İngiltere’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Lord Tarık Ahmed, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘İran’ın Ukrayna savaşına müdahil olması, dünya üzerindeki istikrarsızlaştırıcı etkisini açığa çıkardı’

İngiltere Devlet Bakanı, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada İran’a dair uranyum zenginleştirme raporlarının endişe verici olduğunu söyledi.

İngiltere’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Lord Tarık Ahmed.
İngiltere’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Lord Tarık Ahmed.
TT

İngiltere’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Lord Tarık Ahmed, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘İran’ın Ukrayna savaşına müdahil olması, dünya üzerindeki istikrarsızlaştırıcı etkisini açığa çıkardı’

İngiltere’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Lord Tarık Ahmed.
İngiltere’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Lord Tarık Ahmed.

İngiltere’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Lord Tarık Ahmed, İran’ın Ukrayna’ya karşı savaşında Rusya’ya insansız hava araçlarıyla verdiği desteğin küresel olarak istikrarsızlaştırıcı rolünü kanıtladığını söyledi.
Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının birinci yıl dönümü münasebetiyle Şarku’l Avsat’a konuşan Bakan, ülkesinin Kiev’e askeri ve insani desteğinin dört milyar doları aştığını belirtirken, Rus kuvvetlerine Ukrayna topraklarından çekilme çağrısında bulunan uluslararası toplumun birliğine övgüde bulundu. Bakan, Kiev’e savaş uçağı sağlama olasılığını düşük görürken, Londra’nın Ukrayna’nın savunma yeteneklerini güçlendirme taahhüdüne dikkat çekti. Diğer yandan İngiliz Bakan, Moskova ile Kiev arasındaki esir takası anlaşmalarının bir parçası olarak gözaltına alınan bazı kişilerin serbest bırakılmasında ‘temel bir rol’ oynayan Suudi Arabistan’a teşekkürlerini dile getirdi.

4 milyar sterlin destek
İngiliz hükümeti, Kiev’e savaş uçağı sağlamayı reddetti. Ancak Ukrayna’ya Rus veya Sovyet dönemi uçakları göndermek isteyen herhangi bir ülkeye güvenlik sağlamaya veya ‘boşluğu kapatmaya’ hazır olduğunu söyledi.
Lord Ahmed, ülkesinin Ukrayna’ya insani, ekonomik ve askeri destek sağlamada başı çektiğini belirtirken, bu yardımın toplam tutarının 4 milyar sterlini aştığına dikkat çekti. Bakan ayrıca, “Ukrayna’ya füze savunma sistemi ve tank sağlayan ülkelerin başındaydık” dedi.
Lord Tarık Ahmed, Ukrayna’nın kendisine savaş uçağı sağlama talebi konusunda, Londra’nın pilotlara eğitim verdiğini, ancak Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu türden savaş uçaklarına sahip olmadığını söylerken, İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace tarafından yapılan açıklamalara atıfta bulundu. Ancak Ukrayna’nın savunma kapasitesinin güçlendirilmesi ve Rus kuvvetlerini Ukrayna topraklarından çıkmaya zorlamak için ihtiyaç duyduğu tam desteğin sağlanması gerektiğini vurguladı.
İngiltere, Ukrayna’ya cephane ve silah gönderdi. Kuvvetleri ise şu an Ukrayna’ya İngiliz tanklarını kullanmaları için eğitim veriyor. Ancak İngiltere, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin savaş uçaklarıyla desteklenmesi taleplerine karşı çıkıyor. Savunma Bakanı, 24 Şubat sabahı ülkesinin Ukrayna’ya hızlı yardım sağlama yollarından birinin Kiev’e MiG-29 veya Su-24 savaş uçakları sağlamak olabileceğine dikkat çekti. Ben Wallace, ‘The Times’ gazetesine yaptığı açıklamada “Ülkeler, savaşçı sağlamak isterse ortaya çıkan boşluğu doldurmak için savaş uçaklarımızı kullanabileceğiz” demişti.
Lord Ahmed, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun Rus kuvvetlerinin Ukrayna’dan ‘derhal’ geri çekilmesi ve işgalin birinci yıl dönümü öncesinde ‘adil ve kalıcı’ bir barış çağrısında bulunan, bağlayıcı olmayan bir kararı geniş bir çoğunlukla kabul etmesini memnuniyetle karşıladı.
Bakan, bu oylamanın daha önceki geri çekilme beklentilerine rağmen Uluslararası Koalisyon’un Ukrayna’ya güçlü ve kararlı desteğindeki kararlılığını kanıtladığını söyledi. “Diplomatik açıdan bakıldığında, ülkelerin Birleşmiş Milletler’de (BM) saflarını birleştirmelerinin çok önemli olduğuna inanıyorum” diyen İngiliz Bakan, Rusya Dışişleri Bakanı’nın sadece ay sayıda ülkeyi karara karşı oy kullanmaya ikna etmeyi başaramadığına dikkat çekti.
BM’nin toplam 193 üye ülkesinden 141’inin desteğini alan karara, ‘Rusya, Belarus, Suriye, Kuzey Kore, Mali, Nikaragua ve Eritre’ olmak üzere yedi ülke itiraz etti. İran, Çin ve Hindistan’ın da aralarında bulunduğu 32 ülke oylamaya katılmadı.

Arabuluculuk çabaları
İngiltere Devlet Bakanı, Körfez ülkelerinin ve Suudi Arabistan’ın ‘dünya genelinde karşılaşılan birçok zorluğun’ çözümünde ön planda oynadığı role övgüde bulundu. Bu ayın ortalarında Bahreyn, Kuveyt ve Suudi Arabistan’a ziyarette bulunan Lord Ahmed şunları söyledi:
“Körfez devletlerinin, Suudi Arabistan Krallığı’nın ve diğer bazı Körfez ortaklarının, bölge dahil olmak üzere küresel olarak karşı karşıya kaldığımız pek çok sorunu çözme yeteneğine kesinlikle inanıyorum.”
Bakan, Ukrayna savaşındaki arabuluculuk çabalarına ilişkin de şu açıklamada bulundu:
“Bölgedeki ortaklarımızın çabalarını takdir ediyoruz. Tabii ki gözaltına alınan bazı kişilerin serbest bırakılmasına yardımcı olan Suudi Arabistan’a özellikle minnettarım.”
Rusya ile Ukrayna arasında, ABD, İngiltere, İsveç, Hırvatistan ve Fas vatandaşlarının serbest bırakılmasını içeren bir esir takas anlaşmasına atıfta bulundu.
Lord Ahmed, Ukrayna’daki savaşı sonlandırmanın yolları üzerine ülkesinin barışı desteklediğini vurguladı. Aynı şekilde “İngiltere ve ortakları, Kiev ile yan yana durmaya kararlıdır. Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ve ekibi, barış müzakerelerinin ön saflarında yer almalı” dedi.

İstikrarsızlaştırıcı etki
Lord Ahmed, ülkesinin İran’ın istikrarı bozma faaliyetlerinden duyduğu endişeyi de dile getirdi. “Bu, Ortadoğu genelindeki bölgelerde birçok taraf için açıktı” diyen Bakan, özellikle Tahran’ın, ülkesinin İran’dan Yemen’e gönderilen silahların tedarikini durdurarak Körfez’dekiler de dahil olmak üzere ortaklarıyla mücadele etmeye çalıştığı Yemen’deki Husilere verdiği desteğe atıfta bulundu.
İngiliz Bakan, İran’ın Moskova’ya insansız hava araçları sağlayarak Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşına müdahil olmasının, İran’ın dünya düzeyinde istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerinin etkisini kanıtladığını vurguladı. “Bunun, dünyanın pek çok yerinde, özellikle de Ukrayna’ya tam destek göstermeye veya İran’ın istikrarı bozan etkisini tanımaya isteksiz olabilecek ülkelere gerçeği gösterdiğine inanıyorum” ifadesini kullandı.
Bakan, Tahran’a uygulanan yaptırım paketini, faaliyetlerine karşı koymak için en önemli araçlardan biri olarak nitelendirirken, “Geçen hafta uluslararası toplum, Avrupa Birliği (AB), ABD, İngiltere ve diğer ortakların birliğini açıkça göstererek hem Rusya’ya hem de İran’a ek yaptırımlar ilan ettik” dedi.

Ciddi sonuçlar
Lord Ahmed, İran’ın vatandaşlarına karşı aldığı ‘şok edici’ önlemleri eleştirdi ve ülkesinin yüksek düzeyde uranyum zenginleştirmeye ilişkin basında çıkan haberlerden duyduğu derin endişeyi dile getirerek şunları söyledi:
“İran’ın uranyum zenginleştirmede nereye ulaştığını doğrulamak için Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) son raporunu bekliyoruz. Ancak basında bu konuda çıkan haberler çok endişe verici.”
Birkaç gün önce yayınlanan raporlar, UAEA müfettişlerinin atom silahları üretmek için gerekli olan yaklaşık yüzde 90 saflıkta, yüzde 84’e kadar zenginleştirilmiş uranyum bulduğunu ortaya koydu.
Diğer yandan üst düzey İngiliz yetkili, İran sokaklarında kadınlar, çocuklar ve erkeklerin gösterdiği inanılmaz cesarete övgüde bulunurken Mahsa Amini adlı genç kadının 16 Eylül’de öldürülmesinin ardından onlarca şehirde gerçekleştirilen yaygın gösterilere işaret etti.
Bakan, İran makamlarının göstericilere karşı uyguladığı baskı ve infaz kampanyasını kınayarak, 20 bin kişinin tutuklanmasını, 65’i çocuk olmak üzere 650 ila 700 kişinin öldürülmesini de eleştirdi. İngiliz Bakan ayrıca İran’ın Ukrayna’ya karşı savaşında halkına ve bölgedeki ve uluslararası düzeydeki faaliyetlerine karşı aldığı artan önlemlerin ‘ciddi sonuçları’ olacağını fark etmesi gerektiğini vurguladı.

Devrim Muhafızları Ordusu’nun sınıflandırılması
Lord Tarık Ahmed, İngiltere’nin İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu ‘terör örgütü’ olarak sınıflandırmaktaki isteksizliğinin nedenine ilişkin şunları söyledi:
“İngiltere, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun dahili, bölgesel ve uluslararası düzeyde istikrarı bozan faaliyetlerinin farkında ve tetiktedir. Bu nedenle kendisine en ağır yaptırımları uyguladık ve bu örgüte ve bünyesinde çalışan birçok kişiye karşı tavır aldık. Üst düzey yetkilileri de dahil Devrim Muhafızları Ordusu’na kapsamlı yaptırımlar uygulandı.”

Deprem felaketi
İngiltere’nin Ortadoğu’dan Sorumlu Devlet Bakanı, Türkiye ve Suriye’yi vuran ve iki ülkede 40 binden fazla kişinin yaşamını yitirmesine neden olan depremden etkilenen bölgelerde ülkesinin yaptığı kurtarma çalışmalarına ve yardımlara değindi. Bakan, Suriye’ye uygulanan yaptırımların yardımların ulaşmasını engellediğini ise kategorik olarak yalanladı:
“Ortadoğu İşleri Bakanı olarak, Suriye içindeki çeşitli muhalefet liderleriyle doğrudan temastaydım. İnsani yardım ve tıbbi cephede inanılmaz destek sağlayan Beyaz Baretliler’in liderleriyle de doğrudan görüştüm.”
Ülkesinin halen devam eden bir sürecin parçası olarak Suriye’ye ek fon ve destek sağladığına dikkat çeken Lord Tarık Ahmed “BM Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Martin Griffiths ve ekibiyle yakın çalıştık ve onlarla sürekli iletişim halindeyiz” ifadesini kullandı.
İngiliz Bakan, yardım ulaştırmak için yeni sınır kapılarının açılması çağrısında bulunduğu açıklamasını şöyle sürdürdü:
“İngiltere, kuzeybatıdaki tek açık kanal (Bab el-Hava Sınır Kapısı) dışındaki kanallardan Suriye’ye yardım ulaştırmak için uzun ve zorlu şekilde mücadele etti. Bunun için BM’de sürekli kampanya yürütüyoruz. İnsani yardımın gelişini kim engelliyor? Rusya ve Suriye rejimi.”
“Ben Yaptırımlar Bakanı olarak görev yaptım ve insani yardımların herhangi bir yerde uygulanan yaptırımlardan ayrı tutulmasını sağladık” diyen Lord Ahmed, yaptırımların yardımın ulaşmasını engellediği iddialarını ‘yanlış bilgilendirme’ olarak nitelendirdi.



Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Zeydi, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’a ABD ile arabuluculuk teklifinde bulundu

Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi, başkent Bağdat'taki bir toplantı sırasında, 27 Nisan 2026 (AP)
Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi, başkent Bağdat'taki bir toplantı sırasında, 27 Nisan 2026 (AP)
TT

Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Zeydi, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’a ABD ile arabuluculuk teklifinde bulundu

Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi, başkent Bağdat'taki bir toplantı sırasında, 27 Nisan 2026 (AP)
Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi, başkent Bağdat'taki bir toplantı sırasında, 27 Nisan 2026 (AP)

Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali Falih ez-Zeydi dün, Irak'ın krizleri yönetme ve İran ile ABD arasında arabuluculuk rolü üstlenme kapasitesine sahip olduğunu vurguladı. Irak hükümeti tarafından yapılan açıklamaya göre Zeydi, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı telefon görüşmesinde ‘Irak'ın diplomatik süreci destekleyen ve anlaşmazlıkların çözümü ile krizlerin yönetiminde diyalogu benimseyen tutumunu’ dile getirdi. Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Zeydi, Irak'ın İran ile ABD arasında arabuluculuk rolüne katkıda bulunma kapasitesine sahip olduğunu da vurguladı.

Açıklamaya göre görüşmede iki ülke arasındaki iş birliği ilişkileri ve bu ilişkilerin desteklenmesi ile güçlendirilmesinin yolları ele alındı. İki taraf, önümüzdeki dönemde karşılıklı ziyaretler gerçekleştirme konusunda mutabık kaldı.

Hatırlanacağı üzere Pakistan, arabulucu olarak geçtiğimiz ayın başlarında İran ile ABD arasında bir müzakere turuna ev sahipliği yapmış, ancak başta İran'ın nükleer programı olmak üzere çeşitli konulardaki anlaşmazlıklar nedeniyle bu tur başarısızlıkla sonuçlanmıştı.


Gazze anlaşması: Kahire müzakereleri, Mladenov ve arabulucuların girişimlerinin sonuçlarını bekliyor

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler (AFP)
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşması: Kahire müzakereleri, Mladenov ve arabulucuların girişimlerinin sonuçlarını bekliyor

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler (AFP)
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının uygulanmasına yönelik müzakereler ikinci haftasına girerken, gözler Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov ile arabulucuların yürüttüğü temasların sonuçlarına çevrildi. Taraflar arasında anlaşmanın ikinci aşamasına, yani Hamas’ın silahsızlandırılması ve İsrail’in bölgeden çekilmesine geçilememesi dikkat çekerken, Hamas ilk aşamanın tamamlanması gerektiğini vurguluyor. Bu kapsamda özellikle yardımların artırılması ve İsrail ihlallerinin durdurulması öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.

Tarafların ayrıntılarını kamuoyuyla paylaşmaktan kaçındığı bu süreç, uzmanlara göre anlaşmaya varma yolunda zorluklara işaret ediyor. Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, arabulucuların yoğun çabalarına ve Mladenov’un İsrail ziyareti gibi diplomatik temaslara rağmen ilerlemenin sınırlı kaldığını belirtiyor. Uzmanlar, İsrail’in somut adımlar atmadan süreci oyalamayı sürdürebileceğini, buna karşılık arabulucuların yeni bir müzakere turu için ısrarcı olacağını öngörüyor.

İsrail medyasında müzakerelerin ‘çöktüğü’ yönünde haberler yer alırken, Şarku’l Avsat’a konuşan Filistinli bir kaynak bu iddiaları yalanladı. Kaynak, arabulucular ile Hamas ve diğer Filistinli gruplar arasında görüşmelerin sürdüğünü ifade ederek, Mladenov’un Tel Aviv’den döndükten sonra İsrail’in sunulan önerilere vereceği yanıtın beklendiğini aktardı. Bu yanıtın, Kahire’de devam eden müzakerelerin geleceğini ve gerekli düzenlemelerin ardından ‘teknokrat komitenin’ devreye girip girmeyeceğini belirleyeceği kaydedildi.

Arabulucuların sürekli hamleleri

Kahire’de yürütülen müzakereler ikinci haftasına girerken, Mladenov dün Batı Kudüs’te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya geldi. Görüşme, Mladenov’un ofisinden yapılan açıklamayla duyuruldu.

Görüşmenin ardından Mladenov, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Netanyahu ile ‘gelecek süreç hakkında olumlu ve kapsamlı bir görüşme’ gerçekleştirdiklerini belirtti. Tüm taraflarla birlikte bu taahhütleri somut adımlara dönüştürmek için çalıştıklarını kaydeden Mladenov, ilerleme sağlanabilmesi için bazı kararların alınması gerektiğini ifade etti, ancak bu kararların içeriğine ilişkin detay vermedi.

İsrail Ordu Radyosu ise pazartesi günü, Mladenov’un pazar gecesi İsrail’e ulaştığını duyurdu. Yayında, Mladenov’un Kahire’de Hamas ile yürüttüğü görüşmelerin ‘çökmesinin’ ardından İsrail’e geldiği öne sürülerek, Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişine izin verilmesi ve İsrail’in bölgedeki askeri operasyonlarının azaltılması yönünde talepte bulunacağı iddia edildi.

Halil el-Hayye başkanlığındaki Hamas heyeti iki haftadır Kahire’de bulunmayı sürdürürken, İsrail Kamu Yayın Kurumu, hareket ile Mladenov arasında yürütülen görüşmelerin ‘çıkmaza girdiğini’ ileri sürdü.

dsvfd
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda bir aşevinden dağıtılacak yemeği bekleyen Filistinliler (AFP)

İsrail Kamu Yayın Kurumu ve İsrail Ordu Radyosu, pazar günü yayımladıkları haberlerde, Hamas’ın ikinci aşamaya geçilmeden önce ilk aşama maddelerinin eksiksiz uygulanmasında ısrar ettiğini aktardı. Haberlere göre Hamas, silahsızlanma konusunun yalnızca kapsamlı bir ulusal çerçevede ve Filistin devletinin kurulmasının güvence altına alınması durumunda ele alınmasını talep ediyor. Ayrıca hareketin, Gazze Şeridi’nin yeniden inşasına başlanmadan ve İsrail güçleri bölgeden çekilmeden silahsızlanma dosyasının gündeme getirilmesine karşı çıktığı ifade edildi.

Mısırlı siyasi analist Halid Ukkaşe, İsrail’in çekilme yükümlülüğünden kaçınmak için süreci oyaladığını ve bu tutumunu sürdürmesinin beklendiğini belirtti. Ukkaşe, Kahire’nin müzakerelerin başarıya ulaşmasına ve Gazze anlaşma planındaki yükümlülüklerin hayata geçirilmesine önem verdiğini vurgulayarak, ikinci aşamaya geçilmesinin gerekliliğine dikkat çekti. Mısır’ın görüşmelerin çökmesine izin vermeyeceğini ifade eden Ukkaşe, Washington ile paralel bir diplomatik hat açılarak sürecin ilerletilmeye çalışıldığını dile getirdi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise Mladenov’un, Gazze Şeridi’nde silahsızlanmanın aşamalı şekilde gerçekleştirilmesine yönelik öneriye İsrail’den yanıt almaya çalıştığını söyledi. Rakab, Tel Aviv’in müzakerelerin başarısız olduğu yönündeki söylemlerinin, Gazze Şeridi’nin geri kalanını kontrol altına alma isteğiyle bağlantılı olabileceğini öne sürdü.

Rakab ayrıca, İsrail’in birkaç ay sonra yapılacak seçimler (ekim ayında) nedeniyle mevcut önerileri kabul etmesinin zor olduğunu ifade etti. İsrail kamuoyunda savaş hedeflerinin gerçekleştirilememiş olmasının bir sorun teşkil ettiğini belirten Rakab, bu şartlarda anlaşmaya varılmasının siyasi kayıp anlamına gelebileceğini savundu.

Öte yandan Rakab, İsrail ile Mladenov arasında bir anlaşma sağlanarak Gazze’ye yönelik bir komitenin devreye girmesi ihtimalini de düşük gördü. Bu değerlendirmesini, İsrail’in seçimler tamamlanana kadar sürece yönelik süregelen itirazlarına ve sahada ne uluslararası istikrar güçlerinin ne de bir Filistin polis gücünün bulunmamasına dayandırdı.

Olası bir savaş

Bu diplomatik hareketlilik, Gazze Şeridi’nde yeni bir savaşın patlak verebileceği yönündeki endişelerle birlikte yaşanıyor. İsrail Kamu Yayın Kurumu cumartesi günü yaptığı haberde, güvenlik kabinesinin, Hamas’ın silahsızlanma anlaşmasına uymadığı sonucuna varılmasının ardından Gazze Şeridi’ne yönelik savaşın yeniden başlatılması ihtimalini değerlendirmeye hazırlandığını aktardı.

Maariv gazetesine konuşan İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ise, “bir sonraki çatışmanın Gazze Şeridi’nde olabileceğini, çünkü savaşın henüz sona ermediğini” söyledi. Zamir, Hamas’ın silahsızlanma sürecini engellemesi durumunda ordunun savaşı tüm gücüyle yeniden başlatmak zorunda kalabileceği uyarısında bulundu.

ddfvferv
Gazze şehrindeki bir hastanede bir çocuğun cenazesinin yanında göz yaşı döken yakınları (AFP)

Hamas Siyasi Büro üyesi Basim Naim cumartesi günü yaptığı açıklamada, hareketin ‘direnişin silahı’ konusunun müzakere edilmesini reddettiğini söyledi. Naim, bunun meşru bir hak olduğunu vurgulayarak, kalıcı bir ateşkes sağlanmadan ve karşılıklı güvenlik düzenlemeleri oluşturulmadan bu konunun tartışılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Bu çerçevede Ukkaşe, Kahire’nin müzakere sürecinin devamına büyük önem vereceğini ve İsrail’in oyalama taktiklerini boşa çıkarmak amacıyla yeni görüşme turlarının gündeme gelebileceğini belirtti.

Rakab ise Mısır ve Türkiye’nin Hamas ile yürüttüğü temasların yeni turlarla devam etmesini beklediğini dile getirdi. Rakab, hareketin gelecekteki düzenlemelerde söz sahibi olmayı hedeflediğine dikkat çekti. Ayrıca İsrail’in hem seçim hesapları doğrultusunda kazanım elde etmek hem de müzakereler sırasında Hamas üzerinde baskı kurmak için savaş seçeneğini gündemde tutmayı sürdürebileceğini ifade etti.


El-Zeydi ve Hegseth görüşmesinde Irak ordusunun yeteneklerini geliştirmeye yönelik çalışmaların önemi vurgulandı

Irak'ın müstakbel Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta bir toplantıda (Arşiv-AP)
Irak'ın müstakbel Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta bir toplantıda (Arşiv-AP)
TT

El-Zeydi ve Hegseth görüşmesinde Irak ordusunun yeteneklerini geliştirmeye yönelik çalışmaların önemi vurgulandı

Irak'ın müstakbel Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta bir toplantıda (Arşiv-AP)
Irak'ın müstakbel Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta bir toplantıda (Arşiv-AP)

Irak Haber Ajansı'nın (INA) bildirdiğine göre, Irak'ın yeni hükümetini kurmakla görevlendirilen Başbakan adayı Ali Falih el-Zeydi, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, Irak silahlı kuvvetlerinin kapasitesini ve verimliliğini artırmak amacıyla eğitim faaliyetlerinin yeniden canlandırılmasının önemi vurgulandı.

Başbakanlık Medya Ofisi, Higgseth'in al-Zeydi'yi yeni hükümeti kurmak üzere atanmasından dolayı tebrik ettiğini ve iki ülke arasındaki ikili ilişkileri, özellikle Irak ve ABD arasındaki Stratejik Çerçeve Anlaşması'nda belirtildiği gibi güvenlik iş birliğini ele aldığını belirtti.

Yayınlanan bildiride, iki ülke arasındaki ilişkilerin özel niteliğine vurgu yapıldı. Irak ordusunun profesyonelleşmesi ve askeri kabiliyetlerinin geliştirilmesi için ABD tarafından sağlanan askeri eğitimlerin yeniden aktif hale getirilmesinin stratejik önemi teyit edildi.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Pentagon'da düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (AFP)

Görüşme, Washington ve Bağdat hattında yeni hükümet döneminde güvenlik koordinasyonunun artacağına dair önemli bir gösterge olarak değerlendirildi.