Taliban, kız çocuklarının eğitimini teşvik eden aktivisti tutukladı

Mobil okul kurucusu, kırsal alanlarda kitap dağıtıyordu

Mutillah Vaysa, Kabil dışında öğrencilerinin karşısında (AFP)
Mutillah Vaysa, Kabil dışında öğrencilerinin karşısında (AFP)
TT

Taliban, kız çocuklarının eğitimini teşvik eden aktivisti tutukladı

Mutillah Vaysa, Kabil dışında öğrencilerinin karşısında (AFP)
Mutillah Vaysa, Kabil dışında öğrencilerinin karşısında (AFP)

Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu’nu (UNAMA), 28 Mart’ta iktidardaki Taliban yetkililerinin, Kabil’de kız çocuklarının eğitimini teşvik eden Afgan sivil toplum örgütü ‘Pen Path’ın kurucusu Matiullah Wesa’yı tutukladığını duyurdu.
Afganistan’da iktidarı ele geçirdiğinden beri Taliban liderleri, küçük kızların altıncı sınıftan sonra okula ve kadınların üniversitelere gitmelerini engellemek de dahil olmak üzere kadın haklarına ciddi kısıtlamalar getirdi. Bu, Afganistan’ı dünyada eğitim yasağı uygulayan tek ülke yaptı. Wesa, ülkenin güneyindeki Kandehar ilinden geliyor ve eğitim hizmetlerinin kırsal kesimde yaşayan pek çok kız çocuğuna ulaşmadığının açıklandığı önceki Batı destekli hükümet dönemi de dahil, özellikle muhafazakâr kırsal bölgelerde yıllarca kız çocuklarının eğitimini savundu.
BM misyonu, 30 yaşındaki Wesa’nın bir mobil okul ve kütüphaneyle Afganistan’ı baştan başa dolaşan bir örgüt kuran insan hakları aktivisti olduğunu bildirirken, yetkililerin kendisini pazartesi günü başkent Kabil’de tutukladığını belirtti. Yerel haberler, Wesa’nın Avrupa gezisinden döndükten sonra Taliban tarafından gözaltına alındığını belirtirken, Taliban yönetiminden nerede olduğunu, tutuklanma nedenlerini, yasal desteğe erişimini ve ailesiyle iletişim kurmasını sağlama çağrısı yaptı.
Taliban, tutuklama hakkında hemen yorum yapmadı. Taliban’a bağlı Enformasyon Bakanlığı ve istihbarat teşkilatı sözcüleri, dün aktivistin tutukluluğuna ilişkin yorum veya teyit taleplerine yanıt vermedi.
Samayallah Wesa, abisi Matiullah’ın pazartesi akşam namazının ardından bir caminin önünde gözaltına alındığını açıkladı. Samayallah Wesa, “Matiullah, namaz kılıp camiden ayrılmıştı ki iki araçtaki birkaç adam tarafından durduruldu Matiullah, adamlardan kimliklerini göstermelerini istediğinde darp edildi ve zorla götürüldü” dedi. Abisinin eğitim sektöründeki faaliyetlerinden dolayı tutuklandığını dile getiren Samayallah Wesa, “Başka bir tarafla ya da önceki hükümetle çalışmadı. Sadece Pen Path için çalıştı” şeklinde konuştu.
Pen Path kuruluşu, kabile büyükleriyle toplantılar yapıyor, toplulukları ve yetkilileri okulları açmaya teşvik ediyor. Aynı şekilde kitaplar dağıtıyor ve mobil kütüphaneler sağlıyor. Matiullah, şu ana kadar 18 kütüphane kurdu ve ülkenin kırsal ve ücra bölgelerinde kapatılan okulların yeniden açılmasına katkıda bulundu. Geçen yıl, yaptığı işin siyasetten uzak olduğunu vurgulayarak, odak noktasının toplulukları kızları eğitmeye teşvik etmek olduğunu açıkladı.
Kızlara orta öğretim yasağına rağmen Wesa, ebeveynlerin desteğini almak için kırsal bölgeleri ziyaret etmeye devam etti. Tutuklanmasından birkaç saat önce Twitter üzerinden ‘ülkenin tüm bölgelerinden yaşlı ve genç erkek ve kadınların kızlarını eğitmek için İslami haklar talep ettiğini’ yazdı. Geçen hafta genç kızların yokluğunda yeni eğitim yılının başlamasıyla birlikte kampanyasına devam etme sözü verdi. Twitter üzerinden “Okulların kapatılmasının verdiği zarar geri döndürülemez ve inkâr edilemez” diyen Matiullah, “Velilerle toplantılar yaptık ve okullar kapalı kalırsa eylemimize devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
BM Afganistan İnsan Hakları Özel Raportörü Richard Bennett, Cenevre’de yakın zamanda yaptığı bir konuşmada, Taliban’ın politikalarının ülkedeki ‘kadınların ve kız çocuklarının insan haklarını ihlal ettiğini’ söyledi. Bu politikaların, yetkililerin sorumlu tutulabileceği cinsiyete dayalı bir baskı suçu anlamına gelebileceğini dile getiren Bennett, Matiullah’ın tutuklanmasından duyduğu endişeyi dile getirerek, ‘güvenliğinin son derece önemli olduğunu ve tüm yasal haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini’ söyledi.
Kız çocuklarının eğitimini yasaklayan kararın, özellikle kadınlar için modern eğitime derinden şüphe duyan Afganistan’ın Dini Lideri Hibetullah Ahundzade ve onun radikal muhafazakâr yardımcıları tarafından verildiğine inanılıyor.
Karar, uluslararası öfke uyandırmasının yanı sıra hareket içinde eleştirilere neden oldu ve Kabil hükümetindeki bazı üst düzey yetkililer ve birçok sıradan üye, buna karşı olduklarını ifade ettiler.
Matiullah, kız çocuklarının eğitimi için yürüttüğü kampanya nedeniyle son aylarda tutuklanan ikinci eğitimci oldu. Geçen şubat ayında da yetkililer, gazeteci İsmail Meşal’i yerel medyada Kabil’de bir araba dolusu kitabı yoldan geçenlere dağıtırken görüntülenmesi sonrasında tutukladı.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe