Demir Leydi’nin 6’lı masaya dönüşüyle muhalefet krizi sona erdi

Meral Akşener dün Saadet Partisi Genel Merkezi’ne gelişinde (AFP)
Meral Akşener dün Saadet Partisi Genel Merkezi’ne gelişinde (AFP)
TT

Demir Leydi’nin 6’lı masaya dönüşüyle muhalefet krizi sona erdi

Meral Akşener dün Saadet Partisi Genel Merkezi’ne gelişinde (AFP)
Meral Akşener dün Saadet Partisi Genel Merkezi’ne gelişinde (AFP)

Muhalefet partilerinin 6’lı masasında yaşanan 72 saatlik ‘aday krizi’, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, 14 Mayıs’ta yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ortak muhalefet adayı olarak kabul etmesiyle sona erdi.
‘Demir Leydi’ lakaplı Akşener’in 6’lı masadan ayrılarak Kılıçdaroğlu’nun adaylığı reddetmesi ülkede gündemi değiştirdi ve dikkatleri 3 gün boyunca deprem felaketinden uzaklaştırdı.
Altı muhalefet partisi liderinin, dün Saadet Partisi’nin Ankara’daki genel merkezinde yapacağı toplantıya iki saatten az bir süre kala, Ankara’da hareketli anlar yaşandı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Kılıçdaroğlu’nun onayıyla, İYİ Parti Genel Merkezi’ne gelerek Meral Akşener ile görüştü.
Bunun ardından Akşener, Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ve Yavaş, Ankara’da dörtlü bir zirve gerçekleştirdi.
İmamoğlu ve Yavaş’ın cumhurbaşkanı yardımcılığı formülünün ardından Akşener masaya geri döndü.
İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu dün gazetecilere yaptığı açıklamada, Akşener’in, İmamoğlu ve Yavaş’ın cumhurbaşkanı yardımcısı olmalarını önerdiğini söyledi.
Zorlu açıklamasında ayrıca şu ifadeleri kullandı;
“Bildiğiniz gibi 13. cumhurbaşkanının belirlenmesi süreci, 2 Mart’taki toplantının ardından Sayın Genel Başkanımız daha önce mutabık kaldığımız istişare ve halkın tercihi konularındaki ilkesel çerçeveyle müzakere sürecini yürütmüştür. Milletin sesi olma sorumluluğunu en başından bu yana duyan ve bu sorumluluk bilinciyle hareket eden Sayın Genel Başkanımız, milletimizin sesi doğrultusunda, milletimizi heyecanlandıracağını düşündüğümüz yeni bir öneriyle Millet İttifakı’na önerisini sunmuştur. İki isme cumhurbaşkanı yardımcılığı önerildi. Akşener’in masaya katılmasını bekliyor ve umut ediyoruz” 
Akşener, İmamoğlu ve Yavaş’ın aday olmalarını isteyerek, ‘6’lı masayı oyalamak ve CHP’yi içeriden dağıtmaya çalışmakla’ suçlanmıştı.
6 muhalif lider, Saadet Partisi Genel Merkezi’nde toplanırken, çok sayıda vatandaş binanın önünde toplanarak, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına destek veren pankartlar taşıdı.
CHP Genel Başkanı’nın adaylığını destekleyen vatandaşlar, ayrıca 2017’de Kılıçdaroğlu öncülüğünde CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun MİT tırlarının durdurulmasıyla ilgili davada tutuklanmasının ardından başlattığı 420 kilometrelik ‘Adalet Yürüyüşü’nün sloganı olan ‘Hak, Hukuk, Adalet’ sloganı attı.
Kılıçdaroğlu’nun ‘Türkiye’nin Gandi’si’ olarak anılmasına neden olan yürüyüş, aynı yıl 9 Temmuz’da İstanbul’da Maltepe Cezaevi yakınlarında yaklaşık iki milyon kişinin katıldığı bir mitingle sona erdi.
İYİ partiden bir kaynak, “Son 48 saat bize, Sayın Kılıçdaroğlu’nun 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde kazanabileceğini teyit etti. Amacımız millet iradesine cevap vermektir” dedi.
Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ ise, krizin sona ermesinin başkanlık sistemini değiştirmek için umut arayan Türk milletinin çıkarına olduğunu söyleyerek, halkın demokrasi, özgürlük ve refah içinde yaşayacağı yeni bir Türkiye’nin kurulması için muhalefetin birlik ve beraberlik içinde çalışacağını vurguladı.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe