Kahramanmaraş'ta 7,4 ve Gaziantep'te 6,5 ile 6,4 büyüklüğünde deprem

Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde saat 4.17'de 7,4 büyüklüğünde deprem olurken Gaziantep'te de büyüklükleri 6,4 ile 6,5 olan iki deprem meydana geldi.

AA
AA
TT

Kahramanmaraş'ta 7,4 ve Gaziantep'te 6,5 ile 6,4 büyüklüğünde deprem

AA
AA

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, deprem saat 4.17'de, Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde gerçekleşti.
7,4 büyüklüğündeki deprem, 7 kilometre derinlikte oldu.

Gaziantep'te 6,4 ve 6,5 büyüklüğünde deprem
Öte yandan AFAD'ın internet sitesinde yer alan bilgiye göre 04.26'da Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde 6,4 büyüklüğünde ve saat 04.36'da Gaziantep'in İslahiye ilçesinde 6,5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

6,5 büyüklüğündeki deprem, 9,77 kilometre derinlikte oldu.

10 ilde 284 kişi hayatını kaybetti, 2323 kişi yaralandı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Kahramanmaraş merkezli deprem nedeniyle 10 ilde 284 kişinin hayatını kaybettiğini, 2323 kişinin yaralandığını bildirdi.
Depremin Kahramanmaraş, Hatay, Osmaniye, Adıyaman, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Malatya ve Adana başta olmak üzere çevre illerde yoğun şekilde hissedildiği ifade edilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:

Dışişleri Bakanlığı ile yapılan görüşmelerde ERCC üzerinden kentsel arama ve kurtarma alanında uluslararası yardım çağrısında bulunulmuştur. Bölgede koordinasyona destek sağlamak üzere Kahramanmaraş’a Kayseri Valisi, Hatay’a Mersin Valisi, Gaziantep’e Mardin Valisi, Adıyaman’a Tunceli Valisi, Osmaniye’ye Bingöl Valisi ve Malatya’ya Sivas Valisi görevlendirilmiştir.
Genelkurmay Başkanlığı tarafından bölgeye yönlendirilen ekipleri taşımak üzere 2 adet uçak görevlendirilmiştir. Tüm İl AFAD Müdürlükleri teyakkuza geçirilmiş olup arama ve kurtarma başta olmak üzere tüm ekipler bölgeye sevk edilmiştir."

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Güngör: Büyük bir afetle karşı karşıyayız
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, Pazarcık ilçesinde meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremle ilgili "Büyük bir afetle karşı karşıyayız. Olay çok yeni. Devletimiz tüm imkan ve kabiliyetleriyle sahada." dedi.
Güngör, AA muhabirine, büyük bir afetle karşı karşıya kaldıklarını söyledi.

Herkese geçmiş olsun dileklerini ileten Güngör, "Olay çok yeni. Devletimiz tüm imkan ve kabiliyetleriyle sahada. Vatandaşlarımızdan ricamız, kalabalığa neden olmamaları, trafiği aksatmamaları. Ekiplerin çalışabilmesi için yardımcı olmamız gerekir. Herkese geçmiş olsun." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay ve ilgili bakanlar AFAD Koordinasyon Merkezinde
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve bazı bakanlar, Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesindeki 7,4 büyüklüğünde depremin ardından çalışmaları AFAD Koordinasyon Merkezi'nde koordine ediyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, Kahramanmaraş depreminin ardından hızla AFAD Koordinasyon Merkezi'ne gitti.
Oktay ve bakanlar, çalışmaları AFAD Koordinasyon Merkezi'nde koordine ediyor.

Bakan Kurum: Gaziantep'e hareket ediyoruz
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kahramanmaraş'ta meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki deprem sonrası devletin tüm tedbirleri aldığını ve ekiplerin yönlendirildiğini belirtti.
Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kahramanmaraş Pazarcık merkezde meydana gelen ve birçok çevre ilde de hissedilen deprem nedeniyle ülkemize, milletimize geçmiş olsun. Devletimiz tüm tedbirleri alıyor. Ekiplerimizi yönlendirdik. AFAD'da değerlendirmemizi yaptıktan sonra biz de Gaziantep'e hareket ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Kahramanmaraş'taki deprem Doğu ve Güneydoğu'daki illerde de hissedildi
Kahramanmaraş'ın yanı sıra Gaziantep, Malatya, Batman, Bingöl, Elazığ, Kilis, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şırnak, Van, Muş, Bitlis, Hakkari, Adana, Osmaniye ve Hatay'da da hissedilen deprem nedeniyle bazı vatandaşlar binalardan çıkarak dışarıda bekledi.
Şehir merkezlerinde uzun araç kuyrukları oluştu.

Deprem nedeniyle Kahramanmaraş, Kilis, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Gaziantep, Malatya ve Hatay'da bazı binalar yıkıldı.
Ara ara sarsıntıların hissedildiği bölge illerinde valilikler koordinasyonunda kriz masaları oluşturuldu.
Yıkılan binaların bulunduğu bölgelerde arama kurtarma çalışmaları başlatıldı.

Malatya'da ilk belirlemelere göre 130 bina yıkıldı
Malatya Valisi Hulusi Şahin, "İlk belirlemelere göre 130 bina yıkıldı. 100'ü aşkın yaralı var, 3 kişinin enkazdan cesedi çıkarıldı. Arama kurtarma çalışmaları devam ediyor." dedi.

Şanlıurfa'da 15 vatandaş vefat etti
Şanlıurfa Valisi Salih Ayhan, "(Depremde) Şu an 15 vatandaşımız vefat etti, 30 vatandaşımız da yaralı." dedi. 
Diyarbakır'da 6 bina yıkıldı, 6 kişi hayatını kaybetti, 79 yaralı var
Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su, "6 bina yıkıldı, 6 vatandaşımız hayatını kaybetti, 79 vatandaşımız yaralandı." dedi.

Osmaniye'de 34 bina yıkıldı, 5 kişi hayatını kaybetti
Osmaniye Valisi Erdinç Yılmaz, kentte 34 binanın yıkıldığını, 5 kişinin hayatını kaybettiğini, kurtarma çalışmalarının sürdüğünü söyledi.

Deprem İç Anadolu'da da hissedildi
Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, kentte şu ana kadar mal ve can kaybı ihbarı gelmediğini bildirdi.
Çiçek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İlimizde de hissedilen depremde şu ana kadar herhangi mal ve can kaybı ihbarı gelmemiştir. Bütün ekiplerimiz alanda, tarama çalışmaları devam etmektedir. Vatandaşlarımızdan panik yapmamaları ve araçlarla dışarı çıkarak trafik oluşturmamalarını rica ediyoruz." ifadelerini kullandı.
Sivas'ta hissedilen deprem nedeniyle bir binanın giriş katında duvarlarda çatlak oluştu.
Pulur Mahallesi'nde 12 katlı binanın giriş katında meydana gelen çatlaklar dolayısıyla apartman, polis ekiplerince tahliye edildi. Apartman sakinleri sokakta ve araçlarında beklemeye başladı.
Bu arada il genelinde de depremi hisseden çok sayıda vatandaş evlerini terk ederek cadde ve sokaklarda araçlarında bekledi.
Nevşehir’de depremi hisseden bazı vatandaşlar sokağa çıktı. Kar yağışının sürdüğü kentte vatandaşlar araçlarının içinde ve çevrede bekledi.
Niğde'de depremi hisseden vatandaşlar, evlerinden dışarı çıktı. Karın etkili olduğu kentte vatandaşlar araçlarıyla güvenli yerlere gitmeye çalıştı.
Valilikten, "Şu ana kadar kurumlarımıza intikal eden bir olumsuzluk bulunmamaktadır. Vatandaşlarımızın duyarlı olması ve resmi kurumlar tarafından yapılacak açıklamaları dikkate alması önemle rica olunur." açıklaması yapıldı.
Depremin ardından Kahramanmaraş Valiliğince kriz merkezi oluşturuldu. Kriz merkezine gelen bilgilere göre AFAD başta olmak üzere arama kurtarma ekipleri, kent merkezinin yanı sıra göçük meydana gelen ilçelere yönlendirildi.
Göçük altında kalan vatandaşların kurtarılmasına yönelik çalışmalar sırasında bazı vatandaşlar yaralı olarak kurtarıldı.
Deprem sırasında Kahramanmaraş-Kayseri ile Kahramanmaraş-Gaziantep kara yollarında göçük oluştuğu ve ulaşımın kontrollü sağlandığı bildirildi.
Depremin ilk anından itibaren evlerinden çıkan vatandaşların sokaklardaki bekleyişi de sürüyor. Vatandaşların sokaklarda ateş yakarak ısınmaya çalıştıkları gözlendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve ülkemizin pek çok yerinde hissedilen depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, şunları kaydetti:
"İlgili tüm birimlerimiz AFAD koordinasyonunda teyakkuz halindedir. Depremden etkilenen bölgelere arama kurtarma ekiplerimiz ivedilikle sevk edilmiştir. İçişleri ve Sağlık Bakanlığımız, AFAD, valiliklerimiz ve diğer tüm kurumlarımız çalışmalarına hızla başlamıştır. Yaşadığımız bu felaketi inşallah hep birlikte en kısa sürede ve en az hasarla atlatmayı temenni ediyor, çalışmalarımızı sürdürüyoruz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana, Malatya, Gaziantep, Diyarbakır, Hatay, Adıyaman, Osmaniye ve Şanlıurfa valileri ile telefonda görüşerek deprem sonrasındaki durum ve arama kurtarma faaliyetleri ile ilgili bilgi aldı.

İçişleri Bakanı Soylu: Bütün ekiplerimiz teyakkuz halinde
İçişleri Bakanı Soylu, "Bütün ekiplerimiz teyakkuz halinde. Dördüncü seviye alarm ortaya koyduk. Bu, uluslararası yardımı da içeren bir alarmdır." dedi.
Gazetecilerin, kaç deprem yaşandığına ilişkin sorusu üzerine Soylu, "Şu ana kadar 6'nın üzerinde en son 5 artçı olmuştu. 6'nın üzerinde 6 deprem var, en büyüğü 6,6. Bir tanesi de Nurdağı'nda oldu." ifadelerini kullandı.

Kapalı tüm telefon hatları açıldı
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, bölge halkının mağdur olmaması için tüm GSM operatörlerinin kapasite arttırarak kapanan telefon hatlarının açılacağı ve internet hizmeti sağlayacağı kaydedildi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı da teyakkuza geçerek, vatandaşların kesintisiz iletişim sağlamaları için operatörlere talimat verdi ve borç nedeniyle kapalı tüm mobil, internet ve sabit hatların görüşmeye açılmasını sağladı.



Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe


New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
TT

New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)

Rusya ve ABD arasında her iki ülkedeki nükleer silahları sınırlandırmak için imzalanan New START anlaşmasının bu hafta sona ermesinden bu yana, dünyanın önde gelen nükleer güçleri arasındaki gerilim tırmanıyor. Washington, gelecekteki herhangi bir anlaşmaya Pekin'i de dahil etmek isterken, Moskova ise Paris ve Londra'nın nükleer silahlanma konusunda yapılacak çok taraflı müzakerelere katılmasını talep ediyor. İki nükleer güç New START anlaşmasının kısıtlamalarından kurtulduğundan, uzmanlar her iki tarafın da taviz vermeden kazanç elde etmeye çalışacağı yeni bir silahlanma yarışından endişe duyuyor.

Çin'in belirsiz tutumu

Çin, nükleer silahların yayılmasını sınırlamak için yeni bir antlaşma müzakerelerine katılma fikrini reddetti. Batılı bir diplomat, Pekin'in iki büyük nükleer güce yetişmenin ne kadar zor olacağı konusunda ‘kasıtlı olarak belirsiz’ kalmayı tercih ettiğini söyledi. Çin'in toplamda yaklaşık 600 nükleer savaş başlığı var. Bu sayı, ABD ve Rusya'nın şu anda sahip olduğu toplam bin 700 savaş başlığından çok daha az ve iki büyük nükleer gücün cephaneliklerindeki toplam nükleer savaş başlığı sayısından da çok daha az. Ancak çoğu gözlemci, Çin'in nükleer savaş başlığı üretimini artırdığı konusunda hemfikir. ABD'nin tahminlerine göre bu sayı 2030 yılına kadar bine, 2035 yılına kadar ise bin 500'e ulaşabilir.

Eski ABD Stratejik Komutanlığı (STRATCOM) Komutanı emekli Amiral Charles A. Richard, ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde verdiği ifadesinde, Çin'in yeteneklerinin ‘istihbarat topluluğunun raporlarından’ daha yüksek tahmin edilmesini istedi. Emekli Amiral, bu rakamın gerçeklere daha yakın olması için ‘iki veya üç katına çıkarılması gerektiğini’ de sözlerine ekledi.

Öte yandan Singapur Ulusal Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Ja Ian Chong, Çin'in bu konudaki şeffaflık eksikliğinin birçok soruna yol açtığını savundu.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan Ja Ian Chong, “Bu şeffaflık eksikliği ve gizlilik, yanlış hesaplama riskini artırıyor” dedi.

Siyaset Bilimci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı analistler, Pekin'in gerçek kapasitesini gizlemeye çalıştığına inanıyor. Bu, nükleer silahlarını koruyabilir ve potansiyel düşmanlarının karşı önlemler geliştirmesini engellemede belirli bir avantaj sağlayabilir.”

Çin'in nükleer kapasitesini ulusal güvenlik için gerekli minimum düzeyde tuttuğunu ısrarla savunduğunu belirten Chong, “Ancak bu iddiayı bağımsız olarak doğrulamanın bir yolu yok” ifadelerini kullandı.

Sıcak hat... Ancak Çin'in durumu farklı

Rusya ile ABD arasında 1962 yılında neredeyse bir savaşın patlak vermesine yol açan Küba Füze Krizi'nden bir yıl sonra, iki ülkenin liderleri, olası benzer bir acil durumda hızlı bir şekilde iletişim kurabilmeleri için bir sıcak hat (kırmızı telefon) kurdular, ancak Çin'in durumu farklı.

ABD Senatosu komitesine “Rusya ve ABD'nin Soğuk Savaş sırasında öğrendiği şey, bu kadar büyük yıkıcı güce sahip sistemleri sorumlu bir şekilde yönetmekti” diyen emekli Amiral Richard, “Çin'in ise aynı dersleri alıp almadığını bilmiyoruz” diye ekledi.

Diğer taraftan Londra merkezli Chatham House'da araştırmacı olan Georgia Cole, “Çin'in nükleer silahları sınırlamayı amaçlayan görüşmelere katılmakta isteksiz olmasının nedenlerinden biri, diğer iki büyük gücün çok gerisinde kalmasıdır” yorumunda bulundu.

Trump'ın Pekin'in müzakere masasında olmasını istediğini söyleyen Georgia Cole, ancak ‘Çin, Washington ve Moskova ile eşit düzeye gelmedikçe resmi nükleer silah azaltma görüşmelerine katılmayacağını ısrarla vurguladığı için bunun şu anda olası olmadığını’ belirtti.

Rusya'nın manevrası

Rusya ise, ABD'nin Çin'in katılımında ısrarcı tutumuna karşılık olarak, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi olan Avrupa’daki iki nükleer güç olan İngiltere ve Fransa'dan da aynı şeyi talep etti. Rusya'nın Cenevre'deki BM Ofisi Daimi Temsilcisi Gennady Gatilov geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin katılım isteğinin ‘ABD'nin NATO'daki askeri müttefikleri’ olan İngiltere ve Fransa'nın katılımına bağlı olduğunu söyledi.

Bu arada Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün güvenlik uzmanı Elouaz Fayeh'e göre iki Avrupa ülkesinin toplam nükleer savaş başlığı sayısı 500'den az, ancak Rusya, hepsini Batılı güçler olarak görerek, bunların ABD ile aynı ‘kefeye’ konulmasını istiyor.

Fayeh, bunun iki ülkeyi ‘iki süper gücün pazarlık kozu’ haline getireceğini ve Fransa'nın bunu sık sık reddettiğini belirtti. Nükleer tehditler

Washington'da, New START anlaşmasının eski ABD baş müzakerecisi Rose Gottemoeller, ABD Senato Komitesi’ne verdiği ifadede Pekin'in gelecekteki nükleer müzakerelere katılmasının gerekliliğini vurguladı. Gottemoeller, Pekin'in nükleer tehditler konusunda ABD ile diyalog başlatmanın yollarını bulmaya büyük ilgi gösterdiğini” düşündüğünü söyledi.

Dolayısıyla Pekin silah kontrolü ile ilgili görüşmelere katılmayı reddetse bile, bu tehlikeler ele alınmalı. Silah cephanelerinin ABD’ninkinden çok daha küçük olduğunu belirten Gottemoeller, buna karşın füzelerin ateşlenmeden önceden bildirilmesinin ve acil hat düzenlemeleri gibi hususların, nükleer silahları müzakere masasına getirme ve modernizasyon programlarında yapılanlara dair bu düzeyde bir belirsizliğin sürdürülmemesi konusunda bir diyalog başlatmak için önemli araçlar olduğunu açıkladı.

Gottemoeller, bunun ‘niyetlerini öğrenmek için onlarla konuşmak’ şeklindeki başlıca ve en önemli hedef olması gerektiğinin de altını çizdi.


İran Cumhurbaşkanı: ABD ile görüşmeler ‘ileriye doğru bir adım’

Tahran’daki bir meydanda bulunan binanın üzerinde yer alan ABD karşıtı afişin önünden geçen İranlılar
Tahran’daki bir meydanda bulunan binanın üzerinde yer alan ABD karşıtı afişin önünden geçen İranlılar
TT

İran Cumhurbaşkanı: ABD ile görüşmeler ‘ileriye doğru bir adım’

Tahran’daki bir meydanda bulunan binanın üzerinde yer alan ABD karşıtı afişin önünden geçen İranlılar
Tahran’daki bir meydanda bulunan binanın üzerinde yer alan ABD karşıtı afişin önünden geçen İranlılar

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bugün yaptığı açıklamada, cuma günü ABD ile gerçekleştirilen görüşmelerin ‘ileriye doğru bir adım’ olduğunu belirtti. Pezeşkiyan, Tahran’ın herhangi bir tehdide tolerans göstermeyeceğini vurguladı. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise ülkesinin uranyum zenginleştirme konusundaki kararlılığını yineleyerek, Tahran’ın ABD’nin müzakereleri sürdürme konusundaki ciddiyetine ilişkin ‘şüpheleri’ olduğunu açıkladı.

Pezeşkiyan, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Bölgedeki dost ülkelerin yürüttüğü takip çabaları sayesinde gerçekleşen İran-ABD görüşmeleri, ileriye doğru bir adım teşkil etti” ifadesini kullandı.

Pezeşkiyan, görüşmelerin her zaman barışçıl çözümler bulma stratejisinin bir parçası olduğunu belirterek, nükleer konusundaki yaklaşımlarının Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nda açıkça yer alan haklara dayandığını söyledi. Pezeşkiyan, İran halkının her zaman saygıya saygıyla karşılık verdiğini ancak güç diline hiçbir şekilde tolerans göstermediğini kaydetti.

Arakçi bugün yaptığı açıklamada, Tahran’ın uranyum zenginleştirme konusunda kararlı olduğunu ve savaşla tehdit edilse dahi bu tutumundan geri adım atmayacağını söyledi. Arakçi, hiçbir tarafın İran’a ne yapması gerektiğini dikte etme hakkına sahip olmadığını vurguladı.

Arakçi, Tahran’da düzenlenen Ulusal Dış Politika ve Dış İlişkiler Tarihi Konferansı’nda yaptığı konuşmada, “Görüşmeler, İran’ın haklarına saygı duyulup bu haklar tanındığında sonuç verir. Tahran dayatmaları kabul etmez” dedi.

Arakçi, hiçbir tarafın İran’dan uranyum zenginleştirmeyi sıfırlamasını talep etme hakkı olmadığını belirterek, buna karşın Tahran’ın nükleer programına ilişkin her türlü soruya yanıt vermeye hazır olduğunu ifade etti.

Diplomasi ve müzakerelerin temel yol olduğunu belirten Arakçi, “İran hiçbir dayatmayı kabul etmez. Çözümün tek yolu müzakerelerdir. İran’ın hakları sabittir. Bugün hedefimiz, İran halkının çıkarlarını korumaktır” diye konuştu.

Arakçi, bazı taraflarda ‘bize saldırdıklarında teslim olacağımız’ yönünde bir kanaat bulunduğunu belirterek, “Bu asla gerçekleşmez. Biz diplomasinin de savaşın da (her ne kadar savaşı istemesek de) ehliyiz” uyarısında bulundu.

Arakçi, daha sonra düzenlenen bir basın toplantısında, “Karşı tarafın uranyum zenginleştirme konusunu kabul etmesi gerektiğini, bunun müzakerelerin temeli olduğunu” söyledi. Arakçi, görüşmelerin devamının ‘karşı tarafın ciddiyetine bağlı’ olduğunu belirterek, Tahran’ın barışçıl nükleer enerji hakkından asla geri adım atmayacağını vurguladı.

Arakçi, “İran’a yeni yaptırımların uygulanması ve bazı askerî hamleler, karşı tarafın ciddiyeti ve gerçek müzakerelere hazır olup olmadığı konusunda şüpheler uyandırıyor” dedi. Ayrıca, Tahran’ın ‘tüm göstergeleri değerlendireceğini ve müzakerelerin sürdürülüp sürdürülmeyeceğine karar vereceğini’ ifade etti.

Arakçi, karşı tarafla dolaylı görüşmelerin olumlu sonuç elde etmeye engel teşkil etmediğini belirterek, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya çerçevesinde yürütüleceğini, İran’ın füze programının hiçbir zaman görüşmelerin ana konusu olmadığını söyledi.

Yeni müzakere turunun tarihi henüz belirlenmedi; bu konuda Umman Dışişleri Bakanı ile istişare edileceği kaydedildi.

İran ve ABD, cuma günü Umman’da nükleer görüşmeler gerçekleştirdi. Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceğine dair endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi.

Arakçi, Umman’ın başkenti Maskat’ta yapılan görüşmelerin ardından, “Tehditlerden ve baskılardan vazgeçilmesi, herhangi bir diyalog için şarttır. Tahran yalnızca kendi nükleer konusunu görüşür… ABD ile başka bir konuyu tartışmayacağız” dedi.

Taraflar, uzun süredir devam eden Tahran-Batı nükleer anlaşmazlığının çözümü için diplomasiyi yeni bir şansa kavuşturma konusunda istekli olduklarını ifade ederken, ABD Dışişleri Bakanı Marko Rubio, çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington’un görüşmelerin nükleer programın yanı sıra balistik füze programı, İran’ın bölgede silahlı gruplara verdiği destek ve ‘kendi halkıyla ilişkisi’ konularını da kapsamasını istediğini söyledi.

İranlı yetkililer ise defalarca, bölgedeki en büyük füze stoklarından birine sahip olan ülkenin füze konusunu müzakerelerde gündeme getirmeyeceklerini belirtti. Daha önce, Tahran’ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını talep ettiği açıklanmıştı.

Washington açısından ise İran içinde yürütülen uranyum zenginleştirme faaliyetleri, potansiyel olarak nükleer silah üretimine yol açabilecek bir süreç olarak görülüyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtın silah amaçlı kullanılmasına dair herhangi bir niyetinin bulunmadığını yineliyor.