Hüseyin eş-Şeyh, ABD yönetiminin İsrail- Filistin Özel Temsilcisi Hadi Amr’a, İsrail ordusu ve yerleşimciler tarafından maruz kaldıkları saldırılar çerçevesinde ‘Filistin halkını koruma’ çağrısı yaptı.
Amr, Batı Şeria’daki gerginliği azaltmak, güven ortamı oluşturmak ve olası bir siyasi sürece ulaşmak amacıyla uluslararası ve bölgesel çabalarla ilgili devam eden toplantılar kapsamında bir ABD heyetine başkanlık etti.
Filistin tarafından yapılan açıklamada, Yürütme Komitesi Sekreteri’nin Amr ile ‘öldürme eylemleri ve Nablus, Huvara ve Batı Şeria’daki diğer şehirlerde olmak üzere işgalciler ve yerleşimciler tarafından evlerin yakılması’ da dahil Filistin halkına yönelik vahşi saldırılar açısından bugün yaşananlar başta olmak üzere birçok bölgesel ve uluslararası konuyu görüştüğü belirtildi.
Şeyh, ABD ve uluslararası toplumu Filistin halkını bu vahşetten korumaya çağırdı. Görüşme, İsrail, ABD, Mısır ve Ürdün heyetlerinin yanı sıra Şeyh liderliğindeki Filistin heyetinin katıldığı ve gerginliğin azaltılması ve siyasi ufku ilerletme de dahil beş anlayışın şart koşulduğu Akabe toplantısından iki gün sonra gerçekleşti. Ancak yerleşimcilerin Nablus yakınlarındaki Huvara kasabasına yönelik saldırısı, bu anlayışların başarısı ve İsrail hükümetinin bunları uygulama arzusu hakkında korkulara neden oldu.
Filistinliler, İsrail hükümetindeki bazı tarafları ‘yerleşimci terörizmini’ beslemekle suçluyor. Bu suçlamalar, İsrailli yetkililer tarafından da destekleniyor. Üst düzey İsrail güvenlik kaynakları 28 Şubat’ta, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’i Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir’i ve iki yetkilinin mensup olduğu partilerin milletvekillerini Huvara’daki isyancıları desteklemek ve Batı Şeria’da daha fazla eylem için baskı yapmakla suçladı. Bir güvenlik kaynağı, “Huvara olayları, iyi şekilde organize edilmişti” dedi. Kaynak ayrıca şunları söyledi:
“Yahudi gençler, önceden hazırlanmış molotof kokteylleriyle kasabaya girdiler. Mucizevi bir şekilde bu olaylar, Baruch Goldstein’un el-Halil’deki İbrahimi Camii’nde gerçekleştirdiği katliama benzer şekilde sona ermedi.”
Kaynak ayrıca Huvara olaylarına karışanlara siyasi tabakanın desteğine dikkat çekti. Gözaltına alınan yedi kişiden altısının tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasını kınadı.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre eski Savunma Bakanı Benny Gantz, bu hükümetin bir kısmını ‘terörizme yakıt sağlamakla’ suçlarken, “Başbakan Binyamin Netanyahu, ülkeyi zor ve tehlikeli bir güvenlik durumuna sürüklüyor” dedi.
Gantz sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gerginliğin ve huzursuzluğun bizi ahlaki veya stratejik olarak temsil etmediğine inanıyorum. Biz milislerle değil, orduyla çalışan Yahudi ve demokratik bir devletiz. Netanyahu, İsrail ordusunun haklarını korumak için yasal sistemin altını oyarak güvenliği baltalıyor.”
Hüseyin eş-Şeyh ise Netanyahu hükümetinin anlaşma istemediğini dile getirdi. Amr ile görüşmesi öncesinde bir televizyon kanalına konuşan Şeyh, Akabe anlayışlarına rağmen İsrail’e tam olarak güvenmediğini vurguladı.
Filistin liderliğinin, İsrail’e asla güvenmediğini ve yükümlülüklerini yerine getireceğinden emin olmadığını belirten Şeyh, ancak yönetimin İsrail’i Filistin halkına yönelik saldırganlığını durdurmaya zorlamak amacıyla hareket ettiğini kaydetti.
Yetkili makamın Akabe toplantısına katılmasının adil ve kapsamlı bir barışa uzanan daha kapsamlı bir siyasi sürece ulaşmayı amaçladığına dikkat çeken şeyh, İsrail’i ise anlayış istememekle suçladı.
Şeyh, Akabe’ye gitmeden önce İsrail Ulusal Güvenlik Danışmanı ve Netanyahu’nun toplantıdaki temsilcisi Tzachi Hanegbi ile bir araya geldi. İki yetkili, İsrail’in ‘İsraillilerle herhangi bir ateşkese giriş kapısı olması için’ imzalanan anlaşmaları tanımasına yönelik ön anlaşmalar konusunda uzlaşı sağladı. Hüseyin eş-Şeyh’e göre İsrail, Filistin Yönetimi ile iletişim kanallarını ‘buna zorlanarak’ açtı ve varılan anlayışlardan 48 saat sonra Nablus’u işgal ederek büyük katliamı gerçekleştirdi. Şeyh konuya ilişkin şunları söyledi:
“Ancak katliama rağmen korları avucumuza almaya, yaralarımızı sarmaya ve Akabe zirvesine çıkmaya karar verdik. Kararı tüm cesaretimizle aldık. Akabe Anlaşması’nın mürekkebi henüz kurumadan yeni Hulagu güçleri korkunç bir şekilde Huvara’yı kırıp geçti.”
Akabe’ye gitme kararının tek taraflı olmadığını, başta Fetih olmak üzere örgütün tüm gruplarını yaşananların ayrıntılarından haberdar olduğunu dile getiren Şeyh, Akabe’de herhangi bir taviz verilmediğini, işgalci İsrail ile güvenlik koordinasyonunun durdurulması kararının devam ettiğini vurguladı.
Hüseyin eş-Şeyh ayrıca Hamas ile sessiz ve sakin bir diyaloga dikkat çekerken, Filistin Kurtuluş Örgütü gruplarından Halk Cephesi de konu hakkında bilgilendirilmediğini ve Akabe görüşmesini kabul etmediğini söyleyerek yanıt verdi.
Hamas Hareketi de Akabe toplantısıyla ilgili istişarelerin bir parçası olduğu iddiasının tamamen yanlış olduğunu ve hiçbir dayanağı olmadığını açıkladı. Hamas ayrıca Akabe güvenlik toplantısını bir kez daha kınadı.
Hüseyin eş-Şeyh: İsrail ile güvenlik koordinasyonu yeniden başlamadı
Filistinli yetkili, ABD Temsilcisi’ne ‘uluslararası koruma’ çağrısı yaptı.
ABD yönetiminin İsrail-Filistin Özel Temsilcisi Hadi Amr, Huvara kasabası sakinleriyle görüştü. (WAFA)
Hüseyin eş-Şeyh: İsrail ile güvenlik koordinasyonu yeniden başlamadı
ABD yönetiminin İsrail-Filistin Özel Temsilcisi Hadi Amr, Huvara kasabası sakinleriyle görüştü. (WAFA)
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة