbol kulüplerinden Sevilla'nın sponsorluğunu yapan ve Güney Kıbrıs'taki ICC Intercertus Capital şirketine kayıtlı EverFX markası da soruşturmanın hedefinde. Birleşik Krallık'ın yetkilileri geçen yıl ICC şirketi ve EverFX markasıyla işlem yapılmasını yasaklamıştı. 
El Pais, şirketin şimdi Harindale adıyla ve Oryx Group bünyesinde faaliyet yürüttüğünü yazdı.
İspanyol yetkililer; döviz, kripto para, emtia ve diğer finansal araç yatırımcılarını hedeflediği düşünülen 470 çok şüpheli internet sitesinin yer aldığı bir arama motoru kurdu.
Arnavutluk ve Gürcistan'daki baskınlarda yakalanan şüphelilerin hükümet yetkilileri ve siyasi partilerle de yakın bağı olduğu iddia edildi.
Carlos adıyla açıklama yapan mağdur, "Bana nasıl oldu bu anlamıyorum" diyerek, 4 yıl önce Facebook'taki bir ilana tıklamasıyla gelişen dolandırıcılığı anlattı. Önce sadece 250 euro yatırdığını ve arka arkaya gelen aramalarla ve kazanıyor olmasının verdiği güvenle yatırdığı miktarın 60 bin euro seviyesine çıktığını anlatan Carlos, parasını çekmek istediğinde sitedeki tüm verilerin ve grafiklerin sahte olduğunu öğrendiğini söyledi.
Independent Türkçe, El Pais



Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.