Çinli teknoloji devi Alibaba yeniden yapılandırılıyor

Çin'in en büyük teknoloji şirketlerinden Alibaba'nın yeniden yapılandırmaya gideceği bildirildi.

AA
AA
TT

Çinli teknoloji devi Alibaba yeniden yapılandırılıyor

AA
AA

Şirketin sahibi olduğu South China Morning Post gazetesinin haberine göre, Alibaba Üst Yöneticisi (CEO) Daniel Cang Yong, çalışanlara gönderdiği mektupta, şirketin çatı holdingden bağımsız faaliyet gösterecek 6 iş grubuna bölüneceğini açıkladı.
Buna göre, Alibaba'nın amiral gemisi niteliğindeki e-ticaret platformları Taobao-Tmall, bulut bilişim hizmetleri sağlayıcısı Cloud Intelligence, akıllı lojistik hizmetleri sağlayıcısı Cainiao Smart Logistics, dijital iş çözümleri alanında faaliyet gösteren Global Digital Business, yerel teknoloji hizmetleri sağlayıcısı Local Services ve medya ile eğlence sektörü girişimlerini kapsayan Digital Media and Entertainment grupları, bağımsız yönetilen şirketler olarak faaliyet gösterecek.
Yeni yapılanmayla her iş grubunun piyasada bağımsız faaliyet göstermesi, rekabet için kendi yolunu çizmesi ve halka arz dahil finansman konusunda kendi kaynaklarını yaratması hedefleniyor.
Cang, mektupta, yeni yapılanmayla holdingin aracı ve geri ofis işlevlerinin azaltılacağını belirterek, "Bu dönüşüm işletmelerimizi daha atik hale getirecek, karar alma sürecini güçlendirerek piyasadaki değişimlere daha hızlı tepki vermemizi sağlayacak." ifadelerini kullandı.
"1+6+N" formülü ile açıklanan yeni yapıda, çatı holding şirketi korunurken; 6 iş grubu, kendi karından ve kaybından sorumlu, araştırma-geliştirme, işe alma-işten çıkarma gibi operasyonel kararları almada bağımsız birer CEO tarafından idare edilecek. "N" ise şirketin kuracağı olası yeni girişimler ve ortaklıkları ifade ediyor.
Yeni yapıda Cang çatı holdingin yanı sıra CEO olarak bulut bilişim biriminin başında olmayı sürdürürken, Trudy Dai e-ticaret platformlarının, Yu Yongfu yerel teknoloji hizmetlerinin, Van Li akıllı lojistik, Ciang Fan küresel dijital iş ve Fan Luyuan dijital medya birimlerinin yönetimini üstlenecek.

Alphabet'i andırıyor
Yaklaşık 200 bin çalışanı olan, piyasa değeri 250 milyar doları aşan şirketin yeniden yapılanması, şirketin 1999'daki kuruluşundan bu yana geçirdiği en büyük kurumsal dönüşüm olarak görülüyor.
Alibaba'nın yeni yapısı, ABD'li internet şirketi Google'ın zaman içinde büyüyen ve çeşitlenen operasyonlarını yeniden düzenlemek için 2015'te çatı holdingi "Alphabet"i kurarak oluşturduğu şirket yapılandırmasını andırıyor.
Alphabet çatısı altında, Google'ın arama motoru, sağlık verisi, bulut bilişim, araştırma-geliştirme, yatırım ve sermaye birimleri ayrı şirketler olarak yapılandırılmıştı.

Jack Ma sonrası
Alibaba'nın kurucusu Jack Ma, 2018'de Yönetim Kurulu Başkanlığından ayrılarak şirketteki yetkilerini devretmişti. Ma'nın Çin hükümeti tarafından şirketten el çekmeye zorlandığı iddia edilmişti.
Şirketten ayrılmasının ardından Alibaba'nın da ortak olduğu, dijital ödeme hizmeti Alipay'i ve bağlantılı varlıkları bir arada toplayan Ant Grup'u kuran Ma, bu yılın başında gerçekleştirilen hisse düzenlemesiyle oradaki kontrol haklarını da devretmişti.
Ma, Ekim 2020'de Çin'deki piyasa düzenleyici kurumları ve kamu bankalarını eleştiren konuşmasının ardından gizemli şekilde ortadan kaybolmuş ve uzun zaman kamuoyunun önüne çıkmamıştı.
Olayın ardından Ant Grup’un, Ekim 2020’de Hong Kong ve Şanghay borsalarında yapmayı planladığı, 39,7 milyar dolar gelir getirmesi beklenen ikili halka arz, hükümet tarafından durdurulmuştu.
Çin hükümeti, internet ve teknoloji şirketlerine yönelik denetimleri ve düzenleyici müdahalelerini 2020 sonundan itibaren artırmıştı.



Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
TT

Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)

Pakistan'da en az 31 kişinin yaşamını yitirdiği cami saldırısını DEAŞ üstlendi.

Başkent İslamabad'daki İmam Bargah Camisi'nde cuma namazı sırasında meydana gelen patlamada 170'ten fazla kişi de yaralanmıştı. 

DEAŞ, Telegram kanalından yayımladığı açıklamada, Hatice-i Kübra Camii diye de bilinen Şii ibadethanesine düzenlenen saldırıyı üstlendi.

Pakistan Savunma Bakanı Khavaja Muhammed Asıf, X'ten dün yaptığı açıklamada, silahlı saldırganın etrafa ateş açarak camiye girdiğini, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonrası üzerindeki patlayıcıyı infilak ettirdiğini bildirmişti. 

Asıf, şüphelinin daha önce Afganistan'a gittiğini ve saldırının Hindistan'la Afganistan tarafından organize edildiğini öne sürmüştü.

Kabil ve Yeni Delhi yönetimleriyse iddiaları kınayarak reddetmişti.

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, olayın "intihar saldırısı" olduğunu belirterek, "İbadethaneleri ve sivilleri hedef almak, insanlığa karşı işlenmiş iğrenç bir suçtur ve İslam ilkelerinin açık bir ihlalidir” demişti. 

Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari de patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilemişti. 

Şii camisindeki patlama, 2008'den bu yana İslamabad'da meydana gelen en ölümcül saldırı oldu. 2008'de başkentteki Marriott Hotel'e bomba dolu kamyonla düzenlenen saldırıda 60 kişi yaşamını yitirmiş, en az 266 kişi de yaralanmıştı. Saldırıyı üstlenen olmamıştı. 

Reuters'ın irtibata geçtiği Pakistanlı polis memuru Şahid Malik, camide 600 ila 700 kişinin olduğunu belirterek şunları söylüyor:  

Birçok olay yeri gördüm ama bu gerçekten çok korkunçtu.

Cami cemaatinden 46 yaşındaki Sarfraz Şah da saldırıda yaşanan kaosu şöyle anlatıyor: 

Silah seslerini duydum ve ne yaşandığını anlamaya çalışırken büyük bir patlama oldu. İnsanlar oraya buraya savruldu. Etraf dumanla doldu. Kimse ne olduğunu anlamadı. Sonra her yer kanla kaplandı.

Şah, saldırıda 39 yaşındaki kardeşi Manzar'ın yaşamını yitirdiğini söylüyor. 

Çoğunluğu Sünni Müslümanlardan oluşan Pakistan'da azınlık olan Şiiler, geçmişte de IŞİD ve Pakistan Talibanı'nın (Tehrik-i Taliban Pakistan/TTP) saldırılarında hedef alınmıştı.

Independent Türkçe, Reuters, Le Monde


Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
TT

Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)

Pakistan polisi, bugün başkent İslamabad'da bir Şii camisine düzenlenen patlamada ibadet eden çok sayıda kişinin öldüğünü bildirdi.

Yerel yetkililere göre, İslamabad'daki cami patlamasında yaralananların sayısı 80'i geçti.

Polis yetkilisi Zafer Ikbal, patlamanın Cuma namazı sırasında meydana geldiğini söyledi. "Birçok kişiyi hastanelere götürdük. Şu anda ölü sayısı veremem, ancak evet, ölüler var" ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre üst düzey bir güvenlik kaynağı, isminin açıklanmaması şartıyla "Şu ana kadar 11 kişi öldü ve 20 kişi yaralandı" dedi.

Polis sözcüsü, patlamanın niteliğinin henüz netleşmediğini belirtti.


Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
TT

Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).

Çinli yetkililer bugün, altı Çin vatandaşının ölümüne neden olmaktan ve Myanmar'da 4 milyar dolardan fazla değerde dolandırıcılık ve kumar operasyonu yürütmekten suçlu bulunan dört kişinin idam edileceğini duyurdu.

Güney Çin'deki Shenzhen Orta Halk Mahkemesi bu sabah yaptığı açıklamada idamların ne zaman gerçekleştirileceğine dair bilgi vermedi.

Geçtiğimiz hafta, Myanmar'da dolandırıcılık operasyonu yürütmekle suçlanan 11 kişinin daha idam cezasına çarptırıldığı açıklandı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre, geçen kasım ayında Shenzhen'deki bir mahkeme, aralarında kötü şöhretli Bai ailesinin üyelerinin de bulunduğu beş kişiyi, dolandırıcılık merkezleri ve kumar kulüpleri ağı işletmekten dolayı ölüm cezasına çarptırdı.

Mahkeme, sanıklardan biri olan grubun lideri Bai Su Cheng'in mahkumiyetinden sonra bir hastalıktan öldüğünü bildirdi.

Grup, Myanmar'ın Çin sınırındaki Kokang bölgesinde sanayi parkları kurmuştu ve adam kaçırma, gasp, zorla fuhuş ve uyuşturucu üretimi ile ticareti de dahil olmak üzere dolandırıcılık amaçlı kumar ve telekomünikasyon faaliyetleri yürütmekle suçlanıyordu.

Mahkeme, sanıkların kurbanlarını 29 milyar yuan'dan (4,2 milyar dolar) fazla dolandırdığını, altı Çin vatandaşının ölümüne ve birçoğunun yaralanmasına neden olduğunu belirterek, suçlarının "son derece iğrenç, son derece ciddi koşullar ve sonuçlar doğuran ve topluma ciddi bir tehdit oluşturan" nitelikte olduğunu bildirdi.

Açıklamada, sanıkların başlangıçta karara itiraz ettikleri, ancak Guangdong Eyaleti Yüksek Halk Mahkemesi'nin itirazlarını reddettiği belirtildi.

Bu infazlar, Pekin'in Güneydoğu Asya'da, özellikle Myanmar, Kamboçya ve Laos'ta gelişen bir iş haline gelen "dolandırıcılık kümelenmeleri"ne karşı yürüttüğü geniş kapsamlı operasyonun bir parçası olarak gerçekleşti. Bu çeteler, aralarında binlerce Çin vatandaşının da bulunduğu dünya çapındaki kurbanlara karşı kaçakçılık, insan ticareti ve siber dolandırıcılık gibi çeşitli suçlar işliyor.

Bölgedeki yetkililer, özellikle Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerden gelen artan uluslararası baskıyla karşı karşıya kalıyor ve suç oranındaki artışla mücadele etmeleri bekleniyor.