İran, Zelenskiy’in danışmanının İsfahan saldırısıyla ilgili yorumuna öfkelendi

İsfahan’daki askeri üretim tesisinin patlama anı (Reuters)
İsfahan’daki askeri üretim tesisinin patlama anı (Reuters)
TT

İran, Zelenskiy’in danışmanının İsfahan saldırısıyla ilgili yorumuna öfkelendi

İsfahan’daki askeri üretim tesisinin patlama anı (Reuters)
İsfahan’daki askeri üretim tesisinin patlama anı (Reuters)

İran’ın İsfahan şehrinde bir askeri sanayi tesisine silahlı insansız hava araçları (SİHA) ile düzenlenen saldırının ardından Ukrayna Devlet Başkanlığı Danışmanı Mihaylo Podolyak’ın İran’da yaşananların ülkesindeki savaşla doğrudan ilgili olduğunu söylemesi Tahran’ın tepkisini çekti.
İran, Ukrayna’nın Tahran Maslahatgüzarı’nı çağırarak Kiev’i protesto etti.
Podolyok Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Savaş mantığı acımasız ve öldürücüdür. Yazarları ve suç ortaklarına kesinlikle bedel ödetir. İran’da patlamalarla dolu gece, SİHA’lar, füze üretimi ve petrol rafinerileri. Ukrayna sizi uyardı” ifadelerini kullanmıştı.
İran, dün yaptığı açıklamada, İsfahan merkezindeki Savunma Bakanlığı’na ait bir tesisi hedef alan SİHA saldırısını önlediğini ve herhangi bir yaralanma veya ciddi hasar olmadığını öne sürdü.
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, ülkede güvensizlik ortamı yaratmayı amaçlayan ‘korkakça’ bir saldırı olarak nitelendirdiği olaydan hiçbir tarafı sorumlu tutmadı.
Devrim Muhafızları’na bağlı Öğrenci Haber Ağı’na (SNN) göre, radikal milletvekili Hüseyin Mirzayi, İsrail’in bunun arkasında olduğuna dair ‘güçlü spekülasyonlar’ olduğunu söyledi.
AFP’nin haberine göre, İran Dışişleri Bakanlığı tarafından Twitter üzerinden yapılan açıklamada ise, Podolyok’un tutumu ‘garip ve taraflı’ olarak nitelendirildi ve Ukrayna hükümetinden bu açıklamayla ilgili resmi ve acil bir açıklama talep edildi.
İran resmi haber ajansı IRNA, Bakanlığın Ukrayna’nın Tahran Maslahatgüzarı’na Ukrayna hükümetinden acil bir açıklama talep eden bir protesto notası verdiğini bildirdi.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani de açıklama yaparak, “Ukrayna Ukrayna Devlet Başkanlığı Danışmanı’nın düşmanca ve provokatif tutumu şüphelidir. İran İslam Cumhuriyeti, uluslararası hukuka aykırı eylemlerde yer alan taraflara misilleme yapmak için meşru ve yasal haklarını saklı tutar” dedi.
Ukrayna ve Batılı müttefikleri, İran’ı Rusya’ya cephe hatlarından uzaktaki Ukrayna şehirlerinde sivil hedeflere saldırmak için kullandığı yüzlerce SİHA’yı sağlamakla suçluyor.
İran, Rusya’ya SİHA gönderdiğini kabul etti, ancak bunların Moskova’nın geçen yıl Ukrayna işgalini başlatmasından önce teslim edildiğini iddia etti.
Rusya ise, askerlerinin Ukrayna’da İran yapımı SİHA kullandığını reddediyor, ancak düşürülen bazı SİHA’ların İran yapımı olduğu görüldü.
İran’ın nükleer müzakere heyetinin danışmanı Muhammed Marandi, Twitter hesabında şunları yazdı;
“Zelenskiy, İran füzeleri ve diğer silahların yıkıcı gücünü test etmek mi istiyor? Böyle bir aptallıktan kesinlikle pişman olacaktır. Görünüşe göre Zelenskiy’in danışmanlarından biri Ukrayna’nın İsrail’in İsfahan’a düzenlediği saldırıya katkıda bulunduğunu ima etti.”
ABD medyası İsrail’i işaret etti
ABD’li bir yetkili dün Reuters’e verdiği demeçte, gece saatlerinde düzenlenen SİHA saldırısından İsrail’in sorumlu göründüğünü söyledi.
Wall Street Journal gazetesi, ABD’li yetkililerden alıntı yaparak, İsrail’in İsfahan’daki askeri tesise saldırı düzenlediğini bildirdi.
Buna karşılık The New York Times, İsrail ile ABD arasındaki güvenlik diyaloğuna aşina olan yetkililere dayandırdığı haberinde, İsfahan’daki askeri tesise yapılan saldırının Mossad işi olduğunu aktardı.
The New York Times’ın olayla ilgili analizinde, “İsfahan, İsrail’e ulaşan birçok orta menzilli Şahab füzesinin montajı da dahil olmak üzere, İran’da füze üretimi, araştırma ve geliştirme için önemli bir merkezdir” ifadelerini kullanıldı.
Aynı zamanda The New York Times, İsfahan şehrindeki tesisin nükleer silahlarla veya İsfahan eyaletindeki dört nükleer tesisle ilgili olmayacağını öne sürdü.
İran Dışişleri Bakanı Abdullahiyan gazetecilere verdiği demeçte, “Bu tür eylemler, uzmanlarımızın nükleer çalışmalarımızda ilerleme kaydetme kararlılığını etkilemeyecektir” dedi.
Temmuz ayında İran, ülkeden sürgün edilen Kürt muhalefet partisi Komala üyelerinin İsrail adına İsfahan’daki hassas bir savunma sanayi merkezini havaya uçurmayı planladığını ve söz konusu kişilerin yakalandığını bildirdi.
İsrail ordusu sözcüsü, konu hakkında yorum yapmaktan kaçındı.
İsrail, diplomasinin İran’ın nükleer veya füze programlarını engellemede başarısız olması halinde askeri harekata girişme tehdidinde bulundu, ancak şu ana kadar belirli gerçekler hakkında yorum yapmaktan kaçınma politikası izledi.
Reuters’ın haberine göre, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) sözcüsü Tuğgeneral Patrick Ryder, İran’daki hava saldırılarına hiçbir ABD askeri gücünün katılmadığını söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermeyi reddetti.
Son iki yılda, İran’ın askeri ve nükleer tesisleri benzer saldırılara maruz kaldı.
Bunlardan en belirgin olanı, geçtiğimiz yıl Mayıs ayında Tahran’ın güneydoğusundaki hassas Parchin askeri üssünde İran SİHA’larına üretimine yönelik bir atölyeye SİHA’lar tarafından düzenlenen saldırıydı.
Bir yıl önce Kerec’te merkezi teçhizatın geliştirilmesine yönelik kurulan bir tesis saldırıya uğradı.
Her iki saldırı da yakın mesafeden havalanan SİHA’lar tarafından gerçekleştirildi. Bu, saldırganların elindeki ileri teknolojinin hafif drone’larda patlayıcı taşımalarına olanak tanıdığını gösteriyor.
İran, geçtiğimiz yıl Nisan ayında santrifüj üretim ekipmanını Natanz nükleer kompleksinin yanı sıra İsfahan’daki iki yeni tesise taşıdı.
Bu hareket, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nda (UAEA) iki tesiste üretilecek santrifüjlerin miktarı hakkında soru işaretleri uyandırdı.
UAEA, tesislerde güvenlik kameraları kurmuş olsa da, Tahran’ın Şubat 2021’de ek protokolü terk etmesinden sonra Şubat ayından bu yana kayıtlarını alamadı.
Kremlin İsfahan saldırısını analiz ediyor
Rusya, İsfahan’daki saldırı hattına girdi ve gerilimi tetikleyebilecek ‘provoke edici’ olarak tanımladığı eylemler konusunda uyarıda bulundu.
Russia Today’in haberine göre, Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, “Bu tür yıkıcı eylemlerin Ortadoğu’da barış ve istikrar için öngörülemeyen sonuçları olabilir. Pek sakin olmayan bu bölgede kontrol edilemez bir tırmanışa yol açabilecek tüm provokatif eylemleri şiddetle kınıyoruz” dedi.
Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov ise gazetecilere verdiği demeçte, “Egemen bir devlete karşı bu tür eylemler ancak kınanabilir. Kremlin olanları analiz ediyor” diye konuştu.
Ancak Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Andrey Rudenko, İran’ın İsfahan’da düzenlenen SİHA saldırılarının soruşturulmasına yardım etmesi için henüz Rusya’ya başvurmadığını söyledi.
TASS’ın haberine göre, bir gazetecinin bu konudaki sorusuna Rudenko, “Resmi kanallardan bu tür bir davet almadık” yanıtını verdi.
Avrupa gerilimin tırmanabileceği konusunda uyardı
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Sözcüsü Peter Stano, bloğun bölgedeki tüm aktörleri İsfahan’daki saldırının ardından gerilimi tırmandıracak eylemlerden kaçınmaya çağırdığını bildirdi.
Stano, Brüksel’de dün düzenlediği basın toplantısında, “İran’dan gelen haberleri takip ediyoruz ve saldırının arkasında kimin olduğunu ve tam olarak ne olduğunu bilmiyoruz” dedi.
Petrol fiyatları, İsfahan saldırısının ardından, Ortadoğu’da yaşanan gerilimlerin desteğiyle dün Asya işlemlerinde yükseldi.
Reuters’ın haberine göre, bir petrol yetkilisi, İran’daki herhangi bir tırmanışın ham petrol akışını bozabileceğini vurguladı.



Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC


İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
TT

İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)

İsrail istihbaratı, Hamas'ın büyük bir saldırı düzenleyeceğine dair bilgileri Başbakan Binyamin Netanyahu'ya 2018'de doğrudan iletmiş.

İsrailli medya kuruluşları Ynet ve Yedioth Ahronoth'un aktardığına göre Hamas, 2018-2022'de İsrail'in güneyindeki askeri üsler ve sivil yerleşimlere karşı koordineli bir saldırı planlamış. 

İstihbarat yetkililerinin "Eriha Duvarı" adını verdiği kapsamlı harekat planının, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısını özetler nitelikte olduğu aktarılıyor. 

New York Times, "Eriha Duvarı" kod adlı 40 sayfalık belgenin, İsrailli yetkililerle paylaşıldığını 2023'teki haberinde bildirmişti. Askeri ve istihbarat yetkililerinin, 2022'de haberdar olduğu planı "hayal ürünü" diye niteleyip gerçekleşmesini çok zor bularak dikkate almadığı öne sürülmüştü. 

Ancak İsrail medyasındaki yeni haberlerde, Başbakan Netanyahu'nun 2018'de planla ilgili birden fazla kez doğrudan bilgilendirildiği ortaya kondu. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla konuşan yetkililer, "Hamas'ın askeri kanadı, topraklarımızın derinliklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı için güç mü topluyor?" alt başlıklı istihbarat raporunun, doğrudan Netanyahu'nun masasına bırakıldığını söylüyor. 

Diğer yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun 7 Ekim'deki başarısızlığına ilişkin devam eden soruşturmada, Hamas'ın saldırı planladığına dair önceden bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti. Ofisin, İsrail Kamu Denetçisi Matanyahu Englman'a gönderdiği açıklamada, "Eriha Duvarı" belgesinin Netanyahu'ya hiç sunulmadığı öne sürülmüştü. 

İsrail İstihbarat Kolordusu'na bağlı Birim 8200'den bazı analistlerin de Hamas'ın saldırı hazırlıklarına dair bilgileri 2018'de orduyla paylaştığı 2023'te ortaya çıkmıştı.  

Kaynaklar, bu planların iç güvenlik teşkilatı Şin Bet tarafından incelendikten sonra doğrudan Netanyahu'ya iletildiğini de savunuyor. 

2022 ve 2023'te "Eriha Duvarı" dosyasının yeni istihbarat bilgileriyle güncellendiği fakat bunların doğrudan Netanyahu'ya ulaşmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, Gazze Savaşı'nın fitilini ateşleyen 7 Ekim saldırılarına tüm uyarılara rağmen hazırlıksız yakalandığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Başbakan Netanyahu'ya sunulan istihbaratlarla ilgili bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söylüyor: 

Ordu komutanları parçaları birleştirmekte başarısız olsa bile başbakanın görevi, Hamas'ın hedefleri hakkında yanıt talep etmektir. Netanyahu ise hiçbir şey yapmadı.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Ynet 


Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede nihai bir anlaşmaya varılmadığını, ancak İran’la müzakerelerin sürdürülmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.

Trump, Beyaz Saray’da üç saati aşk süren görüşmeyi “son derece verimli” olarak nitelendirerek, ABD ile İsrail arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı.

Toplantıda, İran’la yeni bir nükleer anlaşmaya varma ihtimali ele alındı. Trump, müzakerelerin başarıya ulaşmasının tercih ettiği seçenek olduğunu ve bu tutumunu Netanyahu’ya ilettiğini söyledi. Anlaşma sağlanamaması halinde ise “işlerin nereye varacağını göreceğiz” dedi. Trump, İran’ın geçmişte bir anlaşmayı reddettiğini ve bunun “gece yarısı çekici” olarak nitelendirdiği bir darbeyle sonuçlandığını hatırlatarak, Tahran’ın bu kez “daha rasyonel ve sorumlu” davranmasını umduğunu ifade etti.

cd
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun resmi internet sitesinde yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir fotoğraf.

Trump ayrıca Gazze ve genel olarak bölgede “büyük ilerleme” kaydedildiğini savunarak, “Ortadoğu’da barışın fiilen hüküm sürdüğünü” dile getirdi.

Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner katıldı.

Netanyahu’nun Washington ziyareti, İsrail basını tarafından İran’a karşı stratejik koordinasyon açısından kritik olarak değerlendirildi. Görüşmelerde İran’ın nükleer programının geleceği ve diplomatik sürecin başarısızlığa uğraması halinde İsrail’in askeri hareket serbestisine ilişkin güvenceler öne çıktı.

Netanyahu’nun, müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmaması; İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin de kapsama alınması için Trump yönetimine baskı yaptığı aktarıldı. ABD’nin diplomatik sürece şans tanıma konusundaki ısrarına karşın Netanyahu’nun, olası bir anlaşma durumunda dahi İsrail’in İran’a karşı “hareket özgürlüğünü” koruması gerektiğini savunduğu belirtildi.

ghyju
Tahran’da devrimin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında sergilenen bir füzenin yanında konuşan iki din adamı (New York Times)

Görüşmede Gazze dosyası da ele alındı. Taraflar, İsrail’in resmen katıldığı “Barış Konseyi” çerçevesinde Gazze’nin yeniden imarına yönelik planın ikinci aşamasındaki ilerlemeyi değerlendirdi.

Beyaz Saray yetkilileri, görüşmenin Trump ile Netanyahu arasında yakın bir uyum sergilediğini ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi konusunda ortak vizyon bulunduğunu belirtti. Ancak analistler, iki liderin önceliklerinde farklılıklar olabileceğine dikkat çekti. Trump’ın siyasi kazanım olarak sunabileceği hızlı bir diplomatik anlaşmaya eğilimli olduğu; Netanyahu’nun ise İran’a kısmi tavizler içeren bir mutabakata karşı daha katı şartlar talep ettiği ve askeri seçeneğin masada kalmasında ısrar ettiği ifade edildi.

Netanyahu, görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrıldı. Sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Rubio ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile Blair House’ta bir araya gelen Netanyahu, ayrıca Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile de temaslarda bulundu. İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Leiter, görüşmelerde “önemli jeostratejik gelişmelerin” ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu temasların siyasi ve güvenlik koordinasyonu çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Trump, salı günü yaptığı açıklamada anlaşma sağlanmaması halinde İran’a karşı sert adımlar atılabileceğini söylemişti. Axios’a konuşan Trump, Tahran’ın “bir anlaşma yapmak için güçlü istek duyduğunu” savunarak, İran’ın nükleer silah ya da füze sahibi olmasına izin verilmeyeceğini ifade etti. İsrail’in müzakere sürecini sekteye uğratacak adımlar atmasını istemediğini de sözlerine ekledi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de anlaşma sağlanamaması halinde “başka bir seçeneğin” masada olduğunu belirterek, Trump’ın tüm seçenekleri açık tuttuğunu söyledi. Vance, Washington’un önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu, rejim değişikliğinin ise İran halkının vereceği bir karar olduğunu kaydetti.

New York Times, ABD’nin İran’la yürüttüğü dolaylı müzakerelerde ilerleme sağlanmasının zor olduğuna işaret ederken; İsrail’in taleplerinin Washington’da yankı bulduğunu, ancak Tahran’ın balistik füze programı ve bölgesel vekil unsurlar konusunu müzakere kapsamına almaya yanaşmadığını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı analize göre ABD yönetiminin İran’a baskıyı artırmak amacıyla İran petrolü taşıyan tankerlerin müsaderesini değerlendiriyor. Ancak böyle bir adımın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit edebileceği ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarıları yapılıyor.

Gazete, ABD Hazine Bakanlığı’nın bu yıl 20’den fazla İran petrol tankerine yaptırım uyguladığını ve Beyaz Saray’ın olası müsadereler için hukuki zemin hazırlığı yaptığını aktardı. ABD’li bir yetkili, Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini ancak görüşmelerin çökmesi halinde alternatif seçeneklerin hazır tutulduğunu söyledi.

ABD Ulaştırma Bakanlığı ise Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde ticari gemilere yönelik potansiyel tehditlere karşı uyarıda bulundu.