Fenerbahçe-Beşiktaş rekabetinde 357. randevu

Spor Toto Süper Lig'in 17. haftasındaki derbi müsabakasında yarın karşı karşıya gelecek Fenerbahçe ile Beşiktaş, 357. randevuya çıkacak.

AA
AA
TT

Fenerbahçe-Beşiktaş rekabetinde 357. randevu

AA
AA

Ülker Stadı'nda oynanacak ve saat 20.30'da başlayacak derbi maçında kozlarını paylaşacak Fenerbahçe ve Beşiktaş, Türk futbol tarihinde daha önce 356 kez karşılaştı.
İki ekip arasında 28 Kasım 1924'te oynanan ve Fenerbahçe'nin 4-0 üstün tamamladığı müsabakayla başlayan 99 yıllık rekabette sarı-lacivertliler, rakibi karşısında galibiyet ve gol sayısı bakımından önde bulunuyor.
Geride kalan maçlarda Fenerbahçe 133, Beşiktaş 126 galibiyet aldı, 97 karşılaşmada ise taraflar birbirlerine üstünlük sağlayamadı.
Rekabette Fenerbahçe'nin 492 golüne, Beşiktaş 451 golle karşılık verdi.

İki takım arasındaki lig maçları
Beşiktaş ile Fenerbahçe, 1959 yılından bu yana düzenlenen lig maçlarında 133 kez karşı karşıya geldi.
Ligde geride kalan müsabakalarda Fenerbahçe 47, Beşiktaş 41 galibiyet aldı. İki takım arasındaki 45 maç ise beraberlikle sonuçlandı.
Takımların birbirlerine karşı lig maçlarındaki gol sayısı ise eşit. İki ekip de birbirlerinin ağlarını 151'er kez havalandırdı.

Son 3 maç üstünlük kurulamadı
Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan son 3 karşılaşma beraberlikle sonuçlandı.
Geçtiğimiz sezon ligin ilk yarısında Kadıköy'de oynanan derbi 2-2 sona erdi. Sezonun ikinci karşılaşmasında ise ekipler Vodafone Park'tan 1-1'lik sonuçla ayrıldı.
İki takım arasında bu sezon Vodafone Park'ta oynanan ilk müsabaka ise golsüz eşitlikle tamamlandı.

Kadıköy'de 60. maç
Spor Toto Süper Lig'in 27. haftasındaki derbi mücadelesinde yarın karşı karşıya gelecek Fenerbahçe ile Beşiktaş, Kadıköy'de 60. kez kozlarını paylaşacak.
İki takım, bugüne dek resmi ve özel olmak üzere Fenerbahçe'nin ev sahipliğinde 59 kez karşılaştı. Söz konusu maçlarda Fenerbahçe, biri hükmen olmak üzere 22, Beşiktaş 19 kez kazandı, 18 karşılaşma da berabere sonuçlandı.
Kadıköy'de oynanan derbilerde Fenerbahçe 85, Beşiktaş 78 kez gol sevinci yaşadı.

Lig maçları
İki takım arasında Kadıköy'deki lig maçlarında galibiyet sayısında ev sahibi Fenerbahçe'nin 6 farkla üstünlüğü var.
Taraflar, Ülker Stadı'nda 41 kez lig maçlarında karşılaşırken, Fenerbahçe 16, Beşiktaş 10 galibiyet aldı, 15 maç ise berabere sonuçlandı.
Fenerbahçe evindeki lig maçlarında 59 gol attı, Beşiktaş deplasmanda 52 kez fileleri havalandırdı.
İki takım arasında geçen sezon Ülker Stadı'nda yapılan lig maçı 2-2 beraberlikle sona erdi.

Beşiktaş'tan farklı galibiyetler
Beşiktaş, Ülker Stadı'nda Fenerbahçe'ye lig tarihinin en ağır yenilgilerinden bazılarını tattırdı.
Siyah-beyazlılar, 6 Ocak 1990 tarihinde yapılan lig maçında sahadan 5-1 gibi farklı bir skorla galip ayrıldı. Beşiktaş ayrıca, rakibini Kadıköy'de bir kez 4-0, bir kez de 4-1'lik skorlarla yendi.
Fenerbahçe ise Kadıköy'de rakibini biri hükmen galibiyet olmak üzere 4 kez 3-0 yenmeyi başardı.

Beşiktaş ilk yarılarda, Fenerbahçe ikinci yarılarda gol atıyor
Beşiktaş, bu sezon geride kalan 26 haftada ilk yarılar ile ikinci yarılar arasında çok farklı bir performans ortaya koydu. "Kara Kartallar", ligde oynadığı 25 müsabakada rakip fileleri 45 kez sarsarken, bu gollerin büyük bölümünü ilk yarıda kaydetti.
Ligde bay haftasını geçen ve 25 müsabakayı geriden bırakan Fenerbahçe ise rakibinin aksine her iki yarıda da gol bulmakta zorluk çekmedi. Sarı-lacivertliler, attığı 61 golün 26'sını ilk yarılarda, 35'ini ise ikinci yarılarda buldu.
İki ekip, geride kalan haftalardaki savunma performansıyla da dikkati çekti. Fenerbahçe, müsabakaların ilk yarısında bu haftaya dek kalesinde 7 gol gördü. Maçlara etkili başlayan Beşiktaş ise kalesinde gördüğü 25 golün 16'sına ikinci yarılarda şahit oldu.

Beşiktaş maçlara hızlı başlıyor
Beşiktaş, bu sezon karşılaşmaların ilk yarılarında etkileyici bir performansa imza attı.
Siyah-beyazlılar, oynadığı karşılaşmada rakip filelere attığı 45 golün 27'sini ilk yarılarda attı. Beşiktaş, bu gollerin 8'ini ilk 15 dakikalık dilimde bulurken, 16-31. dakikalar arasında 7 gol sevinci yaşadı. Siyah-beyazlı ekip ilk yarının son 15 dakikalık diliminde ise 12 gol kaydetti.
İkinci yarılarda tutuk bir görüntü ortaya koyan Beşiktaş, ikinci yarının ilk 15 dakikalık kısmında 8 gol atarken, diğer 15'er dakikalık bölümlerde 4'er gol atmayı başardı.
Beşiktaş maçların uzatma bölümünde ise 2 kez gol sevinci yaşadı.

Beşiktaş, ikinci yarıda kalesini korumakta zorlanıyor
Bu sezon sadece 8 maçta kalesini gole kapatan Beşiktaş, çoğunlukla ikinci yarılarda savunma zaafiyeti yaşadı.
Yediği 25 golün 9'unu ilk yarılarda, 16'sını ise ikinci yarılarda kalesinde gören siyah-beyazlı ekip, ilk 15 dakikalık bölümde 2 gol yerken, en fazla golü (7) ise ikinci yarının ilk 15 dakikalık bölümünde kalesinde gördü. Maçların son 15 dakikalık bölümünde 4 kez rakiplerinin gol sevincini izleyen siyah-beyazlılar, uzatma bölümlerinde ise sadece 1 gol yedi.

Fenerbahçe, iyi başlayıp iyi bitiriyor
Fenerbahçe, bu sezon geride kalan maçların hem başında hem de sonunda iyi bir performans ortaya koydu.
Oynadığı 24 maçta rakip filelere 61 gol gönderen sarı-lacivertliler, ligin en fazla skor üreten takımı olarak dikkati çekiyor.
Teknik direktör Jorge Jesus'un öğrencileri, attıkları bu 61 golün 26'sını ilk yarılarda, 35'ini ise ikinci yarılarda kaydetti. Her iki yarıda da gol yollarında etkili olan Fenerbahçe, devrelerin başında ve sonunda ise dikkati çeken bir istatistik ortaya koydu.
Maç başlarında 7 gole imza atan Fenerbahçe, ikinci yarılara da aynı şekilde başlayarak, düdüğün ardından geçen ilk 15 dakikada yine 7 gol kaydetti. Sarı-lacivertliler, ilk yarıların son 15 dakikalık kısmında 10, ikinci yarıların son 15 dakikalık kısmında ise 11 gol atarak son bölümlerde 21 gol buldu.
Fenerbahçe iki yarının da ikinci 15 dakikalık periyodunda 9'ar kez taraftarlarına gol sevinci yaşattı. Sarı-lacivertli ekip maçların uzatma bölümünde de gol atmaktan geri durmadı ve müsabakaların bu kısmında 8 kez fileleri havalandırdı.

Fenerbahçe'nin savunması ikinci yarılarda sarsıldı
Fenerbahçe, hücumdaki etkinliğini savunmaya taşımayı başaramadı.
Kalesinde 26 gol gören Fenerbahçe, 9 maçta ise rakiplerinin gol sevinci yaşamasına izin vermedi.
Jesus'un öğrencileri, ilk yarılarda kalesini savunmayı başardı ve ilk 45 dakikalarda 7 gol yedi.
İlk yarılardaki savunma performansını ikinci yarıya taşıyamayan sarı-lacivertli takım, 45-60. dakikalar arasında 3 gol yerken, 60-75. dakikalar arasında kalesinde 8 gol gördü. Son 15 dakikalık bölümde 5 kez topun filelerine gitmesine engel olamayan sarı-lacivertli ekip, uzatma bölümlerinde de 3 kez yenilen golün üzüntüsünü yaşadı.



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM