Eski Rus subayı, Ukraynalılara işkence yaptıklarını itiraf etti

Rus subayı, ülkesinin Ukrayna’daki işgal güçlerinin Ukraynalı esirlere ve sivillere işkence yaptığını itiraf etti

Ukrayna'nın güneyindeki Rus yanlısı ordu birliklerinin askerleri (Reuters)
Ukrayna'nın güneyindeki Rus yanlısı ordu birliklerinin askerleri (Reuters)
TT

Eski Rus subayı, Ukraynalılara işkence yaptıklarını itiraf etti

Ukrayna'nın güneyindeki Rus yanlısı ordu birliklerinin askerleri (Reuters)
Ukrayna'nın güneyindeki Rus yanlısı ordu birliklerinin askerleri (Reuters)

İstifa eden Rus subayı, ülkesinin Ukrayna’daki işgal güçlerinin gözaltı ve sorgulama sırasında Ukraynalı esirlere ve sivillere işkence yaptığını ve onları öldürmekle tehdit ettiğini itiraf etti.
Eski Subay Konstantin Yefremov BBC’ye verdiği özel bir röportajda, Çeçenya’da çalıştığını, 42. tümeninin mayın temizleme bölümünün başı olduğunu, ancak 10 Şubat’ta adamlarıyla birlikte "askeri tatbikatlara" katılmak üzere Kırım'a gönderildiğini söyledi.
Yefremov, “O zamanlar kimse savaşın çıkacağını düşünmüyordu. Herkes olanların sadece bir tatbikat olduğunu düşündü. Eminim kıdemli subaylar bunun farkında değildi” şeklinde konuştu.
Rus işgalinin başlamasından üç gün sonra 27 Şubat’ta Yefremov, Ukrayna'nın güneydoğusundaki Melitopol şehrine taşınmak için emir aldı ve oradaki 10 günü  Rus kuvvetleri tarafından ele geçirilen bir hava sahasında geçirdi.
Yefremov, Rus kuvvetlerinin "ellerinden gelen her şeyi" yağmaladığını gördüğünü ifade ederek, “Bütün uçaklara binip bütün binaları dolaşıp her şeyi aldılar, askerlerden biri çim biçme makinesini bile aldı. Gururla, bunu eve götüreceğim ve kışlamızın yanındaki çimleri biçeceğim dedi” şeklinde konuştu.
Geçtiğimiz Nisan ayında Yefremov ve komutasındaki askerler, Melitopol'un kuzeydoğusundaki Belmak kasabasında "Ukraynalı mahkumların sorgulanması ve işkence edilmesi için lojistik karargah" olarak tanımladığı yeri korumak için harekete geçti.
Şarku’l Avsat’ın BBC’den aktardığı habere göre işkence ve sorgulamaların yaklaşık bir hafta sürdüğüne dikkati çeken Yefremov, bir Rus albayın onları korkutmak için mahkumların beyinlerine ateş ettiğini gördüğünü söyledi.
Yefremov, bu albayın bir keresinde bir mahkumun kolunu ve bacağını vurduğuna, mahkumun çok kan kaybettiğine, bunun da Yefremov ve adamlarının onu gizlice hastaneye götürmesine neden olduğuna atıfta bulundu.
Ayrıca, bu albayın Ukraynalılara normal yemek verilmemesi, sadece su ve bisküvi verilmesi emrini de verdiğini, kendisinin ve adamlarının mahkumlara "sıcak çay ve sigara" vermeye çalıştığını kaydetti.
Mayıs ayında Yefremov'un Çeçenya'da başında bulunduğu mayın temizleme birimine geri gönderilmesine karar verildi, ancak kendisine bunun kısa süreliğine olacağı ve tekrar Ukrayna'da savaşacağı söylendi.
Yefremov, “O sırada ordudan ayrılma kararı aldım ve Çeçenya'dayken istifa mektubumu yazdım. Beni korkak ve hain olarak tanımlayan, istifa etmeme izin vermeyen, ancak Ukrayna'da savaşmak için geri dönmeyi reddettiğim için beni görevden alan Rus subaylarından çok sayıda tehdit aldım” dedi.
Yefremov, Ukrayna'nın güneyindeki bölgelerden birinde yaşıyor.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi, 400'den fazla Ukraynalı ve Rus savaş esiriyle görüşerek, Ukrayna'daki savaşta mahkumlara yönelik kötü muamele vakalarını belgeledi.
Ukrayna'daki BM İnsan Hakları İzleme Misyonu Başkanı Matilda Bogner, “Maalesef, her iki tarafta da savaş esirlerine işkence ve kötü muamele yapıldığını gördük” şeklinde konuştu.
Bogner, “Karşılaştıracak olursak, Ukraynalı savaş esirlerine yönelik kötü muamele, işkence veya kötü muamele, hapsedilmenin hemen hemen her aşamasında meydana gelme eğiliminde. Sorgulama sırasında Ukraynalı mahkûmlar elektrik şokuna ve insanları asmak ve dövmek de dahil olmak üzere bir dizi acımasız işkence yöntemine maruz kalabilir” dedi.
Bogner, uluslararası hukukun “her türlü işkence veya kötü muameleyi yasakladığını” dile getirerek, “iki tarafın da bunu yapması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.



Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
TT

Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, federal kurumların UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili hükümet dosyalarını "tanımlamaya ve yayınlamaya" başlaması emrini vereceğini söyledi; bu, Amerikalıların on yıllardır talep ettiği bir adımdı.

Trump, Truth Social platformunda şunları yazdı: "Bu konunun yarattığı büyük ilgi göz önüne alındığında, Savunma Bakanı'ndan ve diğer ilgili bakanlık ve kurumlardan, uzaylı yaşamı, tanımlanamayan hava olayları ve uçan dairelerle ilgili hükümet dosyalarını belirleme ve yayınlama sürecini başlatmalarını isteyeceğim."

ABD Başkanı dün yaptığı açıklamada, selefi Barack Obama'nın bir podcast'te uzaylı varlıkların olduğundan rastgele bahsetmesiyle "gizli bilgileri" ifşa ettiğini iddia etmişti. Trump, Gürcistan gezisi sırasında Air Force One uçağında gazetecilere, "Konuşmayı sınırların dışına taşıdı... Bunu yapmamalıydı. Korkunç bir hata yaptı" dedi.

Cumartesi günü yayınlanan Brian Tyler Cohen ile yaptığı bir röportajda Obama'ya uzaylıların gerçek olup olmadığı soruldu. Obama şu yanıtı verdi: "Onlar gerçek ama ben onları görmedim ve 51. bölgede tutulmuyorlar. Büyük bir komplo olmadığı ve bunu Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'ndan gizlemedikleri sürece yeraltında bir tesis yok."

51.bölge, Nevada'da bulunan gizli bir Hava Kuvvetleri tesisidir ve bazıları burada uzaylı varlıkların kalıntıları ve düşmüş bir uzay gemisinin bulunduğunu tahmin etmektedir. Şerku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2013 yılında yayınlanan CIA arşivleri, buranın son derece gizli casus uçakları için bir test alanı olduğunu gösterdi.

Obama, pazar günü yaptığı bir paylaşımda, evrenin enginliği göz önüne alındığında uzaylı yaşamının olasılığının yüksek olduğunu belirterek, açıklamalarını netleştirdi. Ancak, aradaki muazzam mesafeler nedeniyle uzaylıların Dünya'yı ziyaret etme olasılığının düşük olduğunu ifade etti.

Perşembe günü, uzaylı yaşamına dair herhangi bir kanıt görüp görmediği sorulduğunda Trump, "Gerçek olup olmadıklarını bilmiyorum" diye yanıt vermişti.


İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
TT

İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)

İran, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e yazdığı bir mektupta, askeri saldırıya maruz kalması halinde bölgedeki "düşman gücün" üslerini, tesislerini ve varlıklarını meşru hedefler olarak değerlendireceğini bildirdi.

İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği, dün gönderdiği mektubunda, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran hakkındaki açıklamalarının "askeri saldırı olasılığını çok gerçekçi bir şekilde gündeme getirdiğini" belirterek, İran'ın savaş istemediğini vurguladı. Mektupta, askeri saldırı durumunda İran'ın "kararlı bir şekilde" karşılık vereceği teyit edildi.


Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
TT

Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)

Danimarka denizcilik yetkilileri dün, ülkenin sularında demirlemiş olan İran bayraklı bir konteyner gemisinin, usulüne uygun olarak kayıtlı olmadığı gerekçesiyle alıkonulduğunu açıkladı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre konteyner gemisinin adı "Nora" idi ve Komor Adaları bayrağı taşıyordu; ancak Danimarka yetkilileri Reuters'e e-posta yoluyla Komor Adaları'nın Kopenhag'a gemiyi kayıtlarında bulamadığını bildirdiğini söyledi.

Yetkililer, "Gemi, bayrak devleti Danimarka denizcilik yetkililerine tam olarak kayıtlı ve yetkilendirilmiş olduğuna dair kanıt sunana kadar alıkonulacaktır" diyerek, gemiyi serbest bırakmadan önce inceleyeceklerini belirterek, "Denetim, hava koşulları güvenli bir şekilde izin verdiğinde gerçekleştirilecek" ifadelerini kullandı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre, "Noura" gemisi şu anda İran bayrağı altında seyrediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre haberi ilk duyuran Danimarka televizyon kanalı TV2, geminin çarşamba günü bayrağını Komor Adaları'ndan İran'a değiştirdiğini belirtti. Reuters, değişikliğin ne zaman gerçekleştiğini bağımsız olarak doğrulayamadı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan veriler, "Nora" gemisinin, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesinde yer alan ve daha önce "Cyrus" adıyla anılan bir konteyner gemisiyle aynı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) numarasına sahip olduğunu gösteriyor.

IMO numaraları, isim veya bayrak değişikliklerinden bağımsız olarak değişmeden kalan kalıcı gemi tanımlayıcılarıdır.

Cyrus, ABD Yabancı Varlık Kontrol Ofisi'nin İran yaptırım programı kapsamında belirlenmiş olup, Londra Borsası Grubu'ndan elde edilen veriler, şirketin Argon Shipping ve Rail Shipping ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Reuters, Argon Shipping ve Rail Shipping şirketlerine yorum almak için ulaşamadı.

TV2, geminin son 25 gündür limanda demirli ve kullanılmadan beklediğini bildirdi.