Fas: İspanya ile ilişkilerimiz yeni bir döneme girdihttps://turkish.aawsat.com/home/article/4134361/fas-i%CC%87spanya-ile-ili%C5%9Fkilerimiz-yeni-bir-d%C3%B6neme-girdi
Fas: İspanya ile ilişkilerimiz yeni bir döneme girdi
Fas hükümdarı, İspanya Başbakanı ile 7 Nisan 2022'de bir araya geldi (MAP)
Fas Başbakanı Aziz Ahnuş, ülkesinin Batı Sahra'daki tutumuna Madrid'in desteği nedeniyle İspanya ile ilişkilerinin yeni bir döneme girdiğini açıkladı.
Ahnuş, Fas'ın başkenti Rabat'ta iki ülke başbakanları ve çok sayıda bakanın katıldığı hükümetler arası üst düzey toplantıda, "Fas ile İspanya arasındaki ilişkiler ideal, terörle mücadele alanındaki güvenli işbirliği ile övünmeye hakkımız var." dedi.
Ülkesinin Batı Sahra'daki tutumuna Madrid'in desteği nedeniyle İspanya ile ilişkilerinin yeni bir döneme girdiğini belirten Ahnuş, şunları söyledi:
"Dünya yıllardan beri zor şartlar altında yaşıyor. Kovid-19 salgını ve Avrupa'ya savaşın geri dönmesiyle bu durum daha da arttı. Buna karşılık bizim en iyi cevabımız el ele vererek daha iyi bir gelecek için birlikte çalışmaktır."
Toplantıda konuşan İspanya Ticaret ve Sanayi Bakanı María Reyes Maroto, İspanyol şirketlerini Fas'ta yatırım yapmaya teşvik edecek kredi limitinin 800 milyon avroyu bulduğunu, yatırımı teşvik edecek kredi ile ilgili anlaşmaya imzaların perşembe günü atılacağını vurguladı.
- İspanya-Fas arasında yaşanan diplomatik kriz
İspanya'daki sol koalisyon hükümeti 22 Nisan 2021'de Batı Sahra'daki ayrılıkçı Polisario Cephesi Genel Sekreteri İbrahim Gali'yi, yakalandığı Kovid-19'dan dolayı tedavi görmesi için gizlice ülkeye getirmiş ve bu olay diplomatik krize dönüşmüştü.
Fas, Madrid'deki büyükelçisini geri çekmiş ve ardından 17-19 Mayıs 2021'de yaklaşık 8 bin düzensiz göçmenin yürüyerek ya da yüzerek İspanya tarafına geçmesine göz yummuştu.
İspanya olaydan hemen sonra bölgeye asker göndermiş ve 7 bin 500 kadar göçmeni Fas'a geri yollamıştı.
İspanya 2 Haziran 2021'de Gali'yi Cezayir'e gönderse de iki ülke arasındaki diplomatik kriz devam etmişti.
İspanya Başbakanı Sanchez'in 14 Mart 2022'de Fas Kralı 6. Muhammed'e mektup göndererek, Batı Sahra sorununun çözümünde Fas'ın önerdiği özerklik planını doğru bulduğunu açıklamasıyla kriz sona ermiş ve bundan bir ay sonra Sanchez, Kral 6. Muhammed'in davetiyle Rabat'ı ziyaret etmişti.
İki ülke arasındaki diğer bir kriz ise Haziran 2022'de İspanya'ya bağlı Melilla kentine Fas sınırından gelen düzensiz göçmen akınında Fas tarafında 23 kişinin öldüğü ve çok sayıda kişinin yaralandığı, uluslararası toplumun da tepkisini çeken trajik olay olmuştu.
Somali’deki Mısır barış gücü… Beklenen konuşlandırma zorluklarla karşı karşıyahttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5239983-somali%E2%80%99deki-m%C4%B1s%C4%B1r-bar%C4%B1%C5%9F-g%C3%BCc%C3%BC%E2%80%A6-beklenen-konu%C5%9Fland%C4%B1rma-zorluklarla-kar%C5%9F%C4%B1-kar%C5%9F%C4%B1ya
Mısır Ordu Sözcüsü’nün Afrika Birliği Destek ve İstikrar Misyonu’na (AUSSOM) katılan güçlerle ilgili paylaştığı videodan alınan ekran görüntüsü (Mısır Ordu Sözcüsü’nün Facebook sayfası)
Kahire:Muhammed Mahmud
TT
Kahire:Muhammed Mahmud
TT
Somali’deki Mısır barış gücü… Beklenen konuşlandırma zorluklarla karşı karşıya
Mısır Ordu Sözcüsü’nün Afrika Birliği Destek ve İstikrar Misyonu’na (AUSSOM) katılan güçlerle ilgili paylaştığı videodan alınan ekran görüntüsü (Mısır Ordu Sözcüsü’nün Facebook sayfası)
Mısır barış gücü birlikleri, Somali’de görev almaya hazırlık sürecinde yeni bir aşamaya geçti. Kahire’de Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un katılımıyla düzenlenen askerî tören, bu sürecin son adımı olarak değerlendirildi.
Mısır’ın Afrika Birliği Destek ve İstikrar Misyonu’na (AUSSOM) katılması, uzmanlara göre çeşitli zorluklar barındırıyor. Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, başta radikal Eş-Şebab örgütünün olası tepkisi olmak üzere, Kahire ile Addis Ababa arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle Mısır’ın Somali’deki varlığına açık itirazlarda bulunan Etiyopya’nın tutumuna dikkat çekti.
Mısır ordusundan dün yapılan açıklamada, Somali Cumhurbaşkanı’nın Afrika Birliği’nin (AfB) Somali’nin birliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü destekleme misyonu kapsamında görev alacak Mısır birliklerinin askerî geçit törenine katıldığı bildirildi. Açıklamada bunun, Mısır’ın uluslararası barışı koruma çabalarına ve Afrika kıtasında güvenlik ile istikrarın güçlendirilmesine verdiği öncü desteğin bir parçası olduğu vurgulandı.
Açıklamaya göre göreve katılacak birlikler, kendilerine tevdi edilen görevleri farklı koşullar altında etkin ve yetkin biçimde yerine getirebilecek düzeyde, üst seviyede profesyonel eğitimle tam hazırlık durumuna ulaştı.
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, pazar günü Kahire’de Somali Cumhurbaşkanı ile düzenlediği ortak basın toplantısında şu ifadeleri kullanmıştı: “Görüşmelerimizde Mısır’ın AUSSOM’a katılımını ele aldık. Mısır’ın, Afrika kıtasına yönelik taahhütleri çerçevesinde ve Somali’nin tüm bölgelerinde güvenlik ve istikrarın sağlanması yönündeki kararlılığı doğrultusunda, birliklerini misyon kapsamında konuşlandırmayı sürdüreceğini teyit ettim.”
Mısır Yüksek Stratejik ve Askerî Araştırmalar Akademisi danışmanı Tümgeneral Adil el-Umde ise Mısır’ın yaklaşan katılımının Somali’nin talebi ve AfB ile Birleşmiş Milletler’in (BM) onayıyla gerçekleştiğini belirtti. El-Umde, Mısır kuvvetlerinin kendilerine verilen görevi yerine getirmeye hazır olduğunu ifade etti.
Afrika Birliği Destek ve İstikrar Misyonu’na (AUSSOM) katılan Mısırlı güçler, 11 Şubat 2026 (Mısır Ordu Sözcüsü’nün paylaştığı videodan alınan ekran görüntüsü)
Afrika işleri uzmanı Ali Mahmud Kelni’ye göre, Mısır birliklerinin Somali’de görevlendirilmesine ilişkin veriler uzun süredir gündemdeydi ve bu adım ‘ani bir fikir’ olarak doğmadı. Kelni, bu seçeneğin ciddi şekilde tartışıldığını, ancak Kahire ile Mogadişu yönetimlerinin onayını beklediğini belirterek birliklerin yakında konuşlandırılmasının beklendiğini söyledi.
Söz konusu adım, İsrail’in 26 Aralık’ta Somaliland bölgesini ‘bağımsız ve egemen bir devlet’ olarak tanıdığını açıklamasının ardından yaklaşık iki ay sonra gerçekleşti. Bu dönemde Somali’de çatışmalar ve Eş-Şebab’ın saldırıları yaşandı.
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati de Aralık 2024’te, ülkesinin AUSSOM’da görev alacağını duyurmuştu.
Mısır’ın katılımı ilan edildikten sonra bazı zorluklarla karşılaşıldı. 2025 Temmuz’unda Mısır Cumhurbaşkanlığı, barış gücünün sürdürülebilirliğini sağlamak ve görevini etkin şekilde yerine getirmesine yardımcı olmak için uluslararası toplumdan ‘yeterli finansman’ sağlanması çağrısında bulundu.
Bu çağrı, 2025 Nisan ayında Uganda’da düzenlenen bir barış gücü toplantısında AfB Komisyonu Başkanı Mahmud Ali Yusuf’un, Somali’deki AfB misyonuna ‘190 milyon dolarlık finansman sağlanması’ gerektiğine vurgu yapmasının ardından geldi.
Afrika Birliği Destek ve İstikrar Misyonu’na (AUSSOM) katılan Mısırlı güçler, 11 Şubat 2026 (Mısır Ordu Sözcüsü’nün paylaştığı videodan alınan ekran görüntüsü)
El-Umde’ye göre en önemli zorluk, birliğe verilen görevin niteliğinden kaynaklanıyor. Bu görevin, başta Eş-Şebab olmak üzere terör unsurları ve yasa dışı silahlı gruplarla mücadeleyi kapsadığını belirten el-Umde, Etiyopya’dan Mısır güçlerine yönelik doğrudan bir meydan okuma beklemediğini ifade etti. El-Umde, “Mısır güçlü bir devlettir ve belirlenen prosedürler ile görev çerçevesine bağlıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Kelni ise Mısır güçlerinin Somali’ye ulaşma ihtimalinin, bölgedeki hassas güç dengelerinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi. Kelni, bu adımın başta Etiyopya olmak üzere bazı komşu ülkelerde kaygı yaratabileceğini; zira Kahire ile Addis Ababa arasında, başta Rönesans Barajı krizi olmak üzere, çözüme kavuşmamış dosyalar bulunduğunu hatırlattı.
Kelni, söz konusu gelişmenin Mısır’ın Eritre, Sudan ve Somali ile olan güvenlik düzenlemeleri ve çok katmanlı ilişkileriyle kesiştiğine işaret ederek, Etiyopya’nın bilgi sahibi olduğu ve bazı süreçlerin kolaylaştırılmasına katkı sunmuş olabileceği öne sürülen dolaylı İsrail rolleriyle ilgili iddiaların da gündemde olduğunu kaydetti.
Askerî ve siyasi hareketliliğin işaretleri net olmakla birlikte, Mısır güçlerinin Somali’ye konuşlandırılmasının etkisinin boyutunu değerlendirmek için henüz erken olduğunu belirten Kelni, Afrika Boynuzu’ndaki bazı ülkelerin tepkilerinin farklı senaryolara açık olduğunu ifade etti. Kelni, özellikle Somali ordusunun eğitim ve silahlanma kapasitesinin artmasına yönelik açık kaygıların sürdüğüne dikkat çekti.
Gazzeli gruplar “işbirlikçileri” peşine düşerek suikastlara hazırlanıyorhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5239969-gazzeli-gruplar-%E2%80%9Ci%C5%9Fbirlik%C3%A7ileri%E2%80%9D-pe%C5%9Fine-d%C3%BC%C5%9Ferek-suikastlara-haz%C4%B1rlan%C4%B1yor
Gazzeli gruplar “işbirlikçileri” peşine düşerek suikastlara hazırlanıyor
Çarşamba günü Gazze şehrinde iki Filistinli çocuk çöp yığınlarının yakınlarında yürürken (Reuters)
Gazze'deki silahlı Filistinli gruplar, Hamas ve İslami Cihat'ın saha komutanlarını ve üyelerini hedef alan İsrail'in suikast kampanyasının devam edeceği öngörüsüyle alarm durumuna geçti.
Şarku’l Avsat’a konuşan saha kaynakları, söz konusu grupların ‘işgalci İsrail ile iş birliği yapanlar’ olarak tanımlanan kişilerin peşine düşülmesi de dahil bazı önlemlerin son günlerde ve haftalarda bir dizi suikastı engellediğini doğruladı.
Saha kaynakları, talimatların, yerin tespit edilmesinden kaçınmak için cep telefonu veya teknolojik cihaz taşımadan bir yerden başka bir yere güvenli bir şekilde hareket etmeyi içerdiğini belirttiler. Başka bir saha kaynağı, bazı önlemlerin Hamas güvenlik güçleri ile İzzettin el-Kassam Tugayları ve Saraya el-Kudüs’ün saha unsurları tarafından kontrol noktalarının kurulmasını içerdiğini ve bunun İsrail ile iletişim kuranların ve silahlı çetelerle çalışan unsurların hareketlerini azaltmaya katkıda bulunduğunu söyledi. Kaynak, bunlardan birçoğunun yakalanıp sorgulandığını ve takip edilen kişiler hakkında bilgi elde edildiğini belirtti. Bu bilgiler daha sonra hedef kişilere iletilerek yerlerini değiştirmeleri sağlandı.
Lübnan, önümüzdeki hafta Litani Nehri'nin kuzeyinde silahları toplama planını tamamlayacakhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5239966-l%C3%BCbnan-%C3%B6n%C3%BCm%C3%BCzdeki-hafta-litani-nehrinin-kuzeyinde-silahlar%C4%B1-toplama-plan%C4%B1n%C4%B1
Lübnan ordusuna ait askeri araçlar, Başbakan Nevvaf Selam’ın İsrail’in bombardımanları sonucu ağır hasar gören güneydeki Kefer Killa köyünü ziyareti sırasında sokağa çıkan vatandaşların güvenliğini sağlarken (AFP)
Lübnan, önümüzdeki hafta Litani Nehri'nin kuzeyinde silahları toplama planını tamamlayacak
Lübnan ordusuna ait askeri araçlar, Başbakan Nevvaf Selam’ın İsrail’in bombardımanları sonucu ağır hasar gören güneydeki Kefer Killa köyünü ziyareti sırasında sokağa çıkan vatandaşların güvenliğini sağlarken (AFP)
Lübnan Enformasyon Bakanı Paul Morcos dün yaptığı açıklamada, hükümetin önümüzdeki hafta, Litani Nehri'nin kuzeyine kadar uzanan devlet otoritesini ve silah kontrolünü genişletme planının ikinci aşamasını nasıl sürdüreceğine karar vereceğini açıkladı.
Marqus, Arap ülkelerinden bakanlar toplantısına katılmak için bulunduğu Kuveyt'te, kararın bu konudaki silahlı kuvvetlerin yetenek ve ihtiyaçlarını özetleyen Genelkurmay Başkanı’nın sunumuna dayalı olacağını da sözlerine ekledi.
Lübnan ordusu, geçtiğimiz ocak ayında Litani Nehri ile İsrail sınırı arasındaki bölgede operasyonel kontrolü ele geçirdiğini duyurdu. Bu ayın başlarında ise Bakanlar Kurulu, ordudan Lübnan'ın diğer bölgelerinde silahsızlandırma sürecinin nasıl ilerleyeceği konusunda bilgi vermesini istedi.
Marqus yaptığı açıklamada, “Litani Nehri'nin güneyindeki ilk aşamayı tamamladık ve önümüzdeki hafta hükümet, ordu komutanının bildirdiği ihtiyaçlar ve imkanlar ışığında ikinci aşama hakkında bir karar verecek... Bu açıklamayı dikkate alarak bu konuda bir karar vereceğiz” dedi.
ABD'nin arabuluculuğunda 2024 yılının kasım ayında Lübnan, İsrail ile İran destekli grup Hizbullah arasındaki savaşı sona erdiren ateşkes anlaşması uyarınca, tüm silahları devlet kontrolü altına almayı hedefliyor. Marqus, bugün Lübnan ordusu ile Hizbullah arasında bir çatışma olasılığını reddetti. Hedefin devlet otoritesini genişletmek ve istikrarı sağlamak olduğunu vurgulayan Marqus, bu hedeflerin birlikte gerçekleştirilebildiği ölçüde ilerleyeceklerini belirtti.
İsrail, Hizbullah ile savaşın sona ermesinden bu yana Lübnan'da düzenli baskınlar düzenliyor. Lübnan güvenlik kaynakları, bu saldırılarda yaklaşık 400 kişinin öldüğünü açıkladı.
İsrail, Hizbullah'ı Lübnan ile yapılan ateşkes anlaşmasını ihlal ederek yeniden silahlanmaya çalıştığıyla suçlarken Hizbullah, Lübnan'ın güneyinde ateşkes anlaşmasına bağlı olduğunu vurguluyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة