MKE Ankaragücü'nden 22 yıl sonra çeyrek final, Beşiktaş'tan erken veda

Fotoğraf: Doğukan Keskinkılıç/AA
Fotoğraf: Doğukan Keskinkılıç/AA
TT

MKE Ankaragücü'nden 22 yıl sonra çeyrek final, Beşiktaş'tan erken veda

Fotoğraf: Doğukan Keskinkılıç/AA
Fotoğraf: Doğukan Keskinkılıç/AA

Ziraat Türkiye Kupası son 16 turunda normal süresi ve uzatma bölümü 1-1 biten maçta MKE Ankaragücü, konuk ettiği Beşiktaş'a penaltı atışlarında 4-3 üstünlük sağlayarak çeyrek finale yükseldi.
5. dakikada ceza yayında topla buluşan Gedson'un sert vuruşunda, kaleci Gökhan Akkan meşin yuvarlağı yatarak kurtardı.
12. dakikada MKE Ankaragücü öne geçti. Chatzigiovanis'in soldan ortasında arka direkte topla buluşan Emre Kılınç, meşin yuvarlağı altıpasa çevirdi. Sowe, önüne gelen topu ağlarla buluşturdu: 1-0.
24. dakikada Malcuit'in pasıyla sağ çaprazda topla buluşan Emre Kılınç'ın plase vuruşunda, kaleci Mert Günok meşin yuvarlağı son anda kornere çeldi.
33. dakikada çalımlarla sağ kanattan ceza sahasına giren Zahid'in pasıyla penaltı noktasına yakın bir yerde topla buluşan Sowe'nin vuruşunda, meşin yuvarlak üstten auta gitti.
Müsabakanın ilk yarısı MKE Ankaragücü'nün 1-0 üstünlüğüyle tamamlandı.
61. dakikada Atakan Çankaya'ya yaptığı müdahale sonrası hakem Sarper Barış Saka, Muleka'ya kırmızı kart gösterdi. 64. dakikada VAR'ın uyarısı sonucu pozisyonu izleyen Sarper Barış Saka, kırmızı kartı iptal ederek Muleka'ya bu kez sarı kart çıkardı.
72. dakikada Masuaku'nun soldan ortasında ceza sahası sağ çaprazında topla buluşan Redmond'un sert şutunda, kaleci Gökhan Akkan meşin yuvarlağı yatarak iki hamlede kurtardı.
77. dakikada Beşiktaş beraberliği yakaladı. Masuaku'nun kaleyi cepheden gören yerden kullandığı serbest vuruşta, ceza sahası sağ çaprazında bulunan Saiss meşin yuvarlağı altıpasa çevirdi. Muleka'nın kafa vuruşunda kaleci Gökhan Akkan'ın çeldiği topu altıpasta önünde bulan Cenk Tosun, meşin yuvarlağı ağlara gönderdi: 1-1.
81. dakikada Redmond'un ara pasıyla ceza sahasına giren Muleka'nın vuruşunda, meşin yuvarlağı kaleci Gökhan Akkan yatarak kurtardı.
89. dakikada Redmond'un sağ taraftan kullandığı köşe vuruşunda, ceza sahasında topla buluşan Tayyip Talha Sanuç'un kafa vuruşunda meşin yuvarlak direğe çarptı. Defans oyuncuları topu uzaklaştırdı.
Müsabakanın normal süresi 1-1 berabere tamamlandı ve uzatma bölümüne geçildi.
93. dakikada Redmond'un sol kanattan ortasında ceza sahasında topla buluşan Cenk Tosun'un kafa vuruşunda, kaleci Gökhan Akkan meşin yuvarlağı yatarak kurtardı.
108. dakikada Redmond'un pasıyla ceza yayında topla buluşan Atiba'nın sert şutunda, meşin yuvarlak üstten auta gitti.
Maçın uzatma bölümü 1-1 eşitlikle sona ererken, seri penaltı atışlarına geçildi.
Penaltı atışlarında rakibine 4-3 üstünlük kuran MKE Ankaragücü, bir üst tura yükseldi.

Beşiktaş kupaya erken veda etti
MKE Ankaragücü, Ziraat Türkiye Kupası'nda Beşiktaş'ı eleyerek 22 yıl sonra çeyrek finale çıkmanın sevincini yaşarken, Beşiktaş kupaya erken veda etti.
Eryaman Stadı'nda oynanan karşılaşmanın normal süresi Ali Sowe ve Cenk Tosun'un karşılıklı gollerle 1-1 berabere bitti. Uzatma dakikalarında da gol çıkmayınca turu geçen tarafı seri penaltı atışları belirledi.
MKE Ankaragücü'nde Tolga Ciğerci, Sowe, Marlon, Pedrinho penaltıları gole çevirdi. Beşiktaş'ta ise Saiss, Kerem Atakan Kesgin, Redmond beyaz noktadan golü buldu ancak Atiba ve Masuaku penatılardan yararlanamadı.
Penaltılar sonucunda rakbiine 4-3 üstünlük kuran MKE Ankaragücü, çeyrek finalist oldu. Beşiktaş ise kupaya son 16 turunda veda etmek zorunda kaldı.

MKE Ankaragücü 22 yıl sonra çeyrek finalde
MKE Ankaragücü, Türkiye Kupası'nda 22 yıl sonra çeyrek finale kaldı.
Türkiye Kupası'nı daha önce 1971-1972 ve 1980-1981 sezonlarında kazanan, üç kez de finalde kaybeden sarı-lacivertliler, uzun süredir bu kulvarda çeyrek finale kalamıyordu.
Son olarak 2000-2001 sezonunda çeyrek final oynayan MKE Ankaragücü, Beşiktaş'ı eleyerek kupada yoluna devam etti ve uzun süre sonra adını son 8 takım arasına yazdırdı.

Galibiyet Ankara havalarıyla kutlandı
Sarı-lacivertliler, çeyrek finale kalmanın mutluluğunu maçtan sonra doyasıya yaşadı.
Penaltı atışlarının ardından stadın tamamını dolduran taraftarına koşan futbolcular, stat hoparlörlerinden çalan Ankara havalarına da eşlik etti.

Gökhan Akkan penaltılarda yıldızlaştı
MKE Ankaragücü'nün kalecisi Gökhan Akkan, penaltı atışlarında yaptığı kurtarışlarla takımını çeyrek finale taşıdı.
Tecrübeli kaleci, önce Atiba'nın penaltısını kurtardı. Gökhan, çizgi ihlali gerekçesiyle tekrarlanan penaltı atışında Atiba'nın vuruşunu yine kurtarmayı başardı. Son penaltıda Masuaku'nun şutunu da kurtaran Gökhan, iki penaltı vuruşunda kalesini kapatarak gecenin yıldızı oldu.

Muleka'nın kırmızı kartı VAR'dan döndü
Karşılaşmanın 60. dakikasında Beşiktaşlı futbolcu Muleka'nın gördüğü kırmızı kart, VAR incelemesinin ardından iptal edildi.
Muleka, sarı-lacivertli futbolcu Atakan Çankaya'ya topsuz alanda yaptığı müdahale sonrası karşılaşmanın hakemi Sarper Barış Saka tarafından direkt kırmızı kartla cezalandırıldı.
VAR uyarısıyla pozisyonu kenara gelerek inceleyen hakem Saka, kırmızı kartı iptal edip Muleka'ya sarı kart gösterdi.

Cenk Tosun gollerine devam ediyor
Beşiktaş'ın milli futbolcusu Cenk Tosun, gollerine kupada devam etti.
Spor Toto Süper Lig'deki son iki maçta birer kez rakip fileleri havalandıran Cenk, sonradan oyuna girdiği MKE Ankaragücü karşısında da takımına beraberliği getiren golü kaydetti.
Cenk Tosun, bu sezon resmi maçlardaki gol sayısını ise 9'a yükseltti.

"Ankara'ya 22 sene sonra tekrardan Türkiye Kupası'nı getirmek istiyoruz"
MKE Ankaragücü'nün yönetim kurulu üyesi ve basın sözcüsü Hüseyin Aytekin, Ankara'ya bu kupayı getirmek istediklerini belirtti.
Aytekin, maçın ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, sahada çok iyi mücadele ettiklerini ve kupada çeyrek finale yükseldikleri için mutlu olduklarını söyledi.
Maçta tartışmalı bir VAR kararının olduğunu vurgulayan Aytekin, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Kazanırken de bazı şeyleri söylemek gerekiyor. Çok yakın mesafede bir pozisyondu. Öyle bir pozisyonda neden VAR'a ihtiyaç oldu bilmiyorum. VAR görüntüsü çok cılız ve ters kale arkasından alınan bir görüntüydü. Ancak çok şükür penaltılarla da olsa maçı kazandık. Bu sene Türkiye Kupası, MKE Ankaragücü'nün en önemli hedeflerinden biridir. İnşallah Ankara'ya 22 sene sonra tekrardan Türkiye Kupası'nı getirmek istiyoruz. Türkiye'nin başkenti Ankara'nın önümüzdeki sezon Avrupa'da oynamasını çok arzu ediyoruz."

"Kupa hedefimiz vardı, üzgünüz"
Beşiktaş'ın teknik direktörü Şenol Güneş, yaşadıkları üzüntüyü dile getirdi.
Karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Güneş, Ankara'ya tur atlamak için geldiklerini belirtti.
"Maça kontrollü ve etkili başladık ama pozisyon zenginliğimiz yoktu." diyen Güneş, şu ifadeleri kullandı:
"Rakibimiz savunma yaparak kontraya çıkma düşüncesiyle zaman zaman etkili oldu. Golü de buldular. Top kayıplarımız fazla oldu. Zemin de hızlı oynamayı engelledi, İkinci yarıda oyun ve pozisyon olarak üstündük. Kazanacağımız maç penaltılara kaldı. Penaltılarda iki taraf da kazanabilir. MKE Ankaragücü'ne başarılar diliyorum. Kupa hedefimiz vardı, üzgünüz. Bizim için ayakta durma zamanı. Yarış devam ediyor. Üç günde bir maç oynuyoruz. Oyuncularım ellerinden geleni yaptılar. Pazar günü de maçımız var. Yarış devam ediyor. Elendiğimiz için üzgünüz."

"Dele Alli oynamayı hak edecek durumda değil"
Tecrübeli teknik adam, İngiliz futbolcu Dele Alli'nin henüz maç oynamak için hazır olmadığını dile getirdi.
Şenol Güneş, İngiliz futbolcunun süre almamasıyla ilgili, "Şu anki durumu, takım bütünlüğü içinde beklentilerimizi karşılamadı. Değerlendireceğiz. Dele Alli'nin şu an oynamayı hak edecek durumda olduğunu düşünmüyorum. Oyuncuyu göndermek başka bir şey ve buranın konusu değil. Dele Alli iyi, kariyerli bir oyuncu. Onun takıma katkı yapmasını bekliyoruz ama şu an katkı veremeyeceğini düşünüyoruz. Kendisi ve kulüple değerlendireceğiz." şeklinde konuştu.
Şenol Güneş, "Vincent Aboubakar'ın transferi bitti mi?" sorusuna, "Maçlara buradaki oyuncularla hazırlandık. Pazar günü maçta da bu oyunculara bakarak değerlendirme yapacağız. Transfer olursa değerlendiririz. Transfer bu ay içinde tüm takımlarda olduğu gibi bizde de konuşulacak. Şu an buna cevap veremem." yanıtını verdi.
Spor Toto Süper Lig'deki son maçta Welinton ve Josef de Souza'nın sakatlandığını, bugün de Gedson Fernandes ile Cenk Tosun'un sakatlık geçirdiğini anlatan tecrübeli teknik adam, "Cenk'in sakatlığı maç öncesi de vardı. Kasığındaki ağrı devam edince, çıkarmak zorunda kaldık. Gedson da yorgunluk ve sakatlık arasında gidip geliyor. Bunlar, bu tempoda olabilecek şeyler." diyerek sözlerini tamamladı.

"Finalin son aşama olduğunu biliyoruz ve sonuna kadar gitmek istiyoruz"
MKE Ankaragücü Teknik Direktörü Ömer Erdoğan, Ziraat Türkiye Kupası son 16 turunda Beşiktaş'ı eleyerek çeyrek finale çıktıkları için mutlu olduklarını ve finale kadar gitmek istediklerini söyledi.
Karşılaşmadan sonra düzenlenen basın toplantısında konuşan Erdoğan, MKE Ankaragücü Başkanı Faruk Koca'nın dün babasının vefat ettiğini anımsatarak, "Maç konuşmamda bu galibiyeti başkanımız için çok istediğimizi, bu zor günlerde moral açısından kendisine yardımcı olabileceğimizi oyuncularıma ilettim. Oyuncularım da gerçekten başkanımıza moral verme açısından sahada mücadelesini yükseltti. Bu galibiyeti başkanımıza armağan ediyorum." dedi.
İlk yarı sahada çok iyi bir MKE Ankaragücü olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Devre arasına çok rahat bir şekilde 3-0 girebilir ve daha erken maçı koparabilirdik. Maalesef ceza sahasında çok net pozisyonları değerlendirmede sıkıntı yaşadık. Biraz da sahanın azizliği, zeminimiz kötü. Beşiktaş'ı iyi savunduk. Merkezi kapattık. Muleka'yı, Redmond'u ve Cenk Tosun'u da savunma arkası paslarla pozisyona sokmaya çalıştıklarını oyuncularımızı anlattık. Ona göre çalışmamızı yaptık. Oyuncularım bu konuda çok dikkatli oldu. Kendilerini tebrik ediyorum. Bizim için ve camiamız için çok değerli bir maçtı. Kupada gidebildiğimiz kadar gitmek istiyoruz. Son sekize kaldık. Bundan sonra rakibimizi bekleyip, iddiamızı devam ettirmek istiyoruz. Taraftarlarımıza da destekleri için teşekkür etmek istiyorum."
İki kulvarda da mücadele edebilecek iyi bir takıma sahip olduklarını aktaran Erdoğan, "Finalin son aşama olduğunu biliyoruz ve sonuna kadar gitmek istiyoruz. Hem ligde hem de kupada iddialı olmak istiyoruz. Şimdi Konyaspor maçına çok iyi hazırlanmamız lazım. Bugünkü galibiyetin mutluluğunu yaşayacağız. Öz güven açısından da değerli oldu." ifadelerini kullandı.
Adana Demirspor maçında hakem hatasından canlarının çok yandığını vurgulayan Erdoğan, bu karşılaşmada hakemin sonuca etki edecek bir hata yapmadığını savundu.
Transferde bazı oyuncularda önemli yol aldıklarını, bir ismi açıklama noktasına geldiklerini ve bunun basında hiç çıkmadığını söyleyen sarı-lacivertli takımın teknik direktörü, Medipol Başakşehir'in futbolcusu Mesut Özil, şu an boşta olan milli futbolcu Hasan Ali Kaldırım ve Adana Demirsporlu Britt Assombalonga'yla ilgili sorulara şu cevabı verdi:
"Mesut Özil iyi bir arkadaşım ama trasnferi gündemimize gelmedi. Hasan Ali Kaldırım ve Assombalonga görüştüğümüz oyuncular. Alacağımız oyuncular kendi takımlarından ayrılmayı düşünen isimler olmalı. Hasan Ali şu an boşta. Birebir görüşmemiz olmadı ama transfer listemizde bulunan isimlerden biri. Mali şartlar, oyuncuların tercihleri var. Buna göre değerlendireceğiz. 2-3 acil almamız gereken oyuncu var. Fırsat transferi de olursa Türkiye piyasasında, değerlendirebiliriz."
Santraforları Ali Sowe'un ligin en iyi golcülerinden biri olduğunu aktaran Erdoğan, hücum hattına onunla rekabete girecek bir isim baktıklarını aktardı.
MKE Ankaragücü'nün mali yapı olarak Türkiye'nin en iyi kulüplerinden biri durumuna geldiğini aktaran Ömer Erdoğan, "Ankaragücü'nde çok iyi bir yapılanma var. Başkanımız, sportif direktörümüz süreçleri çok profesyonelce yönetiyor. Türkiye'de şu an maddi anlamda oyuncuların alacaklarıyla ilgili örnek sayılacak 3-4 kulüpten biriyiz. Oyuncuların ya bir maaş alacakları vardır ya da yoktur. Türkiye şartları için çok önemli bir durum. Başkanımıza ve yönetim kurulumuza bunun için teşekkür ederim. Oyuncuların kafasında mali anlamda bir soru işareti olmuyor. Bu da çok büyük bir yönetim başarısıdır." değerlendirmesinde bulundu.



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM