Irak’ta babası tarafından öldürülen YouTuber için Bağdat'ta protesto gösterileri düzenleniyor

Göstericiler bugün Bağdat'ta genç kadın Tiba el-Ali'nin babası tarafından öldürülmesini protesto ediyor (AP)
Göstericiler bugün Bağdat'ta genç kadın Tiba el-Ali'nin babası tarafından öldürülmesini protesto ediyor (AP)
TT

Irak’ta babası tarafından öldürülen YouTuber için Bağdat'ta protesto gösterileri düzenleniyor

Göstericiler bugün Bağdat'ta genç kadın Tiba el-Ali'nin babası tarafından öldürülmesini protesto ediyor (AP)
Göstericiler bugün Bağdat'ta genç kadın Tiba el-Ali'nin babası tarafından öldürülmesini protesto ediyor (AP)

Bağdat’ta, dün (Pazar), Irak'ın güneyinde genç bir youtuberın babası tarafından öldürülmesinden günler sonra, kadınların “öldürülmesine” son verilmesini ve onları aile içi şiddete karşı koruyacak bir yasanın çıkarılmasını talep eden bir protesto gösterisi düzenlendi. Genç youtuberın öldürülmesi ülke gündemine oturdu.
İçişleri Bakanlığı, polisin “aile anlaşmazlığını” çözmek için arabuluculuk yapmasına rağmen, Tiba el-Ali'nin (22) 31 Ocak gecesi Irak'ın güneyindeki Divaniye kentinde babası tarafından öldürüldüğünü ve babasının suçu işledikten sonra polise teslim olduğunu açıklamıştı.
Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı bilgilere göre, dün güvenlik güçleri aktivistlerin Yüksek Yargı Kurulu'na yaklaşmasını engellemesine rağmen, binaya giden sokakta yaklaşık 20 gösterici toplandı.
Göstericilerden bazıları "Kadına yönelik şiddete son verin" ve "Tiba'nın katilinden hesap sorulmasını talep ediyoruz" yazılı pankartlar taşıdı.
22 yaşındaki aktivist Rose Hamid, Fransız Haber Ajansı AFP’ye yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bugün Tiba'nın öldürülmesini ve daha önce tüm kadınların katledilmesini protesto etmek için geldik. Sıradaki kurban kim? Yoksa ben miyim? Çünkü bu toplumda hepimiz birer öldürme planlarıyız.” Hamid, açıklamasında “Aile içi şiddete (karşı) bir yasanın çıkarılması gibi kadınları koruyan yasalar talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Protestoya katılan göstericilerden biri olan Lina Ali, Fransız Haber Ajansı AFP’den yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Aile içi şiddet ve cinayetlerdeki artış nedeniyle... hareket etmeye devam edeceğiz."
Göstericileri temsil eden ve önde gelen feminist aktivist, Yüksek Yargı Konseyi yetkilisi Hana Edvar’ın da aralarında bulunduğu bir grup taleplerini iletmek üzere bir araya geldi.
Öte yandan, Irak'taki Birleşmiş Milletler Misyonu yaptığı açıklamada hükümeti "cinsiyete dayalı şiddeti açıkça suç sayan bir yasa çıkarmaya" çağırdı. Divaniye kentinden isminin açıklanmasını istemeyen bir kişi, Fransız Haber Ajansı AFP’ye yaptığı açıklamada, isminin açıklanmaması koşuluyla, Tiba el-Ali ile ailesi arasındaki aile içi anlaşmazlıkların 2015 yılına kadar uzandığını söyledi. Söz konusu kaynak ailenin 2017'de Türkiye'ye seyahat ettiğini, Tiba’nın, ailesiyle birlikte Irak'a dönmeyi reddettiğini ve o zamandan beri İstanbul’da yaşadığını kaydetti.
Maktul, YouTube hesabından, nişanlısıyla birlikte Türkiye'deki günlük yaşamıyla ilgili veya geçirdiği estetik ameliyatlardan bahsettiği videolar yayınlıyordu.
Maktulün yakın arkadaşları ve aktivistler, genç kadının kayıtlarını ve kızı Türkiye'de yalnız yaşadığı için kızgın olan babasıyla yaptığı konuşmaları sosyal medyada dolaştırdı. Genç kadın, erkek kardeşini, kendisini taciz etmekle suçluyordu. Fransız Haber Ajans AFP ses kayıtlarının gerçekliğini bağımsız olarak doğrulayamadı.



ABD yetkilileri Bingazi saldırısının kilit isimlerinden birini gözaltına aldı

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)
TT

ABD yetkilileri Bingazi saldırısının kilit isimlerinden birini gözaltına aldı

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)

ABD Başsavcısı Pam Bondi, FBI'ın 2012'deki Bingazi'deki ABD konsolosluğuna yapılan saldırının kilit isimlerinden birinin gözaltında alındığını duyurdu.

Bondi, Zubeyr al-Bakouş'un ABD'ye iade edildiğini ve cinayet, kundaklama ve terörle ilgili suçlamalarla karşı karşıya kalacağını açıkladı. Bondi, " Bingazi' saldırısına karışan kilit isimlerden biri yakalandı. Zubeyr el-Bakouş bugün sabah saat 3:00'te Andrews Hava Kuvvetleri Üssü'ne getirildi ve şu anda gözaltında" dedi.

FBI Direktörü Kash Patel, şüphelinin "on yıldan fazla süren bir takibin ardından Virginia'ya getirildiğini, şu anda gözaltında olduğunu ve bugün mahkemeye çıkarılacağını" söyledi.

Columbiya Bölgesi Başsavcısı Jeanine Pirro, el-Bakouş'un birinci derece cinayet, cinayete teşebbüs, kundaklama ve teröristleri destekleme de dahil olmak üzere sekiz suçlamayla karşı karşıya olduğunu belirtti.

11 Eylül 2012 saldırısında Amerikan misyonunun dört üyesi öldürüldü; saldırının daha sonra Libyalı aşırılıkçılar tarafından gerçekleştirilen kasıtlı bir eylem olduğu belirlendi ve bu aşırılıkçılardan bazılarının el Kaide ile bağlantılı gruplarla ilişkisi olduğu ortaya çıktı.

El-Bakouş, saldırıyla ilgili suçlamalarla karşı karşıya kalan üçüncü kişi. Diğer ikisi, Ahmed Abu Hattala ve Mustafa el-Imam, uzun hapis cezalarını çekiyor; bir diğer şüpheli Ali el-Avni el-Harzi ise 2015 yılında Irak'ta bir hava saldırısında öldürüldü.

ABD konsolosluğuna yapılan saldırıda Büyükelçi Chris Stevens de dahil olmak üzere dört Amerikalı hayatını kaybetti ve bu olay, Ekim 2011'de Muammer Kaddafi'nin devrilmesi ve öldürülmesinin ardından Libya'yı saran kaosun ortasında gerçekleşti.

Saldırı, Bingazi'deki ve genel olarak Libya'daki kaosun sembolü haline geldi. Bu olay, Amerika Birleşik Devletleri'nde bir dizi soruşturmaya yol açtı ve bu soruşturmalar sırasında Kongre'deki Cumhuriyetçiler, 2016 başkanlık kampanyası öncesinde Demokrat aday Hillary Clinton ile çatıştı.


Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.