İran'da veliler hava kirliliği ve gaz tasarrufu gibi gerekçelerle okulların kapatılmasına tepkili

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İran'da veliler hava kirliliği ve gaz tasarrufu gibi gerekçelerle okulların kapatılmasına tepkili

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

İran’da başta Tahran olmak üzere birçok eyalette hava kirliliği, soğuk hava ve gaz tasarrufu gibi gerekçelerle okulların sık sık tatil edilip uzaktan eğitime geçilmesine veliler tepki gösteriyor. İran genelinde özellikle kış aylarında hava kirliliği endeksi yüksek düzeyde seyrediyor. Ayrıca bazı eyaletlerde zaman zaman gaz sıkıntısı yaşanıyor. Yetkililer, bu nedenlerle son dönemde sık sık okulları kapatarak çevrim içi eğitime geçme kararı alıyor. Ancak bu da başka sorunları beraberinde getiriyor.
Uzaktan eğitim sebebiyle öğrencilerin hem okula adaptasyonda sıkıntı yaşadığını hem de verimli eğitim alamadığını belirten ebeveynler yetkililerden kalıcı çözümler bekliyor.
AA muhabirine konuşan başkent Tahran'daki veliler, okulların sık sık kapatılmasına tepki gösterdi.
Okulların kapatılması hava kirliliğine çözüm değil
Çeşitli gerekçelerle uzaktan eğitime geçilmesinden şikayet eden Parsa Şafakniya, önce Kovid-19 salgını şimdi de hava kirliliği ve soğuk hava nedeniyle çocukların derslerinden geri kaldığını söyledi.
Şafakniya, okullar tatil olsa da olmasa da çocuklarının şehirde yaşadığını ve her durumda hava kirliliğinden etkilendiğini, dolayısıyla uzaktan eğitimin çözüm olmadığını belirtti.
Hava kirliliği, soğuk hava, gaz tasarrufu gibi sebeplerle tatil istemediklerini vurgulayan Şafakniya, sorumluların bu konuda kalıcı çözüm üretmeleri gerektiğini ifade etti.
Şafakniya, "Ben öğrenci velisi olarak bu durumu doğru bulmuyorum. Sürekli sorun yaşıyoruz. Ben hava kirliliğini inkar etmiyorum ama buna bir çözüm bulmalıyız. Niye fabrikalarda mazot kullanılıyor? Büyük şehirlerde niye kalitesiz yakıt ve mazot kullanılıyor? Bu, sorumlu kişilerin mesuliyetidir." dedi.
Okul aynı zamanda öğrencilerin sosyalleşme alanı
Çocuğu ilkokul birinci sınıfta okuyan Bahare Dehkan ise öğrencilere uzaktan eğitim verilmesinin veliler için de zorlukları olduğunu belirtti.
Dehkan, "Öğrenci okula gidince derslerini orada öğreniyor. Ödevlerini ise evde yapıyor. Ancak dersler çevrim içi olunca çocukların evde anneleriyle beraber ders yapmaları gerekiyor. Bu bizim için çok zor oluyor." diye konuştu.
Çevrim içi eğitimde çocukların odaklanma sorunu yaşadığını aktaran Dehkan, ders boyunca bir ebeveynin çocuğa eşlik etmesi gerektiğini, bunun da işlerini zorlaştırdığını söyledi.
Okulun sadece ders alınan mekan olmadığını aynı zamanda çocukların iletişim ve sosyalleşme alanı olduğunu belirten Dehkan, "Evde öğrencilerin canları sıkılıyor çünkü okulda arkadaşlarıyla beraber oyunlarla öğrenmek istiyorlar. Öğrencilerin okulda eğitim görmeleri biz veliler, öğrenciler hatta öğretmenler için daha iyi." dedi.
"Çocuğun bütün şevki kırılıyor"
Anaokulu öğrencisi velisi İhsan Abbasi de gaz sıkıntısı veya hava kirliliği nedeniyle okulların kapatılmasının tüm veli ve öğrencilerin alışkanlıklarını bozduğunu ifade etti.
Abbasi, "Hafta boyunca bir gün okul var bir gün yok. Çocuğu zamanında uyumaya ve erken uyanmaya alıştırmaya çalışıyoruz. Tatiller bol olunca da başarısız oluyor, çabamız boşa gidiyor." ifadelerini kullandı.
Okulun kapalı olup olmadığının zamanında bildirilmemesinin de ayrı bir sorun olduğunu söyleyen Abbasi, "Akşam yatarken yarın çocuk okula gidecek diyorsun. Sonra sabah okula gittiğinde okulun kapalı olduğunu görüyorsun. Çocuğun bütün şevki kırılıyor." dedi.
Daha iyi bir eğitim alması için çocuğunu özel okula yazdırdığını kaydeden Abbasi, tatiller nedeniyle bir istikrar yakalayamadıklarını söyledi.
İranlı veli, "Okullar başlayalı yaklaşık 5 ay oldu ama çocuk doğru düzgün bir şey öğrenmedi; beklediğimiz sonucu da alamadık." diye konuştu.



Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.


Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
TT

Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)

Gazze anlaşmasının ikinci aşamasının 10 gün önce başlamasının ardından İsrail’in taleplerinin başında ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ yer alıyor. Ancak bu talebin nasıl hayata geçirileceğine dair belirsizlik sürerken, Hamas’ın Filistin devleti kurulmadan silahlarını teslim etmeye sıcak bakmaması süreci çıkmaza sokuyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, bu düğümün arabulucuları son derece sınırlı seçeneklerle karşı karşıya bıraktığını belirtiyor. Buna göre, ya silahların tamamen tasfiyesi ya da dondurulması yönünde bir formül bulunması ve Hamas’ın buna ikna edilmesi ya da harekete baskı uygulanması gerekiyor. Uzmanlar, bu başlığın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başta olmak üzere İsrail iç siyasetinde seçim amaçlı bir baskı aracı olarak giderek daha fazla kullanılacağına dikkat çekiyor.

İsrailli muhalif lider Benny Gantz dün X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ çağrısında bulundu.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Hamas silah bırakmayı kabul etmezse İsrail bu yapıyı tasfiye edecek” dedi. Netanyahu da salı günü ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile yaptığı görüşmenin ardından, ‘Gazze Şeridi’nin yeniden imarına yönelik herhangi bir adımdan önce Hamas’ın silahsızlandırılmasının vazgeçilmez bir şart olduğu’ konusunda ısrarcı olduğunu vurguladı.

Strateji uzmanı Tuğgeneral Semir Ragıb, arabulucuların seçeneklerinin sınırlı olduğunu ve önlerinde ya uzlaşı sağlamak ya da baskı uygulamak dışında bir yol kalmadığını ifade etti. Ragıb, silahsızlandırma talebinin İsrail, Washington, Avrupa Birliği (AB) ve bağışçı ülkeler tarafından defalarca dile getirildiğini ve artık savaşın durdurulması ile yeniden imarın önüne konulan temel engellerden biri haline geldiğini söyledi.

Ragıb’a göre Netanyahu ve benzer siyasi aktörler silahsızlandırma dosyasını seçimlerde kullanacak ve anlaşmayı her an sabote edebilecekler. Özellikle ikinci aşama çok sayıda mayın barındırıyor ve Netanyahu, özellikle çekilmeyle ilgili başlıklara yaklaşmak istemiyor.

 Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)

Askeri strateji uzmanı Tümgeneral Semir Ferec, mevcut seçeneklerin giderek daraldığını belirterek, silahların tamamen tasfiye edilmesinden ziyade dondurulması yönündeki bir seçeneğin daha olası olduğunu ifade etti. Ferec, Hamas’ın elindeki silahların füze ya da insansız hava aracı (İHA) niteliğinde olmadığını ve bu nedenle teslim edilebileceğini söyledi. ABD ve İsrail’in silah maddesinin uygulanmasında ısrarcı olduğunu kaydeden Ferec, bunun İsrail’in geri çekilmesiyle eş zamanlı gerçekleşmesi ve yeni bir savaşın önüne geçecek garantilerin sunulması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Reuters’a konuşan Hamas kaynakları, çarşamba günü yaptıkları açıklamada, hareketin silahsızlanma konusunu diğer Filistinli gruplarla görüşmeyi kabul ettiğini, ancak Washington ya da bölgesel arabulucuların kendilerine silahsızlandırmaya dair ayrıntılı ve somut bir teklif sunmadığını belirtti.

İsrail’in Kanal 13 televizyonu, geçtiğimiz ocak ayının sonunda, ABD’nin Hamas’a silahlarını çok uluslu bir güce teslim etmesi için birkaç haftalık süre tanıyan bir belge hazırladığını bildirmişti. Habere göre, bu sürede uyum sağlanmaması halinde İsrail’e ‘dilediği gibi hareket etme’ konusunda yeşil ışık yakılacak.

Ferec, Hamas’ın manevra alanının son derece sınırlı olduğuna dikkat çekerek, özellikle Mısır, Katar ve Türkiye başta olmak üzere arabulucularla hızlı bir uzlaşıya varması gerektiğini, zira İsrail’in şu aşamada en büyük engeli bu dosya üzerinden yarattığını ifade etti.

Ragıb ise Hamas’ın önünde, Trump planı ve silahsızlanma maddesini uygulamaktan başka bir seçenek bulunmadığını savundu. Ragıb, bu sürecin uzatılmaması ya da dolaylı yollardan aşılmaya çalışılmaması gerektiğini, ‘çünkü kaybedilen her günün ateşkes anlaşması için bir tehdit anlamına geldiğini’ dile getirdi.

Ragıb, Gazze’de polis güçlerinin önümüzdeki günler ya da haftalar içinde konuşlandırılacağını, istikrar gücünün de devreye girebileceğini belirterek, bu aşamadan sonra manevra alanının daha da daralacağına dikkat çekti.