Dubai’de düzenlenen Dünya Polis Zirvesi’nin gündeminde siber dolandırıcılık var

Zirvede siber dolandırıcılığın uluslararası suçları artırdığı vurgulandı.

Dubai’deki zirvede katılımcılar siber suçlarla eski araçlarla mücadele edilemeyeceğini vurguladı. (Şarku’l Avsat)
Dubai’deki zirvede katılımcılar siber suçlarla eski araçlarla mücadele edilemeyeceğini vurguladı. (Şarku’l Avsat)
TT

Dubai’de düzenlenen Dünya Polis Zirvesi’nin gündeminde siber dolandırıcılık var

Dubai’deki zirvede katılımcılar siber suçlarla eski araçlarla mücadele edilemeyeceğini vurguladı. (Şarku’l Avsat)
Dubai’deki zirvede katılımcılar siber suçlarla eski araçlarla mücadele edilemeyeceğini vurguladı. (Şarku’l Avsat)

Dubai’de düzenlenen ve küresel çapta emniyet liderlerinin bir araya geldiği Dünya Polis Zirvesi’nde suçla mücadele ve suçun toplumlar üzerindeki olumsuz etkilerinin sınırlandırılması alanında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulunuldu. Katılımcılar toplumların güvenliğini artırmak için kolluk kuvvetlerinin akıllı teknolojiler ve yapay zekanın kullanmasının yanı sıra geleceğin liderlerinin iddialı çalışma gündemleri ve planlara sahip olmasının önemine dikkat çekti.
Polis ve güvenlik liderlerinin çağrıları dün Dubai’de başlayan ve dünyanın dört bir yanından bir dizi polis teşkilatı ve liderinin yanı sıra ilgili uluslararası kuruluşların katılımıyla düzenlenen Dünya Polis Zirvesi’nin ilk gününde dile getirildi.
Dubai Veliaht Prensi Şeyh Hamdan bin Muhammed bin Raşit Al Maktum, hukukun üstünlüğünü uygulamada ve her türlü suçla mücadelede sınır ötesi örgütlerle uluslararası iş birliğinin önemini vurguladı. Veliaht Prens’in belirttiği iş birliği bilgi, uzmanlık, başarılı deneyimler ve elektronik tecrübeler de dahil olmak üzere suçla mücadelede her türlü etkili sistemin karşılıklı aktarımını ve dünya çapındaki polis teşkilatları arasında ortaklık düzeylerini geliştirmek için gereken sistemlerin paylaşımını kapsıyor.
Dubai Polisi Başkomutanı Korgeneral Abdullah el-Marri, zirvenin ‘Yeni Nesil Polislik Çalışmasına İlham Verme’ sloganı altında düzenlenen ikinci oturumu hakkında şunları söyledi:
“50 uluslararası kuruluş, dünya çapında 51 polis teşkilatı lideri ve 100 konuşmacı katıldı. Düzenlenen altı konferansta, uluslararası düzeyde kolluk kuvvetlerinin karşılaştığı zorluklar tartışıldı. Bu konferanslar, Suç Azaltma Konferansı, Dubai Uluslararası Kriminal Kanıt Merkezi Konferansı, Dubai Uluslararası Uyuşturucu Sorunları Konferansı, Uluslararası Polis Köpeği Konferansı, İnsansız Hava Aracı Konferansı ve İnovasyon ve Direnç Konferansı’ydı. BAE liderliği, toplumun emniyette hissetmesinin temel bir öncelik aynı zamanda da ekonomik, sosyal ve politik büyümenin bir ekseni olduğuna inanarak, tüm strateji ve planlarında güvenliği sağlamayı hedeflemiştir.”
Abdullah el-Marri ayrıca bu yaklaşımının, devletin kardeş ve dost ülkelere ve uluslararası kuruluşlara olan taahhütlerinde, 2020’den 2022’ye kadar 101 ülke için kara para aklama, uyuşturucu kaçakçılığı ile suçlanan 597 uluslararası çapta aranan kişiyi ve önde gelen organize suç çete üyelerini tutuklayarak gösterdiğini belirtti. Bunun yanı sıra sahtecilik, hırsızlık ve güveni kötüye kullanma suçlamalarıyla aranan 85 kişinin de tutuklandığı bilgisini veren Marri, 195 ülke ve 60 uluslararası kuruluşun da 9 bin 12 güvenlik ve adli bilgi alışverişinden faydalandığını vurguladı.
Tomorrow CEO’su Mike Walsh, gelecekte yapay zeka teknolojisinin değerini, buna yatırım yapılmasını, güvenliği ve emniyeti artırmada ve akıllı şehirler kurmada kullanılmasının önemini vurguladı. Ayrıca devlet kurumları ve özel sektör çalışanlarının modern teknolojiyi kullanmaları için motive etme gerekliliğinin yanı sıra değişim kültürünü benimseyerek, bireylerin kendilerinin geliştirmesi, yapay zeka teknikleriyle çalışma yetilerini geliştirmeleri yoluyla geleceğe hazırlanmanın önemine dikkat çekti.
Walsh, yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesi ışığında, önümüzdeki on yılda toplumsal dönüşümlerin hızlı bir şekilde gerçekleşeceğini ve bu değişikliklerin son 100 yılda meydana gelen değişikliğe eşdeğer olacağını belirterek şunları söyledi:
“Bu nedenle, bireyler ve hükümetlerin, bir değişim kültürüne sahip olmaları, hızlı dönüşümler konusunda daha esnek olmaları ve teknik, eğitim ve eğitimsel hazırlık yoluyla bunlara ayak uydurmak üzere çalışmaları gerekir.”
Koronavirüs pandemisinin yarattığı zorluklara rağmen, teknolojideki gelişme hızının artırdığına ayrıca insanların yaşam akışının örf ve adetlerinin, davranışlarının ve günlük hayatta yapay zekaya olan güvenlerinin büyük ölçüde etkilendiğine dikkat çekti. Pandeminin insanlığın hayatında meydana gelen beklenmedik gelişmelerden biri olarak görüldüğünü belirten Walsh, 100 yıl önceki İspanyol gribi virüsüne ve 1918'deki kolera salgınına benzer şekilde yaşam tarzındaki hızlı değişime, zamanın yaşam kavramlarını değiştirmeye ve telefon, motor ve diğer yeni teknolojilerin geliştirilmesine katkıda bulunduğunu belirtti.
Walsh, toplumların güvenliğini artırmak için kolluk kuvvetlerinin akıllı teknolojileri ve yapay zekayı kullanmasının önemini ve liderlerin gelecekte bu teknolojileri iş gündemlerinin ve iddialı planlarının bir parçası olarak görmelerinin önemi de vurguladı.
Uluslararası Polis Teşkilatı (Interpol) Genel Sekreteri Jürgen Stock, güvenlik açıklarını kapatmak için uluslararası iş birliğinin önemini vurguladı. Stock şu açıklamayı yaptı:
“Suç haritası sürekli değiştiği için mevcut ve gelecekteki organize suçlara karşı eski araçlarla mücadele edilemez. Günümüzde boşlukların doldurulması suçla mücadeleye katkı sağlıyor. Ajansımız da giderek karmaşıklaşan bu gerçeklik üzerine çalışıyor. Bunun için uluslararası çözümler ve bu ortaklıkların tüm sektörlerde güçlendirilmesi gerekiyor.”
Tüm bölgelerde çok taraflı polis iş birliğinin gücüne dikkat çeken Stock, Uluslararası suçların istikrarlı büyümesinin şu an artan küreselleşme ve dijitalleşme ile körüklenen siber dolandırıcılık tarafından yönetildiğini, bu duruma karşı geçmişin araçlarıyla mücadele edilemeyeceğini bu nedenle de bu savaşta polisle finans sektörü arasında bir köprüye ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Dolayısıyla teşkilattaki Mali Suçlar Merkezi’nin bu tür suçlarla mücadeleye yardımcı olması gerektiğini vurguladı. Stock ayrıca geleceğe yönelik iyimserliğini ve bugünün görevinin, ihtiyaç duyulan dünyayı inşa etmek için tüm alanlarda ve sektörlerde çalışmayı gerektirdiğini kaydetti.
Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin Körfez İş Birliği Konseyi Ülkeleri Bölge Temsilcisi Yargıç Dr. Hatem Ali, uyuşturucu ve suçla mücadelede gösterilen muazzam çabalara rağmen, suç örgütleri eylemlerini bırakmadığını söyledi. Bu suçların tabi oldukları resmi prosedürler ve protokoller karşısında teknolojik araçlara erişim ve kabiliyete sahip olmaya devam ettiklerini vurguladı.
Ali, pek çok toplumdaki esneklik faktörüne dikkat çekerek, zorluklarla yüzleşmek ve suçlarla mücadele etmek için performanslarını ve yeteneklerini artırdığını vurguladı. Ali, Toplumun aslında suçla mücadele ve suçu azaltmada kilit bir ortak olduğunu belirttiği açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Ülkelerin suç örgütleri ile mücadele etmesine yardımcı olan gelişmiş, sofistike yöntemler ve uygulamalar ortaya koymaya çalışıyoruz. Ayrıca organize suçla mücadelede başarılı olabilmeleri için polis güçlerini seferber etmeye ve onları desteklemeye çabalıyoruz.”



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.