İsrail’den İsfahan'da saldırı

Saldırıda İran Savunma Bakanlığı’na ait bir ‘askeri’ tesis hedef alınırken DMO, Tel Aviv'i tehdit etti.

İsfahan'da dün sabaha karşı saldırıya uğrayan askeri tesisin çatısında yangın çıktı. (Fars)
İsfahan'da dün sabaha karşı saldırıya uğrayan askeri tesisin çatısında yangın çıktı. (Fars)
TT

İsrail’den İsfahan'da saldırı

İsfahan'da dün sabaha karşı saldırıya uğrayan askeri tesisin çatısında yangın çıktı. (Fars)
İsfahan'da dün sabaha karşı saldırıya uğrayan askeri tesisin çatısında yangın çıktı. (Fars)

İran, İsfahan'ın merkezindeki en büyük uranyum zenginleştirme tesisinin yakınında bulunan Savunma Bakanlığı'na bağlı mühimmat fabrikalarından birine patlayıcı yüklü kamikaze insansız hava araçlarının (İHA) düzenlediği saldırı girişiminin savunma sistemleri tarafından önlediğini duyurdu. The Wall Street Journal gazetesine konuşan ABD’li yetkililer ve güvenilir kaynaklar, İran ile ilgili bölgesel ve uluslararası gerilimlerin arttığı bir zamanda ülkenin hassas tesislerini hedef alan son gizemli saldırının arkasında İsrail’in olduğunu iddia ettiler.
İran Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada, saldırının üç küçük quadcopter İHA tarafından gerçekleştirildiğini bildirdi. Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı kanallar ise dört adet quadcopter İHA’nın düşürüldüğünü belirtti. İran Savunma Bakanlığı, saldırının faili olarak kimden şüphelenildiği hakkında herhangi bir açıklama yapmadı. Saldırı, ülkenin kuzeybatısındaki bir rafineride çıkan yangının ve üç kişinin ölümüyle sonuçlanan 5,9 büyüklüğündeki depremin ardından geldi.
İsfahan’ın Siyasi ve Güvenlik İşlerinden Sorumlu Vali Yardımcısı Muhammed Rıza Can Nesari, bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada saldırının ‘herhangi bir can kaybına yol açmadığını’ vurgulayarak, arkasındaki sebepleri ortaya çıkarmak için soruşturma açıldığını bildirdi.
İran Savunma Bakanlığı’nın resmi medya tarafından aktarılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Hava savunması (İHA'lardan) birini vurdu. Diğer iki İHA savunma tuzaklarına takıldı ve patladı. Çok şükür ki bu başarısız saldırı herhangi bir can kaybına yol açmayıp sadece fabrikanın çatısında ufak çaplı hasara sebep oldu. Saldırı tesislerimizi ve görevlerimizi etkilemedi. Bu tür pervasız eylemlerin ülkenin ilerlemesinin devamlılığı üzerinde herhangi bir etkisi olmayacaktır.”
İran İslam Cumhuriyeti Haber Ajansı’na (IRNA) göre iki İHA’dan birinde ciddi bir hasar oluşmadı ve ele geçirilerek ‘yerleşkede konuşlanmış güvenlik güçlerine teslim edildi’. Haberde saldırının herhangi bir yaralanmaya yol açmayıp yalnızca ‘binalardan birinin çatısında hafif bir hasara’ neden olduğu bildirildi.
İran haber ajansları daha önce güçlü bir patlama meydana geldiğini bildirmiş ve uçan bir cismin mühimmat deposu olduğu belirtilen fabrika zeminine çarpması sonucu patlama sesinin duyulduğu bir video kaydı yayınlamıştı. Aynı zamanda acil durum ve itfaiye araçları, fabrikanın dışında, İsfahan'ın kuzeybatısına giden ve sürücülerin Kum şehri ile başkent Tahran'a gitmek için kullandığı birçok rotadan birinde ilerlediği görülmüştü. İHA’lara ateş açılan yerin yakınlarında toplanan küçük bir kalabalığın patlamaya ve karanlıkta binaya çarpan şarapnelleri izlediği görüntülendi.
AP, elde edilen bilgilerin İsfahan'ın kuzeybatısındaki Mino Caddesi'nde halı ve elektronik eşya satan bir mağazanın bulunduğu bir alışveriş merkezinin yakınındaki konumla uyuştuğunu bildirdi. Resmi Mehr Haber Ajansı’na konuşan İsfahan Kriz Hücresi Müdürü Mansur Şişe Feruş, “Humeyni Caddesi'nde kaynağı bilinmeyen sesler duyuldu. Kaynağı araştırılıyor” dedi. Videolarda birinde duyulan seslerde bir İHA görüldüğü duyuldu. Saldırının ardından bölgede toplananlar kaçtı.
İran Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamadan önce DMO’ya bağlı Fars ve Tesnim haber ajansları patlamayı doğrulamış ancak kentteki durumu ‘normal’ olarak nitelendirmişti.

İHA imalathanesi
İsfahan'ın eteklerindeki bir otoyolun yakınında bulunan tesiste iki büyük patlama yaşandığını gösteren videolar sosyal ağlarda hızl yayıldı. Videolarda hava savunmalarının sesi duyuldu. Ayrıca bir videoda büyük bir patlama ve bir alevler görüldü.
Yetkililer, İsfahan şehrinin kuzeyinde hedef alınan tesiste yürütülen faaliyet hakkında ayrıntı vermediler. Ancak DMO'nun Telegram ağındaki propaganda platformlarından Sabirin News kanalı yaptığı paylaşımda, saldırının 'bir İHA imalathanesini hedef aldığı' öne sürüldü.
Telegram’daki DMO kanalları olaydan birkaç saat sonra eş zamanlı olarak “Bilgiler, her biri iki kilo RDX patlayıcı madde taşıyan küçük kamikaze İHA’larının yaklaşık bir kilometre mesafeden havalandığını ve bunlardan birinin İsfahan'daki mühimmat depolarını vurduğunu gösteriyor” paylaşımında bulundular. DMO kanallarından bazıları, “İsrail gemilerinden kamikaze İHA’ları düşürülerek yanıt verilecek”  mesajı yayınladı.
İran geçmişte de benzer saldırılara maruz kalmıştı. Son saldırı, Parçin Askeri Araştırma Tesisi’ne, Kerec’deki bir santrifüj montaj tesisine ve iki yıl önce Natanz Nükleer Tesisi’ne düzenlenen saldırılarla benzerlikler taşıyor. Bu saldırılar, İsrail'in İran'ın içine girebildiği yönünde bir iç tartışmaya sebep oldu. Üst düzey yetkililer, ‘güvenlik kirliliği’ olarak tanımladıkları durumu eleştirdiler.
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, iç kurumların moralini yükseltmeye çalışarak, “Kurumlarımız ülkedeki en yüksek güvenlik seviyelerini sağlamak için yoğun bir şekilde çalışıyor” dedi.
Devlet televizyonu, İran İslami Şura Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkan Yardımcısı Abbas Muktedayi’nin komisyonun saldırıyı görüşmek üzere toplanacağını ve bu konuda kararlar almak üzere İsfahan'a bir soruşturma komitesi gönderileceğini söylediğini aktardı.

Büyük bir başarı
The Wall Street Journal’a konuşan ABD’li yetkililer ve kaynaklar, İsrail’in İsfahan'daki bir askeri komplekse gizli bir İHA saldırısı düzenlediğini öne sürdüler. Bu iddia, ABD ve İsrail’in Tahran'ın nükleer ve askeri emellerini kontrol altına almanın yeni yollarını aradığı sırada geldi.
İsrailli yetkililer saldırı hakkında yorum yapmadı. Zira İsrail, ülkenin gizli askeri birimlerinin veya Mossad'ın operasyonlarını nadiren üstleniyor. Bununla birlikte, yakın zamanda başbakanlık koltuğuna tekrar kavuşan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, uzun süredir İran'ı ülkesinin karşı karşıya olduğu en büyük tehdit olarak görüyor.
The Jerusalem Post gazetesine konuşan Batılı ve yabancı istihbarat kaynakları ‘İsfahan'daki İran'a yönelik İHA saldırısının Tahran’ın iddialarına rağmen büyük bir başarıya imza attığını’ savundular.
Gazete, çoğu Batılı istihbarat ve İran kaynağının Mossad'ın Temmuz 2020'de İran'ın Natanz Nükleer Tesisi’ni bombalaması, Nisan 2021'de Natanz'daki farklı bir nükleer tesisi bombalaması, Haziran 2021'de Kerec’deki başka bir nükleer tesisi hedef alması ve Şubat 2022'de İran’a ait yaklaşık 120 veya daha fazla İHA’yı imha etmesi gibi geçmiş yıllarda yaptığı benzer başarılı saldırıları olduğu için bu son saldırının arkasında da yine Mossad’ın olduğuna inandıklarını vurguladı.
Diğer yandan ABD’li bir yetkili, İsrail radyosuna verdiği röportajda ABD askeri güçlerinin İran içinde hava saldırıları düzenlediği yönündeki iddiaları yalanlayarak, “İsfahan’daki bir silah deposuna yapılan saldırının ardından durumu yakından izliyoruz” dedi. İran meselelerinde çalışmalar yürüten bir güvenlik uzmanı olaya ilişkin şu açıklamada bulundu:
“İHA’lara quadcopter denir çünkü dört rotorları vardır. Kısa bir uçuş menziline sahiptirler. İsfahan’ın uluslararası sınırlardan uzakta, İran'ın derinliklerinde olduğu göz önüne alınırsa en mantıklı açıklama, cumartesi günü saldırıyı gerçekleştiren İHA'ların İran'ın içinden havalandığı olacaktır.”
Bu, İsrail'in Binyamin Netanyahu’nun yeni hükümeti baştayken İran tesislerine yönelik ilk saldırısı sayılıyor. İsrail, İran'la gerilim sürerken, birkaç gün önce şimdiye kadarki en büyük ABD-İsrail tatbikatlarına sahne oldu. Çok yönlü senaryo eğitimine binlerce asker, gemi ve nükleer kapasiteli bombardıman uçakları katıldı.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere öre bu son saldırı akıllara İran'da 2009-2021 yılları arasında gerçekleştirilen bir dizi operasyonu akla getirdi. Bunlardan öne çıkanı, ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesinden önceki karmaşık süreçte, İran nükleer arşivinin Tahran'dan Tel Aviv'e götürülmesiydi.

Savaş mantığı
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile dün düzenlediği basın toplantısında “şu açıklamada bulundu:
“Bugün İran'ı daha az güvenli hale getirmek için korkakça bir eylem gerçekleştirildi (...) Bu tür eylemler, uzmanlarımızın barışçıl nükleer ilerleme konusundaki kararlılığını ve niyetini etkileyemez.”
Diğer yandan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı’nın diplomatik danışmanı Enver Karkaş sosyal medyada yaptığı paylaşımda İsfahan saldırısının ‘şu an bölgedeki tehlikeli gerilimin’ bir başka yansıması olduğu konusunda uyardı. BAE, geçtiğimiz yıl İran destekli Husiler tarafından üstlenilen füze ve drone saldırılarının hedefi olmuştu.
Enver Karkaş, Twitter’da yaptığı paylaşımda “Bu, bölgenin ve geleceğinin çıkarına değildir. Bölgedeki sorunlar karmaşık olsa da diyalogun yerini hiçbir şey tutamaz” ifadelerini kullandı.
İran'ı Rusya'ya cephe hattından uzak şehirlerdeki sivil hedeflere saldırması için yüzlerce İHA sağlamakla suçlayan Ukrayna'da Devlet Başkanı’nın kıdemli danışmanlarından biri, İran'da yaşananların doğrudan ülkesindeki savaşla ilgili olduğunu söyledi. İran, Rusya'ya İHA gönderdiğini kabul etmiş ancak bunların Moskova'nın geçen yıl Ukrayna'ya savaş açmasından önce gönderildiğini savunmuştu. Moskova, Ukrayna'da İran İHA’larının bazıları düşürülüp kalıntılarını bulunmuş olmasına rağmen güçlerinin bunları kullandığını kabul etmiyor.
Mihaylo Podolyak, Twitter hesabında yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
“Savaş mantığı acımasız ve ölümcüldür. Bunu gerçekleştirenler ve suç ortakları kesinlikle sorumlu tutulur. İran'da bombalı bir gece… İHA ve füze üretimi ve petrol rafinerileri… Sizi uyardık.”



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe