Berlin’de Müslümanların defnedilmesi için 2 binden fazla mezarlık sözü verildi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Berlin’de Müslümanların defnedilmesi için 2 binden fazla mezarlık sözü verildi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

İslami usullere uygun defin işleminin yapıldığı mezarlıkların dolduğunun ortaya çıkmasının ardından Berlin Eyaleti Çevre, Tüketici ve İklimi Koruma Bakanlığı Müslümanların defnedilmesi için bu yıl 2 binden fazla mezar yerinin açılacağı sözünü verdi.
Bakanlığın Basın Sözcüsü Jan Thomsen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bakanlık için Müslümanların dini usullülere göre defnedilmelerine imkan sağlamanın önemli olduğunu belirterek, son yıllarda İslami usullere uygun defin taleplerinin artmasından dolayı yeni alanların açılmasının gerekli olduğunu söyledi.
Thomsen, bu yıl için bunu başaracaklarını aktararak, Spandau ilçesinde Gatow semtindeki mezarlıkta İslami usullere göre defin yapılması için yeni yerlerin açılacağı bilgisini paylaştı.
Söz konusu mezarlıktan sorumlu olan Spandau ilçesinin bununla ilgili gerekli planlamayı başlattığını, Bakanlığın da Federal Çevre Koruma Yasası kapsamında bunun için özel izin vereceğini ifade eden Thomsen, “Gatow'daki genişlemenin muhtemelen mayıstan sonra tamamlanması bekleniyor.” dedi.
Gatow’daki mezarlığın dışında martta Neukölln ilçesinde genişleme potansiyeli olan bir Protestan mezarlığında da yeni alanlar açılacağını, Pankow ilçesinde de küçük mezarlık alanının kullanıma sunulacağını aktaran Thomsen, Mitte, Steglitz-Zehlendorf ve Tempelhof-Schöneberg ilçelerinde de eyalete ait mezarlıkların ve Mitte'deki başka bir kilise mezarlığının genişletilmesinin planlandığını kaydetti.
“Özetlersek mevcut planlara, ön anlaşmalara ve mevcut duruma göre bu yıl içinde özel mezarlık alanlarında 2 binden fazla yeni Müslüman mezar yeri oluşturulacak.” diyen Thomsen, bu konuda ortaya çıkan acil durumun şimdilik önlenebileceğine dikkati çekti.
Thomsen, Çevre, Tüketici ve İklim Koruma Bakanlığının başka mezarlıkların da İslami usullere göre defin yapmayı mümkün kılması için çaba sarf ettiğini belirterek, bunun için ilçe belediyelerden eyalete ait mezarlıklarda Müslüman cenazeleri için potansiyel alanları incelemelerini ve belirlemelerini istediğini dile getirdi.
Bu konuda Protestan mezarlıklarını işletenlerle de istişareler yapıldığını söyleyen Thomsen, Müslüman cenazeler için mezar alanları oluşturma kararını yalnızca mezarlıkları işletenlerin verebildiğini kaydetti.
Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Eyalet Birliği Başkanı ve Berlin Müslüman Mezarlıkları İnisiyatifi Sözcüsü Yakup Ayar, yerel makamlardan, Müslüman mezarlıklar konusunda oluşan acil durumda hızlı bir cevap vermelerinin kendilerini sevindirdiğini, bunu iyi niyet göstergesi olarak değerlendirdiklerini söyledi.
Ayar, ancak 2 bin mezar yerinin açılamasının yeterli olmadığını vurgulayarak, "Bu bizim elimizi şu an için kısa vadede rahatlatacaktır. Fakat orta ve uzun vadeli düşündüğümüzde bu rakam çok az. Bunun üzerine eklemek gerekir. Farklı alternatifler ve çözümler bulunması gerekir.” diye konuştu.
Berlin’de 300 binden fazla Müslüman'ın yaşadığının ve bu sayının gelecek yıllarda daha da artacağının altını çizen Ayar, "Almanya’da gömülmek isteyen Müslümanların sayıları da artıyor. Özellikle üçüncü ve dördüncü nesilden bu yönde talepler var. Söylenen bu rakam kesinlikle yetmez.” ifadesini kullandı.
Ayar, Berlin yönetimine kısa vadeli düşünmemesi çağrısında bulunarak, “Biz iki yıl sonra, aynı sorunlarla karşılaşmak istemiyoruz.” şeklinde konuştu.
Berlin yönetiminin gelecekte Müslümanlara tahsis edilecek yeni yerler konusunda Berlin Müslüman Mezarlıkları İnisiyatifi ile istişarelerde bulunmasını isteyen Ayar, Müslümanların yoğun yaşadığı Wedding semtinde de bir Müslüman mezarlığının açılması talebinde bulundu.
Berlin’de faaliyetlerini sürdüren Müslümanların kurduğu çatı dernekleri, Müslümanların İslami usullerle definlerinin yapıldığı mezarlıkların dolması sorununa Berlin eyalet hükümetinin acil çözüm bulmasını istemişti.



Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.