İran ABD Başkanı’na suikast planlıyor

DMO: Süleymani’nin intikamı birincil hedefimiz

2018 yılında Hacızade, Süleymani’yi dinlerken (Mehr Haber Ajansı)
2018 yılında Hacızade, Süleymani’yi dinlerken (Mehr Haber Ajansı)
TT

İran ABD Başkanı’na suikast planlıyor

2018 yılında Hacızade, Süleymani’yi dinlerken (Mehr Haber Ajansı)
2018 yılında Hacızade, Süleymani’yi dinlerken (Mehr Haber Ajansı)

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Emir Ali Hacızâde, Eski ABD Başkanı Donald Trump ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo için yapılan suikast planlarının Kasım Süleymani'nin öldürülmesine misilleme olduğunu ve bunun hala kuvvetleri için ‘birincil hedef olduğunu’ söyledi.
Hacızade bir televizyon röportajında “Allah'ın izniyle Trump'ı, Pompeo'yu ve ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Kenneth McKenzie'yi öldürmeyi başaracağız” ifadelerini kullandı.
Joe Biden yönetimi, geçen ay Eski Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Eski İran Özel Temsilcisi Brian Hook’a verilen devlet korumasının süresini uzattığına dair Kongre'ye ayrı ayrı bildiriler göndermişti. Bildirilerde Pompeo ve Hook'a yönelik tehditlerin hala ‘ciddi ve inandırıcı olduğu’ belirtilmişti. Bu kararla ABD Dışişleri Bakanlığı, Ocak 2021'de görevden ayrılmasından bu yana Hook’un korunma süresini onuncu kez, Pompeo’nunkini ise yedinci kez uzatmış olmuştu.

Sert bir intikam
DMO komutanları da dahil olmak üzere üst düzey İranlı yetkililer, pek çok defa Süleymani’nin intikamının sert bir şekilde alınacağına dair söz verdiler. DMO’nun istihbarat ve askeri operasyonlarının dış kolu Kudüs Gücü’nü yıllarca yöneten Süleymani, Ocak 2020'de Bağdat'a gelişinden birkaç dakika sonra eski ABD Başkanı Donald Trump'ın emrettiği bir ABD hava saldırısıyla öldürülmüştü.
İran günler sonra, Irak'ta ABD kuvvetlerinin bulunduğu Aynu’l Esed Askeri Hava Üssü’ne füze ateşleyerek misilleme yapmıştı. Olay sonucu kimse hayatını kaybetmese de Washington, onlarca askerinin beyin sarsıntısı geçirdiğini söylemişti. Aynu’l Esed Askeri Hava Üssü’ne füze fırlatıldığı gece, DMO hava savunma sistemleri, güney Tahran'da bir Ukrayna yolcu uçağını havalandıktan birkaç dakika sonra düşürmüş, çoğunun İranlı olduğu 176 yolcunun tamamı hayatını kaybetmişti. Üç günlük inkarın ardından Hacızade, uçağın düşmesinden kuvvetlerinin sorumlu olduğunu itiraf etmişti. O dönem İranlı yetkililer, uçağın düşürülmesiyle ilgili farklı açıklamalar yapmıştı. Örneğin bunun ‘insani bir hata’ olduğu ve DMO güçlerinin uçağı seyir füzesi sandıkları öne sürülmüştü. Kurbanların aileleri bağımsız bir uluslararası soruşturma yürütülmesini istiyor. Aktivistler ve kurbanların yakınları hala, Tahran'daki hükümeti askeri bir operasyon yaptığını gizlemekle suçluyorlar.
Ekim 2009'dan bu yana Hava-Uzay Kuvvetleri’ne komutanlık eden Hacızade (60), kurban ailelerinin düşürülen uçağın sır perdesinin aralanması için kovuşturulması çağrısında bulunduğu en önemli isimlerden biri.

Gerilimin düşürülmesi reddediliyor
ABD, Nisan 2019'dan bu yana DMO’yu terör listesinde tutuyor. Nükleer anlaşmayı yeniden canlandırmaya yönelik tıkanan müzakerelerde DMO’nun terör örgütleri listesinden çıkarılması konusu İran'ın talepleri arasında yer almasına rağmen Biden yönetimi, eski Başkan Donald Trump'ın hamlesini geri çekmeyi reddetmişti.
Pek çok kaynağın belirttiği üzere ABD ve İran, mart ayında bir çıkmaza girmeden önce nükleer anlaşmayı canlandırmaya yönelik müzakereler kapsamında Süleymani’nin intikamı meselesini tartışmışlardı. Washington’un DMO’nun yabancı terör örgütleri listesinden çıkarılmasının temel şartlarından biri olarak bölgesel gerilimin düşürülmesi ve Süleymani’nin intikamına yönelik gelecek tüm girişimlerden vazgeçilmesini öne sürdüğüne dair ABD basınında haberlerin çıkmasının ardından İran DMO’nun listeden çıkarılması talebinden vazgeçtiğini duyurmuştu.
Geçen nisan ayında, DMO Deniz Kuvvetleri Komutanı Ali Rıza Tengsiri, İran'ın Süleymani'nin intikamı ile ilgili planlarından vazgeçmesi karşılığında ayrıcalık kazanma tekliflerini reddettiğini söylemişti. Bundan birkaç gün önce ise DMO Kara Kuvvetleri Komutanı Muhammed Pakpur “Tüm ABD liderlerinin öldürülmesi, Süleymani'nin kanının intikamını almak için yeterli olmaz. Süleymani'nin izinden gitmeli ve ölümünün intikamını başka yollarla almalıyız” ifadelerini kullanmıştı.
İran’ın aşırı muhafazakar Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin hükümeti, Süleymani davasının ‘sorumlulardan hesap sormak için dış politikalarının ana ilkesi’ olduğunu söylüyor. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan Bağdat’a yaptığı ziyaret sırasında, İran’ın Irak’ın Süleymani’nin ölümünden sorumlu olanlar hakkında şikayette bulunmasına yönelik talebini gündeme getirdi. Tahran Süleymani’nin öldürüldüğü sırada ‘resmi bir misafir’ olduğuna dair Irak’tan resmi bir itiraf almaya çalışıyor.

DMO’nun terör örgütü olarak sınıflandırılması
Hacızade’nin tehdidi, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price'nin İngiliz The Telegraph gazetesinin haberini yalanlamasının ardından geldi. Söz konusu haber Joe Biden yönetimindeki diplomatların, İngiltere'nin DMO’yu terör örgütleri listesine alma planlarını engellemek için baskı uyguladığını öne sürmüştü.
Geçtiğimiz çarşamba günü The Daily Telegraph, sallantıda olan nükleer anlaşmayı yeniden canlandırmaya çalışan ABD Dışişleri Bakanlığı'nın, İngiltere'nin ‘müzakere taraflarından biri olarak önemli bir rol oynayabileceğine inandığını ve DMO’nun terör örgütleri listesine alınmasıyla bu rolün baltalanacağından endişe ettiğini’ belirtmişti.

Bu habere yanıt olarak Price, Amerika’nın Sesi Radyosu’nun (VOA News) Farsça yayınına verdiği röportajda “Biden yönetiminin DMO konusundaki tavrı net. Bu kurum, dünyadaki diğer tüm kurumların maruz kalmadığı kadar ABD yaptırımına maruz kalmıştır. Ayrıca, DMO komutanlarına terörizm ve insan hakları ihlalleriyle ilgili olarak düzenli yaptırımlar uyguladık” ifadelerini kullandı.
Price, İran’da başörtüsünü düzgün takmadığı gerekçesiyle Ahlak Polisi tarafından gözaltına alındığı sırada hayatını kaybeden Mahsa Amini adlı genç kızın ölümünün ardından patlak veren protestoları bastırmadaki rollerinden ötürü bir dizi DMO liderine İngiltere tarafından uygulanan son yaptırımlardan Washington’un memnun olduğunu belirtti.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, “Bazı kişilerin ve medya kuruluşlarının tamamen asılsız hikayeler yayarak ABD yetkililerini küçük düşürme girişimi utanç verici” dedi.
Aynı zamanda Price “DMO’ya bakış açımız hiç değişmedi. Müttefiklerimizi ve ortaklarımızı DMO’ya baskı yapmak için tüm uygun araçları kullanmaya teşvik ediyoruz. Şimdi karar vermek her ülkenin veya ülkeler bloğunun kendisine kalmış” dedi.

Uzun menzilli seyir füzesi
Şarku’l Avsat’ın Reuters haber ajansından aktardığı habere göre Hacızade, bin 650 kilometre menzilli bir seyir füzesi geliştirdiklerini duyurdu. Bu adımın, Rusya'nın Ukrayna savaşında İran yapımı insansız hava araçlarını (İHA) kullanmasının ardından Batı'yı daha da endişelendirmesi muhtemel.
Hacızade konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Bin 650 kilometre menzilli seyir füzemiz İran İslam Cumhuriyeti'nin füze cephaneliğine eklenmiştir” dedi.
Devlet televizyonu IRIB, Paveh adlı yeni seyir füzesinin ilk görüntülerini verdi. İran en son Şubat 2019’da bin 350 kilometre azami menzile sahip Huveyze adlı seyir füzesini tanıtmıştı.
Fransız haber Ajansı’na AFP göre Hacızâde açıklamasının devamında İran’ın ‘artık 2 bin kilometre uzaktan ABD gemilerini vurabileceğini’ belirterek “Avrupalılara saygımızdan bu sınırı 2 bin kilometre olarak belirledik. Umarız Avrupalılar bu saygıya layık oldukları gösterirler” dedi.
İran, ABD'nin itirazlarına ve Avrupa ülkelerinin endişe ifadelerine rağmen özellikle balistik füze programını genişletti. Tahran, programının tamamen savunmacı ve caydırıcı olduğunu söylüyor.
İran, İHA’larını Ukrayna'daki savaş başlamadan önce Moskova'ya tedarik ettiğini söylüyor. Rusya, Ukrayna’nın elektrik santrallerini ve sivil altyapısını hedef almak için İran İHA’larını kullanmıştı.
Kasım ayında ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Washington’un, Hacızade’nin İran'ın hipersonik bir balistik füze geliştirdiğini söylediğini aktaran haberler hakkında şüpheleri olduğunu söylemişti.

Tahran’a Rus savaş uçakları
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü John Kirby cuma günü yaptığı açıklamada, Beyaz Saray'ın İran'ın Rusya'nın Ukrayna'daki savaşına verdiği geniş destek karşılığında Moskova'nın İran'a savaş uçakları ve diğer askeri teçhizatlar sağlayabileceğine inandığını söyledi.
Reuters Haber Ajansı’na göre Kirby basın mensuplarına verdiği demeçte, ABD’nin elinde, İran'ın Kasım ayında Rusya'ya top ve tank sevk ettiğine ve bunun karşılığında Rusya'nın füzeler, elektronik cihazlar ve savaş uçakları da dahil olmak üzere ‘benzeri görülmemiş bir savunma iş birliği’ gösterdiğine dair bilgiler olduğunu söyledi. İran'ın ayrıca hücum helikopterleri, radarlar ve savaş eğitim uçakları satın almaya çalıştığını da sözlerine ekledi.
Kirby, Rusya ile İran arasında bir savaş uçağı anlaşması olasılığından ilk kez bahsetmiyor. Kasım ayında Kirby, Rusya'da İranlı pilotların eğitildiğine dair istihbarat değerlendirmelerinden bahsetmişti.
Daha önce İran’ın Suhoy Su-35 uçakları satın almaya çalıştığı basına yansımıştı. Geçen ocak ayında İran parlamentosundaki Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Üyesi Şehriyar Haydari, İran'ın yeni yıl başında yani 21 Mart'a denk gelen Nevruz bayramından sonra Rusya'dan Suhoy Su-35 savaş uçakları alacağını duyurmuştu.
Bu ayın başlarında İran Hava Kuvvetleri, dağların altında bilinmeyen bir yerde 'Ukab 44' (Kartal 44) adlı bir yer altı hava üssü olduğunu kamuoyuna açıklamıştı.
İran ordusu tarafından yapılan açıklamada, yeni üssün ‘İran Hava Kuvvetleri'nin yeni savaşçı uçaklarını barındırma ve operasyonel hale getirme gücüne sahip olduğu’ belirtilmiş, ancak daha fazla ayrıntı verilmemişti.



Bill Clinton, Epstein soruşturmalarında kamuya açık duruşma yapılmasını talep etti

 ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)
ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)
TT

Bill Clinton, Epstein soruşturmalarında kamuya açık duruşma yapılmasını talep etti

 ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)
ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)

ABD eski Başkanı Bill Clinton, cinsel suçlardan hüküm giymiş iş insanı Jeffrey Epstein ile olan ilişkisi hakkında ifade vermek üzere ABD Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi önüne çıkacak. Oturum kapalı yapılacak olsa da Clinton, görüşmenin video kaydına alınması planına itiraz ediyor.

Clinton, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bu düzenlemeden kim fayda sağlıyor? Epstein’ın adaleti hak eden mağdurları değil, gerçeği hak eden kamuoyu da değil. Bu yalnızca partizan çıkarlara hizmet ediyor. Bu, gerçekleri ortaya çıkarma çabası değil, düpedüz siyasettir” ifadelerini kullandı.

Komite Başkanı Cumhuriyetçi Temsilci James Comer ise Bill Clinton ve eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın ifadelerinin kapalı kapılar ardında alınmasında, video ile kaydedilmesinde ve yazılı tutanağa dökülmesinde ısrarını sürdürüyor. AP’nin haberine göre Clinton’ın dün yaptığı açıklamalar, Comer üzerinde baskı kurmayı amaçlayan ve kendisi ile eşinin ifadelerinin kamuoyuna açık şekilde alınmasını talep eden süregelen kampanyanın bir parçası.

Demokratlar, söz konusu soruşturmanın meşru bir denetim aracı olarak kullanılmak yerine, Başkan Donald Trump’ın siyasi rakiplerine saldırmak için silaha dönüştürüldüğünü savunuyor. Demokratlar ayrıca, Epstein ile yakın ilişkisi olduğu bilinen Trump’ın ifadeye çağrılmamış olmasına dikkat çekiyor.

Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçiler daha önce, Bill ve Hillary Clinton’ın ifadeye gelmemeleri halinde “mahkemeye saygısızlık” oylaması yapılabileceği tehdidinde bulunmuştu. Çift,sonradan ifade vermeyi kabul etti.

Dışişleri Eski Bakanı Hillary Clinton, kendisinin ve eşinin Cumhuriyetçilerin liderliğindeki Denetim Komitesi’ne “bildikleri her şeyi” ilettiklerini söyledi. Clinton perşembe günü yaptığı açıklamada, “Eğer bu mücadeleyi istiyorsanız… gelin bunu açıkça yapalım” ifadelerini kullandı.

Jeffrey Epstein (Reuters)Jeffrey Epstein (Reuters)

ABD Adalet Bakanlığı, geçen hafta Epstein dosyaları olarak bilinen belgelerin son bölümünü yayımladı. Bu belgeler, 2019 yılında cezaevindeyken intihar ettiği açıklanan Epstein’a ilişkin soruşturma kapsamında 3 milyondan fazla belge, fotoğraf ve videodan oluşuyor.

Bu dosyalarda Bill Clinton’ın adı sıkça gemesine rağmen, Clinton ailesinden herhangi birinin suç teşkil eden bir faaliyete karıştığını gösteren delil bulunmuyor. Eski başkan, 2000’li yılların başında Clinton Vakfı’yla bağlantılı insani çalışmalar kapsamında Epstein’ın uçağıyla seyahat ettiğini kabul etmiş, ancak Epstein’ın özel adasını ziyaret ettiğini reddetmişti.

2016 yılında Trump’a karşı başkan adayı olan Hillary Clinton ise Epstein ile anlamlı bir etkileşimi olmadığını, uçağıyla hiç seyahat etmediğini ve adasını asla ziyaret etmediğini ifade etti.


Ukrayna: Rusya'dan elektrik şebekesine büyük saldırı

Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
TT

Ukrayna: Rusya'dan elektrik şebekesine büyük saldırı

Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)

Ukrayna elektrik şebekesi işletmecisi bugün yaptığı açıklamada, Rus güçlerinin Ukrayna'nın enerji altyapısına "geniş çaplı bir saldırı" başlattığını, bunun da ülke genelinde yaygın elektrik kesintilerine yol açtığını duyurdu.

Ukrinergo Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, "Düşmanın verdiği hasar nedeniyle çoğu bölgede acil elektrik kesintileri uygulanmıştır" ifadesini kullandı.

Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşıyla ilgili "çok iyi görüşmelerin" devam ettiğini söyledi ve ayrıntılara girmeden, bu görüşmelerin sonucunda "bir şeyler olabileceğini" ifade etti.


ABD ve Rusya nükleer müzakerelere başlıyor... Çin, Fransa ve Birleşik Krallık’ın da dahil edilmesi yönünde baskı var

(foto altı) ABD Başkanı Donald Trump ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping (AFP)
(foto altı) ABD Başkanı Donald Trump ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping (AFP)
TT

ABD ve Rusya nükleer müzakerelere başlıyor... Çin, Fransa ve Birleşik Krallık’ın da dahil edilmesi yönünde baskı var

(foto altı) ABD Başkanı Donald Trump ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping (AFP)
(foto altı) ABD Başkanı Donald Trump ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping (AFP)

ABD ile Rusya, Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması’nın (New START) süresinin dolmasının ardından görüşmeler yapmaya hazır olduklarını açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, nükleer silahlanma yarışında tehlikeli bir aşamaya girilmesini önleyecek yeni kısıtlamalar getirilmesi için Çin’in de sürece dahil edilmesi konusunda ısrarcı olurken, Rusya’nın Fransa ve Birleşik Krallık’ın da kapsama alınmasına yönelik çağrıları karşılık bulmadı.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, “ABD açısından kötü müzakere edilmiş ve açıkça ihlal edilen New START Anlaşması’nı uzatmak yerine, nükleer uzmanlarımız gelecekte uzun süre geçerli olacak, yeni, daha iyi ve modern bir anlaşma üzerinde çalışmalı” ifadesini kullandı. Trump, herhangi bir görüşmeden söz etmezken, yeni bir anlaşmanın Çin’i de içermesi gerektiğini vurguladı.

Trump ayrıca, “ABD dünyanın en güçlü ülkesidir” değerlendirmesinde bulunarak, ilk başkanlık döneminde nükleer silahlar da dahil olmak üzere orduyu tamamen yeniden inşa ettiğini belirtti. Donanmanın yeni savaş gemileriyle güçlendirildiğini ve Uzay Kuvvetleri’nin kurulduğunu hatırlatan Trump, “Pakistan ile Hindistan, İran ile İsrail, Rusya ile Ukrayna arasında nükleer savaşların önüne geçtim” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD ile Rusya arasında nükleer silahların sınırlandırılmasına yönelik son anlaşma olan New START’ın süresi, her iki ülkenin de yeni silah nesilleri geliştirdiği bir dönemde sona erdi. Bu süreçte Çin’in de nükleer başlıkların taşınmasına yönelik yeni yöntemler denediği biliniyor. Ukrayna’daki savaş nedeniyle yeni bir anlaşmaya ilişkin ABD-Rusya görüşmeleri askıya alınırken, 2010 tarihli New START Anlaşması, ABD ve Rusya’nın sahip olabileceği stratejik nükleer başlık sayısını taraf başına bin 550 ile, fırlatma platformu sayısını ise 700 ile sınırlamıştı.

Kusurları giderme

ABD Dışişleri Bakanlığı Silahların Kontrolü ve Uluslararası Güvenlik Müsteşarı Thomas G. DiNanno, Cenevre’de düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Silahsızlanma Konferansı’nda yaptığı konuşmada, Başkan Donald Trump’ın yeni bir anlaşmaya yönelik tutumunu destekleyerek New START Anlaşması’nın ‘temel kusurlar’ barındırdığını söyledi. DiNanno, Rusya’nın tekrarlanan ihlalleri, küresel nükleer stokların artması ve New START Anlaşması’nın tasarım ve uygulanmasındaki eksikliklerin, ABD’ye ‘geçmiş bir dönemin değil, günümüz tehditlerinin ele alındığı yeni bir yapının oluşturulması için acil bir gereklilik’ yüklediğini ifade etti. Çin’in nükleer kapasitesine de dikkat çeken DiNanno, “Bugün geldiğimiz noktada Çin’in nükleer cephaneliği tamamen sınırsız, şeffaflıktan yoksun, bildirimsiz ve denetimsiz durumda” dedi. DiNanno, silahların kontrolünde yeni dönemin net bir odakla devam edebileceğini ancak bunun ‘müzakere masasında yalnızca Rusya’nın değil, daha fazla ülkenin yer almasını gerektirdiğini’ vurguladı.

Pentagon... ABD Savunma Bakanlığı (Reuters)Pentagon... ABD Savunma Bakanlığı (Reuters)

DiNanno, Pekin’i gizli nükleer denemeler yapmakla da suçladı. “ABD hükümetinin, Çin’in yüzlerce tonluk patlayıcı güce sahip denemelere yönelik hazırlıklar da dahil olmak üzere nükleer patlama testleri gerçekleştirdiğinden haberdar olduğunu açıklayabilirim” dedi. Çin ordusunun bu denemeleri, nükleer patlamaların üzerini örterek gizlemeye çalıştığını öne süren DiNanno, bunun söz konusu testlerin nükleer denemelerin yasaklanmasına ilişkin yükümlülükleri ihlal ettiğinin bilincinde olunduğunu gösterdiğini ifade etti.

Rusya'nın istekleri

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçen yıldan bu yana Washington’un da aynı yönde adım atması halinde anlaşmada öngörülen sınırlara bir yıl daha uymaya hazır olduğunu açıklamıştı. Ancak Trump bu Rus talebine yanıt vermedi. Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuri Uşakov, perşembe günü yaptığı açıklamada, Putin’in anlaşmanın süresinin dolmasını çarşamba günü Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği görüşmelerde ele aldığını belirterek, Moskova’nın ‘güvenlik durumunun dikkatli bir analizine dayanarak dengeli ve sorumlu bir şekilde hareket edeceğini’ söyledi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı da yaptığı yazılı açıklamada, ‘mevcut koşullar altında New START Anlaşması taraflarının, anlaşma kapsamındaki temel hükümler de dahil olmak üzere, herhangi bir karşılıklı yükümlülük veya bildirimle bağlı olmadıklarının varsayıldığını ve atacakları bir sonraki adımları tamamen serbestçe belirleyebileceklerini’ bildirdi.

Yeni bir gelişme olarak Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rus ve ABD’li müzakerecilerin son Rusya-Ukrayna görüşmeleri kapsamında silahlanma konusunu da ele aldığını açıkladı. Peskov, “Tarafların sorumlu tutumlar benimsemesi ve bu meseleye ilişkin görüşmelere en kısa sürede başlanmasının gerekliliği konusunda bir anlayış var. Bu konu Abu Dabi’de de gündeme geldi” şeklinde konuştu.

Peskov, anlaşma sınırlarına en az altı ay süreyle uyulmasına yönelik gayriresmi bir mutabakat ihtimaline ilişkin raporun sorulması üzerine, “Bu tür hükümler yalnızca resmi olarak uzatılabilir. Bu alanda gayriresmi bir uzatmayı hayal etmek zor” yanıtını verdi. Peskov, Moskova’nın anlaşmanın perşembe günü sona ermesinden üzüntü duyduğunu ve bunu ‘olumsuz’ değerlendirdiğini de yineledi.

Çin’in reddi

Bu arada Çinli diplomat Chen Jian, ülkesinin silahsızlanma müzakerelerine katılması yönündeki ABD taleplerini açıkça reddetti. Çin’in nükleer cephaneliğinin hızlı büyümesine rağmen, ABD ve Rusya’ya kıyasla çok daha küçük olduğunu savunan Jian, konferansta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Çin’in nükleer kapasitesi hiçbir şekilde ABD ya da Rusya’nın seviyesine yaklaşmamakta. Çin bu aşamada nükleer silahsızlanma müzakerelerine katılmayacak.”

Rusya'nın BM Cenevre Ofisi Daimî Temsilcisi Gennady Gatilov ise yeni nükleer görüşmelerin Fransa ve Birleşik Krallık gibi nükleer silaha sahip diğer ülkeleri de kapsaması gerektiğinde ısrar etti. Gatilov, “Bir nükleer ittifak olduğunu ilan eden NATO’da ABD’nin askeri müttefikleri olan Birleşik Krallık ve Fransa’nın da sürece katılması halinde Rusya bu süreçte yer alacaktır” dedi.

Öte yandan Avrupalı liderler, uzun süredir müttefik ülkelere ABD tarafından sağlanan nükleer şemsiye yerine, Washington’dan bağımsız nükleer güçler oluşturulmasını tartışıyor. Japonya, Güney Kore ve Türkiye de nükleer silaha sahip olmayan ancak bu yönde politika değişikliğini gündemine alan diğer ülkeler arasında yer alıyor.

Ayrıca Hindistan, Pakistan ve Kuzey Kore resmi olarak nükleer silaha sahip ülkeler olarak bilinirken, İsrail’in de geniş bir nükleer cephaneliğe sahip olduğuna yaygın biçimde inanılıyor.