Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt: Araplar herkesle köprü kurabilir

Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt İsrailli aşırılık yanlılarının Ramazan ayındaki eylemlerine karşı uyarıda bulundu. Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Etiyopya'yı baraj meselesinde iş birliği yapmaya çağırdı.

Arap Birliği dün toplandı (EPA)
Arap Birliği dün toplandı (EPA)
TT

Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt: Araplar herkesle köprü kurabilir

Arap Birliği dün toplandı (EPA)
Arap Birliği dün toplandı (EPA)

Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, dün Arap Birliği'nin 159'uncu Dışişleri Bakanları Olağan Toplantısı’nın açılışında yaptığı konuşmada “Ramazan ayı boyunca Mescid-i Aksa'daki durumu alevlendiren aşırılık yanlısı İsrail unsurları” konusunda uyarıda bulundu. “Çünkü bu, her yerdeki Müslümanlar için kışkırtıcı bir eylem olarak değerlendirilecektir” diyen Gayt, “Filistin davası son dönemde, özellikle aşırı sağcı bir İsrail hükümetinin iktidara gelmesiyle ciddi bir meydan okumayla karşı karşıya. İsrail'deki yeni hükümetin programı barışa değil yerleşimlere, çözüme değil genişlemeye ve ilhaka dayalıdır. Bunun kanıtı, son zamanlarda tüm dünyanın tanık olduğu Huvvara'daki yerleşimciler tarafından evlerin ve mülklerin yakılmasıdır” ifadelerini kullandı.
“Büyük güçler arasındaki kutuplaşma ve rekabet döneminde, ülkeler arasındaki blokların daha yüksek bir değer ve ağırlık kazandığını” vurgulayan Genel Sekreter, “Arap bloğu, yetenekleri ve dünyadaki ağırlığı ile herkesle köprüler kurarak, hareket ve karar özgürlüğünü koruyarak, hareket ve stratejik bağımsızlık alanları yaratma yeteneğine sahiptir” dedi.
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri ise, ülkesinin “Etiyopya'nın Nahda (Rönesans) Barajı ile ilgili tek taraflı, iş birliğine dayalı olmayan uygulamalarından vazgeçmesini sağlamak için Arapların rolüne güvendiğini” ifade etti. Şukri, Arap Birliği’nin dün (Çarşamba) dışişleri bakanları düzeyinde gerçekleştirdiği 159. oturumunda yaptığı konuşmada, “Dünyanın en kurak ülkesi olarak benzersiz bir su kıtlığı çeken ve Nil Nehri'ne neredeyse tamamen bağımlı olan Mısır için bu uygulamaları sürdürmenin tehlikesi konusunda” uyarılarda bulundu.
Arap ülkelerine “müzakere masasında öne sürülen uzlaşmacı çözümlerden herhangi birini benimsemek için gerekli siyasi iradeyi göstermesi adına Etiyopya'yı zorlama” çağrısında bulunan Şukri, “Bu çözümlerin, aşağı havza ülkeleri, Mısır ve Sudan halklarının kaderlerine halel getirmeksizin Etiyopya'nın ekonomik çıkarlarına tam olarak ulaştığı kanıtlanmıştır” dedi.
Mısır Dışişleri Bakanı, bu konunun “çok önemli bir öncelik olduğunu ve Mısır'ın ulusal güvenliği üzerinde kader etkileri olduğunu” belirtti. “Aşağı havzadaki iki ülkeyle bağlayıcı bir yasal anlaşmaya varılmadan barajın doldurulması ve inşa edilmesi sürecinin devam etmesi ışığında, Etiyopya Barajı'nın inşasının en belirgin güncel tezahürü olduğu ortak nehir havzaları üzerinde tek taraflı uygulamaların tehlikesi” konusunda uyarıda bulunan Şukri, bunu Eylül 2021'de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından yayınlanan “uluslararası hukuk kurallarının ihlali ve başkanlık bildirisine bağlılık eksikliği” olarak değerlendirdi.
Etiyopya ile hem Mısır hem de Sudan arasındaki Nahda (Rönesans) Barajı müzakereleri, 10 Ocak 2021'deki son müzakere turundan bu yana durgunlaştı. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi daha önce yaptığı açıklamada, “Etiyopya'nın Büyük Etiyopya Rönesans Barajı'nın doldurulmasına ilişkin müzakereler sırasında gösterdiği uzlaşmazlık, Afrika Birliği (AfB) himayesinde devam eden müzakerelerin aylardır aksamasına yol açtı” ifadelerini kullanmıştı.
Arap Dışişleri Bakanları Konseyi'nin gündeminde Filistin arenasındaki siyasi gelişmeler ve Arap su güvenliği konularının yanı sıra Lübnan, Suriye, Libya, Yemen ve Irak'taki gelişmeler, İran ile Türkiye'nin Arap ülkelerinin iç işlerine müdahalesi yer aldı. Ayrıca toplantıda Sudan, Somali ve Komorlar'da barış ve kalkınma desteklenirken Cibuti – Eritre sınır anlaşmazlığına barışçıl bir çözümün önemi vurgulandı.
Toplantıda Arap – Afrika ilişkileri ile Arap ülkelerinin Avrupa, Rusya, Orta Asya ülkeleri, Çin, Hindistan, Japonya ve Latin Amerika ülkeleri ile ilişkilerine değinildi. Ayrıca küresel iklim değişikliği sorunları ile Arap etkileşimleri, sosyal işler, insan hakları, ‘terörizme’ karşı mücadele meseleleri ele alındı.
Türkiye'nin Arap ülkelerinin iç işlerine müdahalesini takip etmekle ilgilenen Arap Bakanlar Komitesi, Arap Birliği'nin 159’uncu oturumu kapsamında Çarşamba günü bir toplantı gerçekleştirdi. Komitede Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Suudi Arabistan ve Irak'ın yanı sıra Arap Birliği Genel Sekreteri yer alıyor.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.