Uluslararası arenadan Suudi Arabistan - İran anlaşmasına destek

Bu hamleyle bölgesel istikrarın sağlanması hedefleniyor.

Suudi Arabistan ile İran arasındaki anlaşmanın Pekin'deki imza töreninden bir bölüm (SPA)
Suudi Arabistan ile İran arasındaki anlaşmanın Pekin'deki imza töreninden bir bölüm (SPA)
TT

Uluslararası arenadan Suudi Arabistan - İran anlaşmasına destek

Suudi Arabistan ile İran arasındaki anlaşmanın Pekin'deki imza töreninden bir bölüm (SPA)
Suudi Arabistan ile İran arasındaki anlaşmanın Pekin'deki imza töreninden bir bölüm (SPA)

Uluslararası arena dün Suudi Arabistan ve İran arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden başlatılmasına yönelik anlaşmadan duyulan memnuniyeti dile getirdi. Bu adımın bölgenin istikrarına katkıda bulunmasının umut edildiği vurgulandı.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres anlaşmadan duyduğu memnuniyeti dile getirerek müzakereleri teşvik ettikleri için Çin, Umman ve Irak'a övgüde bulundu. BM Sözcüsü Stephen Dujarric, “İran ve Suudi Arabistan arasında iyi komşuluk ilişkileri Körfez bölgesinin istikrarı için kilit önem taşıyor” diyerek,  Genel Sekreter’in Körfez bölgesinde kalıcı barış ve güvenliğin inşası için bölgesel diyalogun daha da ilerletilmesi bağlamında kendisinin de katkı sağlamaya hazır olduğunu vurguladı.
Çin Merkez Komitesi Siyasi Büro üyesi Wang Yi de yaptığı açıklamada “Bu diyalog barış içi bir zafer ve dünyanın büyük bir kargaşaya tanık olduğu bir zamanda çok güzel bir müjde veriyor” dei. Ülkesinin bugün dünyadaki çetrefilli meselelerle başa çıkmada yapıcı rol oynamaya devam edeceğini ve büyük bir ülke olarak üzerine düşen sorumluluğu göstereceğine işaret etti. Wang Yi ayrıca dünyanın yalnızca Ukrayna meselesiyle sınırlı olmadığını vurguladı.
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha, anlaşmanın bölgede barış, güvenlik ve istikrar temellerinin güçlendirilmesinin yanı sıra İİT üyesi ülkeler arasındaki iş birliğe ivme  sağladığını belirterek, İran ile Suudi Arabistan arasındaki görüşmelere ev sahipliği yapan Çin, Umman ve Irak'a da teşekkürlerini sundu.
Dünya İslam Birliği (Rabıta) Genel Sekreteri Dr. Muhammed el-İsa ise bölgesel, uluslararası istikrar ve refahın güçlendirilmesine katkıda bulunacağı ümidiyle bu anlaşmanın hem ülkeler hem de halklar için hayırlar getirmesi diledi.
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi, bölgede güvenlik ve barışın güçlendirilmesine, bölge halklarının istikrar ve refahının desteklenmesine katkıda bulunan tüm adımları memnuniyetle karşıladığını ifade ederek, Riyad’ın oynadığı merkezi rolün, bölgesel ve uluslararası alanda yürüttüğü etkili diplomasinin önemine değindi.
Atılan adımın küresel barış ve güvenliğin güçlendirilmesine katkıda bulunacağına atıfta bulunan Budeyvi, KİK ülkelerinin diyalog politikasını destekleme ve farklılıkları siyasi olarak çözme konusundaki tutumunu da yineledi.
Umman Dışişleri Bakanlığı, atılan bu adımın bölgedeki güvenlik ve istikrar temellerinin güçlendirilmesinin yanı sıra tüm bölge ve dünya halklarının yararına olan olumlu ve yapıcı iş birliğinin pekiştirilmesine katkıda bulunmasını umduğunu bildirdi. Mısır Dışişleri Bakanlığı da anlaşmanın bölgedeki gerilimlerin hafifletilmesine katkıda bulunarak,  istikrarın temellerini güçlendirdiğini, ayrıca Arap ulusal güvenliğinin yeteneklerini ve halkların refah, kalkınma ve istikrar özlemlerini koruduğunu kaydetti.
Irak Dışişleri Bakanlığı, hükümetin bu bağlamda iki taraf arasında diyalog turlarına ev sahipliği yapan Bağdat üzerinden gösterdiği çabanın, Umman Sultanlığı ve Çin aracılığıyla devam eden diyaloglar için sağlam bir temel oluşturduğunu bildirdi. Bakanlık, anlaşmanın bölge ülkelerinin iş birliğine niteliksel bir ivme kazandıracağını aktardı. Ürdün Dışişleri Bakanlığı da atılan adımın devletlerin egemenliğini ve iç işlerine karışmamayı sağlayacağına atıfta bulunarak, ortak çıkarlara hizmet edecek şekilde bölgede güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkıda bulunacağını umduğunu kaydetti.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Enver Karkaş da anlaşmayı memnuniyetle karşılayarak, Çin’in süreçteki rolünü takdir etti. Karkaş, ülkesinin bölge ülkeleri arasında iyi komşuluk kavramlarını pekiştirmek ve herkes için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmek adına ortak bir paydadan yola çıkacak olumlu iletişim ve diyalogun önemine inandığını söyledi.
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da devletin anlaşmaya verdiği destek teyit edilerek bunun bölgedeki güvenlik ve istikrar temellerinin güçlendirilmesine, güven inşasına ve taraf ülkelerinin çıkarları doğrultusunda her iki taraf arasında dostane ilişkilerin geliştirilmesine katkıda bulunmasının umduğu vurgulandı.
Katar Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Doha ve Ankara, Riyad ile Tahran arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden başlamasını ve en fazla iki aylık bir süre içinde büyükelçilik ve temsilciliklerinin yeniden açılmasını memnuniyetle karşıladı.
Cezayir Dışişleri Bakanlığı, müzakerelere damgasını vuran olumlu atmosferden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, anlaşmanın iki ülke ve halkların Birleşmiş Milletler Şartı'nda öngörülen ilkelere bağlılık çerçevesinde iş birliği ve dayanışma ilişkilerini güçlendirmesini sağlayacağını vurguladı. Açıklamada, bölgede ve dünyada barış ve güvenliğin güçlendirilmesine katkı sağlayacak şekilde farklılıkları diyalog yoluyla çözmenin gerekliliğine dikkat çekildi.
Filistin Devlet Başkanlığı, Çin'in bu anlaşmaya varılmasına katkıda bulunan olumlu rolünü takdir ederek, bunun bölgede istikrara yol açacağını ve olumlu iklimi artıracağını umduğunu bildirdi.
Arap Parlamentosu da bölgede istikrarın sağlanması ve krizlerin çözülmesi için atılan bu adımın önemini vurgulayarak, anlaşmanın mevcut gerginliğin azaltılmasına ve tüm dünya halklarının güvenliğinin sağlanmasına katkı sağlamasının temenni edildiğini duyurdu.
Bir diğer açıklama da Pakistan Dışişleri Bakanlığı’ndan geldi. Açıklamada, bu önemli diplomatik gelişmenin bölge ve ötesinde barış ve istikrarın tesisine katkı sağlayacağını, ayrıca Ortadoğu ve bölgedeki yapıcı rolünü sürdürecek olan İslamabad’ın bu olumlu adımın bölgesel iş birliği ve uyum için bir model oluşturmasını uut ettiği vurgulandı.
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov da anlaşmaya varılmasını oldukça olumlu bir adım olarak nitelendirerek bunun, bölgedeki duruma pozitif yansıyacağını düşündüklerini söyledi.



Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad'daki Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzalarken dost ve kardeş ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceğini görüştü.

Prens Halid bin Selman, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

“Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde ve onun adına, kardeş ve dost ülkelerden gelen sayın konukların huzurunda Dünya Savunma Fuarı'nın açılışını yapmaktan büyük mutluluk duydum. Bu etkinlik, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed Bin Selaman’ın savunma ve güvenlik sektöründeki küresel gelişmelere ayak uydurma vizyonunu somutlaştırıyor.”

Prens Halid bin Selman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünya Savunma Fuarı'nda kardeş ve dost ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duydum. Savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceği ile ilgili bir dizi konu hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Fuarda sunulan fırsatları vurguladık. Ayrıca bir dizi mutabakat zaptı ve anlaşmanın imzalanmasına şahitlik ettim ve bunları imzaladım.”

Prens Halid bin Selman ve Güney Kore Savunma Bakanı Ahn Gyu-Back, Suudi Arabisatan Savunma Geliştirme Genel Müdürlüğü ile Güney Kore Savunma Geliştirme Ajansı (ADD) arasında savunma araştırma ve geliştirme ile savunma ve askeri teknolojiler ve sistemler için inovasyon alanında bir mutabakat zaptının imzalanmasına şahitlik ettiler.

Prens Halid bin Selman, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Slovakya Savunma Bakanlığı arasında savunma alanında iş birliği için bir mutabakat zaptı imzaladı. Ayrıca, Malezya Savunma Bakanı Muhammed Halid Nurdin ile Suudi Arabistan hükümeti ile Malezya hükümeti arasında savunma alanında iş birliği için bir anlaşma imzaladı. Prens Halid bin Selman ayrıca Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Somalı Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı arasında askeri alanda iş birliği için Somali Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanı Ahmed Maalim Faki ile bir mutabakat zaptı imzaladı.


İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.