Taliban'ın yeni okul üniforması:Çarşaf

Kabil'deki bir özel üniversitedeki kapılardan birine yapıştırılan posterde, kadınlara kendilerini başörtüsüyle örtmeleri emrediliyor (AFP)
Kabil'deki bir özel üniversitedeki kapılardan birine yapıştırılan posterde, kadınlara kendilerini başörtüsüyle örtmeleri emrediliyor (AFP)
TT

Taliban'ın yeni okul üniforması:Çarşaf

Kabil'deki bir özel üniversitedeki kapılardan birine yapıştırılan posterde, kadınlara kendilerini başörtüsüyle örtmeleri emrediliyor (AFP)
Kabil'deki bir özel üniversitedeki kapılardan birine yapıştırılan posterde, kadınlara kendilerini başörtüsüyle örtmeleri emrediliyor (AFP)

Afganistan'da Taliban liderleri, öğrenciler için şeriata uygun giyim kuralları getiren bir yasa tasarısı hazırladı. Tasarıda erkek ve kız çocuklarına farklı renklerde başörtüleri, çarşaflar, uzun tunikler ve bol pantolonlar zorunlu kılınıyor.
Geçici hükümetin eğitim bakanlığından bir kaynağa atıfta bulunan Kabul News'un haberine göre, hem erkek hem de kız öğrencilerden vücutlarının tamamını örten ve üzerinde Taliban bayrağı taşıyan bir rozet bulunan geleneksel kıyafetler giymeleri istenecek.
5 bölüm ve 13 madde içeren taslağa göre, ilkokula giden erkek çocuklar açık mavi renkte bir geleneksel perahan tunban, ortaokul ve lisedekilerse açık yeşil bir kıyafet giymek zorunda kalacaklar.
Bir Taliban yetkilisinden alıntı yapan Afgan haber kanalı Amu, kız öğrencilerin "kısa, transparan, ince ve dar" kıyafetler giymelerine izin verilmeyeceğini bildirdi.
Kız çocuklarının üniformasında şeriata uygun bir başörtüsü de var ve buna ek olarak öğrenciler okula gidip gelirken çarşaf giymek zorunda kalacak.
Habere göre taslak, 6. sınıfın altındaki kız öğrencilerin "beyaz" başörtüsüyle "koyu fildişi rengi" bir üniforma, daha büyük kızlarınsa siyah bir başörtüsüyle zeytin yeşili bir kıyafet giymelerini zorunlu kılıyor.
Mart 2022'de Taliban, 6. sınıfın üzerindeki kız öğrencilerin okula gitmesini yasaklamıştı.
Yetkilinin, Taliban'ın hâlâ taslak için başkalarına danışıp fikir topladığını ve henüz bir karar vermediğinden, sosyal medyada dolaşanı belgenin son hali olarak tanımlayamayacaklarını söylediği bildirildi.

Taslak, erkek öğretmenlerin de perahan tunban kıyafetleri giymelerini şart koşuyor ve kadın öğretmenler kıyafetin kadınlar için olanını tam uzunlukta bir çarşafla birlikte giymek zorunda kalacak.
Yeni üniforma kurallarının öğrenciler tarafından protesto edildiğini söyleyen aktivistler, taslak bildirimine sert tepki gösteriyor.
Mor Cumartesiler adlı bir sivil hareket, Taliban'ın 6. sınıfın altındaki kızların üniforma giymesini zorunlu kılması nedeniyle, üyelerinin tasarıyı protesto ettiğini söyledi.
Taliban, kadınları parklar dahil kamusal alanlardan ve çoğu iş kolundan men etti ancak bu, üniformalara dair taslak belgede belirtilmedi.
Taliban geçen hafta kapsamlı bir hamleyle Afgan çalışanların Birleşmiş Milletler'le çalışmasını yasakladı.
İslamcı katı rejim, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik eğitim kısıtlamalarını yasak yerine geçici bir askıya alma olarak sunmuştu ancak üniversiteler ve okullar martta kız öğrenciler olmadan yeniden açıldı.
Cumartesi günü Afgan din adamları yasağı eleştirirken, Taliban'dan önemli bir bakan da din adamlarına tartışmalı konuda hükümete karşı çıkmama uyarısı yaptı.
Alim Abdul Rahman Abid, ayrı sınıflar, kadın öğretmenlerin işe alınması, ders programlarının çakışmayacak şekilde ayarlanması ve hatta yeni okullar inşa etme yoluyla, eğitim kurumlarının kadınları yeniden kabul etmelerine izin verilmesi gerektiğini söyledi.



Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
TT

Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)

Pakistan'da en az 31 kişinin yaşamını yitirdiği cami saldırısını DEAŞ üstlendi.

Başkent İslamabad'daki İmam Bargah Camisi'nde cuma namazı sırasında meydana gelen patlamada 170'ten fazla kişi de yaralanmıştı. 

DEAŞ, Telegram kanalından yayımladığı açıklamada, Hatice-i Kübra Camii diye de bilinen Şii ibadethanesine düzenlenen saldırıyı üstlendi.

Pakistan Savunma Bakanı Khavaja Muhammed Asıf, X'ten dün yaptığı açıklamada, silahlı saldırganın etrafa ateş açarak camiye girdiğini, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonrası üzerindeki patlayıcıyı infilak ettirdiğini bildirmişti. 

Asıf, şüphelinin daha önce Afganistan'a gittiğini ve saldırının Hindistan'la Afganistan tarafından organize edildiğini öne sürmüştü.

Kabil ve Yeni Delhi yönetimleriyse iddiaları kınayarak reddetmişti.

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, olayın "intihar saldırısı" olduğunu belirterek, "İbadethaneleri ve sivilleri hedef almak, insanlığa karşı işlenmiş iğrenç bir suçtur ve İslam ilkelerinin açık bir ihlalidir” demişti. 

Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari de patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilemişti. 

Şii camisindeki patlama, 2008'den bu yana İslamabad'da meydana gelen en ölümcül saldırı oldu. 2008'de başkentteki Marriott Hotel'e bomba dolu kamyonla düzenlenen saldırıda 60 kişi yaşamını yitirmiş, en az 266 kişi de yaralanmıştı. Saldırıyı üstlenen olmamıştı. 

Reuters'ın irtibata geçtiği Pakistanlı polis memuru Şahid Malik, camide 600 ila 700 kişinin olduğunu belirterek şunları söylüyor:  

Birçok olay yeri gördüm ama bu gerçekten çok korkunçtu.

Cami cemaatinden 46 yaşındaki Sarfraz Şah da saldırıda yaşanan kaosu şöyle anlatıyor: 

Silah seslerini duydum ve ne yaşandığını anlamaya çalışırken büyük bir patlama oldu. İnsanlar oraya buraya savruldu. Etraf dumanla doldu. Kimse ne olduğunu anlamadı. Sonra her yer kanla kaplandı.

Şah, saldırıda 39 yaşındaki kardeşi Manzar'ın yaşamını yitirdiğini söylüyor. 

Çoğunluğu Sünni Müslümanlardan oluşan Pakistan'da azınlık olan Şiiler, geçmişte de IŞİD ve Pakistan Talibanı'nın (Tehrik-i Taliban Pakistan/TTP) saldırılarında hedef alınmıştı.

Independent Türkçe, Reuters, Le Monde


Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
TT

Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)

Pakistan polisi, bugün başkent İslamabad'da bir Şii camisine düzenlenen patlamada ibadet eden çok sayıda kişinin öldüğünü bildirdi.

Yerel yetkililere göre, İslamabad'daki cami patlamasında yaralananların sayısı 80'i geçti.

Polis yetkilisi Zafer Ikbal, patlamanın Cuma namazı sırasında meydana geldiğini söyledi. "Birçok kişiyi hastanelere götürdük. Şu anda ölü sayısı veremem, ancak evet, ölüler var" ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre üst düzey bir güvenlik kaynağı, isminin açıklanmaması şartıyla "Şu ana kadar 11 kişi öldü ve 20 kişi yaralandı" dedi.

Polis sözcüsü, patlamanın niteliğinin henüz netleşmediğini belirtti.


Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
TT

Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).

Çinli yetkililer bugün, altı Çin vatandaşının ölümüne neden olmaktan ve Myanmar'da 4 milyar dolardan fazla değerde dolandırıcılık ve kumar operasyonu yürütmekten suçlu bulunan dört kişinin idam edileceğini duyurdu.

Güney Çin'deki Shenzhen Orta Halk Mahkemesi bu sabah yaptığı açıklamada idamların ne zaman gerçekleştirileceğine dair bilgi vermedi.

Geçtiğimiz hafta, Myanmar'da dolandırıcılık operasyonu yürütmekle suçlanan 11 kişinin daha idam cezasına çarptırıldığı açıklandı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre, geçen kasım ayında Shenzhen'deki bir mahkeme, aralarında kötü şöhretli Bai ailesinin üyelerinin de bulunduğu beş kişiyi, dolandırıcılık merkezleri ve kumar kulüpleri ağı işletmekten dolayı ölüm cezasına çarptırdı.

Mahkeme, sanıklardan biri olan grubun lideri Bai Su Cheng'in mahkumiyetinden sonra bir hastalıktan öldüğünü bildirdi.

Grup, Myanmar'ın Çin sınırındaki Kokang bölgesinde sanayi parkları kurmuştu ve adam kaçırma, gasp, zorla fuhuş ve uyuşturucu üretimi ile ticareti de dahil olmak üzere dolandırıcılık amaçlı kumar ve telekomünikasyon faaliyetleri yürütmekle suçlanıyordu.

Mahkeme, sanıkların kurbanlarını 29 milyar yuan'dan (4,2 milyar dolar) fazla dolandırdığını, altı Çin vatandaşının ölümüne ve birçoğunun yaralanmasına neden olduğunu belirterek, suçlarının "son derece iğrenç, son derece ciddi koşullar ve sonuçlar doğuran ve topluma ciddi bir tehdit oluşturan" nitelikte olduğunu bildirdi.

Açıklamada, sanıkların başlangıçta karara itiraz ettikleri, ancak Guangdong Eyaleti Yüksek Halk Mahkemesi'nin itirazlarını reddettiği belirtildi.

Bu infazlar, Pekin'in Güneydoğu Asya'da, özellikle Myanmar, Kamboçya ve Laos'ta gelişen bir iş haline gelen "dolandırıcılık kümelenmeleri"ne karşı yürüttüğü geniş kapsamlı operasyonun bir parçası olarak gerçekleşti. Bu çeteler, aralarında binlerce Çin vatandaşının da bulunduğu dünya çapındaki kurbanlara karşı kaçakçılık, insan ticareti ve siber dolandırıcılık gibi çeşitli suçlar işliyor.

Bölgedeki yetkililer, özellikle Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerden gelen artan uluslararası baskıyla karşı karşıya kalıyor ve suç oranındaki artışla mücadele etmeleri bekleniyor.