Erbil’in Bağdat ile yapılan ‘anlaşmalar’ sayesinde petrol akışının durmayacağına güveni tam

Geçtiğimiz ocak ayında akaryakıt için sıraya giren Kerküklüler (Getty)
Geçtiğimiz ocak ayında akaryakıt için sıraya giren Kerküklüler (Getty)
TT

Erbil’in Bağdat ile yapılan ‘anlaşmalar’ sayesinde petrol akışının durmayacağına güveni tam

Geçtiğimiz ocak ayında akaryakıt için sıraya giren Kerküklüler (Getty)
Geçtiğimiz ocak ayında akaryakıt için sıraya giren Kerküklüler (Getty)

Fransa’nın başkenti Paris'teki Uluslararası Ticaret Odası (ICC) Tahkim Mahkemesinin Irak'ın açtığı petrol ihracatına ilişkin davada Türkiye aleyhine karar almasının ardından Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) başkenti Erbil'deki yetkililerin çoğu, petrolün Irak’ın federal hükümetinden bağımsız olarak ihraç edilememesi konusunda endişeli gibi görünmüyor.
IKBY Başbakanı Mesrur Barzani, konuyla ilgili olarak Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Bağdat ile kısa bir süre önce yapılan anlaşmalar ICC Tahkim Mahkemesinin kararına ilişkin sorunu çözmemizin temelini oluşturduğunu söyledi. Barzani, Erbil’den bir hükümet heyetinin yakında bazı temaslarda bulunmak üzere Bağdat’ı ziyaret edeceğini de sözlerine ekledi.
Kürt yetkililerin Bağdat’la yapılan anlaşmalara duyulan güvenle ilgili açıklamalarına dün bir yenisi daha eklendi. Rudaw Medya Ağı'na konuşan Barzani’nin Hizmet ve Yatırım İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Rebaz Hamlan, Irak hükümeti bu kararın alınması için uzun süredir Türkiye ile çalışıyor ve bunun yanı sıra IKBY’nin petrol konusunda Irak hükümeti ile yaptığı bir anlaşma var” ifadelerini kullandı. IKBY petrolünün satışının asla durmayacağının altını çizen Hamlan, IKBY hükümetinden bir heyetin Bağdat'ta Irak hükümeti ile petrol ihraç mekanizmasını görüştüğünü ve petrolün yeni bir mekanizma aracılığıyla satılıp ihraç edileceğini belirtti. Petrol ihracatının durdurulmasının maaşların ödenmesinde sorun teşkil edeceğini düşünen Hamlan, “Ama biz çalışanlara maaşlarını ödemeye devam edeceğimizin garantisini veriyoruz” dedi.
IKBY Temsilciler Meclisi Petrol ve Doğalgaz Komitesi Başkan Yardımcısı Nehru Revandizi, dün yaptığı açıklamada, IKBY’den Türkiye'nin Ceyhan Limanı’na yapılan petrol ihracatının durdurulması kararının geçici olduğunu söyledi. Revandizi, düzenlediği basın toplantısında, “Edindiğimiz bilgilere göre IKBY ile Irak hükümeti arasında, Temsilciler Meclisi 2023 yılı bütçesini onaylayana kadar petrol ihracatının sürdürülmesi konusunda anlaşmaya varılacak” ifadelerini kullandı. IKBY’den petrol ihracatının yeniden başlaması için en kısa sürede bir anlaşmaya varılacağına inancının tam olduğunu söyleyen Revandizi, Paris’teki mahkemenin Türkiye aleyhine ve Irak lehine karar vermesinin Bağdat-Erbil ilişkilerini aksatmayacağının altını çizdi.
Paris merkezli ICC Tahkim Mahkemesi, 1973 yılında imzalanan Irak-Türkiye Boru Hattı Anlaşması’nın hükümlerini ihlal ettiği gerekçesiyle Türkiye aleyhine ve Irak lehine karar vermişti. Bu karar, IKBY’nin yıllardır yaptığı gibi Türkiye'nin Ceyhan Limanı’na petrol ihracatına devam edememesi ve bunun sonucunda IKBY ekonomisinin gerileyebileceği anlamına geliyor.
Petrol uzmanı Hamza El-Cevahiri ise Kürt yetkililerin güven verici tutumlarının kararla ilgili hiçbir şey yapamamalarından kaynaklandığını düşünüyor. Şarku’l Avsat’a konuşan Cevahiri, ICC Tahkim Mahkemesi kararının Türkiye için bağlayıcı olduğu açık. Türkiye, karara uyacağını Irak hükümetine bildirdi. Böylece, petrol ihracatı ve satışı yalnızca Irak Milli Petrol Şirketi (SOMO) tarafından yapılacak. Gelirleri Irak Merkez Bankası'na gönderilecek. Ardından yetkili taraf olan Irak Maliye Bakanlığı’na geri dönecek” ifadelerini kullandı.
Irak ile petrol ihracat anlaşmasını ihlal etmesinden ötürü Türkiye’nin Irak’a ödeyeceği tazminat miktarıyla ilgili çelişkili rakamlara da değinen Cevahiri, tazminat konusunun henüz net olmadığını, ancak Irak'ın 2014 yılına kadar en az 26 milyar (84 milyon dolar) dinar tazminat alması gerektiğini ve eğer sonraki yıllar dikkate alınırsa bu rakamın 60 milyar dinara  (195 milyon dolar) çıkabileceğini belirtti.
Irak Petrol Bakanlığı tarafından cumartesi günü yapılan açıklamada, Paris’teki ICC Tahkim Mahkemesinin Irak lehine verdiği nihai kararın memnuniyetle karşılandığı duyuruldu.   Bakanlık, SOMO'nun Türkiye'nin Ceyhan Limanı üzerinden yapılan petrol ihracatı faaliyetlerini yönetmeye yetkili tek kuruluş olduğunu vurguladı.
Açıklamada, Irak'ın davayı kazanmasının ardından alacağı tazminatın miktarına değinilmezken Irak'ın Türkiye ile olan iyi ve köklü ilişkilerin derinliği vurgulanarak Türk tarafı rahatlatılmaya çalışıldı. ICC Tahkim Mahkemesinin kararının Irak’ın anayasal yetkilerini ve ülkenin tüm zenginlikleri üzerindeki egemenliğini koruduğu belirtilen açıklamada, bu kararın ortak çıkarlara ulaşmada Türkiye-Irak ilişkilerinin gelişmesine ve genişlemesine engel teşkil etmediğinin altı çizildi.
Bakanlık, Irak petrolünün Türkiye'nin Ceyhan limanı üzerinden ihraç edilmesine ilişkin mekanizmaların, nihai kararın verilmesinden sonra elde edilen yeni verilere göre IKBY’nin ve Türkiye’nin ilgili makamlarıyla görüşüleceğini bildirdi.
Erbil’in Bağdat’tan bağımsız olarak petrol ihraç etmesi meselesi yıllardır iki taraf arasındaki en büyük çekişmeli sorunlardan biri olarak gündemde kalmaya devam etti. ICC Tahkim Mahkemesi kararı, bu karmaşık ve uzun süren anlaşmazlığın çözümü için kapıyı aralayabilir. Bunun yanında Bağdat hükümeti, müzakerelerde güçlü bir konuma sahipken Erbil ve Ankara’nın konumları daha zayıf kalıyor.

IKBY’de 18 Kasım’da genel seçimlere gidiyor
Diğer taraftan IKBY Başkanlık Sözcüsü Dilşad Şahab, dün, başkent Erbil'de düzenlediği basın toplantısında, genel seçimlerin 18 Kasım'da yapılacağını duyurdu. IKBY Meclisi’nin görev süresi, siyaset sahnesinde yaşanan gerilim ve kriz nedeniyle bir yıl uzatılmıştı. Şahab, yaptığı açıklamada, tüm siyasi partilerle görüşüldüğünü, tamamının taleplerini dile getirdiğini ve şu an için hiçbir partinin seçim yapılmasına itiraz etmediğini kaydetti.
IKBY’nin 111 sandalyeli Meclisi, geçtiğimiz ekim ayında, aynı ay içinde yapılması gereken seçimleri, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) arasında seçim bölgeleri dağılımının mekanizmasına ilişkin yaşanan siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle erteleyerek görev süresini bir yıl daha uzatmıştı.



Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.


Suriye'nin güneyinde bir güvenlik görevlisi dört kişiyi öldürdü

Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
TT

Suriye'nin güneyinde bir güvenlik görevlisi dört kişiyi öldürdü

Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)

Suriye yetkilileri, ağırlıklı olarak Dürzi nüfusun yaşadığı Süveyda vilayetinde dört sivilin ölümüne ve bir kişinin de ağır yaralanmasına neden olan silahlı saldırıyla ilgili şüpheyle bir İç Güvenlik Kuvvetleri mensubunu gözaltına aldı.

Resmi haber ajansı SANA, Süveyda İç Güvenlik Şefi Hüseyin el-Tahhan'ın şu sözlerini aktardı: "Süveyda kırsalındaki el-Matouna köyünde korkunç bir suç işlendi ve dört vatandaş öldü, bir kişi de ağır yaralandı."

El-Tahhan, “bir mağdurla iş birliği içinde yapılan ilk soruşturmalar, şüphelilerden birinin bölgedeki İç Güvenlik Müdürlüğü personeli olduğunu ortaya koydu” açıklamasını yaptı ve “memur derhal gözaltına alındı ve yasal işlemlerin tamamlanması için soruşturmaya sevk edildi” ifadelerini kullandı.

Güney Suriye'deki Dürzi azınlığın kalesi olan Süveyda Valiliği, 13 Temmuz'dan itibaren bir hafta boyunca Dürzi silahlı gruplar ile Bedevi savaşçılar arasında çatışmalara sahne oldu, hükümet güçlerinin ve ardından Bedevilerin yanında yer alan silahlı aşiret mensuplarının müdahalesiyle kanlı çatışmalar yaşandı.

20 Temmuz'da ateşkes sağlandı, ancak durum gerginliğini korudu ve Süveyda'ya erişim zorlaştı.

Bölge sakinleri, hükümeti eyaleti kuşatma altına almakla suçlarken, on binlerce insan yerinden edildi; Şam ise bu suçlamayı reddediyor. O zamandan beri birkaç yardım konvoyu bölgeye girdi.

Süveyda valiliğindeki iç güvenlik başkanı, "kurbanların ailelerine en içten taziyelerini" ileterek, "vatandaşlara karşı yapılan her türlü ihlalin kesinlikle kabul edilemez olduğunu ve halkın güvenliğini ve emniyetini tehdit eden hiçbir eyleme müsamaha gösterilmeyeceğini" vurguladı.