Pakistan’da yeni bir terör fenomeni: Kadın intihar bombacıları

Pakistan'da kadın intihar bombacılarının peş peşe saldırıları yeni bir akımın habercisi mi?

Başkent İslamabad'da düzenlenen terör saldırısının ardından güvenlik güçleri alarma geçti (Sosyal medya arşivi)
Başkent İslamabad'da düzenlenen terör saldırısının ardından güvenlik güçleri alarma geçti (Sosyal medya arşivi)
TT

Pakistan’da yeni bir terör fenomeni: Kadın intihar bombacıları

Başkent İslamabad'da düzenlenen terör saldırısının ardından güvenlik güçleri alarma geçti (Sosyal medya arşivi)
Başkent İslamabad'da düzenlenen terör saldırısının ardından güvenlik güçleri alarma geçti (Sosyal medya arşivi)

Pakistanlı güvenlik yetkilileri, geçtiğimiz ekim ayında Karaçi'de üç Çin vatandaşının ölümüne neden olan intihar saldırısını gerçekleştiren bombacının kimliğini belirlediler. Yetkililer intihar bombacısının bir Beluç ayrılıkçı hareketiyle bağlantıları olan silahlı bir kadın terörist olduğunu açıkladılar. İntihar bombacısının bir kadın olması Pakistan güvenlik servislerinde büyük bir şok etkisi yarattı. Pakistan'da bir kadın ilk kez intihar saldırısı düzenliyordu. Şarku’l Avsat’a konuşan Pakistanlı yetkililer, olayın şok etkisi yaratmasının iki nedeni olduğunu söylediler. Yetkililer, bu nedenlerden birincisinin Pakistan’da intihar saldırılarının hep erkekler tarafından gerçekleştirilmesi, diğerinin ise ayrılık yanlısı Beluç grupların devlete karşı mücadelelerinde intihar saldırılarını hiçbir zaman bir araç olarak kullanmamış olması olduğunu kaydettiler. Pakistan güvenlik güçleri ve polisi, kültürel nedenlerden ötürü güvenlik amacıyla kadınların üzerlerini rastgele aramıyorlar. Hatta otoyollardaki güvenlik noktalarında konuşlu polis güçleri, içinde bir kadın bulunan araçların geçişine izin veriyorlar. Ancak bu yeni gelişmenin, kadın intihar bombacılarının toplum içinde bombalı eylemler gerçekleştirmelerini engellemek zorunda olan Pakistan güvenlik güçlerinin işini zorlaştırdığına şüphe yok.
Ancak Pakistan güvenlik güçleri, 19 Şubat 2023'te Ketta şehrinden Muhal Beluç adlı kadın intihar bombacısını tutuklayarak kadınları tutuklamalarının önündeki engeli aştı. Mahal Beluç, Belucistan Kurtuluş Ordusu adlı ayrılık yanlısı bir Beluç örgütünün üyesiydi. Güvenlik güçleri, Mahal'in tutuklandığı sırada yanında taşıdığı çantada bir intihar yeleği buldu.  Güvenlik güçleri çantada ayrıca 5 ila 6 kilo patlayıcı buldu.
Pakistanlı eski bir güvenlik yetkilisi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Bu sadece buzdağının görünen kısmı olabilir. Muhal Beluç sadece bir kişi. Aynı eylem için hazırlanan birçok kadın intihar bombacısı olabilir” ifadelerini kullandı.
Beluç ayrılıkçı grupların 2006 yılından beri aktif olarak silahlı eylemlere ve isyana karıştığı bildiriliyor. Ancak ayrılık yanlısı Beluç gruplar devlete karşı eylemlerinde hiçbir zaman intihar saldırılarını bir araç olarak kullanmadı.
Şari Hayat Beluç, Pakistan'daki ilk kadın intihar bombacısı oldu. Bir fen bilgisi öğretmeni olan Şari Hayat, zooloji alanında yüksek lisans yapmıştı. Aynı zamanda iki çocuk annesi olan Şari Hayat, daha önce ayrılıkçı bir Beluç grubun üyesiydi. Pakistan güvenlik güçlerinin yollarda ve sokaklarda kadınlara karşı son derece hoşgörülü davranması nedeniyle, kimliğinin tespit edilmesinden ve tutuklanmaktan kurtulmayı başardı.
Şari Hayat, Karaçi'de düzenlediği saldırıda üç Çinlinin ölümüne yol açarak Çin'in ülkedeki yatırım ve ticaret hızının yavaşlamasıyla Pakistan ekonomisine çok büyük zarar vermeyi başardı. Pakistan Talibanı'nın her zaman intihar saldırılarına karıştığı ve kalesi olan ülkenin kuzeybatısındaki terör eylemlerinde bunu bir araç olarak kullandığı bilinse de eylemlerinde hiçbir zaman kadın intihar bombacısı yer almadı.
Yetkililer, son aylarda Pakistan Talibanı ile ayrılıkçı Beluç gruplar arasında bazı bağlantılar bulduklarını bildirdiler.
Pakistan Talibanı , eylemlerini dini eğilimlerine dayandırırken, Beluç ayrılıkçı gruplar Marksizm gibi seküler ideolojilere dayandırıyor. Ancak en nihayetinde her ikisi de Pakistan hükümetini düşman olarak görüyorlar. Beluç ayrılıkçı grupların laik eğilimleri nedeniyle kadınları intihar görevlerinde kullanmaya daha açık olabileceği düşünülüyor.
Bir güvenlik yetkilisi, yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Soruşturmaların henüz başında olduğumuz ve iki intihar bombacısının ayrı vakalar mı yoksa buzdağının sadece görünen kısmı mı olduğunu bilmediğimiz için kesin bir sonuç veremiyoruz.”
Ancak Pakistanlı yetkililer, Beluçların Pakistan'da belirli bir bölgeyi kontrol etmedikleri bir dönemde, intihar saldırılarının normalleşmesi için belirli bir altyapı gerektiğini belirttiler. Beluç ayrılıkçılar, Taliban'ın Afganistan'daki zaferinden önce faaliyetlerini Afganistan'dan yürütüyorlardı. Fakat Taliban onları Afganistan topraklarından zor kullanarak çıkardı ve şimdi faaliyetlerini Pakistan ve Afganistan arasındaki sınır bölgesinden yürütüyorlar.



Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
TT

Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)

Pakistan'da en az 31 kişinin yaşamını yitirdiği cami saldırısını DEAŞ üstlendi.

Başkent İslamabad'daki İmam Bargah Camisi'nde cuma namazı sırasında meydana gelen patlamada 170'ten fazla kişi de yaralanmıştı. 

DEAŞ, Telegram kanalından yayımladığı açıklamada, Hatice-i Kübra Camii diye de bilinen Şii ibadethanesine düzenlenen saldırıyı üstlendi.

Pakistan Savunma Bakanı Khavaja Muhammed Asıf, X'ten dün yaptığı açıklamada, silahlı saldırganın etrafa ateş açarak camiye girdiğini, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonrası üzerindeki patlayıcıyı infilak ettirdiğini bildirmişti. 

Asıf, şüphelinin daha önce Afganistan'a gittiğini ve saldırının Hindistan'la Afganistan tarafından organize edildiğini öne sürmüştü.

Kabil ve Yeni Delhi yönetimleriyse iddiaları kınayarak reddetmişti.

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, olayın "intihar saldırısı" olduğunu belirterek, "İbadethaneleri ve sivilleri hedef almak, insanlığa karşı işlenmiş iğrenç bir suçtur ve İslam ilkelerinin açık bir ihlalidir” demişti. 

Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari de patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilemişti. 

Şii camisindeki patlama, 2008'den bu yana İslamabad'da meydana gelen en ölümcül saldırı oldu. 2008'de başkentteki Marriott Hotel'e bomba dolu kamyonla düzenlenen saldırıda 60 kişi yaşamını yitirmiş, en az 266 kişi de yaralanmıştı. Saldırıyı üstlenen olmamıştı. 

Reuters'ın irtibata geçtiği Pakistanlı polis memuru Şahid Malik, camide 600 ila 700 kişinin olduğunu belirterek şunları söylüyor:  

Birçok olay yeri gördüm ama bu gerçekten çok korkunçtu.

Cami cemaatinden 46 yaşındaki Sarfraz Şah da saldırıda yaşanan kaosu şöyle anlatıyor: 

Silah seslerini duydum ve ne yaşandığını anlamaya çalışırken büyük bir patlama oldu. İnsanlar oraya buraya savruldu. Etraf dumanla doldu. Kimse ne olduğunu anlamadı. Sonra her yer kanla kaplandı.

Şah, saldırıda 39 yaşındaki kardeşi Manzar'ın yaşamını yitirdiğini söylüyor. 

Çoğunluğu Sünni Müslümanlardan oluşan Pakistan'da azınlık olan Şiiler, geçmişte de IŞİD ve Pakistan Talibanı'nın (Tehrik-i Taliban Pakistan/TTP) saldırılarında hedef alınmıştı.

Independent Türkçe, Reuters, Le Monde


Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
TT

Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)

Pakistan polisi, bugün başkent İslamabad'da bir Şii camisine düzenlenen patlamada ibadet eden çok sayıda kişinin öldüğünü bildirdi.

Yerel yetkililere göre, İslamabad'daki cami patlamasında yaralananların sayısı 80'i geçti.

Polis yetkilisi Zafer Ikbal, patlamanın Cuma namazı sırasında meydana geldiğini söyledi. "Birçok kişiyi hastanelere götürdük. Şu anda ölü sayısı veremem, ancak evet, ölüler var" ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre üst düzey bir güvenlik kaynağı, isminin açıklanmaması şartıyla "Şu ana kadar 11 kişi öldü ve 20 kişi yaralandı" dedi.

Polis sözcüsü, patlamanın niteliğinin henüz netleşmediğini belirtti.


Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
TT

Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).

Çinli yetkililer bugün, altı Çin vatandaşının ölümüne neden olmaktan ve Myanmar'da 4 milyar dolardan fazla değerde dolandırıcılık ve kumar operasyonu yürütmekten suçlu bulunan dört kişinin idam edileceğini duyurdu.

Güney Çin'deki Shenzhen Orta Halk Mahkemesi bu sabah yaptığı açıklamada idamların ne zaman gerçekleştirileceğine dair bilgi vermedi.

Geçtiğimiz hafta, Myanmar'da dolandırıcılık operasyonu yürütmekle suçlanan 11 kişinin daha idam cezasına çarptırıldığı açıklandı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre, geçen kasım ayında Shenzhen'deki bir mahkeme, aralarında kötü şöhretli Bai ailesinin üyelerinin de bulunduğu beş kişiyi, dolandırıcılık merkezleri ve kumar kulüpleri ağı işletmekten dolayı ölüm cezasına çarptırdı.

Mahkeme, sanıklardan biri olan grubun lideri Bai Su Cheng'in mahkumiyetinden sonra bir hastalıktan öldüğünü bildirdi.

Grup, Myanmar'ın Çin sınırındaki Kokang bölgesinde sanayi parkları kurmuştu ve adam kaçırma, gasp, zorla fuhuş ve uyuşturucu üretimi ile ticareti de dahil olmak üzere dolandırıcılık amaçlı kumar ve telekomünikasyon faaliyetleri yürütmekle suçlanıyordu.

Mahkeme, sanıkların kurbanlarını 29 milyar yuan'dan (4,2 milyar dolar) fazla dolandırdığını, altı Çin vatandaşının ölümüne ve birçoğunun yaralanmasına neden olduğunu belirterek, suçlarının "son derece iğrenç, son derece ciddi koşullar ve sonuçlar doğuran ve topluma ciddi bir tehdit oluşturan" nitelikte olduğunu bildirdi.

Açıklamada, sanıkların başlangıçta karara itiraz ettikleri, ancak Guangdong Eyaleti Yüksek Halk Mahkemesi'nin itirazlarını reddettiği belirtildi.

Bu infazlar, Pekin'in Güneydoğu Asya'da, özellikle Myanmar, Kamboçya ve Laos'ta gelişen bir iş haline gelen "dolandırıcılık kümelenmeleri"ne karşı yürüttüğü geniş kapsamlı operasyonun bir parçası olarak gerçekleşti. Bu çeteler, aralarında binlerce Çin vatandaşının da bulunduğu dünya çapındaki kurbanlara karşı kaçakçılık, insan ticareti ve siber dolandırıcılık gibi çeşitli suçlar işliyor.

Bölgedeki yetkililer, özellikle Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerden gelen artan uluslararası baskıyla karşı karşıya kalıyor ve suç oranındaki artışla mücadele etmeleri bekleniyor.