Biden, Çin’in yükselişi ışığında ikinci demokrasi zirvesine ev sahipliği yapacakhttps://turkish.aawsat.com/home/article/4236691/biden-%C3%A7in%E2%80%99-y%C3%BCkseli%C5%9Fi-%C4%B1%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda-ikinci-demokrasi-zirvesine-ev-sahipli%C4%9Fi-yapacak
Biden, Çin’in yükselişi ışığında ikinci demokrasi zirvesine ev sahipliği yapacak
ABD Başkanı Joe Biden (AP)
ABD Başkanı Joe Biden, Ukrayna’daki savaşın hakim olduğu ve Çin’in nüfuzunun artmasından endişe edilen ikinci bir demokrasi zirvesine ev sahipliği yapacak.
Biden, büyük bölümü video konferans ile gerçekleşecek olan üç günlük zirveye, en az 121 dünya liderini davet etti. Bu, 2021’deki ilk zirveye davet edilen lider sayısından sekiz kat fazla.
ABD Başkanı, beş kıtanın temsil edilmesini sağlamak için Zambiya, Kosta Rika, Güney Kore ve Hollanda liderlerini toplantıya ortak ev sahipliği yapmaya davet etmeye hevesliydi.
Washington’daki Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nden Marty Flacks AFP’ye yaptığı açıklamada, zirvenin demokrasiye yönelik tehditlerin ‘yavaş ilerleyen bir tehdit olsa da, önemli ve son derece acil bir meseleye’ evrildiği bir zamanda yapılacağını söyledi.
Zirve oturumları, Çin’in hızlı teknolojik ilerlemeler kaydetmesiyle ABD’nin büyüyen bir tehdit olarak gördüğü gözetleme teknolojisi de dahil olmak üzere demokrasiye yönelik bir dizi zorluk hakkında tartışmalar için sivil toplum temsilcilerini bir araya getirecek.
Zirve, yarın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Ukrayna’da barış konulu çevrimiçi bir tartışmayla açılacak.
Öte yandan zirve, Çin ve Rusya’nın kıtadaki varlıklarını güçlendirdiği bir dönemde, ABD’nin Afrika ile yakınlaşması için yeni bir fırsat oluşturacak.
ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, bu hafta boyunca Gana, Tanzanya ve Devlet Başkanı Hakainde Hichilema'nın Washington tarafından demokrasi konusunda bir model olarak gösterildiği Zambiya’yı ziyaret edecek
ABD destekli araştırma grubu Freedom House’un son yıllık raporuna göre, 2022 yılına kadar dünyanın her yerinde demokraside bir gerileme kaydedildi.
Grubun zirve koordinatörü Katie LaRoque, tek bir toplantının kendi başına belirleyici olmayacağını ancak bir araya gelmenin bir fırsat sunduğunu söyledi.
LaRoque, “Bu demokrasiler, yaygın otoriter saldırganlığı içerebilecek politika değişikliklerini koordine edebilir” dedi.
İran'a ait tekneler Hürmüz Boğazı'ndaki seyir risklerini artırıyor
Hürmüz Boğazı'ndaki tatbikatlar sırasında "Devrim Muhafızları"na ait hızlı botlar (Arşiv- Tesnim)
İran’ın, Hürmüz Boğazı yakınlarında iki konteyner gemisine el koymak için küçük ve hızlı hareket eden botlardan oluşan bir filo kullandığı bildirildi. Bu durum, ABD güçlerinin İran’ın deniz tehdidini etkisiz hale getirdiği yönündeki iddiaları zayıflatırken, dünyanın en önemli petrol ihracat güzergâhlarından birinin yeniden açılmasının önündeki zorlukları ortaya koyuyor.
ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran’ın geleneksel deniz gücünün büyük ölçüde yok edildiğini, ancak “hızlı saldırı botlarının” ciddi bir tehdit olarak değerlendirilmediğini kabul etti.
Trump, bu tür teknelerin boğaz dışındaki ABD ablukası bölgesine yaklaşması halinde, Karayipler ve Pasifik’te uygulanan “aynı imha sistemi” ile “derhal yok edileceğini” söyledi. Söz konusu bölgelerde ABD hava saldırılarının uyuşturucu taşıdığı şüphesi bulunan tekneleri hedef aldığı ve en az 181 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.
Bununla birlikte, bu botların büyük ve silahsız ticari gemilere saldırmak üzere ağır silahlarla donatılmadığı; İran Devrim Muhafızları’nın ise ağır makineli tüfekler, roketatarlar ve bazı durumlarda gemisavar füzeler kullandığı ifade ediliyor.
Yunanistan merkezli deniz güvenlik şirketi Diaplous, Reuters’a yaptığı değerlendirmede, hızlı bot saldırılarının artık “çok katmanlı tehdit sisteminin” bir parçası haline geldiğini belirtti. Buna kıyıdan fırlatılan füzeler, insansız hava araçları (İHA), mayınlar ve elektronik karıştırma unsurlarının da eklendiği; bu yöntemlerle belirsizlik yaratılarak karar alma süreçlerinin yavaşlatılmasının hedeflendiği kaydedildi.
Hürmüz Boğazı'nın kuzeyinde bulunan bir grup küçük teknenin uydu görüntüsü (Reuters)
Deniz güvenliği uzmanları, İran’ın savaş öncesinde yüzlerce, hatta binlerce bu tür bota sahip olduğunu; bunların çoğunun kıyı tünellerinde, deniz üslerinde veya sivil gemiler arasında gizlendiğini tahmin ediyor.
Deniz güvenliği şirketi Dryad Global’in CEO’su Corey Ranslem ise 28 Şubat’ta başlayan savaşın ardından yaklaşık 100 veya daha fazla botun imha edilmiş olabileceğini belirtti.
Strateji değişikliği
Bu haftadan önce İran, boğaz çevresindeki deniz trafiğini hedef almak için füze ve İHA saldırılarına ağırlık veriyordu. Dünya günlük petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bu rota üzerindeki saldırılar, 8 Nisan’daki ateşkesle durmuştu.
İran’ın iki konteyner gemisine el koyması, Washington’un İran deniz ticaretini engellemeye yönelik ablukası ve İran bağlantılı petrol tankerlerini durdurma girişimlerinin ardından geldi.
İngiltere merkezli Ambrey şirketinde kıdemli analist olan Daniel Müller, “Sivil deniz taşımacılığı sektörünün, İran silahlı güçlerinin gemilere el koymasını engelleyecek şekilde donanımlı olmadığını” belirtti.
ABD Donanması tarafından yayınlanan görüntülerde, Hürmüz Boğazı'nda bir petrol tankerinin İran botları tarafından kuşatıldığı görülüyor (Arşiv- Reuters).
Müller, bu tür operasyonlarda genellikle yaklaşık 12 botun kullanıldığını ifade etti.
Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre üst düzey bir İranlı güvenlik yetkilisi, hızlı botların artık İran’ın deniz stratejisinin “omurgasını” oluşturduğunu ve “asimetrik savaş” kapsamında hızla konuşlandırılabildiğini söyledi. İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, “Bu botlar, çok yüksek hızları sayesinde fark edilmeden vur-kaç saldırıları gerçekleştirebiliyor” ifadelerini kullandı.
Hızlı botların sınırlılıkları
Ambrey’den Müller, İran’ın 2019’dan bu yana küçük ve hızlı botları en az yedi kez kullandığını, buna bu hafta gerçekleşen el koyma operasyonlarının da dahil olduğunu söyledi.
İranlı bir kaynak ise yaz aylarında İran kara sularında görülen şiddetli rüzgârlar ve yüksek dalgaların bu tür operasyonları zorlaştırdığını belirterek, “Deniz çok dalgalı olduğunda botlardaki güçler ateş açamaz” dedi.
Savunma istihbarat şirketi Janes’te Ortadoğu uzmanı Jeremy Binnie ise bu botların savaş gemilerine karşı etkili olmadığını ve doğrudan bir saldırı durumunda “ağır kayıplar verebileceğini” ifade etti. Binnie, “Bir geminin savunmasını farklı yönlerden saldırarak zorlamaya çalışsalar bile, çağrılacak hava desteğine karşı oldukça savunmasız kalırlar” değerlendirmesinde bulundu.
Binnie ayrıca güdümlü füze saldırılarının bu botları kolaylıkla imha edebileceğini, ancak omuzdan atılan roketlerin alçak irtifada uçan ABD uçakları için tehdit oluşturabileceğini söyledi.
Devrim Muhafızları'na ait hızlı botlar Deniz tatbikatında (Tesnim)
Uzmanlar, küçük bot tehdidini ortadan kaldırmanın, daha büyük İran savaş gemilerini hedef almaktan çok daha zor olacağına dikkat çekiyor. Büyük gemilerin tespit edilmesi ve izlenmesi görece kolayken, küçük botların daha dağınık ve hareketli yapısı operasyonları zorlaştırıyor.
Bu gelişmeler, küresel deniz taşımacılığı sektörü açısından artan belirsizlik ve sigorta maliyetlerinde yükseliş anlamına geliyor.
İngiltere merkezli danışmanlık şirketi Universal Defence and Security Solutions Direktörü ve eski Kraliyet Donanması Koramiralı Duncan Potts, 1980’lerdeki “Tanker Savaşı” sonrasında İran’ın, donanmasının büyük ölçüde tahrip edilmesine rağmen asimetrik taktiklere yöneldiğini hatırlattı.
Potts, “ABD Donanması ve başkan ‘donanmayı yok ettik’ dediğinde, bu daha önce de yapıldı. Ancak karşı tarafın alışılmışın dışında yöntemler benimsediği gerçeği göz ardı edilmemeli. İran bu yöntemlerde ustalaştı” değerlendirmesinde bulundu.
ABD AUKUS ittifakı kapsamında ilk büyük denizaltı sözleşmesini onayladıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5265976-abd-aukus-ittifak%C4%B1-kapsam%C4%B1nda-ilk-b%C3%BCy%C3%BCk-denizalt%C4%B1-s%C3%B6zle%C5%9Fmesini-onaylad%C4%B1
ABD AUKUS ittifakı kapsamında ilk büyük denizaltı sözleşmesini onayladı
Amerikan yapımı Ohio sınıfı nükleer denizaltı (EPA)
ABD, “AUKUS” güvenlik anlaşması kapsamında ilk büyük denizaltı sözleşmesini onayladı.
Şarku'l Avsat'ın PA Media’dan aktardığına göre ABD hükümeti dün, 196 milyon dolar değerindeki sözleşmenin ABD’li şirket Electric Boat’a verildiğini açıkladı.
2021’de imzalanan güvenlik anlaşması kapsamında Avustralya, Birleşik Krallık ve ABD’nin desteğiyle nükleer enerjiyle çalışan denizaltılar edinecek; ayrıca askeri teknoloji alanında iş birliği yapılacak.
Avustralya’nın finanse edeceği sözleşme; “destek mühendisliği, teknik faaliyetler, tasarım temsilciliği ve tasarım transferi faaliyetlerini” kapsıyor.
Yeni sözleşme, Birleşik Krallık’ta AUKUS ortaklığının bazı unsurlarına yönelik siyasi baskıların arttığı bir dönemde geldi.
Geçen mart ayında Galler Birinci Bakanı İşçi Partili Eluned Morgan, ABD’nin “artık eskisi gibi bir ortak olmadığını” söylemiş ve Birleşik Krallık hükümetine AUKUS’la bağlantılı başka bir projeden çekilme çağrısında bulunmuştu.
ABD askeri, Maduro'nun tutuklanmasıyla ilgili bilgileri bahis piyasasında kullanmakla suçlanıyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5265943-abd-askeri-maduronun-tutuklanmas%C4%B1yla-ilgili-bilgileri-bahis-piyasas%C4%B1nda-kullanmakla
ABD askeri, Maduro'nun tutuklanmasıyla ilgili bilgileri bahis piyasasında kullanmakla suçlanıyor
ABD Başkanı Donald Trump'ın, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun tutuklanmasının ardından paylaştığı fotoğraf (Truth Social)
Federal yetkililer dün yaptıkları açıklamada, bir ABD askerinin, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun tutuklanmasıyla ilgili çevrimiçi bahis piyasasında içeriden bilgi kullanarak 400 bin dolar kazandığı iddiasıyla suçlandığını duyurdu.
New York Başsavcılığı, Janon Cain Van Dyke'ın geçen ocak ayında Maduro'yu tutuklama operasyonunda yer aldığını ve gizli bilgilere erişimini "PolyMarkets" tahmin piyasası web sitesi aracılığıyla para kazanmak için kullandığını belirtti.
İddianameye göre Van Dyke, kıdemli bir astsubaydı ve Özel Kuvvetler birliğinde Kuzey Carolina eyaletinin Fayetteville kentindeki Fort Bragg'da görev yapıyordu; ancak iddianamede onun askeri hizmeti hakkında daha fazla ayrıntı vermiyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة