Mısır hükümetinin tarikat ayinlerine yeniden izin vermesinin önemi nedir?

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli (Mısır hükümeti)
Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli (Mısır hükümeti)
TT

Mısır hükümetinin tarikat ayinlerine yeniden izin vermesinin önemi nedir?

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli (Mısır hükümeti)
Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli (Mısır hükümeti)

Mısır'da hükümetin, tasavvuf törenlerinin yeniden düzenlenmesine onay vermesi” ile ilgili açıklaması, Sufiler arasında memnuniyetle karşılanırken, ayinler önlemler dikkate alınarak yapılacak.
Ağustos 2020’de tarikatlar, her yıl yeni Hicri yıl münasebetiyle düzenlenen Tasavvuf alayını yeni tip koronavirüs salgını döneminde alınan önleyici tedbirler sebebiyle iptal etmişti. Son iki yılda ise törenler Kahire şehir merkezindeki İmam Hüseyin, Seyyide Zeyneb ve diğer camilerde “sosyal mesafe ve tedbir uygulamasını dikkate alarak sınırlı sayıda katılımcıyla” gerçekleştirildi.
Mısır'daki Sufi Tarikatları Yüksek Konseyi Başkanı Dr. Abdulhadi el-Kasabi, tarikat ayinlerinin Başbakan Mustafa Medbuli’nin onayıyla İçişleri ve Sağlık bakanlıklarının kurallarına uyulması koşuluyla yeniden yapılabileceğini duyurdu.
Kasabi dün yaptığı açıklamada, daha önce iki yıldan uzun bir süre önce salgını nedeniyle askıya alınan tasavvuf törenleri ve dini etkinliklerin yeniden yapılabileceğini bildirdi.
Mısır Sufi Tarikatlar Genel Şeyhliği Sözcüsü Ahmed Kandil, Tarikatlar Genel Şeyhliği Başkanlığı’nın, alınan kararın Sağlık ve İçişleri bakanlığının düzenlenen kutlamaların güvence altına alma kabiliyetini yansıttığını  bildirdi.
Medbuli’nin kararının zorunluluk şartına bağlı olduğuna dikkati çeken Kasabi, başta tarikatlar Genel Şeyhliği'nden izin almak, önleyici ve sağlık tedbirlerine uymak ve geçit töreni yapmamak gibi kurallarla tasavvuf faaliyetlerini düzenleyen tüm kural ve koşullara bağlılıklarını yineledi.
Şarku’l Avsat’a konuşan yerel kaynaklar, koronavirüs sağlık durumu nedeniyle Mısır hükümetinin kutlamalara yeniden izin verdiğini ifade ederek, alınan kararın Kahire ve diğer valiliklerde dini vesilelerle tören yapan Sufileri çok mutlu ettiğini aktardı.
Diğer yandan Mısır Evkaf Bakanlığı’nın Hakku’l Vatan girişimi kapsamında halk arasında vatanseverlik ve aidiyet değerlerini teşvik etme bağlamında eğitim faaliyetleri devam ediyor.  Bakanlık tarafından dün yapılan açıklamada, “Küresel zorluklar, herkesin risklerle yüzleşmek için sıraya girmesini gerektirir. Hakku’l Vatan, gerçekleri bulmayı ve söylentileri yaymamayı gerektiriyor” ifadeleri kullanıldı.



Şara'nın Berlin ziyaretinin gündeminin en önemli maddesi mültecilerin geri dönüşü

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dün Berlin'deki Federal Başbakanlık binasında Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'yı kabul etti (DPA)
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dün Berlin'deki Federal Başbakanlık binasında Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'yı kabul etti (DPA)
TT

Şara'nın Berlin ziyaretinin gündeminin en önemli maddesi mültecilerin geri dönüşü

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dün Berlin'deki Federal Başbakanlık binasında Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'yı kabul etti (DPA)
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dün Berlin'deki Federal Başbakanlık binasında Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'yı kabul etti (DPA)

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'nın Berlin'e yaptığı ilk ziyaretin gündemindeki en önemli madde, mültecilerin geri dönüşü oldu. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dün düzenlenen ortak basın toplantısında, "Almanya'da ikamet eden Suriyelilerin yaklaşık yüzde 80'inin önümüzdeki üç yıl içinde ülkelerine dönmesinin beklendiğini" ifade etti.

Suriye Cumhurbaşkanı şu yanıtı verdi: "Suriye'li yeteneklerin Almanya'da kurdukları hayatlarından vazgeçmeden vatanlarının yeniden inşasına katkıda bulunmalarını sağlayacak döngüsel bir göç programı oluşturmak için Alman hükümetindeki ortaklarımızla birlikte çalışıyoruz."

Merz ayrıca Suriye'nin savaş sonrası yeniden yapılanmasını "destekleme" niyetini açıkladı ve Alman hükümetinden bir heyetin önümüzdeki günlerde Şam'ı ziyaret edeceğini belirtti. Şarku’l Avsat’ın DPA’dan aktardığına göre Merz konuğuna, bu ortak projelerin Suriye'de hukukun üstünlüğünün temellerinin güçlendirilmesinde kaydedilen ilerlemeye bağlı olduğunu açıkladığını da ifade etti.


İsrail, Lübnan'da 4 askerinin öldüğünü açıkladı... Hizbullah ise saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail-Lübnan sınırına yakın, yeri açıklanmayan bir bölgede konuşlanmış İsrail topçu birliği (EPA)
İsrail-Lübnan sınırına yakın, yeri açıklanmayan bir bölgede konuşlanmış İsrail topçu birliği (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da 4 askerinin öldüğünü açıkladı... Hizbullah ise saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail-Lübnan sınırına yakın, yeri açıklanmayan bir bölgede konuşlanmış İsrail topçu birliği (EPA)
İsrail-Lübnan sınırına yakın, yeri açıklanmayan bir bölgede konuşlanmış İsrail topçu birliği (EPA)

İsrail, bu sabah erken saatlerde Lübnan'daki saldırısı sırasında dört askerin daha öldürüldüğünü bildirirken, “Hizbullah” ise Lübnan'ın güneyinde bir “Merkava” tankını, Miskav Am yerleşimindeki bir askeri kontrol noktasını ve Ma'alot-Tarshiha yerleşimindeki hava savunma sistemini hedef aldığını duyurdu.

“Associated Press”in (AP) haberine göre Lübnan'a yönelik son savaşta hayatını kaybeden İsrailli askerlerin toplam sayısı 10'a yükseldi.

İsrail ordusu, hepsi yirmili yaşlarında olan üç askerin ismini açıkladı ve “bir askerin daha hayatını kaybettiğini” belirtti, ancak isminin yayınlanmasına henüz izin verilmedi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre olayda bir askerin ağır, bir diğerinin ise hafif yaralandığı belirtildi.

İsrail ordusu olayla ilgili daha fazla ayrıntı açıklamadı.

Lübnan'da ise İsrail savaş uçakları şafak vakti güneydeki Kifra kasabasında bir evi bombalarken, resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre İsrail'in aralıklı topçu ateşi Serbin Vadisi ve Beyt Lif'in çevresini hedef aldı.

Buna karşılık, “Hizbullah” üç açıklamada, “İslami direnişin, Güney Lübnan'daki el-Kantara el-Tayyibe kasabası yolundaki bir Merkava tankını, Miskav Am yerleşimindeki bir askeri kontrol noktasını ve Ma'alot-Tarshiha yerleşimindeki hava savunma sistemini hedef aldığını” duyurdu.

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde kara kuvvetleriyle ilerlemeye devam ederken, İsrail de “Hizbullah”a ait altyapılara yönelik saldırılarını sürdürüyor.


İsrail, Lübnan'ın güneyinde ‘ateş gücüyle kontrolünün’ kapsamını genişletiyor

İsrail ordusuna ait askerler ve araçlar, Lübnan'ın güney sınırı yakınlarında (AFP)
İsrail ordusuna ait askerler ve araçlar, Lübnan'ın güney sınırı yakınlarında (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyinde ‘ateş gücüyle kontrolünün’ kapsamını genişletiyor

İsrail ordusuna ait askerler ve araçlar, Lübnan'ın güney sınırı yakınlarında (AFP)
İsrail ordusuna ait askerler ve araçlar, Lübnan'ın güney sınırı yakınlarında (AFP)

Lübnan'ın güneyindeki çatışmanın niteliği, doğrudan kara ilerlemesi savaşından, hakim ‘coğrafi tepeler’ üzerinde kontrol sağlamak için yapılan bir yarışa dönüştü. İsrail, yüksek rakımlı bölgeler ve geçiş eksenleri üzerinde ateş gücü üstünlüğü sağlamaya çalışırken, İsrail, ikmal hatlarını kesmek ve savaş alanlarını izole etmek amacıyla geniş bir askeri manevra ile sahada yaygın bir varlık göstermeye çalışıyor; ancak şimdiye kadar hiçbir eksende tam bir sonuç alınamadı.

İsrail’in geleneksel çatışma kurallarını aşarak, Lübnan'ın güneyindeki saldırıları doğrudan askeri hedeflerin ötesine geçti ve uluslararası hukuka göre tarafsız olması gereken kurumları vurmaya başladı. Bu kurumlar arasında sağlık görevlileri ve gazeteciler ile savaşa katılmayan Lübnan Ordusu ve UNIFIL güçleri de yer alıyor.

Lübnan Ordu komutanlığı dün, İsrail’in, el-Amiriye beldesinde, el-Kuleyle-Sur yolu üzerindeki bir ordu kontrol noktasına saldırı düzenlediğini ve bunun sonucunda bir askerin şehit olduğunu ve diğerlerinin yaralandığını açıkladı. UNIFIL'den yapılan açıklamaya göre ise UNIFIL güçleri son 24 saat içinde iki kez İsrail'in hedefi oldu. Bu saldırılar sırasında bir barış gücü askeri öldü, bir diğeri ise ağır yaralandı.

 UNIFIL'den yapılan açıklamaya göre, UNIFIL güçleri 24 saat içinde iki kez İsrail'in hedefi oldu ve “bir barış gücü askeri öldürüldü, bir diğeri ise ağır yaralandı.”