Savaş haberlerindeki yanıltıcı görüntüler için neden Arma 3 oyunu kullanılıyor?

Rusya ve Ukrayna arasındaki mücadele "İlk TikTok savaşı" diye adlandırılıyor

Arma 3'ün geliştiricisi Bohemia Interactive, Reuters ve AFP gibi basın kuruluşlarıyla çalışmanın sahte haberle mücadelenin en iyi yolu olduğunu savunmuştu (AFP)
Arma 3'ün geliştiricisi Bohemia Interactive, Reuters ve AFP gibi basın kuruluşlarıyla çalışmanın sahte haberle mücadelenin en iyi yolu olduğunu savunmuştu (AFP)
TT

Savaş haberlerindeki yanıltıcı görüntüler için neden Arma 3 oyunu kullanılıyor?

Arma 3'ün geliştiricisi Bohemia Interactive, Reuters ve AFP gibi basın kuruluşlarıyla çalışmanın sahte haberle mücadelenin en iyi yolu olduğunu savunmuştu (AFP)
Arma 3'ün geliştiricisi Bohemia Interactive, Reuters ve AFP gibi basın kuruluşlarıyla çalışmanın sahte haberle mücadelenin en iyi yolu olduğunu savunmuştu (AFP)

Sahte haberlerde sık sık kullanılan taktiksel savaş oyunu Arma 3 bir kez daha dünya basınına konu oldu. AFP oyun görüntülerinin, 24 Şubat'ta başlayan Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgili defalarca kullanıldığını yazdı.
Video oyunun görüntüleri daha önce de Afganistan ve Suriye'deki çatışmalarda kaydedildiği iddiasıyla sıkça paylaşılıyordu.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 19 Kasım'da başlattığı Pençe-Kılıç Harekatı'nın ardından da sosyal medyada Arma 3 görüntüleri paylaşılmıştı. Irak ve Suriye'nin kuzeyinde düzenlenen operasyona ait olduğu iddia edilen oyun sahnesi sosyal medyada yer almıştı.
Haber ajansı, gerçekçi duran görüntülerin büyük haber kuruluşları ve devlet kurumları tarafından da kullanıldığını yazdı.
Verilen örnekler arasında, Romanya'da yayın yapan Romania TV var. Kanalda kasımdaki bir canlı yayında Arma 3 videosu, Ukrayna'daki savaşa aitmiş gibi sunulmuştu. Eski Romanya Savunma Bakanı Corneliu Dobriţoiu ve eski istihbarat şefi Cătălin Harnagea, görüntüleri analiz etmişti.
Aynı ayda Rusya-Ukrayna savaşında çekildiği iddia edilen ancak Arma 3'e ait olan videolar sosyal medyada dolaşıma girmişti. Bunlar arasındaki bir videoda ABD yapımı Javelin füzelerle Rusya'ya ait tankların vurulduğunun gösterildiği iddia edilen bir Arma 3 görüntüsü mevcut.
Haberde videolardan birine "Bu savaştan sonra Ukrayna'dan nasıl savaşılacağına dair NATO güçlerini eğitmelerini istemeliyiz" şekilde yorum yapıldığı vurgulandı.

"İlk TikTok savaşı"
İnternetteki yalan haberlerle mücadele eden First Draft adlı organizasyonunun kurucularından Claire Wardle, "Bunun sürekli olması, insanları kandırmanın ne kadar kolay olduğunu gösteriyor" dedi.
Wardle, video oyunları giderek daha iyi hale geldiğini ve bu yüzden ilk bakışta gerçek gibi görünebileceğini söyleyerek uyardı:
"İnsanların meta verilere bakmak da dahil olmak üzere görüntüleri nasıl doğrulayacaklarını bilmeleri gerekiyor."
Haber ajansı, Rusya-Ukrayna savaşında çatışma bölgelerinden sosyal medyaya sürekli görsel akışı olduğunu, iki tarafın burada da çatışma halinde bulunduğunu yazdı. Savaşın bu yüzden "İlk TikTok savaşı" diye adlandırıldığı belirtili.
Öte yandan uzanmanlar, Arma 3 görüntülerinin arkasındaki gerçeği kanıtlamamanın basit olduğunu söyleyerek bu sahte haber akışının arkasında devletlerin olmadığını düşünüyor.
Araştırma ve teyit alanlarında uzmanlaşan internet sitesi Bellingcat'ten Nick Waters, "Bu içeriği yayımlayan kişilerin sadece, kaç kişiyi kandırabileceklerini görmek isteyen troller olmasından şüpheleniyorum" diye konuştu. Waters sahte görüntülerin etkileşim isteyen "saf kişiler" tarafından da paylaşıldığını savundu.
Video oyunun geliştiricisi Bohemia Interactive de kasımda konu hakkında bir video paylaşmıştı. Videoda "oyun içi görüntü"yle "tipik sahte görüntü"yü karşılaştırılmıştı.

Bu rehberde sahte görüntülerde düşük çözünürlük, titreyen kamera, gece görüntüleri, ses ve insan eksikliği ve gerçekçi görünmeyen araçla üniforma gibi detaylar yer aldığına dikkat çekilmişti.
Şirketin halkla ilişkiler yöneticisi Pavel Křižka şöyle konuşmuştu:
"Arma 3'ün modern savaş çatışmalarını bu kadar gerçekçi bir şekilde simüle etmesi gurur verici olsa da gerçek savaş görüntüleriyle karıştırılmasından ve savaş propagandası olarak kullanılmasından kesinlikle memnun değiliz."
Oyunun hem geçmişte hem de şu an sahte haberler için kullanıldığını vurgulayan Křižka, görüntülerin kaldırılması için sosyal medya platformlarıyla çalıştıklarını ancak bunun yetersiz kaldığını açıklamıştı:
"Kaldırılan her videoyla birlikte her gün 10 video daha yükleniyor."
 
Independent Türkçe, AFP, Pagina de media



Washington, Tel Aviv'in Filistinlilere yönelik idam yasasını adil bir şekilde uygulayacağını düşünüyor

 İsrail parlamentosu Knesset'teki bir oturum (Arşiv- DPA)
İsrail parlamentosu Knesset'teki bir oturum (Arşiv- DPA)
TT

Washington, Tel Aviv'in Filistinlilere yönelik idam yasasını adil bir şekilde uygulayacağını düşünüyor

 İsrail parlamentosu Knesset'teki bir oturum (Arşiv- DPA)
İsrail parlamentosu Knesset'teki bir oturum (Arşiv- DPA)

ABD dün, İsrail parlamentosu Knesset'in ‘terör’ suçlamasıyla hüküm giyen Filistinlilerin idamına izin veren bir yasayı kabul etmesinin ardından, İsrail'in kendi yasalarını belirleme hakkına saygı duyduğunu açıkladı. Bu adım, Avrupa ülkeleri ve insan hakları örgütleri tarafından şiddetle eleştirilmişti.

Fransız Haber Ajansı AFP’nin aktardığına göre ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, yaptığı açıklamada, “ABD, İsrail'in terör suçundan hüküm giyen kişilere yönelik kendi kanunlarını ve cezalarını belirleme konusundaki egemenlik hakkını saygıyla karşılıyor” dedi. Sözcü, “Benzer herhangi bir önlemin adil bir yargılama sürecinde uygulanacağından eminiz” diye ekledi.

ABD, NATO üyeleri arasında idam cezasını uygulama devam eden tek ülke ve İsrail’in başlıca diplomatik ve askeri destekçisi.

İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya, pazar günü yani Knesset’in tasarıyı onaylamasından önce ‘derin endişe duyduklarını’ ifade ederken bu adımın ‘İsrail'in demokratik ilkelere olan bağlılığını zedeleyebileceğini’ belirttiler.

Yasa tasarısına göre bir İsrail vatandaşına veya İsrail’de ikamet eden kişiye zarar vermek ve İsrail Devleti'nin varlığını sona erdirmek amacıyla kasten (başka bir kişinin) ölümüne neden olan herkes, idam veya müebbet hapis cezasına çarptırılacak.

Ancak tasarı, işgal altındaki Batı Şeria'daki Filistinliler için, İsrail askeri mahkemelerinin cinayeti ‘terör eylemi’ olarak nitelendirmesi halinde idam cezasının varsayılan ceza olacağını öngörüyor.

Bu düzenleme uyarınca İsrail, bir İsrail vatandaşını öldüren herhangi bir Filistinliye idam cezası uygulayabilir, ancak bir Filistinliyi öldüren bir İsrailliye hiçbir koşulda idam cezası uygulanamaz.

İsrail, 1967 yılından bu yana Batı Şeria'yı işgal ediyor. Bu bölgede, suç işleyen Filistinliler, İsrail askeri mahkemelerinde, İsrailli yerleşimciler ise sivil mahkemelerde yargılanıyor.

İsrail yasaları idam cezasını öngörüyor. Ancak 1962 yılında Nazi Adolf Eichmann'ın idamından bu yana hiçbir idam cezası uygulanmadı.


Trump, Hark Adası’nı yok etmekle tehdit ederken, Tahran Trump'ın şartlarını reddediyor

 Dün İran'a ait bir füzenin engellenmesi sonrası Hayfa'daki petrol rafinerisinde yangın çıktı (Reuters) Fotoğrafta ise önceki gece saldırıya uğrayan İran'daki Tebriz rafinerisi görülüyor (Sosyal medya)
Dün İran'a ait bir füzenin engellenmesi sonrası Hayfa'daki petrol rafinerisinde yangın çıktı (Reuters) Fotoğrafta ise önceki gece saldırıya uğrayan İran'daki Tebriz rafinerisi görülüyor (Sosyal medya)
TT

Trump, Hark Adası’nı yok etmekle tehdit ederken, Tahran Trump'ın şartlarını reddediyor

 Dün İran'a ait bir füzenin engellenmesi sonrası Hayfa'daki petrol rafinerisinde yangın çıktı (Reuters) Fotoğrafta ise önceki gece saldırıya uğrayan İran'daki Tebriz rafinerisi görülüyor (Sosyal medya)
Dün İran'a ait bir füzenin engellenmesi sonrası Hayfa'daki petrol rafinerisinde yangın çıktı (Reuters) Fotoğrafta ise önceki gece saldırıya uğrayan İran'daki Tebriz rafinerisi görülüyor (Sosyal medya)

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik tehditlerin dozunu artırarak, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı derhal açmaması ve devam eden görüşmelerin bir anlaşmaya varmaması halinde Hark Adası’nı, elektrik tesislerini ve petrol kuyularını yok edeceği uyarısında bulundu. Görüşmelerde ‘büyük ilerleme’ kaydedildiğini söyleyen Trump, ancak Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasının Washington'ı enerji altyapısına yönelik saldırılarını genişletmeye iteceğini ifade etti.

Trump, New York Post gazetesine yaptığı açıklamada, Washington'ın yaklaşık bir hafta içinde İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın Amerikalılarla iş birliği yapmaya hazır olup olmadığını öğreneceğini belirtirken, İran'da yaşananları ‘sistemde tam bir değişim’ olarak nitelendirdi.

Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran liderliği içinde ‘bazı bölünmeler’ olduğunu ve Washington'ın ‘daha rasyonel’ tarafların varlığına dair işaretler izlediğini söyledi. Ancak Rubio, diplomatik sürecin başarısız olma ihtimaline karşı hazırlıklı olunması gerektiğinin de altını çizdi.

Diğer taraftan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran'ın ABD ile herhangi bir doğrudan müzakere yürütmediğini ve arabulucular aracılığıyla aldığı mesajların ‘abartılı ve mantıksız taleplerden’ ibaret olduğunu söyledi.

İran'ın Keyhan gazetesi resmi tutumun ötesine geçerek savaşı sona ermiş saymak için ‘ABD ordusunun bölgeden çekilmesi, Batı Asya'daki üslerinin kaldırılması, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemiler için İran'ın ‘egemenliği’ altında bir yasal düzenin kabul edilmesi, yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş mal varlıklarının iade edilmesi, Washington ve Tel Aviv'in saldırgan taraflar olarak ilan edilmesi, tazminat ödenmesi, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (ABD) üç ada üzerindeki hak iddiasının sona erdirilmesi ve savaş ile suikastların kalıcı olarak durdurulmasının garanti edilmesi’ şeklinde dokuz şart öne sürdü.

Şarku'l Avsat'ın sahadaki gelişmelerden elde ettiği bilgilere gelince, bir füzenin önlenmesiyle etrafa şarapnel parçalarının düşmesi sonucu Hayfa'daki bir rafineri hasar gördü. İsrail ordusu, İran'ın iç kesimlerinde geniş çaplı saldırılar düzenlediğini açıklamaya devam etti. Buna karşın İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) yeni bir saldırı dalgası düzenlediğini duyurdu. Tahran ise DMO Deniz Birimi Komutanı Ali Rıza Tengsiri'nin öldürüldüğünü doğruladı.


İran parlamentosu Güvenlik Komitesi Hürmüz Boğazı'ndan geçişlere ücret getirilmesini onayladı

Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Arap Körfezi'nde kargo gemileri (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Arap Körfezi'nde kargo gemileri (Reuters)
TT

İran parlamentosu Güvenlik Komitesi Hürmüz Boğazı'ndan geçişlere ücret getirilmesini onayladı

Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Arap Körfezi'nde kargo gemileri (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Arap Körfezi'nde kargo gemileri (Reuters)

İran devlet televizyonunun dün bildirdiğine göre Parlamento Güvenlik Komitesi, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere ücret uygulanması planlarını onayladı.

Resmi televizyon, Parlamento Güvenlik Komitesi'nden bir üyenin, planın diğer hususların yanı sıra «mali düzenlemeler ve riyal cinsinden ücret tahsilat sistemlerini» ve «İran'ın egemenlik rolünün yerine getirilmesini» içerdiğini ve boğazın diğer tarafındaki Umman ile iş birliğini de kapsadığını söylediğini belirtti.

Üç boyutlu yazıcıyla üretilmiş bir petrol boru hattının arkasında Hürmüz Boğazı ve İran'ı gösteren bir harita (Reuters)Üç boyutlu yazıcıyla üretilmiş bir petrol boru hattının arkasında Hürmüz Boğazı ve İran'ı gösteren bir harita (Reuters)

Ayrıca karar, "Amerikalıların ve Siyonist oluşumun buradan geçmesini engellemeyi" ve İran'a yaptırım uygulayan diğer ülkelerin de buradan geçmesini yasaklamayı içeriyor.

Dünyanın petrol üretiminin yaklaşık beşte birinin geçtiği önemli bir deniz geçidi olan Hürmüz Boğazı'nın neredeyse tamamen felç olması, yakıt fiyatlarında keskin bir artışa ve tedarik zincirlerinde aksamalara yol açtı.