Burkina Faso’da orduya verilen halk desteği Fransa ile kopuşu pekiştiriyor mu?

Fransız kuvvetlerinin Burkina Faso'dan çekilmesi çağrısında bulunulan protestolar (Reuters)
Fransız kuvvetlerinin Burkina Faso'dan çekilmesi çağrısında bulunulan protestolar (Reuters)
TT

Burkina Faso’da orduya verilen halk desteği Fransa ile kopuşu pekiştiriyor mu?

Fransız kuvvetlerinin Burkina Faso'dan çekilmesi çağrısında bulunulan protestolar (Reuters)
Fransız kuvvetlerinin Burkina Faso'dan çekilmesi çağrısında bulunulan protestolar (Reuters)

Burkina Faso'da askeri cunta, Batı Afrika'daki önde gelen eski sömürgelerinden birinde siyasi ve askeri rolü hızla küçülen Fransa'ya karşı gerilimi yükselten adımları nedeniyle geniş bir halk desteği elde etti.
Cumartesi günü iktidardaki askeri cuntayı desteklemek için Vagadugu’da gösteriler düzenleyen binlerce kişi, Paris'in Fransız kuvvetlerinin bu ay sonuna kadar ülkeyi terk edeceğini onaylamasına rağmen, ülkelerindeki Fransız varlığını reddetti. Başkentin merkezindeki meydanda toplanan protestocular, “Kahrolsun emperyalizm”, “Kahrolsun Afrika'daki Fransız politikası”, “Macron'un diktelerine hayır”, “Burkina Faso'nun egemenliği için ileri” yazılı pankartlar açtı.
Paris ile Vagadugu arasındaki ilişkiler, 30 Eylül’de yüzbaşı İbrahim Traore’nin askeri darbeyle yönetime el koyması ardından kötüleşmişti.
Burkina Fasolu siyasi analisti Muhammed Savadogo, henüz 35 yaşındaki Traore’nin en başından beri Fransız kuvvetlerinin Burkina Faso'dan çıkarılması fikrini benimsediğini, tüm halkın bu nedenle bugün onu desteklediğini ifade etti. Şarku’l Avsat’a konuşan Savadogo, Fransa’nın bu gelişmelerin iyice anladığını, bu nedenle kuvvetlerini geri çekmeyi kabul ettiğini söylüyor.
Ellerine Rus bayrakları alan protestocular, Mali Cumhurbaşkanı Assimi Goita ve Traore gibi darbeyle iktidara gelen Gineli mevkidaşı Mamady Doumbouya'nın fotoğraflarının bulunduğu büyük pankartlar açtı.
İktidar geçişini destekleyen örgütlerin başkanı El-Hasan Koando, “Bugün Burkina Faso Egemenlik Günü! Bu, Burkina Faso'nun tüm vatandaşlarının ‘Emperyalizme hayır!’ ‘Egemenliğimiz için, militanlarla savaşacak kadar güçlü bir ordu için harekete geçen İbrahim Traore’nin geçici otoritesine evet’ demek için bir araya geldiği özel bir gün” vurgusunda bulundu.
AFP’nin haberine göre Afrika Devrimci Hareketi Sözcüsü Lazare Yameogo, “Artık topraklarımızda yabancı askeri üsler istemiyoruz. Saygı ve kazan-kazan işbirliği istiyoruz. Burkina Faso Batı emperyalizminden kurtulana kadar uyanık kalacağız” dedi.
Afrika meselelerinde uzman Sudanlı araştırmacı Muhammed Turşin ise Burkina Fasolu yetkililerin resmi adımlarının, aslında Traore'nin yönetimi öncesinde Fransız varlığını reddeden genel bir halk pozisyonuna yanıt teşkil ettiğini vurguladı. Şarku’l Avsat’a konuşan Turşin, bu resmi ve halk uyumunun Burkina Faso ile Fransa arasındaki düşmanlığı pekiştireceğini, gerilimi artıracak başka adımlara yol açabileceğini belirtti. Zira Traore’nin ekonomik ve siyasi zorluklar karşısında kendi içindeki varlığını ve popülaritesini artıracak güçlü bir iç cephe oluşturmaya çalıştığını da ekledi.
Burkina Faso ile Rusya arasındaki işbirliğini savunan Muhammed Savadogo, “Teröre karşı savaşta, bilhassa Rusya ile işbirliği için başka fırsatlar da mevcut” vurgusunda bulundu.
Nitekim Fransa, ‘cihatçı’ gruplara karşı koymakta başarısız olmakla suçlanıyor. Burkina Faso Başbakanı Appolinaire Joachim Kyelem de Tambela, Kasım ayında yaptığı açıklamada, ülkesinin bazı uluslararası ortaklarının radikal gruplarla mücadelede her zaman sadık olmadığını ifade etti. Herhangi bir taraf ismi vermeyen Tambela, “Terörün 2015'ten bu yana bir kayıtsızlık ortamında ülkemizi yozlaştırmasını, ortağımız olduklarını söyleyen bazılarının suç ortağı olmalarını nasıl açıklayabiliriz? Ortaklarımızla ilişkilerimizde çok saf davrandığımıza şüphe yok” dedi.
Fransa, 400 asker olduğu tahmin edilen güçlerini geri çekmesi talebini kabul etmesinin hemen ardından geçtiğimiz Perşembe günü yaptığı açıklamada, Burkina Faso Büyükelçisi’ni geri çağırmıştı. Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Anne-Claire Legendre, “Burkina Faso'daki son gelişmeler ışığında, ikili işbirliğimizin durumu ve beklentileri hakkında istişarelerde bulunmak üzere Vagadugu Büyükelçimizi Paris’e geri çağırma kararı aldık. Bakanlık, mevcut durumu ve ikili ilişkilerin geleceğini değerlendirmek için Büyükelçi’nin Paris'teki varlığından yararlanıyor” ifadelerini kullandı.



İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe


New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
TT

New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)

Rusya ve ABD arasında her iki ülkedeki nükleer silahları sınırlandırmak için imzalanan New START anlaşmasının bu hafta sona ermesinden bu yana, dünyanın önde gelen nükleer güçleri arasındaki gerilim tırmanıyor. Washington, gelecekteki herhangi bir anlaşmaya Pekin'i de dahil etmek isterken, Moskova ise Paris ve Londra'nın nükleer silahlanma konusunda yapılacak çok taraflı müzakerelere katılmasını talep ediyor. İki nükleer güç New START anlaşmasının kısıtlamalarından kurtulduğundan, uzmanlar her iki tarafın da taviz vermeden kazanç elde etmeye çalışacağı yeni bir silahlanma yarışından endişe duyuyor.

Çin'in belirsiz tutumu

Çin, nükleer silahların yayılmasını sınırlamak için yeni bir antlaşma müzakerelerine katılma fikrini reddetti. Batılı bir diplomat, Pekin'in iki büyük nükleer güce yetişmenin ne kadar zor olacağı konusunda ‘kasıtlı olarak belirsiz’ kalmayı tercih ettiğini söyledi. Çin'in toplamda yaklaşık 600 nükleer savaş başlığı var. Bu sayı, ABD ve Rusya'nın şu anda sahip olduğu toplam bin 700 savaş başlığından çok daha az ve iki büyük nükleer gücün cephaneliklerindeki toplam nükleer savaş başlığı sayısından da çok daha az. Ancak çoğu gözlemci, Çin'in nükleer savaş başlığı üretimini artırdığı konusunda hemfikir. ABD'nin tahminlerine göre bu sayı 2030 yılına kadar bine, 2035 yılına kadar ise bin 500'e ulaşabilir.

Eski ABD Stratejik Komutanlığı (STRATCOM) Komutanı emekli Amiral Charles A. Richard, ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde verdiği ifadesinde, Çin'in yeteneklerinin ‘istihbarat topluluğunun raporlarından’ daha yüksek tahmin edilmesini istedi. Emekli Amiral, bu rakamın gerçeklere daha yakın olması için ‘iki veya üç katına çıkarılması gerektiğini’ de sözlerine ekledi.

Öte yandan Singapur Ulusal Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Ja Ian Chong, Çin'in bu konudaki şeffaflık eksikliğinin birçok soruna yol açtığını savundu.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan Ja Ian Chong, “Bu şeffaflık eksikliği ve gizlilik, yanlış hesaplama riskini artırıyor” dedi.

Siyaset Bilimci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı analistler, Pekin'in gerçek kapasitesini gizlemeye çalıştığına inanıyor. Bu, nükleer silahlarını koruyabilir ve potansiyel düşmanlarının karşı önlemler geliştirmesini engellemede belirli bir avantaj sağlayabilir.”

Çin'in nükleer kapasitesini ulusal güvenlik için gerekli minimum düzeyde tuttuğunu ısrarla savunduğunu belirten Chong, “Ancak bu iddiayı bağımsız olarak doğrulamanın bir yolu yok” ifadelerini kullandı.

Sıcak hat... Ancak Çin'in durumu farklı

Rusya ile ABD arasında 1962 yılında neredeyse bir savaşın patlak vermesine yol açan Küba Füze Krizi'nden bir yıl sonra, iki ülkenin liderleri, olası benzer bir acil durumda hızlı bir şekilde iletişim kurabilmeleri için bir sıcak hat (kırmızı telefon) kurdular, ancak Çin'in durumu farklı.

ABD Senatosu komitesine “Rusya ve ABD'nin Soğuk Savaş sırasında öğrendiği şey, bu kadar büyük yıkıcı güce sahip sistemleri sorumlu bir şekilde yönetmekti” diyen emekli Amiral Richard, “Çin'in ise aynı dersleri alıp almadığını bilmiyoruz” diye ekledi.

Diğer taraftan Londra merkezli Chatham House'da araştırmacı olan Georgia Cole, “Çin'in nükleer silahları sınırlamayı amaçlayan görüşmelere katılmakta isteksiz olmasının nedenlerinden biri, diğer iki büyük gücün çok gerisinde kalmasıdır” yorumunda bulundu.

Trump'ın Pekin'in müzakere masasında olmasını istediğini söyleyen Georgia Cole, ancak ‘Çin, Washington ve Moskova ile eşit düzeye gelmedikçe resmi nükleer silah azaltma görüşmelerine katılmayacağını ısrarla vurguladığı için bunun şu anda olası olmadığını’ belirtti.

Rusya'nın manevrası

Rusya ise, ABD'nin Çin'in katılımında ısrarcı tutumuna karşılık olarak, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi olan Avrupa’daki iki nükleer güç olan İngiltere ve Fransa'dan da aynı şeyi talep etti. Rusya'nın Cenevre'deki BM Ofisi Daimi Temsilcisi Gennady Gatilov geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin katılım isteğinin ‘ABD'nin NATO'daki askeri müttefikleri’ olan İngiltere ve Fransa'nın katılımına bağlı olduğunu söyledi.

Bu arada Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün güvenlik uzmanı Elouaz Fayeh'e göre iki Avrupa ülkesinin toplam nükleer savaş başlığı sayısı 500'den az, ancak Rusya, hepsini Batılı güçler olarak görerek, bunların ABD ile aynı ‘kefeye’ konulmasını istiyor.

Fayeh, bunun iki ülkeyi ‘iki süper gücün pazarlık kozu’ haline getireceğini ve Fransa'nın bunu sık sık reddettiğini belirtti. Nükleer tehditler

Washington'da, New START anlaşmasının eski ABD baş müzakerecisi Rose Gottemoeller, ABD Senato Komitesi’ne verdiği ifadede Pekin'in gelecekteki nükleer müzakerelere katılmasının gerekliliğini vurguladı. Gottemoeller, Pekin'in nükleer tehditler konusunda ABD ile diyalog başlatmanın yollarını bulmaya büyük ilgi gösterdiğini” düşündüğünü söyledi.

Dolayısıyla Pekin silah kontrolü ile ilgili görüşmelere katılmayı reddetse bile, bu tehlikeler ele alınmalı. Silah cephanelerinin ABD’ninkinden çok daha küçük olduğunu belirten Gottemoeller, buna karşın füzelerin ateşlenmeden önceden bildirilmesinin ve acil hat düzenlemeleri gibi hususların, nükleer silahları müzakere masasına getirme ve modernizasyon programlarında yapılanlara dair bu düzeyde bir belirsizliğin sürdürülmemesi konusunda bir diyalog başlatmak için önemli araçlar olduğunu açıkladı.

Gottemoeller, bunun ‘niyetlerini öğrenmek için onlarla konuşmak’ şeklindeki başlıca ve en önemli hedef olması gerektiğinin de altını çizdi.