Alimi “koalisyondaki”, dost ülkelere ve bağışçılara teşekkür etti

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, dün geçici başkent Aden'e vardığında (SABA)
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, dün geçici başkent Aden'e vardığında (SABA)
TT

Alimi “koalisyondaki”, dost ülkelere ve bağışçılara teşekkür etti

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, dün geçici başkent Aden'e vardığında (SABA)
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, dün geçici başkent Aden'e vardığında (SABA)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, konsey ve hükümetin, içeriden çalışma, devlet kurumlarını yeniden inşa etme ve yaşam, ekonomi ve hizmet koşullarını iyileştirme de dahil olmak üzere Yemenlilere beyan ettikleri taahhütleri yerine getirme konusundaki kararlılığını vurguladı.
Suudi Arabistan dönüşü konsey üyesi Abdurrahman el-Mahremi eşliğinde geçici başkent Aden'e vardığında açıklama yapan Alimi, Yemen Haber Ajansı (SABA) ile yaptığı röportajda, hükümetin Yemen'in bölgesel ve uluslararası çevresindeki varlığını her düzeyde artırma konusundaki istekliliğine vurgu yaptı.
Alimi, “Suudi Arabistan ve BAE liderliğindeki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu'ndaki kardeş ülkelerin desteğiyle Yemen bu yıl birçok hizmet ve geliştirme projesinin açılışı ve temellerinin atılması da dahil olmak üzere çeşitli alanlarda hayati müdahalelere tanıklık edecek.” dedi. Bu bağlamda Alimi, İran rejimi ve onun bölgedeki yıkıcı projesinin desteğiyle Husi terörist milisler tarafından yaşatılan insani acıları hafifletmek için acil destek programlarına her zaman yanıt veren koalisyondaki kardeş ülkelere ve uluslararası bağışçılara büyük şükranlarını dile getirdi.
Başka bir bağlamda, Başkanlık Konseyi Başkanı Alimi, konsey ve hükümetin ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde özellikle 2216 sayılı BM kararı olmak üzere üzerinde anlaşmaya varılan referanslara dayanan kapsamlı ve sürdürülebilir bir barış yaklaşımını vurguladı. Alimi bu konudaki tüm iyi niyetleri bir kez daha memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.
Şarku’l Avsat’ın SABA’dan aktardığı habere göre Yemen Dışişleri Bakanı Dr. Ahmed bin Mübarek, dün ABD'nin Yemen Büyükelçisi Stephen Harris Fagin ile bir araya geldi. İkili ABD ve Yemen arasındaki ikili ilişkileri geliştirmenin yollarını tartıştı ve mevcut durumdaki gelişmeleri ve Yemen'de barışı tesis etmek için gösterilen çabaların sonuçlarını gözden geçirdi. Ahmed Bin Mübarak, Yemen hükümetinin, terörist Husi milislerin yürüttüğü savaşın neden olduğu acıları ve insani felaketi hafifletmeyi garanti edecek şekilde kapsamlı ve adil bir barış için çaba gösterme taahhüdünü vurguladı.
Yemen'de barışın önündeki tek engelin milislerin uzlaşmazlığı ve kapsamlı ve adil bir barışın gerektirdiği yükümlülüklerden kaçınmaları olduğunu dile getiren Yemen Dışişleri Bakanı, “Bu terörist milislerin İran rejimi ile iş birliği sadece Yemen'deki istikrarı tehdit etmekle kalmayıp, aynı zamanda bölgedeki tüm ülkelere ve uluslararası barış ve güvenliğe uzanan bir tehdit oluşturuyor.” dedi.
Husilerin gerilimi tırmandırması ve saldırganlığının neden olduğu zorluklarla yüzleşmeye katkıda bulunacak şekilde Yemen hükümetini desteklemenin ve Yemen ile ABD arasında özellikle ekonomi, kalkınma ve güvenlik alanlarında ikili işbirliği programlarını güçlendirmenin önemine değinen Yemenli Bakan, “Hükümetin desteklenmesi, vatandaşlara sunulan hizmetlerin iyileştirilmesine ve genişletilmesine olumlu yansıyacak; karşılaştıkları insani ve geçim kaynaklarının etkilerinin hafifletilmesine katkıda bulunacaktır.” dedi.
ABD'nin Yemen Büyükelçisi Stephen Harris Fagin ise ABD hükümetinin Yemen'e sağladığı çeşitli destek alanlarının altını çizdi. Büyükelçiliğin, ekonomik istikrarı sağlama çabalarında Yemen hükümetinin desteklenmesinin yanı sıra insani yardım çalışmalarına katkıda bulunulmasına özel önem verildiğini vurgulayan Fagin, ülkesinin Başkanlık Konseyi'ne ve Yemen'in güvenliğine, birliğine ve istikrarına olan desteğini bir kez daha ortaya koydu.
Başka bir bağlamda, Yemen Genelkurmay Başkanı Sağir bin Aziz, dün Silahlı Kuvvetler ve Halk Direnişinin Marib ve Cevf cepheleri bölümlerinin komutanlarıyla yaptığı görüşmede, iki vilayet cephesindeki operasyonel durum ve sahadaki zorlukları ele aldı. Bu zorlukların başında terörist Husi milislerin cephelere komşu çeşitli bölge ve köylerde masum çocukları ve kadınları hedef alması geliyor.
Ordunun kararlılığını ve çeşitli cephelerdeki halk direnişini öven Genelkurmay Başkanı, Yemenlilerin özgürlüğü ve onuru ve ulusal değerlerin savunulması için ordunun yaptığı fedakarlıkları takdirle karşıladığını ifade etti. Sağir bin Aziz yüksek muharebe hazırlığının devam edeceğini vurguladı.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.