Mısır para pirimden yaşanan değer kaybı maaşları etkiliyor

Mısır para birimi dolar karşısında değer kaybetmeye devam ediyor. (EPA)
Mısır para birimi dolar karşısında değer kaybetmeye devam ediyor. (EPA)
TT

Mısır para pirimden yaşanan değer kaybı maaşları etkiliyor

Mısır para birimi dolar karşısında değer kaybetmeye devam ediyor. (EPA)
Mısır para birimi dolar karşısında değer kaybetmeye devam ediyor. (EPA)

ABD dolarının 2016'nın sonundan bu yana ardı ardına yaptığı sıçramalar Mısırlıların maaşlarını olumsuz yönde etkiliyor. Mısırlıların yerel para birimi cinsinden gelirleri ABD dolarına kıyasla değerinin yaklaşık dörtte birine düştü. Mısır cuneyhinin değer kaybetmesi, fiyatların artmasıyla ekonomik ve sosyal yükleri de artırdı.
Mısırlıların dolarla ilgili sıkıntısı, Kasım 2016'da Merkez Bankası'nın dalgalı kura geçmesinin ardından başladı ve dolar 7,8 cuneyhden 18,7 cuneyhe sıçradı. Hali hazırda Mısır para birimi dolar karşısında 15-16 cuneyh arasında işlem görüyor. Merkez Bankası geçtiğimiz ekim ayında esnek kura geçiş kararı almıştı.

Çift etki
Yerel para biriminin değerindeki bu düşüş, hükümetin geçtiğimiz aralık ayında yaşanan ekonomik krizin yansımalarıyla asgari ücreti artırma kararlarına rağmen ülkedeki çeşitli sektörlerde düşük ücretlere ilişkin şikayetleri yeniden gündeme getirdi. Ulusal Ücret Konseyi,  Ocak 2023 itibariyle özel sektördeki işçilerin asgari ücretini yüzde 12,5 oranında 2 bin 400 cuneyh yerine 2 bin 700 cuneyh (100 dolar) olarak  artırılmasını onayladı. Mısır hükümeti geçtiğimiz ekim ayında  devlet çalışanları için asgari ücreti aylık 2 bin700 cuneyhden 3 bin cuneyhe (111 dolara ) yükseltmeye karar verdi.
Mısır’ın 1325 sayılı kararına göre, devlet memurlarının maaşları 3 bin cuneyhden başlayarak, 8 bin 700 cuneyhe kadar varıyor.
2014 yılı 63 sayılı başbakanlık kararına göre, devlet memurlarının maaşı asgari ücretin otuz beş katını aşmasına izin vermiyor.
Yasanın çıkarıldığı o dönemde dolar cuneyh karşısında 7’yi geçmiyordu. Bu sebeple en yüksek maaş 42 bin cuneyhdi. Ancak aynı miktarın bugün ki değeri bin 556 dolar. Başbakan ve milletvekilleri de yasal olarak azami maaş alanlar statüsünde.

Doktor ve öğretmen maaşlarında düşüş
Mısır Doktorlar Sendikası eski Sekreteri Dr. Eymen Salim, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Sağlık Bakanlığı’na bağlı stajyer doktorların maaşlarının bin 900 ila 2 bin 300  (70 dolar)  cuneyhden başladığına değinerek, asistan doktorların ise kıdem derecesine göre  2 bin 400 ila 3 bin 400 (89-126 dolar) maaş aldıklarını söyledi. Salim, en yüksek maaşlı doktorların ise 5 bin 800 cuneyh (215 dolar) aldığını aktardı. Üniversite hastanelerinde ise maaşların  2 bin 800 cuneyhden başlayarak  kariyer 10 bin cuneyhe kadar çıktığını bildirdi.
Salim, bunların üniversitedeki profesör maaşlarıyla aynı olduğunu ifade ederek idari pozisyonlarda ücretlerin arttığını 25 bin cuneyhe (556 dolar) kadar artış olabildiğini kaydetti.
Eğitim uzmanı Kemal Muğis de Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, devlet okullarındaki öğretmen maaşlarının bin 200 cuneyhden başladığını 5 bin 500 cuneyhe kadar çıktığını aktardı.
Mısır Kamu Seferberliği ve İstatistik Merkezi Ajansı tahminlerine göre 2021 yılında ortalama aile geliri 60 bin 599 bin cuneyh olarak tahmin ediliyor.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.