Biden'ın Ukrayna ile ilgili müzakere şartlarını reddeden Putin, işgal ettiği topraklardan vazgeçmiyor

Scholz’a, Ukrayna altyapısının vurulmasının ‘kaçınılmaz’ olduğunu söyledi.

Almanya Başbakanı kendi inisiyatifiyle Putin ile telefon görüşmesi yaptı (EPA) - Joe Biden, Putin ile Ukrayna konusunda müzakerelere başlamaya hazır olduğunu ifade etti (EPA) - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dün Batı'nın 'yıkıcı' politikalarını ve Kiev'e verdiği desteği kınadı (Reuters)
Almanya Başbakanı kendi inisiyatifiyle Putin ile telefon görüşmesi yaptı (EPA) - Joe Biden, Putin ile Ukrayna konusunda müzakerelere başlamaya hazır olduğunu ifade etti (EPA) - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dün Batı'nın 'yıkıcı' politikalarını ve Kiev'e verdiği desteği kınadı (Reuters)
TT

Biden'ın Ukrayna ile ilgili müzakere şartlarını reddeden Putin, işgal ettiği topraklardan vazgeçmiyor

Almanya Başbakanı kendi inisiyatifiyle Putin ile telefon görüşmesi yaptı (EPA) - Joe Biden, Putin ile Ukrayna konusunda müzakerelere başlamaya hazır olduğunu ifade etti (EPA) - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dün Batı'nın 'yıkıcı' politikalarını ve Kiev'e verdiği desteği kınadı (Reuters)
Almanya Başbakanı kendi inisiyatifiyle Putin ile telefon görüşmesi yaptı (EPA) - Joe Biden, Putin ile Ukrayna konusunda müzakerelere başlamaya hazır olduğunu ifade etti (EPA) - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dün Batı'nın 'yıkıcı' politikalarını ve Kiev'e verdiği desteği kınadı (Reuters)

Moskova, ABD Başkanı Joe Biden'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Ukrayna konusunda müzakerelerin başlaması için öne sürdüğü şartları reddetti. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Washington'un şartı olan Rusya'nın Ukrayna'dan ayrılmasıysa Moskova'nın müzakerelere girmek istemediğini söyledi. Peskov, ABD'nin Rusya'nın işgal ettiği Ukrayna topraklarını elinde tutmasını kabul etmesini istedi. Öte yandan dün Putin, Kiev'i destekleyen ‘yıkıcı’ Batı politikalarını kınadı. Almanya Başbakanı Olaf Scholz'a, Rusya'nın Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik büyük çaplı saldırılarının ‘gerekli ve kaçınılmaz’ olduğunu söyledi.
Kremlin Sözcüsü, Vladimir Putin'in Ukrayna'daki askeri operasyona devam edeceğini ancak aynı zamanda müzakerelere de açık olduğunu söyledi. Peskov bu sözleri telefon üzerinden yaptığı bir basın görüşmesi sırasında, ABD Başkanı Joe Biden'ın Rusya'nın Ukrayna'dan çekilmesi halinde Putin ile müzakere masasına oturabileceğine ilişkin açıklaması hakkındaki bir soruya yanıt verirken kullandı. Bloomberg haber ajansının aktardığına göre Peskov "Özel askeri operasyon (Ukrayna'da) devam ediyor. Ancak aynı zamanda, Başkan Putin'in eskiden olduğu gibi şimdi de müzakereler için iletişime açık olduğunu vurgulamak da önemli. Çıkarlarımızı elde etmenin en iyi yolu elbette diplomatik yollardan geçiyor" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Biden, Putin işgali sona erdirme konusunda ciddiyse, Rus mevkidaşı ile Ukrayna'daki savaş hakkında konuşabileceğini söylemişti. Biden daha önce ise sadece Ukrayna liderlerinin barış müzakerelerinin ne zaman yapılacağına karar verebileceklerini söylüyordu. Perşembe günü Biden, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile düzenlediği ortak basın toplantısında, "Savaşı sona erdirmenin bir yolunu bulmakla ilgileniyorsa, Putin ile konuşmaya hazırım" demişti.
Kremlin, Eylül ayının ortasından bu yana ilk kez Putin ile Scholz arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada “Rus silahlı kuvvetlerinin Ukrayna'daki bazı hedeflere yüksek hassasiyetli füze saldırıları gerçekleştirmekten uzun süre kaçındığına, ancak Kiev'in provokatif saldırıları karşısında bu saldırıların gerekli ve kaçınılmaz hale geldiğine işaret edildi” ifadelerini kullandı. Kremlin'den dün yapılan açıklamanın devamında ‘Rusya Devlet Başkanı’nın, Alman tarafını Ukrayna ile ilgili meselelerdeki yaklaşımlarını yeniden gözden geçirmeye çağırdığı’ bilgisi paylaşıldı. Putin ile Scholz arasındaki telefon görüşmesi Alman tarafının girişimiyle gerçekleşti.
Açıklamada ‘Kiev rejimine silah sağlayan ve Ukrayna ordusunu eğiten Almanya da dahil olmak üzere Batılı ülkelerin yıkıcı çizgisine dikkat çekildiği’ belirtildi. Açıklamaya göre Putin, Rusya'nın Ukrayna'daki hedeflere yönelik saldırılarının, Kırım Köprüsü’ne düzenlenen terör saldırısı da dahil olmak üzere Kiev'in provokatif saldırıları karşısında Rusya'nın kaçınılmaz bir tepkisi olduğunu vurguladı. Rusya Devlet Başkanı, Rus silahlı kuvvetlerinin Ukrayna'daki bazı hedeflere yüksek hassasiyetli füze saldırıları gerçekleştirmekten uzun süre kaçındığına, ancak Kiev'in Kırım Köprüsü ve Rus enerji tesisleri de dahil olmak üzere Rus sivil altyapısına yönelik provokatif saldırıları karşısında bu saldırıların gerekli ve kaçınılmaz hale geldiğini söyledi. Rusya Devlet Başkanı, Kuzey Akım (Nord Stream) boru hattını hedef alan sabotaj eyleminin ilgili Rus kuruluşlarının da yer aldığı bir soruşturmaya tabi tutulması gerektiğini belirtti. Putin “Kuzey Akım ve Kuzey Akım 2 gaz boru hatlarına yönelik terör eylemi, ilgili Rus kuruluşlarının katıldığı şeffaf bir soruşturma gerektiriyor” dedi. Öte yandan ‘tahıl anlaşmasını’ da tartışan iki lider, sevkiyat ve ikmalinin önündeki engellerin kaldırılmasıyla birlikte anlaşmanın dikkatli bir şekilde uygulanması gerektiğini vurguladılar.
Analistler, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşının devam etmesinin, Biden'ın bağlı kalmaya özen gösterdiği Avrupa-ABD birliğinde bölünmelere yol açabileceğini düşünüyor.
Her bir taraf müzakere şeklinde diplomatik bir yola başlamak için kendi koşullarını öne sürdü. Washington, Rusya'nın Ukrayna'dan tamamen çekilmesi ve savaş suçlarından sorumlu olanların adalete teslim edilmesi konusunda ısrar ediyor. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy daha önce Rusya ile 'gerçek barış görüşmelerine' açık olduğunu söylemiş ve müzakereler için Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü tekrar sağlamasını, Moskova'nın işgalinden ötürü Kiev'e tazminat ödemesini ve savaş suçu işleyenlerin adalete teslim edilmesini içeren birtakım koşullar belirlemişti.
Buna karşılık Moskova, Luhansk ve Donetsk'in yanı sıra güneyde Zaporijya ve Herson bölgelerinde ele geçirdiği Ukrayna toprakları üzerindeki kontrolünün tanınması ile ilgili şartlarını öne sürüyor. Putin, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı ‘özel askeri operasyon’ olarak adlandırdığı girişimden pişmanlık duymadığını söyleyerek, bunu, Rusya'nın 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonraki yıllarda senelerce süren aşağılanmanın ardından kibirli Batı hegemonyasının karşısına dikildiği bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Öte yandan Peskov, gazetecilere yaptığı açıklamada "ABD, yeni bölgeleri Rusya Federasyonu'nun bir parçası olarak tanımıyor. Bu da karşılıklı tartışmak için olası nedenlerin aranmasını büyük ölçüde zorlaştırıyor” dedi. Rusya, Batı'nın bu bölgelerin ilhakını tanımayı reddetmesinin, barış müzakerelerinin ve olası bir uzlaşmanın önünde engel olduğu konusunda ısrar ediyor.
Uzmanların ve diplomatların analizlerine göre iki taraf da -Ukraynalılar ve Ruslar- bu savaşı kazanabileceklerini düşünüyor. Rus tarafı, Ukrayna'daki sivil altyapıyı hedef alma ve Ukrayna enerji ağlarını füzelerle vurma harekatına devam ediyor. Moskova ayrıca kışın başlamasıyla Kiev'i zayıflatabileceğine ve Batı'nın Ukrayna'ya verdiği desteği baltalayabileceğine inanıyor.
Alman hükümetinin web sitesine göre Berlin, halihazırda Rus ordusuyla savaşmak için kullanılacak 30 hava savunma tankına ek olarak Ukrayna'ya Gepard tipi yedi tank teslim etmeye hazırlanıyor. Başlangıçta hurdaya çıkarılması planlanan fazlalık tankların sayısını ilk bildiren Der Spiegel dergisi, bunların 2023 baharında Ukrayna'ya teslim edilebileceğini aktardı. Dergiye göre şu anda Münih merkezli silah üreticisi Krauss-Maffei Wegmann'da (KMW) onarımdan geçen yedi tank, Ukrayna'nın şehirlerini ve altyapısını Rus bombardımanından korumasına yardımcı olmayı amaçlıyor. Hükümet, tankları ne zaman teslim etmeyi planladığını henüz bildirmedi.
Spiegel, hükümetin ek tanklarla birlikte Gepard tipi tanklarına daha fazla cephane göndermeyi planladığını da belirtti. Cephane stokunu elinde tutan İsviçre bunları tedarik etmeyi reddedip tarafsız statüsünü korumaya devam ettiği için bu mühimmatı temin etmek her zaman güç olmuştu.



ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.


Şara, SDG ile varılan anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
TT

Şara, SDG ile varılan anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı.

Cumhurbaşkanlığı Medya Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Tuğgeneral Ziyad el-Ayeş, SDG ile 29 Ocak'ta imzalanan anlaşmayı uygulamak ve entegrasyonu sağlamak, böylece devletin varlığını güçlendirmek, engelleri aşmak ve vatandaşlara yönelik hükümet hizmetlerini etkinleştirmek üzere başkanlık elçisi olarak atandı.”

Tuğgeneral Ayeş, geçtiğimiz yıl mayıs ayında İçişleri Bakanı'nın Sivil İşler Yardımcısı olarak atandı. 1987 yılında Haseke ilinin Kamışlı kırsalındaki Arca el-Cavala köyünde doğan Tuğgeneral Ayeş, ‘Ebu Usame el-Az’ künyesiyle biliniyor. Haseke'nin Rumeylan kentindeki Petrol Enstitüsü mezunu olan Tuğgeneral Ayeş, Lübnan'daki el-İmam el-Ouzai Üniversitesi'nden şeri ilimler diplomasına ve İdlib Üniversitesi'nden işletme yüksek lisans diplomasına sahip.

gthyj
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Şam'da SDG lideri Mazlum Abdi ile tokalaşırken, 10 Mart 2025 (SANA)

Genel Takip Komitesi üyesi olarak Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) kamplarının yönetiminde önemli bir rol oynayan Tuğgeneral Ayeş, ayrıca İçişleri Bakanlığı'nda sivil işlerin yönetimini devralmadan önce, Genel Güvenlik Ajansı'nda idari memur ve İdlib'deki kontrol noktalarından sorumlu genel memur olarak görev yaptı.

Suriye Cumhurbaşkanı Şara, 13 Şubat’ta daha önce Haseke’nin kamu güvenliği komutanı olarak atadığı Nureddin Ahmed İsa'yı Haseke ilinin valisi olarak atayan bir kararname yayınladı.

Geçtiğimiz ayın 29'unda imzalanan anlaşma, Suriye hükümetinin SDG güçlerinin bu ayın sonuna kadar tam olarak uygulanması gereken anlaşmayı engellediği yönündeki suçlamalarından dolayı uygulamaya konulamıyor.

Bir başka gelişmede Sivil Havacılık Heyeti, Kamışlı Havaalanı’nın yeniden açılmasının hazırlıkları çerçevesinde havaalanına geldi. Haseke Valisi, Haseke şehrine giden tüm yolların açıldığını ve Haseke ile diğer iller arasındaki karayolu ulaşımının yeniden başladığını duyurdu.

Öte yandan Haseke’deki kaynaklar, bugün SDG’nin kontrolündeki hapishanelerden 50 tutuklunun serbest bırakıldığını bildirdi.

Haseke vilayetindeki kaynaklar, bugün SDG hapishanelerinden 50 tutuklunun serbest bırakıldığını bildirdi.


Rapor: Uluslararası koalisyon güçleri Suriye'deki Kasrak üssünün tahliyesine başladı

El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
TT

Rapor: Uluslararası koalisyon güçleri Suriye'deki Kasrak üssünün tahliyesine başladı

El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)

Suriye TV'nin haberine göre, ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyon, dün Haseke kırsalındaki Kasrak üssünü boşaltmaya başladı.

Yerel haber ağları, tahliye operasyonunu gerçekleştirmek amacıyla dün erken saatlerde Irak'a giren ve üsse doğru ilerleyen, askeri araçlara ilave olarak 20'den fazla boş kamyondan oluşan bir Amerikan konvoyunun bulunduğunu belirtti.

Şarku’l Avsat’ın yerel haber ağlarından aktardığına göre 20'den fazla boş kamyon ve askeri araçtan oluşan bir ABD konvoyu dün erken saatlerde Irak sınırını geçerek tahliyeyi gerçekleştirmek üzere üsse doğru hareket etti.

Alman Basın Ajansı'na (DPA) göre, Kasrak üssü Suriye'nin Haseke Valiliği'nde, uluslararası karayolunun (M4) güneyinde, Tel Tamir ve Tel Beydar arasında yer almaktadır.

Suriye Savunma Bakanlığı bu ay, ABD güçlerinin bölgeden ayrılmasının ardından eş-Şeddadi ve el-Tanf askeri üslerinin kontrolünü ele geçirdi.