Rusya ve Ukrayna’dan esir takası adımı

Kiev, ‘karşı saldırı’ planlarını değiştirdi.

Moskova, esir takası kapsamında Kiev tarafından 10 Nisan’da serbest bırakılan Rus mahkumların görüntüsünü yayınladı. (Reuters)
Moskova, esir takası kapsamında Kiev tarafından 10 Nisan’da serbest bırakılan Rus mahkumların görüntüsünü yayınladı. (Reuters)
TT

Rusya ve Ukrayna’dan esir takası adımı

Moskova, esir takası kapsamında Kiev tarafından 10 Nisan’da serbest bırakılan Rus mahkumların görüntüsünü yayınladı. (Reuters)
Moskova, esir takası kapsamında Kiev tarafından 10 Nisan’da serbest bırakılan Rus mahkumların görüntüsünü yayınladı. (Reuters)

Rusya ve Ukrayna, 10 Nisan’da 100 Ukraynalı karşılığında 106 Rus savaş esirini serbest bırakarak büyük bir esir takas faaliyeti yürüttüklerini duyururken CNN’in Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e yakın kaynaklardan aktardığına göre Kiev, gizli ABD belgelerinin sızdırılması zemininde övündüğü karşı saldırı öncesinde bazı askeri planlarını değiştirdi.
Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak, Telegram’da yaptığı bir paylaşımda serbest bırakılan Ukraynalılar arasında savaşın ilk aylarında Rusya tarafından ele geçirilen Mariupol şehrinin ve Azovstal çelik fabrikasının savunucularının da bulunduğunu söyledi. Rusya Savunma Bakanlığı da tutukluların müzakere sürecinin ardından serbest bırakıldığını bildirdi. Aynı şekilde Rusya ve Ukrayna, Şubat 2022’de savaşın başlamasından bu yana iki taraf arasında nadir bir doğrudan temas örneği olarak, birkaç kez esir takası gerçekleştirdi.
Diğer yandan Ukraynalı yetkililer, gizli ABD belgelerinin sızdırılması ışığında karşı saldırı planlarında değişiklikler yaptıklarını bildirdi. Yetkililer, sızan belgelerin sahte bilgiler içerdiğini ve Rusya tarafından yürütülen bir dezenformasyon kampanyası gibi göründüğünü aktardılar. Ukrayna Devlet Başkanlığı danışmanlarından Mykhailo Podolyak da CNN’in haberine ilişkin bir soruya yanıt olarak Ukrayna’nın stratejik planlarının değişmediğini ancak en doğru taktik planların her zaman değişebileceğini dile getirdi. Reuters’a yaptığı açıklamada da şunları söyledi:
“Stratejik görevler var. Bunlar değişmez. Ancak operasyonel ve taktik senaryolar sürekli olarak revize edilmektedir. Bu durum, savaş alanındaki durumun, kaynakların mevcudiyetinin, düşman kaynakları hakkındaki istihbarat bilgilerinin değerlendirilmesine dayanır.”
Podolyak ayrıca şu an yapım aşamasında olduğu için yeniden değerlendirmenin mümkün olmadığını ifade etti.
Ukrayna Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Oleksiy Danilov da yaptığı açıklamada “Planlarımız üzerinde çalışıyoruz. Konuyla ilgisi olmayanların görüşü bizim için önemli değil. Bilgi sahibi olanların çemberi çok kısıtlı” dedi.

Ayrılıkçı lider, Bahmut’u ziyaret etti
Şarku’l Avsat’ın elde ettiği bilgilere göre Donetsk bölgesindeki Rus yanlısı ayrılıkçıların lideri Denis Puşilin, Ukrayna’nın doğusunda aylardır çatışmaların yoğunlaştığı Bahmut şehrinin merkezini ziyaret etti. Puşilin, Telegram üzerinden yayınladığı bir videoda, Bahmut’un merkezinde Özgürlük Meydanı gibi görünen moloz kaplı bir meydanın ortasında askeri üniformasıyla göründü. Yaptığı açıklamada ise “İşte Artyomovsk (Bahmut’un Rusça adı), Wagner tarafından kurtarılıyor” dedi.
Ukrayna kuvvetleri, şehir merkezinin bazı kısımlarını kaybetti. Savaş öncesi nüfusu 70 bin olan Bahmut şehri, savaşın uzunluğu ve her iki tarafın da verdiği ağır kayıplar nedeniyle Ruslar ve Ukraynalılar arasında endüstriyel Donbas bölgesinin kontrolü için verilen mücadelenin simgesi haline geldi.
Rus kuvvetleri son aylarda, Bahmut’un kuzeyine ve güneyine doğru ilerlerken, Ukrayna’ya ait birçok ikmal yolunu kesti ve doğu kısmının kontrolünü ele geçirdi. Aynı şekilde son günlerde şehir merkezinde ilerliyor gibi görünürken, bu durum ise Ukrayna’nın yakın bir zamanda geri çekileceği yönündeki spekülasyonları bir kez daha alevlendirdi.

Wagner’in gönüllülere ihtiyacı var
10 Nisan’da özel Rus Wagner Grubu açık bir mektupla, Ukrayna’daki savaş bölgesine konuşlandırılacak 21 ila 60 yaşları arasındaki gönüllülere ihtiyacı olduğunu duyurdu. Grup, askerlik hizmetinin ön koşul olmadığını söyledi. Wagner’in lideri Yevgeniy Prigojin, gruba bağlı ‘asker alım biriminden’ gelen ve telefon numaralarını da içeren bir mektubun doğru olduğunu açıkladı. Aktarılana göre kayıt yaptıranlar ayda 240 bin ruble (2 bin 939 dolar) alacaklar. Wagner ayrıca başarı için ödüllendirme sözü verdi. Wagner’in ödediği ücretlerin, Rusya Savunma Bakanlığı’nın teklif ettiği 195 bin ruble tutarından çok daha yüksek olması dikkat çekiyor. Zira Bakanlık, ayda 243 bin rubleye kadar liderlik pozisyonları için ödeme yapıyor. Örneğin Wagner güçleri, son zamanlarda Bahmut savaşında çok sayıda savaşçı kaybetti ve bu nedenle yeni personel toplamaya şiddetle ihtiyaç duyuyor. Prigojin, geçtiğimiz günlerde ordu genelinde işe alım merkezleri kuracağını duyurmuştu.
Diğer yandan Kiev’deki Genelkurmay Başkanlığı, Ukrayna ordusunun pazar gününden bu yana 60 Rus saldırısına karşılık verdiğini ve 6 İHA düşürdüğünü açıkladı. Genelkurmay Başkanlığı dün yaptığı açıklamada, düşmanın doğudaki Donetsk bölgesinde daha aktif olduğunu söyledi. Aktarılana göre güneydeki Herson şehri de ağır topçu bombardımanına maruz kaldı.
Şehrin, halen savaş eylemlerinin ana odağı olduğunu belirtildi. Ukrayna Kara Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Oleksandr Syrsky, Rusya’yı Suriye’de yaptığı gibi burada da ‘yanmış toprak manevrası’ yapmakla suçladı. “Binalar ve alanlar hava saldırıları ve topçu ateşi ile yok ediliyor” diyen Syrsky, durumun zor ama kontrol altında olduğunu vurguladı. Aynı şekilde Ukrayna kuvvetlerinin Bahmut’taki Rus saldırısına ‘cesurca’ karşılık verdiğini ve Wagner grubunun birimlerini zayıflatmayı başardığını açıkladı.

‘Yanmış toprak’
Aynı şekilde Oleksandr Syrsky de 10 Nisan’da yaptığı açıklamada Rus kuvvetlerinin Bahmut şehrinde ‘yanmış toprak’ yöntemine başvurarak, hava saldırıları ve topçularla bina ve alanları kasten yok ettiğini söyledi. Syrsky, “Düşman, yüzünü Suriye’de kullanılan yanmış toprak taktiklerine çevirdi. Hava saldırıları ve topçu ateşi ile binaları ve alanları yok ediyor” diyerek Ukrayna’nın Bahmut şehrini savunmaya devam ettiklerini duyurdu. Ukrayna Askeri Bilgi Merkezi tarafından aktarılana göre Syrsky, “Durum zor, ancak kontrol edilebilir” ifadesini kullandı. Rus özel askeri Wagner grubunun, Rus kuvvetlerinin şehre saldırılarına yardımcı olmak için özel kuvvetler ve havadan saldırı birlikleri gönderdiğini de açıkladı.
Diğer yandan İngiltere Savunma Bakanlığı, 10 Nisan’da Twitter üzerinden yaptığı açıklamada Rusya’nın ‘küçük kazanımlar elde etmek’ için Mar’inka ve Avdiyivka kasabaları da dahil olmak üzere Donetsk bölgesindeki kaynaklarına ve takviyesine öncelik vermeye devam ettiğini söyledi. Geçen hafta Rusya, Donetsk şehrinin yaklaşık 20 km güneybatısındaki Mar’inka kasabası çevresindeki saldırılarını büyük ölçekte artırdı. Aktarılana göre kasaba, 2014’ten beri bir savaş veriyor ve ‘büyük ölçüde’ yok edildi. Kasaba, Donetsk’e girişleri ve ana otoyol H15’i kontrol ettiği için önemli bir ulaşım merkezi olarak kabul biliniyor. Donetsk, Moskova destekli ayrılıkçılar tarafından bağımsız bir halk cumhuriyeti ilan edilen aynı adlı bölgenin en büyük şehri. Ayrıca Moskova, uluslararası hukuku hiçe sayarak bölgeye el koydu.
İngiltere Savunma Bakanlığı, Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgal etmesinden bu yana günlük raporlar yayınlıyor. Moskova, Londra’yı bir dezenformasyon kampanyası yürütmekle suçluyor. Ancak rapor, İngiliz hükümetinin Rus anlatılarına karşı koymasının bir yolu olarak görülüyor.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.