Bathiliy’den Libyalı siyasetçilere ‘kahraman orduyu’ örnek alma çağrısı

Paralı askerlerin tahliyesi için güneydeki komşu ülkelerle yakın görüşmeler yapıldığı belirtildi.

BM’nin Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy, 16 Ocak’ta Sirte’de basın toplantısı düzenledi.
BM’nin Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy, 16 Ocak’ta Sirte’de basın toplantısı düzenledi.
TT

Bathiliy’den Libyalı siyasetçilere ‘kahraman orduyu’ örnek alma çağrısı

BM’nin Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy, 16 Ocak’ta Sirte’de basın toplantısı düzenledi.
BM’nin Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy, 16 Ocak’ta Sirte’de basın toplantısı düzenledi.

Birleşmiş Milletler’in (BM) Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy, uluslararası topluma ve hükümete, ‘ateşkes anlaşmasının şartlarını uygulamak için ortak askeri komiteyi destekleme’ çağrısında bulundu. Bathiliy, ülkedeki politikacıları da ‘kahramanca bir rol oynadığını’ söylediği orduyu örnek almaya çağırdı.
Abdullah Bathiliy, 16 Ocak’ta Sirte’de düzenlediği basın toplantısında, Askeri Komite’nin iki gün boyunca önemli kararları ele aldığını belirtti. İlerleyen haftalarda güney Libya’nın güneyindeki komşu ülkelerle (Sudan - Çad – Nijer) yabancı güçlerin ve paralı askerlerin görevden alınmasını görüşmek üzere bir toplantı düzenleneceğini bildirdi.
Bathiliy açıklamasında şunları söyledi:
“İki günde tanık olduklarımız, Libya’daki silahlı kuvvetlerin siyasi süreci desteklemeye hazır olduğunu doğruluyor. Libya devletinde barış ve istikrar tesis edildiğinde bu, Libya halkının hayatını büyük ölçüde kolaylaştıracaktır. Bu da ekonominin gelişmesine katkıda bulunacak ve aynı zamanda Libya şehirleri arasındaki iş birliğini ve ilişkileri büyük ölçüde kolaylaştıracaktır.”
Bathiliy, isim vermeden hükümete Askeri Komite’ye destek verme çağrısını yinelerken “Bu çok önemli ve acil bir ihtiyaçtır” ifadesini kullandı.
Abdullah Bathiliy’nin gündeminde komitenin görüşmeleri de vardı:
“Güney bölgesindeki komşu ülkelerle dış güçler ve paralı askerler ile ilgili konuları görüşme fırsatı bulduk. Bu konuda ilerlemek için önemli kararlar alındı. Bu dosyayı ileriye taşımak için gelecek haftalarda bu konularda toplantılar yapılacak.”
Askeri Komite’nin on üyesine atıfta bulunarak, “Gördüğünüz gibi işler hareket ediyor. Üniformalı bu adamlar kahramanca bir rol oynuyorlar” diyen Bathiliy, “Libya’yı içinde bulunduğu krizden çıkarmak için siyasi partilerden de bu kararlılık ve azmi bekliyoruz. Politikacılar karar almada böyle bir azim ve kararlılığa sahipse Libya krizi sona erer” ifadelerini kullandı.
BM Temsilcisi, “Siyasetçileri bu üniformalı adamlar gibi davranmaya çağırıyoruz. Onlar, vatanına, halkına ve devletine sahip çıktı, Libya devletini yeniden inşa etme kararı aldı” dedi.
Libyalıların büyük bir kesimi, çatışmanın Haziran 2020’de durmasından bu yana siyasi liderlerin üstesinden gelemediği ikilemleri çözmek için 5+5 Ortak Askeri Komite’nin çabalarına güveniyor.
İki yıl önce kurulan ve ülkenin doğusu ile batısı arasında bölünmüş ordunun üst düzey liderlerini içeren Askeri Komite, askeri kurumların birleştirilmesi ve paralı askerlerin ülkeden çekilmesi yönünde önemli adımlar atmıştı. Askeri Komite’nin yaklaşık dört ay aranın ardından çalışmaların pazar akşamı Sirte şehrinde yeniden başlamasıyla birlikte, ‘bölünmüş askeri kurumları birleştirmek ve yabancı güçleri ve paralı askerleri ülkeden tasfiye için gerçek çözümler bulma’ çerçevesinde Libyalı taraflar arasında umutlar tazelendi.
Libyalı siyasi analistler, Askeri Komite’yi desteklemenin ve onu siyasi gerilimlerden ve güç mücadelelerinden uzaklaştırmanın önemli olduğu konusunda hemfikir. Analistler, bu konudaki önceki başarıları göz önüne alındığında komitenin çabalarının, orduyu birleştirmenin ve yabancı savaşçıları çıkarmanın tek yolu olduğuna inanıyor.
Askeri Komite, 2021 yılı sonunda Mareşal Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO) güçlerinin kontrol alanlarında bulunan 300 yabancı savaşçıyı sınır dışı ederek, onları BM ile koordineli şekilde ilk grup olarak ülkelerine göndermeyi başardı.
Askeri Komite’nin ikinci kapalı toplantısı, 16 Ocak’ta BM Temsilcisinin katılımıyla başlarken, toplantıda Libya’da gerginliği sınırlandıracak yeni kararların alınması bekleniyor.
Ulusal Ordu Ahlaki Rehberlik Dairesi Başkanı Tümgeneral Halid el-Mahcub 16 Ocak’ta yaptığı açıklamada, BM Temsilcisi’nin katılımıyla Sirte’de ikinci günde de toplantılarına devam eden komitenin, eski toplantılarda ortaya koyulan önerileri ele almak üzere kapalı bir oturum düzenlediğini söyledi.
Mahcub yaptığı basın açıklamasında, görüşmelerde ‘ateşkesin devamlılığının sağlanması, paralı askerlerin ve yabancı savaşçıların Libya topraklarından tahliyesi ve iki taraf arasında tutuklu değişimi’ konularının ele alındığını kaydetti.
Halid el-Mahcub ayrıca ilgili tarafların Cenevre Sözleşmesi’nin tüm hükümleriyle uygulanmasına destek verme çağrılarının yanı sıra komitenin ‘uluslararası ve yerel gözlemcilerin ateşkes faaliyetleri ve askeri kurumun birleştirilmesi konularını da ele aldığını aktardı.
Askeri Komite’nin Kahire’deki önceki toplantılarında Çad, Nijer ve Sudan temsilcileri ile ‘bu ülkelere bağlı paralı askerleri ve her düzeyden savaşçıyı Libya topraklarından çıkarmak için etkin bir iletişim ve koordinasyon mekanizması kurulması’ konusunda uzlaşı sağlanmıştı.
Söz konusu dönemde bu mekanizmanın ‘paralı askerleri ve yabancı savaşçıları kademeli, dengeli, eş zamanlı ve sıralı bir süreçte tasfiye etmek amacıyla’ Libya ve komşu ülkelerdeki irtibat ve koordinasyon komitelerine yardımcı olacağı konusunda mutabık kalınmıştı. Ancak yaklaşık beş ay süren görüşmeden bu yana Libya’daki paralı askerlerin durumu halen değişmedi.
Binlerce Suriyeli paralı askerin, ülkedeki grupların ayrılmasına ve yerlerine başkalarının geçmesine rağmen, geçici Birlik hükümeti güçlerini desteklemek için halen Libya’da olduğuna inanılıyor.
Diğer yandan İtalya merkezli ‘Nova’ ajansına göre Libya’da Rus Wagner şirketine mensup en az bin 500 ila 2 bin paralı asker bulunuyor. Bir süre önce onlarca Wagner paralı askeri, savaşmak üzere Ukrayna’ya nakledilmişti. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise yaptığı bir basın açıklamasında ‘Wagner grubunun Tobruk merkezli meşru parlamento tarafından ticari amaçla Libya’ya davet edildiğini’ savundu.
Diğer taraftan BM Yüksek Düzeyli Uzmanlar Paneli’nin son raporuna göre Libya’da, Pantsir S-1 uçaksavar savunma sistemleri, MiG-29 savaş uçakları ve Su-24 taktik bombardıman uçakları ile yaklaşık 2 bin savaşçı kaldı. ‘Financial Times’ internet sitesinin geçen ayın sonunda, Batılı ve Libyalı yetkililerin aktardığına göre bir ABD raporu, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması çerçevesinde bir kısmının geri çekilmesinin ardından Moskova adına 5 bin paralı askerin Libya’da kaldığını ortaya koydu.
Nova ajansına göre Libya’nın güneybatısındaki Brak Al-Shati, güney-orta kesimlerindeki Cufra, kuzey- orta kesimlerindeki Kardabiye ve kuzeydoğusundaki Hadim üsleri, Rusya tarafından yönetiliyor.
ABD zaman zaman Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki temsilcileri aracılığıyla ‘paralı askerlerin ve yabancı savaşçıların Libya’yı terk etmesi ve seçimlerin zamanında yapılması’ çağrısında bulunuyor.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.