Libya Denetim Bürosu, Dibeybe hükümetinde yeni mali ihmalleri ortaya çıkardı

Yerel Yönetimler Bakanlığı harcamalarında sahtekarlıkların ve sahte faturaların izlenmesi

Ulusal Birlik Hükümeti’nde Yerel Yönetimler Bakanı Bedreddin et-Tumi (Bakanlığın Medya Departmanı)
Ulusal Birlik Hükümeti’nde Yerel Yönetimler Bakanı Bedreddin et-Tumi (Bakanlığın Medya Departmanı)
TT

Libya Denetim Bürosu, Dibeybe hükümetinde yeni mali ihmalleri ortaya çıkardı

Ulusal Birlik Hükümeti’nde Yerel Yönetimler Bakanı Bedreddin et-Tumi (Bakanlığın Medya Departmanı)
Ulusal Birlik Hükümeti’nde Yerel Yönetimler Bakanı Bedreddin et-Tumi (Bakanlığın Medya Departmanı)

Halid Şakşak başkanlığındaki Libya Denetim Bürosu, Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı Yerel Yönetimler Bakanlığı'nda 2021 yılında bütçe harcamalarını yasalara aykırı olarak artırmak ve kamu harcamalarını kötüye kullanmak ile ilgili bir dizi "mali ihmal" olduğunu duyurdu.
Libya Denetim Bürosu'na bağlı Yerel Yönetimler Denetim Genel Müdürlüğü'nün Cumartesi akşamı yayınladığı raporda, bazı şirketlere kanuna aykırı görev verilmesinden bağımsız finansal kuruluşlara yapılan harcamalara kadar birçok ihlal izlendi.
Denetim Bürosu, "yolsuzluk ve kamu harcamalarını takip etme" talebi üzerine, burada bildirilen suistimalleri araştırmak için genellikle gözetim raporlarını Trablus'taki Başsavcılığa sunar.
Geçen yıl boyunca, Libya Başsavcısı Sıddık es-Sur, "yolsuzluk dosyalarına" yönelik soruşturmaları yoğunlaştırdı ve ülkenin çeşitli sektörlerindeki çok sayıda yerel yetkilinin tutuklanmasına karar verdi. Başsavcı, geçen haftanın sonunda, korona salgınıyla mücadele etmeyi amaçlayan tıbbi ekipmanın çalınmasıyla ilgili soruşturma süresince Harava Belediye Başkanı’nın tutuklanması talimatını verdi.
Libya'daki en yüksek denetim organı olan Denetim Bürosu, Temsilciler Meclisi tarafından geçici olarak görevlendirilen Yerel Yönetimler Bakanlığı Ofisi çalışanlarının bir kısmının ödemelerinin önceki maaşlara ve herhangi bir yıla ilişkin haklarını gösteren herhangi bir belge eklemeden ödenmesine dikkat çekti.
Bakanlık, iş birliği sözleşmesi imzalanan Cumhurbaşkanlığı Muhafızları’na bağlı muhafız gruplarının iaşe ve tedavi masrafları için bir harcama iznine göre devlet kasasından 371 bin dinardan fazla tahsilatta bulunmuştur. Denetim Bürosu bunu kamu kaynaklarının israfı ve yasal ihlal olarak değerlendirdi.
Raporda, çalışanların özel araçlarının bakımına ek olarak, bakanlığın kendi arabalarının bakımına ilişkin sözleşmelerin imzalanmasının izlendiğini belirtildi. Yılın ilk çeyreğinde toplam ödeme 128 bin dinarı aştı.
Denetim Bürosu, "Şirketlerin nihai faturalarında yer alan ve satın alınan arabaların sayısı ve türleri ile Belediye görevlilerinin kullanımını için tahsis edilen arabaların tedariğinde ve fiili makbuz arasında açık bir tutarsızlık ve fark olduğunu kaydetti” açıklamasında bulundu.
Rapor, projelerin doğrudan talimatla atanmasına değindi. Denetim Bürosu, Belediye Muhafızları’nın tedarik faturaları karşılığında taahhüt ve tedarik hizmetleri için “Derve el-Cebel” Şirketi’ne 2021 yılının son iki ayı ve 2022 yılının ilk iki ayı için 9 bin 720 milyon dinar ödendiğini tespit ettiğini söyledi. Ayrıca, şirkete 2022 yılı için avans ödenmesinin hukuka aykırı olduğu kaydedildi.
Raporda belediye Muhafızları için alınan 45 milyon dinarı bulan ödeneklerin değerinde aşırı harcamaya dikkat çekildi. Toplam gider 49 milyon 778 bin 999 dinar olurken, fark 4 milyon 779 bin dinar oldu.
Bakanlığın, bağımsız mali kuruluşlara büyük miktarlarda para harcadığını, acil durum hesabından düştüğünü ve kendisine ait olmayan harcamaları bakanlığa yüklediğini gösteren örnekler de mevcut. Bunlardan biri Tarhuna Belediyesi'ne mobilya temin ederek yapılmış. Raporda, acil durum hesabından alınan harcama izinlerine göre, yeni bakanlık binasının donatılması ve tefrişatı harcamaları için toplam iki milyon dinar kullanılmasına dikkat çekildi.
Denetim Bürosu, 2021 yılı boyunca mali yeterliliklerin ödenmesinde herhangi bir gerekçe göstermeden acil durum hesabından düşülerek toplam 3,5 milyon dinar ile “önemli bir genişleme” ortaya koyarken ayrıca idari binalar ve bakanlık çalışanları için bina kiralama kalemlerine yapılan harcamalarda "önemli genişleme" olduğunu da belgelediğini söyledi.
İdari ve mali görevlerde bulunan belediye çalışanlarının yurtdışındaki çalıştay ve seminerlere katılmaları karşılığında 2021 yılı için 483 bin dinar değerindeki yol ve geceleme giderlerinin, katılım ve katılım için davet edildiğine dair herhangi bir belge iliştirilmeksizin ödendiği de raporda belgelendi.
Denetim Bürosu raporu, kamu parasına tecavüzü temsil eden bir dizi mali ihlali soruşturma makamlarına havale etti. Söz konusu ihlaller birçok sektörde haksız kazanç sağlama karşılığında “sahte tedarik” içeriyor. Bunlar arasında Garyan Eğitim Hastanesi'ne yaklaşık 5 milyon dinar değerinde hayali tıbbi cihaz ve ekipman tedariki de  yer alıyor.
Dibeybe, geçtiğimiz hafta Libya Merkez Bankası Başkanı Sıddık el-Kebir ile Mekez Bankası’nın 2022 yılı hükümet harcamalarına ilişkin gözlemlerini ve içinde bulunduğumuz 2023 yılı için atılacak adımları görüşmek üzere bir toplantı yaptı.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.