AB, İsrail’in Batı Şeria'daki yargısız infazlarını kınadı

Filistin Yönetimi, yargısız infazlara karşı uluslararası koruma talep ediyor

Nablus yakınlarındaki Havara kasabasında İsrail askerleri (DPA)
Nablus yakınlarındaki Havara kasabasında İsrail askerleri (DPA)
TT

AB, İsrail’in Batı Şeria'daki yargısız infazlarını kınadı

Nablus yakınlarındaki Havara kasabasında İsrail askerleri (DPA)
Nablus yakınlarındaki Havara kasabasında İsrail askerleri (DPA)

Avrupa Birliği (AB) Kudüs Temsilciliği tarafından Twitter'da yayınlanan bir tweette, "İsrail güçleri yalnızca son 72 saat içinde, aşırı ölümcül güç kullanımı gibi görünen bir şekilde 10 Filistinliyi öldürdü" ifadelerini kullandı. AB, "Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'da artan şiddet düzeyiyle ilgili ciddi endişelerini" dile getirerek, "2022'nin 2006'dan bu yana en kanlı yıl olduğunu" kaydetti.
AB, öldürücü güç kullanımının “yalnızca hayata yönelik ciddi ve yakın bir tehdidin olduğu durumlarla sınırlandırılması” ve “sivil kayıpların soruşturulması ve hesap verebilirliğin sağlanması” gerektiğini vurguladı.
Filistin Yönetimi de genç erkeklerin İsrail askerleri tarafından maruz bırakıldığı bir dizi yargısız infaz ile ilgili şikayetlerin ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni Filistin halkına uluslararası koruma sağlamaya davet etti.
Filistin Devleti'nin Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Riyad Mansur, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, Güvenlik Konseyi'nin bu ayki Başkanı (Hindistan) ve Birleşmiş Milletler Başkanı'na birbirinin aynı üç mesaj gönderdi. Genel Kurulu, 904 sayılı karar da dahil olmak üzere, tüzük ve kararlarında belirtilen görevlerine uygun hareket etmeye bir kez daha davet ederek; "Filistinlilerin yaşamlarına duyduğu nefreti ve hiçe saymayı her gün kanıtlayan bu acımasız işgalciden Filistin halkının korunmasının sağlanmasını" istedi.
Mansur mesajlarında, uluslararası toplumun Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü'nü anmak için 29 Kasım'da bir araya geldiği ve bu tarihi haksızlığa son verme sözü verdiği bir dönemde, “İşgalci güç İsrail’in uluslararası hukuk ihlallerini sürdürme, barışın reddi ve Filistin halkına yönelik zulüm ve baskılara devam etme kararlılığını" vurguladı.
Geçen hafta çok sayıda gence karşı düzenlenen bir dizi yargısız infazın kurbanları olan "Ramallah'tan iki kardeş Cevad er-Rimavi (22), Zafir er-Rimavi (21), ve El-Halil'den Mufid Halil (44), Cenin'den Muhammed Tevfik Badarne (26) ve Cenin şehrinde Naim Cemal Zubeydi (27) ve Muhammed Eymen es-Sadi’nin (26) Ammar Mufleh'in (22) Nablus yakınlarındaki Havara kasabasında güpegündüz öldürülmesi ve ardından kanlar içinde yerde bırakılması büyük tepki topladı.
Şarku’l Avsat’ın Filistin Haber Ajansı WAFA’dan aktardığı habere göre Mansur, “İsrail'in işlediği suçlara ve ceza almamasına yönelik öfkeyi ifade etmenin ve kınamanın yeterli olmadığını ve bu durum için, insan hakları hukuku da dahil olmak üzere uluslararası hukuka uygun olarak sağlam adımlar atılması gerektiğini” vurguladı.
Ayrıca, ulusların kendi kaderini tayin etme ve geri dönüş de dahil olmak üzere Filistin halkının devredilemez haklarının gerçekleştirilmesi ve adil barış ve kalıcı güvenliğin sağlanması gerektiğini vurguladı. Mesajlar, bir İsrail askerinin Ammar Mufleh'i Havara kasabasında herhangi bir tehdit oluşturmadığı halde infaz etmesinden kısa bir süre sonra geldi. Olay yerinden kayda alınmış ve Filistinlilerin öfkesini ateşleyen bir videoda, bir İsrail askerinin, kendisini tutuklama girişimine direnen bir Filistinli ile kavga ettiğini ve silahını çekip genci yerde yatarken bile birkaç kez vurduğunu gösteriyor.
Ramallah yaptığı açıklamada, bu suçların birbirini izleyen İsrail hükümetlerinin resmi bir politikası haline geldiğini ve “savunmasız halkımıza uluslararası koruma sağlamak için acil müdahale gerektirdiğini” söyledi.
Ayrıca, cezasızlık ve hesap vermeme politikasının devamının İsrail hükümetlerini "halkımıza karşı daha fazla suç işlemeye" teşvik ettiğini vurguladı.
Filistin Devlet Başkanlığı, Başbakanlık, siyasi partiler ve yetkililer genç Mufleh'in yasını tuttu ve “İsrail’in işlediği suçlara karşı birlik ve direniş" çağrısında bulundu.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.