Ukrayna’nın Batı’dan savaş uçakları almasının önündeki zorluklar

Uzmanlar, Kiev'e Typhoon uçakları sağlamanın ‘oldukça pahalı bir sembolik jest’ olacağı görüşünde. (EPA)
Uzmanlar, Kiev'e Typhoon uçakları sağlamanın ‘oldukça pahalı bir sembolik jest’ olacağı görüşünde. (EPA)
TT

Ukrayna’nın Batı’dan savaş uçakları almasının önündeki zorluklar

Uzmanlar, Kiev'e Typhoon uçakları sağlamanın ‘oldukça pahalı bir sembolik jest’ olacağı görüşünde. (EPA)
Uzmanlar, Kiev'e Typhoon uçakları sağlamanın ‘oldukça pahalı bir sembolik jest’ olacağı görüşünde. (EPA)

Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy, çarşamba ve perşembe günleri gerçekleştirdiği Avrupa turu boyunca ülkesinin savaş uçaklarına ihtiyacı olduğunu vurguladı. Zelenskiy, bazı Batı ülkelerinin Rus güçleriyle mücadele için silahları Kiev’e teslim etmeye hazır olduğunu dile getirdi. Ancak bu duruma ilişkin henüz herhangi bir onay verilmedi. Ukrayna’ya ihtiyaç duyduğu tüm ağır saldırı silahlarını sağlama konusunda hevesli davranan İngiltere, Ukrayna’ya daha fazla Batı silahı sağlamanın gerilimi artırma risklerinin farkında olduğunu belirtirken Kiev’in eski model ‘Typhoon’ savaş uçağı teslim alma olasılığının ise düşük olduğunu vurguladı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ukrayna’nın talep ettiği savaş uçaklarının ilerleyen haftalarda ‘hiçbir koşulda’ teslim edilmeyeceğini açıklarken daha kullanışlı silahları tercih ettiğini ve bunların teslimatının daha hızlı olduğunu bildirdi. Ukraynalı mevkidaşı Vladimir Zelenskiy’nin katılımıyla düzenlenen bir Avrupa zirvesinin ardından açıklamalarda bulunan Macron, Ukrayna’ya savaş uçağı teslim edilmesi meselesi hakkında “Hiçbir seçeneği uzak görmüyorum” diyerek ancak bunun bugünün ihtiyaçlarına uymadığını vurguladı. Macron’a göre geçen çarşamba günü Paris’te Zelenskiy ile yaptığı ‘çok derin görüşmede’ önceliğin‘Ukrayna’nın ilerleyen haftalarda direnişine yardımcı olmak için her şeyi yapmak’ olduğu anlaşıldı. Macron, sözlerinin devamında ise “Müttefiklerin, en kullanışlı ve teslimatı daha hızlı bir biçimde olacak olan teçhizatı tercih etmesi gerekiyor” diyerek, Fransa’nın sağladığı Caesar topları ve orta menzilli hava savunma sistemi MAMBA’nın bu kriterleri karşıladığına dikkat çekti. İngiltere ise ABD ve diğer NATO müttefiklerinin savaşa daha fazla dahil olma konusundaki endişelerine rağmen, Ukraynalı pilotları eğitmeye başlayacağını ve uçak göndermeyi uzun vadede düşüneceğini duyurdu.
İngiltere Başbakanı Rishi Sunak’ın sözcüsü, Kiev’in silahlanmayı genişletme politikası ve bazı Avrupa başkentlerinin Moskova’yı düşmanlaştırma korkuları hakkında bir soruya yanıt olarak gazetecilere yaptığı açıklamada “Gerilimin artma potansiyelinin farkındayız” dedi. AFP’nin aktardığına göre Sunak, “Ancak yaklaşımımızın, Ukrayna’nın bu savaşı bitirmesine yardım etmenin en iyi ve en hızlı yolu olduğuna eminiz. Bunun herkesin çıkarına açık olduğu açık” ifadelerini kullandı. İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace da Roma ziyareti sırasında Ukrayna’ya İngiliz yapımı ‘Challenger 2’ tankları göndermeye çalıştıklarını bildirdi. “İngiltere, Ukrayna’ya mutlaka savaş uçağı göndereceğini söylemedi” diyen Wallace, “Ukrayna'nın yeteneklerini geliştirmek için belki de çatışma sona erdikten sonra eğitime başlayacağımızı belirttik” şeklinde konuştu.
Sunak’ın sözcüsü, Londra’nın müttefikleriyle ‘kapasite sağlama’ konusunu görüşmeye devam edeceği bilgisini paylaştı. “Ortaya koyduğumuz her eylemde, gerilimin artma riskleri hesaba katılacak” diyerek Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik sürekli saldırıları ve topraklarının geniş alanlarını işgali çerçevesinde ‘tansiyonu yükselttiğini’ vurguladı. Rishi Sunak’ın Zelenskiy’nin tarihi ziyareti sırasında Ukraynalı pilotların NATO kriterlerine uygun savaş uçaklarını kullanmak üzere eğitileceğini belirttiğini de doğruladı. Sözcü, eğitim hakkında ise “Bunu mümkün olan en kısa sürede sonlandırma istiyoruz” diyerek, Kiev’e herhangi bir uçak tedarik edilip edilmeyeceğine dair nihai bir kararın alınmadığını dile getirdi.

Ukrayna hangi savaş uçaklarını istiyor?
Ukrayna, müttefiklerini Zelenskiy’nin bu hafta İngiliz milletvekillerine hitaben yaptığı bir konuşmada, eskiyen Sovyet MiG’leri ve Suhoy filosunu değiştirmek için ‘özgürlük için kanatlar’ olarak nitelendirdiği modern savaş uçakları göndermelerini istedi.
İstek listesinde, yıkıcı gücü ve küresel mevcudiyeti nedeniyle ABD yapımı F-16’lar da var. Zelenskiy, aynı zamanda İsveç yapımı ‘Gripen’ savaş uçakları da istedi. Aynı şekilde müttefiklerin kendisine sağlayabileceği savaş uçaklarını araştırmaya devam ettiğini de belirtti. Ukrayna, Rus bölgelerine saldırmak ve önleyici uçuşlar yapmak için mevcut filosuna güveniyor. Ancak hava kuvvetleri, daha yeni savaş uçakları sağlamanın savaşın gidişatını değiştireceği kanaatinde.
Zelenskiy’nin danışmanı Mykhailo Podolyak, bu tür uçakların Rus saldırılarına ‘gökleri kapatacağını’ dile getirdi. Bir Ukrayna Hava Kuvvetleri sözcüsü de bunların, havadaki veya karadaki ‘neredeyse tüm hedeflerin yok edilmesine katkıda bulunacağını’ vurguladı.

Ukrayna uçakları kullanmaya ne zaman başlayabilir?
Zelenskiy’nin bu hafta Londra’da ‘Eurofighter Typhoon’ türü savaş uçakları talep etmesinin ardından İngiltere, Ukraynalı pilotların yeni avcı modellerini kullanmak için eğitim almalarının yıllar sürebileceğini bildirdi. Londra ilk adım olarak baharda pilot eğitimine başlamayı kabul etti. Deneyimli Ukraynalı pilotlar için eğitim kurslarını azaltmayı düşüneceğini kaydetti. İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace, BBC’ye yaptığı açıklamada “Uçakları sınıra çekmek basit bir mesele değil” dedi.
Wallace, “Bir bakım ekibi olmadan, bir Formula 1 aracı bile çalışamaz. Kesinlikle bu, birkaç turdan fazla sürmeyecek. Savaş uçakları gibi gelişmiş ve sofistike silahları fırlattığınızda, onlara bir bakım ekibi eşlik ediyor ve bu konuda da sorular sormamız gerekiyor” dedi. Ben Wallace, İngiltere’nin Eurofighter’i göndermek için diğer ülkelerin (Almanya, İtalya ve İspanya) onayına ihtiyacı olacağını söyledi.

Uygun modeller
Şarku’l Avsat’ın Reuters’dan aktardığına göre Royal United Services Institute’tan Justin Bronk, ‘Ukrayna’ya ‘Typhoon’ uçağı sağlamak, çok pahalı sembolik bir jest olur” dedi. Savaş uçakları, Rus hava savunmasından kaçınmak için alçaktan uçmak zorunda kalacak. Aynı şekilde Bronk, bir analizde Typhoon’un füzelerinin menzilini genişletmek için yüksek irtifalarda uçacak şekilde geliştirildiğini, bu yöntemin Rus uzun menzilli kuvvetlerinin büyük ölçüde etkisiz hale getirebileceği bir taktik olduğunu ifade etti. Typhoon ve F-16 uçaklarının da uygun pistlerden ve merkezi üslerden kalkması gerektiğini belirten Bronk, İsveç Gripen uçağının ise daha düşük irtifalarda uçabildiğini ve daha kısa pistlerden kalkabildiğini vurguladı.

Savaş uçakları
Ukrayna, bunun gerçekleşeceğinden emin ve müttefiklerin başlangıçta gelişmiş silahlar göndermek konusunda isteksiz olduğu ancak daha sonra geri adım atabileceğini ima etti. ABD ve Fransa, Almanya’nın kabul etmemesine rağmen, savaş uçağı göndermeyi göz ardı etmediklerini belirtiyor. İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, savaş uçağı göndermeyi reddetmedi ancak beklentileri azalttı. Kristersson, konunun şu an Stockholm’ün gündeminde olmadığını söyledi.
Ukrayna’nın sadık bir destekçisi olan Polonya ise, böyle bir kararı tek başına vermeyeceğini ve NATO’nun toplu hareket etmesi gerektiğini bildirdi. Slovakya da Ukrayna’ya mevcut filosunu geliştirmek için 11 MiG savaş uçağı göndermeyi kabul etti. Batılı hükümetler, teçhizatlarının çoğunu hareket ettirirlerse savunmalarının zayıflayacağından korkuyorlar. Ayrıca Moskova’ya savaşı şiddetlendirmek üzere bir bahane vermemek için şu ana kadar Rus topraklarının derinliklerini vurabilecek herhangi bir silah göndermekten kaçındılar. Kremlin, savaş uçakları gönderirse Batılı ülkelerin durumunun Rusya ile doğrudan çatışma aşamasına geçeceğini vurguladı.



Machado: Dün serbest bırakılan Venezuelalı muhalif Guanipa, ağır silahlı adamlar tarafından kaçırıldı

Muhalefet lideri Juan Pablo Guanipa, cezaevinden tahliye edildikten kısa bir süre sonra (AFP)
Muhalefet lideri Juan Pablo Guanipa, cezaevinden tahliye edildikten kısa bir süre sonra (AFP)
TT

Machado: Dün serbest bırakılan Venezuelalı muhalif Guanipa, ağır silahlı adamlar tarafından kaçırıldı

Muhalefet lideri Juan Pablo Guanipa, cezaevinden tahliye edildikten kısa bir süre sonra (AFP)
Muhalefet lideri Juan Pablo Guanipa, cezaevinden tahliye edildikten kısa bir süre sonra (AFP)

Venezuela muhalefet lideri ve Nobel Barış Ödülü sahibi Maria Corina Machado, muhalefet üyesi Juan Pablo Guanipa'nın dün hapisten çıktıktan kısa bir süre sonra Karakas'ta "ağır silahlı adamlar" tarafından kaçırıldığını duyurdu.

Machado, X platformunda yaptığı paylaşımda, "Dakikalar önce Juan Pablo Guanipa, Karakas'ın Los Choros mahallesinde kaçırıldı. Sivil kıyafetli, ağır silahlı dört araç geldi ve onu zorla götürdü. Derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.


Güney Kore: Eğitim tatbikatı sırasında askeri helikopter kazasında iki kişi hayatını kaybetti

Askeri helikopterin düştüğü yer, (Reuters)
Askeri helikopterin düştüğü yer, (Reuters)
TT

Güney Kore: Eğitim tatbikatı sırasında askeri helikopter kazasında iki kişi hayatını kaybetti

Askeri helikopterin düştüğü yer, (Reuters)
Askeri helikopterin düştüğü yer, (Reuters)

Güney Kore ordusu, bugün Kuzey Gapyeong eyaletinde rutin bir eğitim görevi sırasında bir AH-1S Cobra askeri helikopterinin düştüğünü ve iki kişilik mürettebatının hayatını kaybettiğini açıkladı.

Ordu yaptığı açıklamada, helikopterin saat 11:00 civarında, nedeni henüz netleşmeyen bir şekilde düştüğünü belirtti. İki mürettebat yakındaki bir hastaneye kaldırıldı ancak yaralanmaları nedeniyle hayatlarını kaybetti.

Kaza sonrasında, ordu bu modeldeki tüm helikopterlerin uçuşlarını durdurdu ve kaza nedenini araştırmak üzere bir acil müdahale ekibi oluşturdu. Ordu, eğitim görevinin motor çalışır haldeyken acil iniş prosedürlerinin uygulanmasını içerdiğini belirtti.


İran'da reformist harekete yönelik tutuklamalar sürüyor

Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
TT

İran'da reformist harekete yönelik tutuklamalar sürüyor

Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)

İran’da reform yanlısı medya kuruluşları dün akşam, ülke çapında haftalardır süren yaygın protesto gösterilerinin ardından, reformist hareketin önde gelen isimlerini hedef alan tutuklama kampanyası kapsamında Reform Cephesi Başkanı ve İran Birlik Partisi Genel Sekreteri Azer Mansuri'nin tutuklandığını bildirdi.

Reform Cephesi’ne yakınlığıyla bilinen ‘İmtidad’ adlı haber sitesi, Mansuri'nin Tahran'ın yaklaşık 20 kilometre güneydoğusundaki Karçak ve Ramin semtindeki evine yapılan baskın sırasında Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) istihbarat servisi üyeleri tarafından adli emirle tutuklandığını aktardı.

Bu haberin ardından DMO'ya yakınlığıyla bilinen haber ajansı Fars, güvenlik ve adli kaynaklara dayandırdığı haberinde Mansuri'nin, eski milletvekili, önde gelen reformist figür ve Reform Cephesi Siyasi Komite Başkanı İbrahim Asgerzade ve asli üye eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi hükümetinde Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Muhsin Eminzade ile birlikte tutuklandığını doğruladı.

drvgf
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 2025 yılının ağustos ayında İsrail ile savaşın sona ermesinden birkaç gün sonra cumhurbaşkanlığı görevine geldikten sonra Reform Cephesi üyeleriyle üçüncü kez bir araya geldiğinde (İran Cumhurbaşkanlığı)

Aynı kaynaklara göre tutuklulara yöneltilen suçlamalar arasında ‘ulusal uyumu bozmak, anayasaya aykırı tutumlar sergilemek, düşman propagandasıyla iş birliği yapmak, teslimiyet politikasını teşvik etmek, grupların siyasi yollarını saptırmak ve yıkıcı nitelikte gizli mekanizmalar kurmak’ yer alıyordu.

Konuya hakim bir yetkili, yetkililerin ‘önceki eleştirel tutumlarını hoş görmesine rağmen, güvenlik karşıtı faaliyetlerini sürdürmeleri nedeniyle bu gruba yasaya uygun şekilde müdahale ettiğini’ söyledi.

İran'daki reformist partiler için en geniş koordinasyon çerçevesini oluşturan Reform Cephesi, son seçimlerde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın en önde gelen destekçilerinden biri oldu.

Yine DMO'ya yakınlığıyla bilinen bir diğer haber ajansı Tesnim, kısa ve belirsiz bir açıklamayla yayınladığı haberde Tahran Savcılığı'nın bazı önde gelen siyasi isimleri ‘Siyonist İsrail rejimini ve ABD'yi desteklemekle’ suçladığını bildirdi. Ocak ayındaki olaylarla ilgili soruşturmalar çerçevesinde ilgili kişilerin isimleri, parti bağlantıları veya tutuklanma koşullarına dair herhangi bir bilgi ise verilmedi.

Tesnim’in haberine göre bu ‘terör olayları’, şiddet eylemlerini meşrulaştırmak ve iç güvenliği etkilemek için perde arkasında ve siber uzayda çalışan bir organizasyon ve medya ağı aracılığıyla ‘İsrail’ ve ‘kibirli’ taraflarla pratik ve operasyonel bir bağlantı olduğunu gösterdi.

Ajans, ABD ve İsrail’in tehditlerinin doruk noktasına ulaştığı bir dönemde reformist hareketin önde gelen politikacılarının davranışlarını izlemenin, savcının onları ‘siyasi ve sosyal durumu bozmak ve saha terörizmi olarak nitelendirdiği eylemleri meşrulaştırmak için faaliyetler düzenlemek ve yönetmekle’ suçladıktan sonra dosyalarını açmasına neden olduğunu da ekledi.

Tesnim, prosedürlerin tamamlanmasının ardından, bir siyasi partiye bağlı dört kişiye suçlamada bulunulduğunu, bunlardan bazılarının İsrail ve ABD için çalıştıkları gerekçesiyle tutuklandığını, diğerlerinin ise ulusal uyumu bozmak ve kışkırtmakla suçlandıkları bir davada soruşturma için çağrıldıklarını bildirdi.

dfghyju
Aktivist Azer Mansuri ve Eminzade solda, Asgerzade sağda (Jamaran News)

İran Yargı Erki’nin haber ajansı Mizan, kimliklerini açıklamadığı bazı siyasi isimlerin tutuklandığını ve haklarında dava açıldığını doğruladı.

Mansuri (60), daha önce reformist çizgiden eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'nin danışmanlığını yapmıştı. Aralık ayı sonlarında İran'da protestolar patlak verdikten sonra, Instagram hesabında “Sesinizi duyurmanın tüm yolları kapandığında, protesto sokaklara taşınır” diye yazmıştı.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye göre Mansuri, ‘baskının, protestocularla başa çıkmanın en kötü yolu’ olduğunu belirtirken, protestolar sırasında binlerce kişinin hayatını kaybetmesine atıfla, “Medyaya ulaşamıyoruz, ancak yaslı ailelere ‘Yalnız değilsiniz’ diyoruz” mesajına “Hiçbir güç, hiçbir gerekçe, hiçbir zaman bu büyük felaketi telafi edemez” diye ekledi.

Mansuri, 2009 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası düzenlenen protestoların ardından tutuklanmış ve ‘kamu düzenini bozmak ve devlete karşı propaganda yapmak’ gibi suçlamalarla üç yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Aynı şekilde 2022'de ‘başkalarına zarar vermek ve çevrimiçi kamuoyunu kışkırtmak amacıyla yalan yaymak’ suçlamasıyla yargılanan Mansuri, bir yıl iki ay hapis cezasına çarptırıldı. Mansuri, 2023 yılının haziran ayından bu yana, daha fazla sosyal özgürlük ve sivil toplumun daha güçlü bir rol oynamasını talep eden reformist partiler ve grupların çatı koalisyonu olan Reform Cephesi'nin başkanlığını yapıyor.

Yargı uyarıları

Bu tutuklamalar, 28 Aralık'ta İran genelinde yaşam koşulları nedeniyle başlayan ve kısa sürede yaygın bir hükümet karşıtı protesto hareketine dönüşen ve 8-9 Ocak'ta zirveye ulaşan protestoların ardından gerçekleşti.

Protestoların barışçıl bir şekilde başladığını, ancak daha sonra cinayet ve vandalizmin de dahil olduğu ‘ayaklanmalara’ dönüştüğünü belirten İranlı yetkililer, ABD ve İsrail'i ‘terör eylemi’ olarak nitelendirdikleri olayların arkasında olmakla suçladı. Ardından gelen baskılar, 1979'dan bu yana rejime yönelik en büyük siyasi meydan okuma olarak kabul edilen protestoları sona erdirdi.

Tutuklamalardan önce, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, protestolar sırasında reformlar ve gerçekleri araştırma komitelerinin kurulması çağrısında bulunan yerli şahsiyetleri sert bir şekilde eleştirdi. Ejei, Velayet-i Fakih’in yanında yer almayanların, ‘savaş sırasında Saddam Hüseyin'e sığınan ve bugün suçlu Siyonistlere sığınanlarla’ aynı kaderi paylaşacakları uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir zamanlar devrimde yer alan ve şimdi açıklamalar yapanlar, zavallı ve sefil insanlardır.”

ABD merkezli insan hakları örgütü HRANA’ya göre protestolar sırasında 6 bin 971 kişinin öldürüldüğü belgelendi, bunların çoğu göstericiydi, ayrıca 51 binden fazla kişi gözaltına alındı.

Reformistlere yönelik parlamento tehdidi

Tutuklama kampanyası, Reform Cephesi'nin eski başkanı ve eski Milletvekili Ali Şakuri-rad'ın, güvenlik güçlerini protestolar sırasında ‘kendi saflarında cinayetler uydurmak’ ve ‘camileri yakmakla’ suçladığı açıklamalarıyla tırmanan tartışmalarla eş zamanlı gerçekleşti.

Şakuri-rad ne demişti?

Geçtiğimiz hafta Şakuri-rad’ın bir ses kaydı sızdırıldı. Bu kayıtta, 8-9 Ocak olaylarını ayrıntılı olarak anlatan Şakuri-rad, üyelerinin gerçekleştirdiği cinayetlerin ayaklanmayı bastırmak için yapılan bir proje olduğunu söyledi. Cami, türbe ve Kuran'ların yakılması ile Besic üyeleri ve güvenlik güçlerinin öldürülmesinin baskı için bahane olarak kullanıldığını da ekleyen Şakuri-rad, Mossad ve dış operasyon ekiplerini bu olayların arkasında olmakla suçlayan resmi açıklamayı reddettiğini ifade etti. Diğer açıklamalarında Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın protestocuları ‘sorun çıkaranlar’ olarak nitelendirmesini eleştiren Şakuri-rad, bunun ‘merkezci bir güç olarak rolünü yaktığını’ ve merkezci gücün ‘krizlerde temel sosyal sermayeyi temsil ettiğini’ söyledi.

rgthy
İran'ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestocular toplanırken duman yükseliyor, 10 Ocak 2026'da (Reuters)

Aynı bağlamda Şakuri-rad, Birlik Partisi'nin kısa bir süre önce düzenlenen konferansına atıfla, konferansın oturumlarından birinde İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney'in mevcut durumu ele almak için bazı yetkilerini Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’a devretmesi önerisinin gündeme getirildiğini ve bu önerinin parti içinde tartışıldığını, ancak kamuoyuna açıklanmadığını söyledi.

“Geçiş konseyi”

Iran International adlı televizyon kanalı, 20 Ocak'ta Reform Cephesi Merkez Konseyi'nin, Hamaney'in istifasını ve bir ‘geçiş konseyi’ kurulmasını talep eden bir taslak bildiriyi görüşmek üzere acil ve gizli bir toplantı düzenlediğini bildirdi.

Ancak kanalın aktardığına göre güvenlik güçleri müdahale ederek Reform Cephesi liderlerini tehdit etti ve bu da bildirinin yayınlanmasının askıya alınmasına ve herhangi bir kamuoyu çağrısının geri çekilmesine yol açtı.

Habere göre görüşmelerde ‘toplu istifalar’ ve ‘ülkenin dört bir yanında protesto gösterileri düzenlenmesi çağrısı’ önerileri de gündeme geldi, ancak yaygın tutuklamalarla ilgili uyarılar da dahil olmak üzere güvenlik güçlerinin baskısı, bu adımların atılmasını engelledi.

Kanalın aktardığı reformist harekete yakın kaynaklara göre, güvenlik güçlerinin tepkisi, yetkililerin en üst düzeylerdeki siyasi bölünme belirtilerine karşı duyarlılığını ve İran siyasi sahnesinde herhangi bir fikir birliği hali veya kamuoyu eyleminin oluşmasını önleme çabalarını yansıttı.