Lider Galatasaray rakip tanımıyor

Fotoğraf: Ali Atmaca - AA
Fotoğraf: Ali Atmaca - AA
TT

Lider Galatasaray rakip tanımıyor

Fotoğraf: Ali Atmaca - AA
Fotoğraf: Ali Atmaca - AA

Spor Toto Süper Lig'in 23. haftasında konuk ettiği Trabzonspor'u 2-1 yenen Galatasaray, etkili performasını sürdürüyor.Spor Toto Süper Lig’in 23. haftasında Galatasaray, sahasında Trabzonspor’u 2-1 yendi.
Maçın 13. saniyesinde Trabzonspor, rakibinin büyük hatasında golü buldu. Torreira, Muslera'dan aldığı topu yeniden tecrübeli kaleciye göndermek istedi. Kısa düşen pasta araya giren Abdülkadir Ömür, Muslera ile karşı karşıya kaldı. Bordo-mavili futbolcu, pasını daha uygun durumdaki Maxi Gomez'e çıkardı. Bu oyuncu, zorlanmadan meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu: 0-1
13. dakikada Icardi'nin pasıyla ceza sahası yayının sağında topla buluşan Oliveira'nın vuruşunda, top uzak direğin yanından auta gitti.17. dakikada Barış Alper Yılmaz'ın ceza sahası dışı sağ çaprazdan şutunda, top kaleci Uğurcan Çakır'da kaldı.
18. dakikada sarı-kırmızılı ekip beraberliği yakaladı. Ceza sahası içi sağ çaprazda topla buluşan Kerem Aktürkoğlu, pasını penaltı noktası üzerindeki Icardi'ye aktardı. Arjantinli golcü, üç rakibi arasında şık bir şekilde meşin yuvarlağı ceza sahası ön çizgisi üzerindeki Mertens'e çıkardı. Belçikalı oyuncu, düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderdi: 1-1
42. dakikada Icardi'nin pasıyla ceza sahası yayı gerisinde buluşan Oliveira'nın bekletmeden vuruşunda top kaleci Uğurcan'dan döndü. Pozisyonun devamında Mertens'in ara pasıyla ceza sahası içine giren Dubois'nın sağ çaprazdan şutunda, meşin yuvarlak yan ağlarda kaldı.
51. dakikada Galatasaray penaltı kazandı. Yunus Akgün, ceza sahası içinde Trezeguet ile girdiği ikili mücadelede yerde kaldı. Hakem Halil Umut Meler, Mısırlı futbolcunun Yunus'un ayağına bastığı gerekçesiyle penaltı kararı verdi.
53. dakikada penaltıyı kullanan Icardi, top ile kaleci Uğurcan'ı ayrı köşelere gönderdi: 2-1
66. dakikada Kerem'in pasıyla ceza sahası içi sol çaprazda topla buluşan Mertens'in bekletmeden çıkardığı şutta, meşin yuvarlak kaleci Uğurcan'ın müdahalesiyle kornere gitti.
74. dakikada Kerem'in ara pasıyla ceza sahası içi sağ çapraza hareketlenen Icardi, kaleciyle karşı karşıya pozisyonda istediği vuruşu yapamayınca savunma tehlikeyi uzaklaştırdı.
79. dakikada Bakasetas'ın ceza sahası dışından kullandığı serbest vuruşta, kaleci Muslera son anda topun ağlara gitmesini önledi.
90. dakikada hızlı gelişen Galatasaray atağında Yunus Akgün'ün pasıyla sağdan ceza sahasına giren Boey'un vurduğu top uzak direğin yanından auta çıktı.
90+2. dakikada Boey'un sağdan ortasında altıpas gerisindeki Kerem'in sert şutunda top üst direkten döndü.
Müsabaka sarı-kırmızılı ekibin 2-1 üstünlüğüyle tamamlandı.
Trabzonspor karşısında elde ettiği galibiyetle puanını 54'e çıkartan Galatasaray, maç fazlasıyla en yakın takipçisi Fenerbahçe'nin 9 puan önüne geçti. Trabzonspor ise 38 puanda kaldı.
Karşılaşma sonrası büyük sevinç yaşayan sarı-kırmızılılar, mutluluklarını tribündeki taraftarlarıyla paylaştı. Mauro Icardi, taraftarların isteği üzerine galibiyet "üçlü"sü çektirdi.

Ligdeki galibiyet serisi rekorunu egale etti
Süper Lig'de son 12 maçını kazanan Galatasaray, lig tarihindeki galibiyet serisi rekorunu egale etti.
Sarı-kırmızılı takım, ligdeki son 12 maçında VavaCars Fatih Karagümrük, Beşiktaş, Medipol Başakşehir, İstanbulspor, Demir Grup Sivasspor, MKE Ankaragücü, Fenerbahçe, Atakaş Hatayspor, Fraport TAV Antalyaspor, Bitexen Giresunspor, HangiKredi Ümraniyespor ve Trabzonspor'u yendi.
Galatasaray, böylece lig tarihinde Mustafa Denizli yönetiminde 1987-1988 sezonunun son 9 ve 1988-1989 sezonunun ilk 3 haftasındaki maçlarını kazanarak elde ettiği galibiyet serisi rekorunu egale etti.
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk da Mustafa Denizli'nin bu alandaki rekoruna ortak oldu.
Bu arada Okan Buruk, lig tarihinde bir sezonda üst üste 12 galibiyet gören ilk Türk teknik direktör unvanını elde etti.

Resmi maçlardaki galibiyet serisi rekorunu 15'e çıkardı
Galatasaray, Trabzonspor'u mağlup ederek resmi maçlardaki galibiyet serisi rekorunu 15'e çıkardı.
Süper Lig'deki son 12 maçını kazanan Galatasaray, bu süreçte çeyrek finale yükseldiği Ziraat Türkiye Kupası'nda ise oynadığı Yeşilyurt D.Ç Ofspor, Ankara Keçiörengücü ve Corendon Alanyaspor müsabakalarından da galibiyetle ayrıldı.
Son 15 resmi maçında 40 kez ağları havalandıran Galatasaray, kalesinde ise 10 gol gördü.

Icardi, gol atmaya devam ediyor
Galatasaray'ın Arjantinli yıldız futbolcusu Mauro Icardi, skorer performansını Trabzonspor karşısında da sürdürdü.
Karşılaşmada sarı-kırmızılı takımın ikinci golünü atan yıldız futbolcu, Süper Lig'de forma giydiği son 8 karşılaşmada 8 kez ağları havalandırdı.
Süper Lig'de 12 maç maçta görev alan Icardi, gol sayısını da 9'a çıkardı.
Mauro Icardi, ayrıca Galatasaray kariyerindeki ilk sezonunda Beşiktaş, Fenerbahçe ve Trabzonspor'a karşı sahaya çıktığı ilk lig maçında gol atan ilk futbolcu olarak kayıtlara geçti.

Dries Mertens'in 5. golü
Karşılaşmada Galatasaray'ın ilk golünü atan Dries Mertens, bu sezon ligde 5. kez ağları havalandırdı.
Belçikalı futbolcu, ligde daha önce Corendon Alanyaspor, Medipol Başakşehir, Demir Grup Sivasspor ve Bitexen Giresunspor maçlarında birer gol atmıştı.

Sakatlanan Muslera, sedyeyle kenara alındı
Karşılaşmada sakatlık geçiren Galatasaray'ın kalecisi Fernando Muslera, oyuna devam edemedi.
Müsabakanın 80. dakikasında Marc Bartra'nın müdahalesi sonrası sağ ayağından sakatlık geçiren Muslera, saha içinde tedavisi yapıldıktan sonra sedyeyle kenara alındı.
Maça devam edemeyen Muslera'nın yerine 85. dakikada Okan Kocuk oyuna dahil oldu.
Sakatlığı nedeniyle üzgün olduğu gözlenen Muslera'ya taraftarlar alkışlarla destek verdi.
Muslera'nın durumunun yapılacak kontrollerden sonra belli olacağı bildirildi.

Kaan Ayhan ilk maçına çıktı
Galatasaray'ın yeni transferi Kaan Ayhan, sarı-kırmızılı formayla ilk maçına çıktı.
Ara transfer döneminde kadroya dahil edilen Kaan Ayhan, 90+1. dakikada Dries Mertens'in yerine oyuna girdi.

Trabzonspor deplasmanda kazanmayı unuttu
Trabzonspor, Süper Lig'de deplasmanda oynadığı son 6 karşılaşmada da galip gelemedi.
Bordo-mavili ekip, dış sahada oynadığı son 6 maçta 4 mağlubiyet ve 2 beraberlik yaşadı.
Trabzonspor, bu maçlarda Beşiktaş ve MKE Ankaragücü ile berabere kaldıktan sonra VavaCars Fatih Karagümrük, Corendon Alanyaspor, Atakaş Hatayspor ve Galatasaray'a mağlup oldu.
Maxi Gomez'den lig tarihinin en erken üçüncü golü
Trabzonsporlu futbolcu Maxi Gomez, karşılaşmanın hemen başında attığı golle lig tarihine geçti.
Galatasaray savunmasının hatasında henüz 13. saniyede meşin yuvarlağı ağlara gönderen Maxi Gomez, lig tarihinin en erken üçüncü golüne imza attı.
Lig tarihinde bilinen en erken golü, 2021-2022 sezonunun 6. haftasında, 22 Eylül 2021'de Kalyon Stadı'nda yapılan ve Gaziantep FK'nın Medipol Başakşehir'i 1-0 yendiği maçta henüz 10. saniyesinde fileleri havalandıran Gaziantep FK'lı futbolcu Muhammet Demir attı.
2008-2009 sezonunun 13. haftasında, 29 Kasım 2008'de Eskişehirspor ile Denizlispor arasında oynanan ve ev sahibi takımın 4-3 kazandığı maçın 12. saniyesinde fileleri havalandıran Denizlispor'un Trinidad ve Tobagolu futbolcusu Darryl Bevon Roberts de lig tarihinde bilinen en erken ikinci golün sahibiydi.
Sezonun en erken golünü kaydeden Maxi Gomez, aynı zamanda lig tarihinde Galatasaray ağlarını en erken havalandıran futbolcu oldu.
Bu arada karşılaşmayı 48 bin 656 biletli taraftarın statta takip ettiği açıklandı.
Galatasaray kalecisi Kocuk: Bu galibiyeti Muslera'ya armağan ediyorum
Karşılaşmanın ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan Okan Kocuk, maçta sakatlanan takım arkadaşı Fernando Muslera'ya geçmiş olsun dileğinde bulunarak, "Kimse sakatlık olsun istemez. Burada önemli olan Galatasaray. Ben ondan bayrağı devraldım ve görevimi en iyi şekilde yapmaya çalışacağım. Durumu ne olacak bilmiyorum. Umarım önemli bir şeyi yoktur. Muslera, Galatasaray için çok önemli bir oyuncu. Bugün sahadan galibiyetle ayrıldık. Bunun için çok mutluyum. Bu galibiyeti Muslera'ya armağan ediyorum." diye konuştu.
Başarılarında en büyük etkenin takımdaki aile ortamı olduğunu aktaran Okan Kocuk, "Herkes birbirini çok seviyor, saygı duyuyor. Galibiyetler üst üste gelince birbirimize olan inancımız ve güvenimiz artarak devam ediyor. Hocamız tam bir aile ortamı oluşturdu. Başarıdaki en büyük etken aile ortamı. İnsanlar birbirini sevdikçe birbirleri için saha içinde her şeyi yapabilir." ifadelerini kullandı.

Muslera koltuk değnekleriyle stattan ayrıldı
Karşılaşmada sakatlık geçiren Fernando Muslera, koltuk değnekleriyle stattan ayrıldı.
Maçın 80. dakikasında sağ ayağından sakatlık geçiren Uruguaylı kalecinin durumu, yapılacak kontrollerden sonra netlik kazanacak.
Galatasaray Teknik Direktörü Buruk: Bu seneyi şampiyonlukla taçlandırmak istiyoruz
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Spor Toto Süper Lig'de Trabzonspor'u 2-1 yendikleri maçta, hak ettikleri bir galibiyet aldıklarını söyledi.
Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamada bulunan Okan Buruk, maçın hemen başında geriye düştüklerini hatırlatarak, "Maça şokla başladık. Geçen maçta da şokla başlamıştık. Ama iki maçta da bizim için olumlu olan doğru cevap verebilmemiz." dedi.
Maçın ikinci yarısında etkili bir performans ortaya koyduklarını anlatan Buruk, şunları kaydetti:
"İkinci yarı maçı domine ettik ve hak ettiğimiz bir galibiyet oldu. Üçüncü golü bulabilseydik bizim için çok daha rahat geçen bir maç olacaktı. Bugün hem hava hem saha şartları iki takımın da zaman zaman top kaybı yapmasına neden oldu. Genel olarak oyuncularımın performansı, istekleri, şampiyonluk yolundaki ruhları bizim için çok önemli. Bu, bugün taraftarlarımızla birleşti. Bu kadar soğukta gelip bize destek veren taraftarlarımıza teşekkür ediyorum. Bu sene bizim için çok özel ve güzel giden bir sene. Bunu da şampiyonlukla taçlandırmak istiyoruz. Aynı coşku ve istekle yolumuza devam edeceğiz. Galibiyetten dolayı oyuncularıma ve taraftarlarımıza teşekkür ediyorum."
Okan Buruk, ikinci yarıya Lucas Torreira, Barış Alper Yılmaz yerine Berkan Kutlu ve Yunus Akgün'le başlaması hakkında ise "Torreira'nın ayağında bir ağrı oluştu. Riske etmek istemedik. Ayağındaki ağrıdan dolayı oyundan aldım. Aslında ilk yarı takım olarak çok iyi oynamadık. Barış da iyi gözükmeyen oyunculardan biriydi. Yunus girdikten sonra takım olarak daha etkiliydik. Bu tür tercihler yapıyoruz. Giren oyuncularımız ikinci yarıya net bir şekilde etki ettiler." değerlendirmesinde bulundu.
Sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü, sol bek için transfer düşünüp düşünmediklerine yönelik soru üzerine, "Şu anda Dubois orada oynayabiliyor. Kazımcan da iyileşti. Transferin son üç günü. Bu süre içerisinde bununla ilgili karar da verebiliriz, bu şekilde geçmeyi de deneyebiliriz. Ancak şu anda ilk düşüncemiz orası değil. Kadromuzda birçok oyuncu var. Oynatamadığımız oyuncular var. Bütün oyuncuları kullanmak istiyoruz. Tabii ki takımımızı güçlendirmek önemli ama olmazsa bu kadroyla en iyisini yapmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

"Muslera'nın çok fazla ağrısı var"
Okan Buruk, karşılaşmada sakatlık geçiren kalecileri Fernando Muslera'nın bu akşam kontrolden geçeceğini anlatarak, "Ayağına bir darbe aldı, bir ağrısı var. Şu an basmakta zorlanıyor. İnşallah önemli bir şey yoktur. Şu an dokunulduğunda çok fazla ağrısı var. Umut ediyoruz ki çok uzun bir şey olmaz. Bizim için çok önemli bir oyuncu. Ligimiz için de önemli bir marka. İnşallah kısa, 3-5 günlük bir şey olur ve biz de bu anlamda rahat ederiz." değerlendirmesinde bulundu.

"Zaniolo, kadromuzda görmek isteyeceğimiz bir oyuncu"
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, transfer gündemlerinde olan Romalı futbolcu Nicolo Zaniolo ile ilgili soruyu, "Zaniolo dünya çapında bir oyuncu. Durumunu net bir şekilde bilmemekle birlikte kadromuzda görmek isteyeceğimiz bir oyuncu. Şu andaki durum nedir tam olarak bilmiyorum. Kulübümüzün şu anda net bir ilgisi yok ama kadromuzda görmek isterim. Başakşehir'deyken Roma'ya karşı oynamıştık. Orada bize karşı büyük bir gösteri yapmıştı. Roma'da çok iyi oynamıştı." diye yanıtladı.



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM