Yeni fenomen: Orta sınıf da tarihi tablo satın alıyor

Sanat müzayedeleri, Paris'ten New York'a tüm meraklıları kendine çekiyor

İngiliz sanatçı Henry Moore'un "Anne ve Çocuk" adlı bronz heykeli (Fransız Haber Ajansı- AFP)
İngiliz sanatçı Henry Moore'un "Anne ve Çocuk" adlı bronz heykeli (Fransız Haber Ajansı- AFP)
TT

Yeni fenomen: Orta sınıf da tarihi tablo satın alıyor

İngiliz sanatçı Henry Moore'un "Anne ve Çocuk" adlı bronz heykeli (Fransız Haber Ajansı- AFP)
İngiliz sanatçı Henry Moore'un "Anne ve Çocuk" adlı bronz heykeli (Fransız Haber Ajansı- AFP)

Sektördeki uzmanların belirttiği üzere, 15. ve 19. yüzyıllar arasına ait, Paris, Londra ve New York’ta bulunan tarihi tabloların yer aldığı müzayede, 30 ilâ 50 yaşları arasındaki, “zamanda geriye gitmeyi" deneyimledikleri sanatsal bir türe ilgi duyan yeni koleksiyonerleri cezbediyor.
Paris Resim Sergisi Başkanı Louis de Bezier, dijital dünyaya nadiren giren finans veya hukuk alanındaki çalışanlarla ilgili olarak, "birçoğunun, Kovid-19 pandemisi zamanında uygulanan karantina dönemlerinde gerçekleştirilen elektronik satışlar sayesinde eski tablolara sahip olma tutkusunu keşfettiğini" kaydetti. Konuyla ilgili olarak Paris'teki Christie's müzayede evinden Elaine Rehal, "Bu insanlardan bazılarının milyonlarca euroya tablo satın aldığını fark ettik" ifadelerini kullandı.
Johann Heinrich Füssli’nin 18. yüzyıla ait tablosunu yeni bir koleksiyoncuya satan bir sanat tüccarı olan De Bezier, bu koleksiyoncuların oturma odalarında sergilemek için "nadir bulunan değerli bir tablo" satın almak istediklerini belirterek, "Onları işin tamamlandığı döneme götüren çizimin maneviyatına ilgi gösteriyorlar" ifadelerini kullandı.

Atlanta’da bulunan High Museum Of Art’ta (Atlanta Sanat Müzesi) sergilenen resimlerden biri (Fransız Haber Ajansı- AFP)
New York'ta, büyük bir ABD yatırım bankasının çalışanı olan 36 yaşındaki Domenico Lanzara, Ön-Raffaeloculuk (Pre-Raphaelite) ile ilişkilendirilen tablolara bayılıyor. Koleksiyonunun "çoğu İtalyan ressamlara ait, on altıncı ve on sekizinci yüzyıllardan kalma yaklaşık yirmi resmi" içerdiğini hevesle açıklayan Lanzara, “yakın zamanda koleksiyonunu 19. yüzyıl Alman resimleriyle zenginleştirdiğini” belirtti. Lanzara, açıklamalarına şöyle devam etti: "Bana zamanda geriye gitmişim gibi hissettiren parçalarla çevrili olduğum için, bu resimleri toplamak benim için gerçeklikten kaçmanın bir yolu." Lanzara, "herhangi bir çalışmanın değiştirilebileceği sanal bir dünya oluşturan dijital sanata değil; işin/resmin maddi biçimine, dokusuna ve ona değer katan, bağlantılı olduğu zamanın işaretlerine" dönme ihtiyacı hissediyor.
Paris resim sergisinde galeri sahibi Natalie Mott-Maslink, "hangi çağdan olursa olsun, nadide eserler arayanlar" ile "belirli bir konuda tablo satın almak isteyenler" arasındaki farka dikkat çekti.

Albin Egger Lienz'in "Baharda Bir Çocuk" adlı tablosu Viyana'da (Reuters)
Natalie açıklamalarına şöyle devam etti: “Hazinelerini kutularda saklayan yaşlıların aksine, Bir resme büyük meblağlar harcamayı göze alıyorlar, orijinalliğinden endişe duyuyorlar ve tabloları duvarlara asıyorlar.”
53 yaşındaki Edward Venue, "giderek daha fazla at resimleri tercih etmesi" ile "birkaç gram ağırlığındaki bu mutluluk parçalarını on yaşından beri" topluyor.
Sektördeki bir uzman ve bir sosyal ağ hayranı, "Eski resim koleksiyonerlerinin büyük bir kısmının sanat tarihi öğrencileri olduğunu" söyledi. Söz konusu uzman, bu koleksiyonerlerin yaşlarının 20-30 arasında değiştiğini ve birkaç on euroya resim satın alırken çok az kaynağa sahip olduklarını” kaydetti.
"Karantina, elektronik satış yoluyla bu koleksiyonerlerin genç ressamları keşfetmelerini sağladı" diyen uzman "Bit pazarlarında ve Paris sergilerinde aradıkları resimlerin fotoğraflarını Instagram'da paylaştıklarını fark ediyorum" ifadelerini kullandı.
Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre Domenico Lanzara, Londra ve Paris'teki diğer koleksiyonerlerle bağlantı kurmak için sosyal platformları kullanıyor. Bununla ilgili olarak Lanzara şu açıklamalarda bulundu: “Veritabanı araştırmaları yapıyoruz ve ücret oranlarıyla ilgili bilgi alışverişinde bulunuyoruz. Bir parça gördüğümüzde ve bulunduğu ülkeye gidemediğimizde, eseri bizzat görmek için oradaki insanlardan biriyle iletişime geçiyoruz.”
Tüccar Emmanuel Martí de Cambiar'a gelince o, “eski resim pazarı ve sosyal ağın birlikte yürümeyeceğini” düşünüyor. Emmanuel, “İletişim platformları, düşük fiyatlarla satışları hızlandıracak araçlar. Ancak İtalyan ressam Canaletto'nun örneğin yüz binlerce euro değerindeki bir tablosu gibi bir eseri Instagram üzerinden asla satılmayacak” ifadelerini kullandı.
Resim sergilerini sık sık ziyaret eden 50 yaşındaki Sebastian Castle da konunun “güven” ile ilgili olduğunu düşünüyor.
Castle, interneti kullanmanın “pratik” olduğuna inanıyor, ancak “satın almadan önce her zaman resme bakılması gerektiğini” düşünüyor. Castle açıklamasında, “Çünkü bu resimlere bakarak, her çağa tanıklık eden 400 yıl öncesine ait bir kağıt üzerinde bulunan inanılmaz bir şey keşfediyoruz. Bu, insanın tarihe daldığı ve pek çok kapıyı araladığı bir deneyim” dedi.



Yüzüklerin Efendisi'nin Gandalf'ı: "Yeni filmin zamanlaması talihsiz"

Ian McKellen, Yüzüklerin Efendisi'nde Gandalf rolünde (New Line Cinema)
Ian McKellen, Yüzüklerin Efendisi'nde Gandalf rolünde (New Line Cinema)
TT

Yüzüklerin Efendisi'nin Gandalf'ı: "Yeni filmin zamanlaması talihsiz"

Ian McKellen, Yüzüklerin Efendisi'nde Gandalf rolünde (New Line Cinema)
Ian McKellen, Yüzüklerin Efendisi'nde Gandalf rolünde (New Line Cinema)

Jacob Stolworthy Kültür ve Yaşam Tarzı Editörü @Jacob_Stol 

Yüzüklerin Efendisi (Lord of the Rings) hayranlarını heyecanlandıracak bir haber: Sör Ian McKellen yaklaşan bir filmde Gandalf rolünü yeniden canlandıracak ama çekimler aktör için "talihsiz" bir zamana denk geliyor.

Peter Jackson'ın orijinal üçlemesinde ve Hobbit filmlerinde büyücüyü canlandıran 86 yaşındaki Britanyalı aktör, Andy Serkis'in hayat verdiği kurnaz Orta Dünya karakteri Gollum'a odaklanan The Hunt for Gollum'da bu rolü yeniden oynayacak.

Serkis yapımın yönetmenliğini ve başrolünü üstlenirken, Gandalf'ın filmde yer alacağı bilinse de McKellen'ın oynayacağı kesin değildi. Ancak aktör, The Late Show with Stephen Colbert'ta verdiği röportajda geri döneceğini doğruladı.

İki Oscar adaylığı bulunan oyuncu, bu temmuzda Yeni Zelanda'da başlayacak çekimlerin zamanlaması nedeniyle biraz endişeli olduğunu itiraf etti.

ABD'li gece programı sunucusuna konuşan McKellen "Bu talihsiz bir durum çünkü orada kış mevsimi ve dışarıda rüzgarın, yağmurun içinde olmak istediğimden emin değilim" dedi. 

McKellen, Gandalf rolüne geri döneceğini ima ederek "Evet, sivri şapkayı, sakalı, burnu, kaşları ve bıyığı takacağım" diye konuştu.

Filmde Yüzüklerin Efendisi'nin ana kahramanı Frodo Baggins de geri dönecek ancak Elijah Wood rol alacağını henüz onaylamadı.

Wood bu projede Serkis ve yapımcı Philippa Boyens gibi, orijinal üçlemenin yaratıcı ekibinin yeniden bir araya geleceğini doğrulamıştı.

Geçen ay ScreenRant'e konuşan oyuncu "Hepimizin çok sevdiği bu karakteri gerçekten eğlenceli bir şekilde keşfedecek hikayeyi anlatmak üzere orijinal çekirdek ekip büyük ölçüde yeniden bir araya geliyor" ifadelerini kullanmıştı.

Andy'nin, gerçekten kendine ait hale getirdiği karakteri hakkındaki bir filmi yönetmesi son derece doğru geliyor. Çok heyecanlıyım. Harika olacak. Ve izlemek için sabırsızlanıyorum. Bu evrende başka filmler de çekmeyi planladıklarını biliyorum.

McKellen, Yüzüklerin Efendisi serisine geri dönmesinin "bacaklarının, ciğerlerinin ve zihninin çalışmaya devam edip etmemesine" bağlı olduğunu daha önce söylemişti.
 

Görsel kaldırıldı.Stephen Colbert'in gece programına konuk olan Ian McKellen, Gandalf rolüne geri döneceğini açıkladı (YouTube)

Haziran 2024'teki bir sahne performansında kötü bir şekilde düşerek bileği ve boynunu yaralayan aktör, BBC Radio 4'a "Elimden gelirse, sivri şapkayla sakalı başka kimsenin takmasına izin vermeyeceğim" demişti.

Yüzüklerin Efendisi'nin bir başka oyuncusu da gelecekteki bir filmde rol alabileceğini söylemişti. Peter Jackson'ın orijinal üçlemesinde Aragorn'u canlandıran Viggo Mortensen, The Independent'ın programı Go to Bat'e "doğru gelirse ve Tolkien'in yazdıklarına sadık kalırsa" bu rolü yeniden canlandıracağını belirtmişti.

The Lord of the Rings: The Hunt for Gollum'un 2027'de vizyona girmesi planlanıyor.

Independent Türkçe, independent.co.uk/arts-entertainment


Nolan’ın The Odyssey'deki kadro tercihi Elon Musk’ı kızdırdı

(Reuters)
(Reuters)
TT

Nolan’ın The Odyssey'deki kadro tercihi Elon Musk’ı kızdırdı

(Reuters)
(Reuters)

Kevin E. G. Perry Kültür ve Yaşam Haberleri Yazarı 

Elon Musk, Christopher Nolan'ın oyuncu tercihleri nedeniyle "ahlaki ilkelerinden" uzaklaştığını öne sürerek Oscar ödüllü yönetmene yüklendi.

Nolan, Homeros'un Antik Yunan destanından uyarladığı The Odyssey'in post prodüksiyon aşamasında.

Filmde Matt Damon, Tom Holland, Jon Bernthal, Robert Pattinson, Zendaya, Charlize Theron, Anne Hathaway, Mia Goth ve Benny Safdie gibi yıldızlardan oluşan bir oyuncu kadrosu yer alacak.

Haberlere göre, Oscar ödüllü siyah oyuncu Lupita Nyong’o da kadroya katıldı. Sosyal medyadaki iddialara göre Nyong’o, Truvalı Helen rolünü üstlenecek.

Haber üzerine Musk'ın platformu X'te bir kullanıcı şunları yazdı:

Truvalı Helen açık tenli, sarışın ve 'bin gemiyi denize indiren yüz' çünkü o kadar güzeldi ki erkekler onun için savaş başlattı. Önermeyi tutarsız hale getiren oyuncu seçimleri, hikayenin hiçbir zaman asıl amaç olmadığının itirafı ve yazara hakarettir.

Sahip olduğu platformda 233 milyondan fazla takipçisi olan Musk, paylaşıma verdiği yanıtla tartışmayı büyüttü:

Chris Nolan dürüstlüğünü kaybetti.

Birkaç kullanıcı Musk'la aynı fikirde değildi ve bir tanesi şöyle yazdı:

'Odysseia' bir efsane. Truvalı Helen'in gerçekten var olduğunu gösteren hiçbir tarihi kanıt yok, dolayısıyla her renkte güzel olabilir. Güzel bir siyah kadına rol vermek, binlerce yıl önce yazılanlara hiçbir şekilde, biçimde veya formda aykırı DEĞİLDİR. Homeros'a sormanız yeterli.

Bir başkasıysa Truvalı Helen'in tuhaf mitolojik geçmişine dikkat çekerek şunları yazdı:

Herkesin Truvalı Helen'in ebeveynlerinin kim olduğunu, nasıl tanıştıklarını, nasıl ilişkiye girdiklerini, Helen'in nasıl doğduğunu Google'da araştırmasını, geri gelmesini ve bana tarihi doğruluktan gülmeden bahsetmeye çalışmasını istiyorum.

Aynı kullanıcı şöyle devam etti:

Diyorum ki, ölümsüz bir Tanrı kendini bir kuğuya dönüştürse, beyaz ya da başka bir kadına tecavüz etse ve o kadın bir yumurta yumurtlasa ve o yumurtadan Lupita çıksa, onun siyah olması benim ilk sorum olmazdı.

Geçen hafta paylaşılan yeni görüntülerde rapçi Travis Scott'ın The Odyssey'de ilk oyunculuk deneyimini yaşayacağı da ortaya çıkmıştı.

Fragmanda Bernthal'ın Menelaus'u ve Holland'ın Telemachus'u ziyafet sofrasında toplantı yaparken, Scott'ın ozana benzeyen karakteri ayağa kalkıyor ve onları yaklaşan bir savaş konusunda uyarmak için yere bir asa vuruyor.

"Bir savaş, bir adam, Truva'nın duvarlarını yıkıp onu yerle bir edecek bir hile" diye duyuruyor.

17 Temmuz'da vizyona girecek The Odyssey, Damon'ın canlandırdığı İthaka kralı Odysseus'un Truva Savaşı'ndan sonra eve dönüş yolculuğunu anlatıyor.

Independent Türkçe, independent.co.uk/arts-entertainment/films/news


2013 yapımı film Netflix'te gündem oldu: "Modern korkuda ustalık"

Sinema eleştirmenleri, "kanlı sahneler yerine eski usul korku öğelerini sevenler" için Mama'nın ilgi çekici olacağını yazıyor (Universal)
Sinema eleştirmenleri, "kanlı sahneler yerine eski usul korku öğelerini sevenler" için Mama'nın ilgi çekici olacağını yazıyor (Universal)
TT

2013 yapımı film Netflix'te gündem oldu: "Modern korkuda ustalık"

Sinema eleştirmenleri, "kanlı sahneler yerine eski usul korku öğelerini sevenler" için Mama'nın ilgi çekici olacağını yazıyor (Universal)
Sinema eleştirmenleri, "kanlı sahneler yerine eski usul korku öğelerini sevenler" için Mama'nın ilgi çekici olacağını yazıyor (Universal)

Netflix izleyicileri, "modern korkuda ustalık gösterisi" diye tanımladıkları filme övgüler yağdırıyor. Pek çok kişi, yapımın "hayatlarında gördüğü en korkunç sahneyi" barındırdığını söylerken, filmin kendilerini "iliklerine kadar sarstığını" yazıyor.

2013'te ilk kez gösterime giren Mama, Jessica Chastain ve Nikolaj Coster-Waldau gibi yıldız isimleri bir araya getiriyor.

Korku sinemasının dikkat çeken yönetmenlerinden Andy Muschietti imzalı film, iki küçük kız çocuğunun, dehşet verici olayların ardından ebeveynlerini

Yetim kalan çocuklar ormanda kaybolunca, kızların amcası Lucas ve sevgilisi Annabel panikle onları aramaya koyulur. Karanlık bir varlığın "himayesinde" büyüyen çocuklar 5 yıl sonra çürümeye yüz tutmuş eski bir kulübede sağ bulunur.

Amcaları tarafından kurtarılan çocuklar yeni bir hayata tutunmaya çalışır. Ancak Annabel onları normal yaşama alıştırdıkça, bir şeylerin yolunda gitmediği ortaya çıkar.

Netflix kütüphanesine eklenmesinin ardından film, izleyiciler arasında yeniden gündem oldu. Eleştirmenlerden hem olumlu hem olumsuz yorumlar alsa da izleyiciler, filmin "ikinci bir şansı hak ettiğini" savunuyor.

Örneğin Rotten Tomatoes'da yorum yapan bir kullanıcı, Mama'yı "modern korkunun ustalık dersi" diye nitelendirdi. Bir başka izleyici ise hayatı boyunca pek çok korku filmi izlediğini ancak çok az yapımın kendisini bu kadar ürkütebildiğini yazdı. Aynı sinemasever, filmin onu derininden sarstığını da vurguladı.

Başka bir izleyici de filmi "şimdiye kadar seyrettiği en korkutucu yapımlardan biri" diye tanımlayarak ekledi: 

Aynı zamanda dokunaklı, iyi çekilmiş ve akılda kalan bir hikaye.

IMDb tarafında da benzer yorumlar var. Bir kullanıcı, Mama gibi daha fazla film yapılmasını istediğini, bunun en sevdiği filmlerden birine dönüştüğünü ve "korku türünün nasıl olması gerektiğine dair iyi bir örnek" olduğunu yazdı. 

Bir başka izleyici ise filmin neden bu kadar "az değer gördüğünü" sorguladı ve finali "fazlasıyla duygusal ve şaşkına çeviren" bir kapanış diye tarif etti.

Independent Türkçe, Daily Mail, Express