Çin'deki krematoryumların yoğunluğu uydu görüntüleriyle ortaya kondu

Bazı cenaze evlerinde krematoryumların 7/24 çalıştığı bildirildi

WP'nin paylaştığı uydu görüntüsünde, Tongzhou'daki cenaze evinin ek otopark alanı yaptırdığı dikkat çekiyor (Maxar)
WP'nin paylaştığı uydu görüntüsünde, Tongzhou'daki cenaze evinin ek otopark alanı yaptırdığı dikkat çekiyor (Maxar)
TT

Çin'deki krematoryumların yoğunluğu uydu görüntüleriyle ortaya kondu

WP'nin paylaştığı uydu görüntüsünde, Tongzhou'daki cenaze evinin ek otopark alanı yaptırdığı dikkat çekiyor (Maxar)
WP'nin paylaştığı uydu görüntüsünde, Tongzhou'daki cenaze evinin ek otopark alanı yaptırdığı dikkat çekiyor (Maxar)

ABD'nin önde gelen gazetelerinden Washington Post (WP), Çin'deki krematoryumlarda oluşan yoğunluğu uydu görüntüleriyle haberleştirdi. Söz konusu yoğunluğun Kovid-19 kaynaklı olduğu düşünülüyor.
Ülkenin güneybatısındaki Çongçing şehrinde hizmet veren Jiangnan Cenaze Evi'nin resepsiyonisti "Burada 6 yıldır çalışıyorum, hiç böyle bir yoğunluk görmedim" dedi.
Kimliğini paylaşmayan görevli, cesetlerin tutulduğu soğuk odaların tamamen dolduğunu ve 8 krematoryum bölümünün üç vardiya halinde 7/24 çalıştığını söyledi.
WP'nin ABD merkezli uzay teknolojisi şirketi Maxar'dan alıp incelediği uydu görüntülerine göre başkent Pekin'in Tongzhou semtinde, adı verilmeyen bir cenaze evi yoğunluk nedeniyle yandaki araziye ek otopark alanı inşa etti.
Çin Komünist Partisi'ne ait Pekin Gençliği gazetesinin yayımladığı haberdeyse cenaze evinde günde 150 kişinin cansız bedeninin krematoryumda yakıldığı bildirildi.
Daha sonra yayımdan kaldırılan haberde, bu rakamın vakalar fırlamadan önce 40 civarında olduğu ifade edildi.
Yünnan eyaletinin başkenti Kunming'deki cenaze evininse otoparkının tamamen dolduğu, bazı araçların da civardaki sokak kenarlarına park edildiği görüldü.
Sosyal medyada paylaşılan videolarda, Şanghay'daki Baoşing ve Longhua cenaze evlerinde uzun kuyruklar oluştuğu dikkat çekti.
Kendisini Şi olarak tanıtan Şanghay sakini, 21 Aralık'ta Kovid-19 nedeniyle evde hayatını kaybeden babasının krematoryum işlemlerini, cenaze evlerindeki yoğunluk nedeniyle ancak 5 gün sonra yapabildiklerini söyledi.
27 yaşındaki genç, randevu saatinde cenaze evine gittiğinde sırada halihazırda 50 kişiyle karşılaştığını belirtti. Şi, babasının küllerini almak için iki ay daha beklemesi gerektiğini söylendiğini de ifade etti.
Uydu görüntülerinde, Jiangsu eyaletinin başkenti Nankin'deki cenaze evinin otoparkında ve tesisin etrafında ciddi bir yoğunluk oluştuğu dikkat çekti.
Kendisini Jin olarak tanıtan bir kişi, dedesinin cansız bedenini krematoryumda yakılması için teslim etmek amacıyla bir gün boyunca kuyrukta beklediğini söyledi.
Çin'de "sıfır Kovid" politikası kapsamında uygulanan katı önlemlerin 7 Aralık'ta gevşetilmesiyle vaka sayıları fırlamıştı. Söz konusu gelişme, ülkenin farklı şehirlerinde patlak veren eylemlerin ardından gelmişti.
Yaklaşık 1,4 milyar nüfusa sahip ülkede, son resmi rakamlara göre pandeminin başından beri 5 bin 200 kişi virüsten hayatını kaybetti.
Öte yandan kitlesel PCR testi uygulamasının sonlanması ve Kovid-19 teşhisi kıstaslarının değiştirilmesiyle resmi rakamların gerçeği yansıtmadığı düşünülüyor.  
Ulusal Sağlık Komisyonu'nun 7 Aralık'ta yaptığı değişiklikler kapsamında asemptomatik vakaların artık kaydedilmeyeceği belirtilmişti. Ayrıca Kovid-19'a yakalanıp sadece zatürre veya solunum yetmezliği nedeniyle hayatını kaybedenlerin ölümlerinin pandemi kaynaklı can kaybı olarak sayılacağı ifade edilmişti.
Küresel sağlık verileriyle ilgili analiz hizmeti sunan Birleşik Krallık (BK) merkezli Airfinity'nin geçen ayki açıklamasında, Çin'de virüs kaynaklı günlük can kaybının 9 bin, vaka sayısınınsa 1,8 milyon civarında olabileceği bildirilmişti.
Firma, Nisan 2023 sonuna kadar ülkede pandemi nedeniyle 1,7 milyon kişinin hayatını kaybedebileceğini öngörmüştü.
ABD merkezli Sağlık Ölçümleri Değerlendirme Enstitüsü (IHME) ise sosyal mesafe uygulanmaması durumunda 1 Nisan'a kadar 500 bine yakın kişinin virüs nedeniyle ölebileceği tahminini paylaşmıştı.
Independent Türkçe, Washington Post, Guardian, New York Times
 



Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
TT

Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)

Pakistan'da en az 31 kişinin yaşamını yitirdiği cami saldırısını DEAŞ üstlendi.

Başkent İslamabad'daki İmam Bargah Camisi'nde cuma namazı sırasında meydana gelen patlamada 170'ten fazla kişi de yaralanmıştı. 

DEAŞ, Telegram kanalından yayımladığı açıklamada, Hatice-i Kübra Camii diye de bilinen Şii ibadethanesine düzenlenen saldırıyı üstlendi.

Pakistan Savunma Bakanı Khavaja Muhammed Asıf, X'ten dün yaptığı açıklamada, silahlı saldırganın etrafa ateş açarak camiye girdiğini, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonrası üzerindeki patlayıcıyı infilak ettirdiğini bildirmişti. 

Asıf, şüphelinin daha önce Afganistan'a gittiğini ve saldırının Hindistan'la Afganistan tarafından organize edildiğini öne sürmüştü.

Kabil ve Yeni Delhi yönetimleriyse iddiaları kınayarak reddetmişti.

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, olayın "intihar saldırısı" olduğunu belirterek, "İbadethaneleri ve sivilleri hedef almak, insanlığa karşı işlenmiş iğrenç bir suçtur ve İslam ilkelerinin açık bir ihlalidir” demişti. 

Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari de patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilemişti. 

Şii camisindeki patlama, 2008'den bu yana İslamabad'da meydana gelen en ölümcül saldırı oldu. 2008'de başkentteki Marriott Hotel'e bomba dolu kamyonla düzenlenen saldırıda 60 kişi yaşamını yitirmiş, en az 266 kişi de yaralanmıştı. Saldırıyı üstlenen olmamıştı. 

Reuters'ın irtibata geçtiği Pakistanlı polis memuru Şahid Malik, camide 600 ila 700 kişinin olduğunu belirterek şunları söylüyor:  

Birçok olay yeri gördüm ama bu gerçekten çok korkunçtu.

Cami cemaatinden 46 yaşındaki Sarfraz Şah da saldırıda yaşanan kaosu şöyle anlatıyor: 

Silah seslerini duydum ve ne yaşandığını anlamaya çalışırken büyük bir patlama oldu. İnsanlar oraya buraya savruldu. Etraf dumanla doldu. Kimse ne olduğunu anlamadı. Sonra her yer kanla kaplandı.

Şah, saldırıda 39 yaşındaki kardeşi Manzar'ın yaşamını yitirdiğini söylüyor. 

Çoğunluğu Sünni Müslümanlardan oluşan Pakistan'da azınlık olan Şiiler, geçmişte de IŞİD ve Pakistan Talibanı'nın (Tehrik-i Taliban Pakistan/TTP) saldırılarında hedef alınmıştı.

Independent Türkçe, Reuters, Le Monde


Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
TT

Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)

Pakistan polisi, bugün başkent İslamabad'da bir Şii camisine düzenlenen patlamada ibadet eden çok sayıda kişinin öldüğünü bildirdi.

Yerel yetkililere göre, İslamabad'daki cami patlamasında yaralananların sayısı 80'i geçti.

Polis yetkilisi Zafer Ikbal, patlamanın Cuma namazı sırasında meydana geldiğini söyledi. "Birçok kişiyi hastanelere götürdük. Şu anda ölü sayısı veremem, ancak evet, ölüler var" ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre üst düzey bir güvenlik kaynağı, isminin açıklanmaması şartıyla "Şu ana kadar 11 kişi öldü ve 20 kişi yaralandı" dedi.

Polis sözcüsü, patlamanın niteliğinin henüz netleşmediğini belirtti.


Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
TT

Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).

Çinli yetkililer bugün, altı Çin vatandaşının ölümüne neden olmaktan ve Myanmar'da 4 milyar dolardan fazla değerde dolandırıcılık ve kumar operasyonu yürütmekten suçlu bulunan dört kişinin idam edileceğini duyurdu.

Güney Çin'deki Shenzhen Orta Halk Mahkemesi bu sabah yaptığı açıklamada idamların ne zaman gerçekleştirileceğine dair bilgi vermedi.

Geçtiğimiz hafta, Myanmar'da dolandırıcılık operasyonu yürütmekle suçlanan 11 kişinin daha idam cezasına çarptırıldığı açıklandı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre, geçen kasım ayında Shenzhen'deki bir mahkeme, aralarında kötü şöhretli Bai ailesinin üyelerinin de bulunduğu beş kişiyi, dolandırıcılık merkezleri ve kumar kulüpleri ağı işletmekten dolayı ölüm cezasına çarptırdı.

Mahkeme, sanıklardan biri olan grubun lideri Bai Su Cheng'in mahkumiyetinden sonra bir hastalıktan öldüğünü bildirdi.

Grup, Myanmar'ın Çin sınırındaki Kokang bölgesinde sanayi parkları kurmuştu ve adam kaçırma, gasp, zorla fuhuş ve uyuşturucu üretimi ile ticareti de dahil olmak üzere dolandırıcılık amaçlı kumar ve telekomünikasyon faaliyetleri yürütmekle suçlanıyordu.

Mahkeme, sanıkların kurbanlarını 29 milyar yuan'dan (4,2 milyar dolar) fazla dolandırdığını, altı Çin vatandaşının ölümüne ve birçoğunun yaralanmasına neden olduğunu belirterek, suçlarının "son derece iğrenç, son derece ciddi koşullar ve sonuçlar doğuran ve topluma ciddi bir tehdit oluşturan" nitelikte olduğunu bildirdi.

Açıklamada, sanıkların başlangıçta karara itiraz ettikleri, ancak Guangdong Eyaleti Yüksek Halk Mahkemesi'nin itirazlarını reddettiği belirtildi.

Bu infazlar, Pekin'in Güneydoğu Asya'da, özellikle Myanmar, Kamboçya ve Laos'ta gelişen bir iş haline gelen "dolandırıcılık kümelenmeleri"ne karşı yürüttüğü geniş kapsamlı operasyonun bir parçası olarak gerçekleşti. Bu çeteler, aralarında binlerce Çin vatandaşının da bulunduğu dünya çapındaki kurbanlara karşı kaçakçılık, insan ticareti ve siber dolandırıcılık gibi çeşitli suçlar işliyor.

Bölgedeki yetkililer, özellikle Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerden gelen artan uluslararası baskıyla karşı karşıya kalıyor ve suç oranındaki artışla mücadele etmeleri bekleniyor.