Çin Ulusal Halk Kongresi, devlet yönetimini yeniden şekillendirecek

Çin'de yasama ve danışma meclislerinin bu hafta sonu başlayacak yıllık genel kurul toplantıları, devletin üst yönetim kademelerini yeniden belirleyecek.

AA
AA
TT

Çin Ulusal Halk Kongresi, devlet yönetimini yeniden şekillendirecek

AA
AA

Çin Ulusal Halk Kongresi (ÇUHK) ve Çin Halk Siyasi Danışma Konferansının (ÇHSDK) genel kurul toplantılarının açılış oturumları, 4-5 Mart'ta başkent Pekin'de yapılacak.
5 yıllığına seçilen iki meclisin 14. dönemlerinin ilk toplantıları, tek parti iktidarının olduğu ülkeyi yöneten Çin Komünist Partisinin (ÇKP) Ekim 2022'de düzenlediği 20. Ulusal Kongresi'nde partinin üst yönetim kademelerine seçilen yetkililerin üst düzey devlet görevlerine getirilecek olması açısından önem taşıyor.
Devlet başkanı, yardımcısı ve meclis başkanının seçileceği Ulusal Halk Kongresi'nde, ayrıca ülkenin yeni başbakanı ve kabine işlevini yerine getiren Devlet Konseyi'nin yeni üyeleri belli olacak.
Ulusal basındaki haberlerde, Kongre'de ayrıca partinin ve devletin yönetim organlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik kurumsal ve idari reformların görüşüleceği bildiriliyor. Reformların içeriği henüz bilinmiyor.
Kongre'de görev süresi sona erecek olan Başbakan Li Kıçiang, hükümetin çalışma raporunu meclise sunacak. Raporda mevcut ekonomik duruma dair değerlendirmelerin yanı sıra 2023 yılı büyüme hedefi ve bütçede savunma harcamalarına ayrılacak pay gibi verilerin ortaya konulması bekleniyor.
Halk Siyasi Danışma Konferansı da Ulusal Halk Kongresi ile aynı zamanda yapacağı genel kurulunda kendi meclis başkanını ve yönetim organlarını belirleyecek, çalışma raporunu görüşecek.

Şi'nin üçüncü kez devlet başkanı seçilmesi bekleniyor
Devlet Başkanı Şi Cinping'in, 14. Ulusal Kongre'de yeniden göreve seçilerek iktidarını üçüncü döneme taşıması bekleniyor.
69 yaşındaki Şi, Ekim 2022'de düzenlenen ÇKP'nin 20. Kongresi'nde 3. kez parti genel sekreterliğine seçilerek Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurucusu Mao Zıdong'dan bu yana parti yöneticiliğini iki dönemden fazla sürdüren ilk lider olmuştu.
ÇKP Kongresinde partinin üst yönetim kadrolarına Şi’ye yakın isimler seçilirken Parti Tüzüğü’nde yapılan değişiklikle Şi’nin partinin “merkezi lideri” olduğu ve düşüncelerinin ÇKP iktidarına rehberlik edeceği vurgulanarak “tek adam” konumu pekiştirilmişti.
Şi'nin devlet başkanlığını üçüncü dönemde sürdüreceğinin sinyali, Çin Anayasası'nda 2018'de yapılan değişiklikle verilmişti. Değişiklikle devlet başkanının görev süresini iki dönemle sınırlayan kural kaldırılmış, böylece Şi'nin üçüncü döneminin önü açılmıştı.

Devlet Başkanı Yardımcısı kim olacak?
2018'de Anayasa değişikliği ile devlet başkanı yardımcısının görev süresini iki dönemle sınırlayan kural da kaldırılmıştı. Ancak halihazırda 5 yıldır bu görevi yürüten 74 yaşındaki Devlet Başkanı Yardımcısı Vang Çişan'ın görevi bırakacağı öngörülüyor.
Vang'ın yerine devlet başkanı yardımcılığına Başbakan Birinci Yardımcısı Han Cıng'ın seçilebileceği tahmin ediliyor.
68 yaşındaki Han, ÇKP Kongresi'nde partinin en üst karar organı olan 7 kişilik Daimi Komite'deki koltuğunu kaybetmiş olmasına rağmen, Kongre'de Daimi Komite'den çıkarılarak parti görevini bırakan dört üye arasında, 14. Ulusal Halk Kongresi'ne temsilci seçilen tek isim olması nedeniyle, devlet başkan yardımcılığının en güçlü adayı olarak görülüyor.
Şi'nin iktidarı öncesinde devlet protokolünde önemli yeri olan, geleceğin lideri için hazırlık olarak görülen devlet başkan yardımcılığı görevi, onun döneminde Daimi Komite dışından bir ismin seçilmesiyle daha geri plana itilmişti. Ancak görev, özellikle uluslararası ilişkilerde ülkeyi temsil işlevi nedeniyle hala önemli kabul ediliyor.

Yeni başbakan belli olacak
Ulusal Halk Kongresi'nin devlet başkanını ve yardımcısını seçmesinin ardından Devlet Başkanı, yürütmenin başı olarak yeni başbakanı ve kabine üyelerini atayacak.
Çin anayasasında başbakanın görev süresi iki dönemle sınırlandırıldığından mevcut Başbakan Li Kıçiang görevi bırakacak.
Ekim 2022'deki ÇKP Kongresinde, Başbakan Li, Ulusal Halk Kongresi Başkanı Li Canşu, Halk Siyasi Danışma Konferansı Başkanı Vang Yang ve Başbakan Birinci Yardımcısı Han Cıng ile Daimi Komite'den ayrılmıştı.
Ayrılan dört ismin yerine, eski Şanghay Parti Sekreteri Li Çiang, eski Pekin Parti Sekreteri Cai Çi, eski Guangdong Parti Sekreteri Li Şi ve eski ÇKP Genel Ofisi Direktörü Ding Şueşiang Daimi Komite'ye yeni seçilen isimler olmuştu.
Kongrenin ardından, komitedeki protokol sıralamasında ÇKP yönetiminin iki numaralı ismi haline gelen Li Çiang'ın Ulusal Kongre'de devlet protokolünün iki numaralı makamı olan başbakanlığa atanması bekleniyor.

Devlet Konseyi
Çin'de kabine işlevini yerine getiren Devlet Konseyi, mevcut haliyle Başbakan başkanlığında 4 başbakan yardımcısı, 5 devlet bakanı ve bakanlardan oluşuyor.
Başbakan, başbakan yardımcıları ve devlet bakanları, genelde ÇKP'nin en üst yönetim organı olan, Daimi Komite'nin 7 üyesinin de yer aldığı 25 kişilik Siyasi Büro üyeleri arasından seçiliyor.
Kongre'de Li'nin yanı sıra, parti protokolünde 6. sırada yer alan Daimi Komite üyesi Ding Şueşiang'ın başbakan birinci yardımcılığına atanacağı öngörülüyor.
Siyasi Büro üyeleri arasında, ülkenin ana ekonomik planlama organı olan Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonunun Direktörü Hı Lifıng, eski Şaanşi Eyaleti Parti Sekreteri Liu Guozhong ve eski Liaoning Eyaleti Parti Sekreteri Cang Guoçing, diğer üç başbakan yardımcılığı için adı geçen isimler arasında.
Eski Ciangsu Eyaleti Parti Sekreteri Vu Cınglong, Eski Guicou Eyaleti Parti Sekreteri Şın Yiçin, yeni Dışişleri Bakanı Çin Gang ve yeni Savunma Bakanı olması beklenen Merkezi Askeri Komisyon üyesi Li Şangfu'nun da "devlet bakanı" statüsündeki Konsey üyeliklerine atanması bekleniyor.
Başbakan, başbakan yardımcıları ve devlet bakanları, aynı zamanda Devlet Konseyi Daimi Komitesi sıfatıyla tüm kabine adına karar almaya yetkili sayılıyor.

Yeni meclis başkanları
Ulusal Halk Kongresi ve Halk Siyasi Danışma Konferansı, 14. dönemin ilk genel kurul toplantılarında, aynı zamanda 5 yıllığına kendi meclis başkanlarını seçecek.
ÇKP Kongresinde Daimi Komite'den ayrılan ÇHUK Başkanı Li Canşu ve ÇHSDK Başkanı Vang Yang görevlerini bırakacak.
Li ve Vang'ın yerini, kongrenin ardından Daimi Komite'deki yerlerini koruyan ve parti protokolünde 3. ve 4. sıraya yükselen Cao Licı ve Vang Huning'in alacağı öngörülüyor.
Partinin kararları belirleyici olacak
Ulusal Halk Kongresi, Yerel Halk Kongreleri tarafından seçilen temsilcilerden oluşuyor. Mevcut halinde 2 bin 980 üyeden oluşan yasama meclisi, yılda yalnızca bir kez genel kurul toplantısı yapıyor. Bu toplantılar dışında yasama yetkisini, meclisin kendi içinden seçtiği 175 üyeli ÇUHK Daimi Komitesi kullanıyor.
Her ne kadar şeklen seçim usulüne göre oluşan ve karar alan bir yasama organı görünümünde olsa da parti ile devlet yönetiminin iç içe geçtiği Çin siyasal sisteminde ÇUHK'un devlet kademelerinin belirlenmesindeki işlevi, ÇKP Merkez Komitesi tarafından belirlenen isimlerin onaylanmasının ötesine geçmiyor.



Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
TT

Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)

Pakistan'da en az 31 kişinin yaşamını yitirdiği cami saldırısını DEAŞ üstlendi.

Başkent İslamabad'daki İmam Bargah Camisi'nde cuma namazı sırasında meydana gelen patlamada 170'ten fazla kişi de yaralanmıştı. 

DEAŞ, Telegram kanalından yayımladığı açıklamada, Hatice-i Kübra Camii diye de bilinen Şii ibadethanesine düzenlenen saldırıyı üstlendi.

Pakistan Savunma Bakanı Khavaja Muhammed Asıf, X'ten dün yaptığı açıklamada, silahlı saldırganın etrafa ateş açarak camiye girdiğini, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonrası üzerindeki patlayıcıyı infilak ettirdiğini bildirmişti. 

Asıf, şüphelinin daha önce Afganistan'a gittiğini ve saldırının Hindistan'la Afganistan tarafından organize edildiğini öne sürmüştü.

Kabil ve Yeni Delhi yönetimleriyse iddiaları kınayarak reddetmişti.

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, olayın "intihar saldırısı" olduğunu belirterek, "İbadethaneleri ve sivilleri hedef almak, insanlığa karşı işlenmiş iğrenç bir suçtur ve İslam ilkelerinin açık bir ihlalidir” demişti. 

Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari de patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilemişti. 

Şii camisindeki patlama, 2008'den bu yana İslamabad'da meydana gelen en ölümcül saldırı oldu. 2008'de başkentteki Marriott Hotel'e bomba dolu kamyonla düzenlenen saldırıda 60 kişi yaşamını yitirmiş, en az 266 kişi de yaralanmıştı. Saldırıyı üstlenen olmamıştı. 

Reuters'ın irtibata geçtiği Pakistanlı polis memuru Şahid Malik, camide 600 ila 700 kişinin olduğunu belirterek şunları söylüyor:  

Birçok olay yeri gördüm ama bu gerçekten çok korkunçtu.

Cami cemaatinden 46 yaşındaki Sarfraz Şah da saldırıda yaşanan kaosu şöyle anlatıyor: 

Silah seslerini duydum ve ne yaşandığını anlamaya çalışırken büyük bir patlama oldu. İnsanlar oraya buraya savruldu. Etraf dumanla doldu. Kimse ne olduğunu anlamadı. Sonra her yer kanla kaplandı.

Şah, saldırıda 39 yaşındaki kardeşi Manzar'ın yaşamını yitirdiğini söylüyor. 

Çoğunluğu Sünni Müslümanlardan oluşan Pakistan'da azınlık olan Şiiler, geçmişte de IŞİD ve Pakistan Talibanı'nın (Tehrik-i Taliban Pakistan/TTP) saldırılarında hedef alınmıştı.

Independent Türkçe, Reuters, Le Monde


Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
TT

Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)

Pakistan polisi, bugün başkent İslamabad'da bir Şii camisine düzenlenen patlamada ibadet eden çok sayıda kişinin öldüğünü bildirdi.

Yerel yetkililere göre, İslamabad'daki cami patlamasında yaralananların sayısı 80'i geçti.

Polis yetkilisi Zafer Ikbal, patlamanın Cuma namazı sırasında meydana geldiğini söyledi. "Birçok kişiyi hastanelere götürdük. Şu anda ölü sayısı veremem, ancak evet, ölüler var" ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre üst düzey bir güvenlik kaynağı, isminin açıklanmaması şartıyla "Şu ana kadar 11 kişi öldü ve 20 kişi yaralandı" dedi.

Polis sözcüsü, patlamanın niteliğinin henüz netleşmediğini belirtti.


Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
TT

Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).

Çinli yetkililer bugün, altı Çin vatandaşının ölümüne neden olmaktan ve Myanmar'da 4 milyar dolardan fazla değerde dolandırıcılık ve kumar operasyonu yürütmekten suçlu bulunan dört kişinin idam edileceğini duyurdu.

Güney Çin'deki Shenzhen Orta Halk Mahkemesi bu sabah yaptığı açıklamada idamların ne zaman gerçekleştirileceğine dair bilgi vermedi.

Geçtiğimiz hafta, Myanmar'da dolandırıcılık operasyonu yürütmekle suçlanan 11 kişinin daha idam cezasına çarptırıldığı açıklandı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre, geçen kasım ayında Shenzhen'deki bir mahkeme, aralarında kötü şöhretli Bai ailesinin üyelerinin de bulunduğu beş kişiyi, dolandırıcılık merkezleri ve kumar kulüpleri ağı işletmekten dolayı ölüm cezasına çarptırdı.

Mahkeme, sanıklardan biri olan grubun lideri Bai Su Cheng'in mahkumiyetinden sonra bir hastalıktan öldüğünü bildirdi.

Grup, Myanmar'ın Çin sınırındaki Kokang bölgesinde sanayi parkları kurmuştu ve adam kaçırma, gasp, zorla fuhuş ve uyuşturucu üretimi ile ticareti de dahil olmak üzere dolandırıcılık amaçlı kumar ve telekomünikasyon faaliyetleri yürütmekle suçlanıyordu.

Mahkeme, sanıkların kurbanlarını 29 milyar yuan'dan (4,2 milyar dolar) fazla dolandırdığını, altı Çin vatandaşının ölümüne ve birçoğunun yaralanmasına neden olduğunu belirterek, suçlarının "son derece iğrenç, son derece ciddi koşullar ve sonuçlar doğuran ve topluma ciddi bir tehdit oluşturan" nitelikte olduğunu bildirdi.

Açıklamada, sanıkların başlangıçta karara itiraz ettikleri, ancak Guangdong Eyaleti Yüksek Halk Mahkemesi'nin itirazlarını reddettiği belirtildi.

Bu infazlar, Pekin'in Güneydoğu Asya'da, özellikle Myanmar, Kamboçya ve Laos'ta gelişen bir iş haline gelen "dolandırıcılık kümelenmeleri"ne karşı yürüttüğü geniş kapsamlı operasyonun bir parçası olarak gerçekleşti. Bu çeteler, aralarında binlerce Çin vatandaşının da bulunduğu dünya çapındaki kurbanlara karşı kaçakçılık, insan ticareti ve siber dolandırıcılık gibi çeşitli suçlar işliyor.

Bölgedeki yetkililer, özellikle Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerden gelen artan uluslararası baskıyla karşı karşıya kalıyor ve suç oranındaki artışla mücadele etmeleri bekleniyor.