İsrail füzeleri, Suriye’nin güneyinde rejime ait askeri bölgeleri hedef aldı

İsrail askerleri dün Golan Tepeleri’nde bulunan Natur yerleşim biriminde devriye geziyor (EPA)
İsrail askerleri dün Golan Tepeleri’nde bulunan Natur yerleşim biriminde devriye geziyor (EPA)
TT

İsrail füzeleri, Suriye’nin güneyinde rejime ait askeri bölgeleri hedef aldı

İsrail askerleri dün Golan Tepeleri’nde bulunan Natur yerleşim biriminde devriye geziyor (EPA)
İsrail askerleri dün Golan Tepeleri’nde bulunan Natur yerleşim biriminde devriye geziyor (EPA)

İsrail ordusu, 1967’de işgal edilen Golan Tepeleri’ne roket fırlatılmasının ardından, dün şafak vakti Suriye’deki mevzileri top atışları ve silahlı insansız hava aracıyla (SİHA) hedef aldığını duyurdu.
Ordu, Pazar sabahı erken saatlerde Suriye’den İsrail’e 3 roket fırlatıldığını ve saatler içinde fırlatılan roket sayısının 6’ya çıktığını bildirdi.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne (SOHR) göre, İsrail Suriye’nin güneyinde rejime ait birkaç yeri hedef aldı.
Süveyda’nın batı kırsalındaki Radar Taburu, Kuneytra kırsalında işgal altındaki Golan Tepeleri sınırına yakın 90. Tugay, Dera’nın doğu kırsalındaki 52. Tugay ve Dera’nın batı kırsalındaki Yermuk Havzası bölgesindeki diğer bazı noktalar da hedef alındı.
İsrail’in Golan Tepeleri’ne yönelik roket saldırısına misilleme olarak yaptığı bu son saldırısı, Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde İsrail ile Filistinliler arasındaki şiddet sarmalı ve Lübnan-İsrail cephesinde 2006’dan beri benzeri görülmemiş yüksek gerilimli bir atmosferde gerçekleşti.
İsrail ordusu, Suriye’den atılan iki roketin Golan Tepeleri’ndeki boş bir araziye düştüğünü açıkladı.
Öte yandan, Suriye resmi haber ajansı SANA’nın askeri bir kaynağa dayandırdığı haberinde, “Bugün sabah saat 05:00 sularında, düşman İsrail işgal altındaki Suriye Golan yönünden bir dizi füze ile güney bölgesindeki bazı noktaları hedef alan bir hava saldırısı düzenledi” denildi.
Haberde, Suriye hava savunma sistemlerinin İsrail füzelerinin bir kısmını düşürdüğü ve saldırının bazı maddi kayıplara yol açtığı bilgisi de verildi.
Geçtiğimiz hafta Perşembe günü de, Lübnan’ın güneyinden İsrail’e çok sayıda roket fırlatıldı ve İsrail buna, Lübnan ve Gazze’deki Hamas bağlantılı bölgelere yönelik hava saldırılarıyla karşılık verdi.
İsrail, Suriye’de İran’a ait olduğunu iddia ettiği yerleri sürekli hedef alıyor.
İsrail ordusu, 1967’den beri Suriye’de bulunan Golan Tepeleri’nin bir bölümünü işgal etti ve 1981’de ilhakını ilan etti, ancak uluslararası toplum bu adımı tanımadı.
1974’teki ‘çekilme anlaşması’ uyarınca, sınırlı silahlarla askerden arındırılmış bir tampon bölge kuruldu.
O zamandan beri, Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü, ‘çekilme anlaşmasının’ yerine getirilip getirilmediğini denetliyor.
SOHR’a göre, başkent Şam kırsalındaki Kisve bölgesindeki cam fabrikasında, 4 Nisan Pazartesi gece yarısından sonra İsrail tarafından hedef alınan iki kişi, Hizbullah ile birlikte ‘Golan’ı Özgürleştirmek İçin Halk Direnişi’ olarak bilinen tugaylarda gönüllülerdi.
Söz konusu iki kişi Suriye uyrukluydu, Kuneytra ve Süveyde vilayetlerinden geliyorlardı.
İran ve Hizbullah’a bağlı milisler, Şam kırsalındaki birçok tesiste konuşlanmış durumdalar ve bunları SİHA’ların yanı sıra silah depolamak ve geliştirmek için kullanıyorlar.



Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.


Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, halk ve siyasi partiler tarafından sıcak bir şekilde karşılanan iki günlük bölge gezisi sırasında, İsrail sınırındaki köylerdeki altyapının ‘birkaç hafta içinde’ yeniden inşa edilmesi ve güneydeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi için çalışacağına söz verdi.

Başbakan Selam şunları söyledi:

“Bu bölgenin devlete geri dönmesini istiyoruz ve ordunun güneyde sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinden memnunuz. Ancak egemenlik sadece orduyla değil, aynı zamanda hukuk ve kurumlarla, halka sosyal koruma ve hizmetlerin sağlanmasıyla da tesis edilir.”

Bu ziyaret, Hizbullah ile Başbakan arasındaki siyasi farklılıkların önemli ölçüde aşıldığını gösterdi, zira Başbakan, birden fazla durakta Hizbullah, Emel Hareketi, Değişim bloğundan diğer milletvekilleri ve hatta etkinliklere katılan Hizbullah muhalifleri tarafından karşılandı.

Öte yandan Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'nın Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm Kapsamındaki Kararlarının Uygulanması Komitesi, terör listesine Lübnan’daki sekiz hastaneyi ekledi. Bu hastanelerin en az dördü Hizbullah tarafından işletiliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ‘bu konuda Kuveytli yetkililerden herhangi bir inceleme veya bildirim almadığını’ açıklarken ‘konuyu açıklığa kavuşturmak, karışıklığı önlemek için doğru bilgileri sunmak ve Lübnan sağlık sistemini korumak için gerekli temasları kuracağını’ bildirdi.